KUTSAL AYİN KİTABI

 

 


 

 

 

 

Çok sevgili kardeşlerim,

 

Bu eseri, sadece "ad experimentum" (yani geçici olarak) da olsa, sizlere sunmaktan büyük mutluluk duyuyorum, çünkü onun, oluşturduğumuz hıristiyan cemaatine ve her inanç sahibine (ve onun her üyesine), Allah sözünü tanımakta, bilinçli olarak Evkaristiya gizemini kutlamakta ve yaşa-makta  daha yardımcı olacağından eminiz.

Uzun bir süreden beri Türk Episkoposlar Konferansı, hıristiyanlığın Türk dilinde ifa-desi olanaklarını incelemek ve denemek amacıyla bir çalışma başlatmış bulunmak-tadır.

Bu çalışma için bu kadar büyük zamanın geçmiş olmasının nedeni, bir taraftan Türk dilinin çeşitliliği ve gelişmişliği, diğer taraf-tan da teolojinin Kutsal Kitap yorumunun zenginliği ve tüm bunları öğrenebilmenin zorluğudur. Bizim amacımız, bu zenginliği ve gelişimi kazandırmaktır.

Elinizdeki eserin sınırlı olmasını bilmiyor değiliz, fakat böyle bir sonucu elde etmek için bütün güçleri ile çalışmış olanları takdir etmemezlik ve onlara şükranlarımızı ifade etmemezlik edemeyiz.

Seçkinler için değil, bütün hıristiyan toplu-mu için, birçok kimsenin farkında olmak-sızın yüreklerinin derinliklerinde oluşan bir mesaj, bir öneri, bir hazine bulmak umudu ile Kilisemize gelen herkes için hazırlanan bir manevi gelişim aracını ellerinize teslim etmekten mutluluk duyuyoruz.

Bu aracın "ad experimentum" oluşu nedeni ile, hepinizi, büyük bir içtenlik ve sevgi ile, bu eseri daha iyi bir hale getirmek için her hangi bir şekilde yardımcı olmaya davet ediyoruz.

Arzu ederiz ki, hepiniz, sadece dinlemekle yetinmeyip kendinizi, Allah'ın halkının, gerek litürji gerekse Evkaristiya ayininde metinlerin kusursuz hale getirilmesine faal olarak katılan sorumlu birer üyesi olarak hissedesiniz.

Uzun çalışmalardan sonra, büyük zahmet ve itinayla kutsal ayin kitabı hazırlanmıştır; daha sonra pazar ve bayram günlerine ait parçaları, mezmurlar, diğer dualar da eklen-di. İşte bu devamlı çabaların neticesi olarak, işbu kitap elinizde bulunmaktadır. 

Bu son yıllarda yapılan bütün çalışmalar için, en küçüğünden başlayarak bunlara katılan herkese, fakat özellikle bu eserin gerçekleşmesi için zamanlarını, gayretlerini  cömertçe harcamış ve bilgilerini esirgeme-miş bulunan P. Nuss, P. Jacob ve P. İannitto'ya şükranlarımızı sunuyoruz.

Yine, Kapüsen rahipleri ile birlikte, gönüllü olarak, eserin bir cep boyutu baskısı ile birlikte ayin sırasında kullanılacak olan büyük boyutlu baskısının yapılmasını sağla-yan İtalyanlara (didaskaleion gurubuna) da teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bu Sözü, yaşamınızı değiştirip değerlen-dirsin diye, sizlere emanet ediyoruz. Nasıl Rab, bedene bürünen Kelam'ı insanlara göndermek için Meryem'den yararlan-mışsa, biz de, Söz yaşamınızı mükem-meleştirsin ve yaşamınız Söz'ü yüceltsin di-ye, O'nu sadelikle  ve bilinçle sizlerden her birinize sunuyoruz.

 

 

KUTSAL  AYİN   KİTABI'NA   GİRİŞ

(Enrico Mazza)

 

 

1. Efkaristiya Ayini Düzeninin

Tarihsel Gelişimi

1570 yılında, Papa V. Pius tarafından Ordo Missae (Kutsal Ayin Düzeni) adlı bir kitap yayınlamıştı. Ancak daha sonra, 3 Nisan 1969'da Papa VI. Pavlus, yeni Ordo Missae (Kutsal Ayin Düzeni) yayınladı. 1970'te de VI. Pavlus, Roma'lı Ayin Kitabı'nı yayınlayarak, Efkaristiya Ayinin reformunu tamamlattırdı.

Araya yerleştirilen değişiklikler, Roma Kilise'sinin, ibadet şeklini genel yapısını değiştir-miyorlardı. Ancak, geleneğin terkedilmiş olduğu kanısını doğurabilirlerdi. O zaman, cemaatin sessiz bir izleyici gibi değil de, Rabbin sofrasına daha kolayca katılabilmesi için, Kutsal Ayin'in çeşitli kısımlarına, özünü ve anlamlarını açık şekilde sunan geniş ve ayrıntılı bir açıklamanın gerekli olduğu anlaşıldı. Kutsal Ayin'in doğru uygulanması ve aynı zamanda cemaatin eğitilmesi için, bir önsöz rehber olarak kullanılacaktır. Bu nedenle, Papalık Makamı, ayinler için kullanılacak kitapların önsözleri olmaksızın yayınlanamayacaklarını karara bağladı. 1970'te Papa VI. Pavlus tarafından yayınlanan Kutsal Ayin Kitabı, 1570'te Papa V. Pius'un yayınladığı Kutsal Ayin Kitabı'nın ölçülerine uygun bulunuyor, çünkü, ikisi de reformların temelini Kilise Babaları'nın geleneğine dayandırıyorlar. Aziz Babaların başlangıçtaki ilkelerine geri dönmeyi şart koşuyorlar.

16. yüzyılda Hıristiyanlığın başlangıçtaki Kilise ile ilgili bilgi, bugünkü bilgimizden değişikti; iki ayrı - Trento Konsili ve Vatikan Konsili sonrası - Kutsal Ayin  kitapları arasındaki farkların açıklanması da budur. Nitekim, başlangıç dönemindeki Kilise'nin uygulandığı ayinsel geleneğin, örneğin Didake (1. - 2. yüzyıl) ve Hipolitus'a atfedilen Havarilere ait Gelenek, en önemli belgeleri XIX. yüzyılın sonundan itibaren ortaya çıkmaya başladı.  Bu iki belgeden elde edilen Efkaristiya Ayin'inin bilgisi bize bir dizi bilgi verip bir derinlik boyutu getiriyor.

Eski geleneğin, ayinlerimize daha iyi şekilde dahil edebilmesi için, 2. Vatikan Konsili, Roma'lı Latin Kutsal Ayin Kitab'ını yenilemek istedi. Kutsal Ayin Kitapları'nın esas Latince metnine bağlı olmalarını zorunlu kılıyor. Bunun içindir ki, çeşitli ve ulusal Kutsal Ayin Kitapları esas Latince metninin çevirileridir.

 

2. Kutsal Ayin Kitabı'nın kullanılması

Kutsal Ayin Kitabı'nı iyi kullanmak için, iyi bilmek gerekiyor, Kutsal Ayin Kitabı sık sık çeşitli seçenekler sunar. Bu nedenle, Ayini yapan rahip, her durum için, en uygun seçeneği seçebilecek konumdadır. Sunulan seçeneklerde önem sırası yoktur; hepsi aynı derecede önemlidir.

Efkaristiya Ayinini yapma yetkisi sadece rahibindir. Cemaat ise, sadece Ayine bilerek ve aktif bir şekilde katılmalıdır. Bu nedenle, Kutsal Ayin Kitabı yalnızca rahibe değil, Ayine katılan cemaate de aittir. Bu kitap, cemaati eğiten bir rehberdir.

3. Dua Eğitimi

Bu kitapta, hem Roma'lı ayinsel kaynaklar, hem de Doğulu ve Roma'lı olmayan kaynaklardan Kilise'nin geleneğini en iyi şekilde temsil eden en iyi metinler seçildi. İşte, Kutsal Ayin Kitabı bunlardan dolayı gerçek bir dua okulu olabilir. Eğer dua etmeyi öğrenmek istiyorsak, Kutsal Ayin Kitabı'ndan büyük yardımlar alabiliriz. Kitaptaki duaları öğrenirken ve incelerken, Kilise'nin iki bin yıllık tarihi boyunca koruduğu ruh ve biçimine uygun şekilde dua etmeyi gerçekten öğrenebiliriz. Kilise, gizdeki Mesih'in bedenidir ve bu yüzden Kilise'nin duası, gizin içinde Mesih'in duası olacaktır. Bu nedenle, hıristiyan duasının, Mesih'in bizdeki duasından başka bir şey olmadığını söyleyebiliriz. Ancak, bu gerçek  ve derin duaya ulaşabilmek için, bilgiye  ve büyük imana sahip olmak gerekir.

4. Kutsal Ayin Kitabı'nın Dualarında

Neler Buluyoruz?

Mesih İsa'nın öğretisine göre, Ayin duaları her zaman Peder Allah'a yöneliktir. Dua ederken, Allah'tan içtenlik ve güvenle yardım dileriz.

İlk yardım isteğinden sonra, yaradılıştan, kurtuluştan veya Mesih'in yaşamındaki olaylardan, insan uğruna yaptıklarından, Kutsal Ruh'un bahşedilmesinden sözedilir. İman Şehitlerini ve Azizleri kutlayan dualarda, kutlanan Azizin yaşamındaki olaylara açıkça değinilir, ama bunların Allah'ın Azizdeki yapıtları oldukları vurgulanır.

Her duada, bir şeyler istenilir; fakat istek, doğrudan doğruya Allah'ın yaptıkları üzerine kurulur. Bu şekilde istek, Göklerdeki Pederimiz duasında olduğu gibi, doğrudan Allah'tan istenir: senin isteğin olsun! denir. Dolayısı ile istek, Allah'ın yüceliğinin ve insan için yaptıklarının bir kutlamasıdır.

Kısacası, hıristiyan duası, özü itibarıyle, Allah'ın yaptıklarının anısıyla, tüm yaptıkları için, ona duyulan minnetle Allah'ın bir kutlamasıdır.

 

5. Efkaristiya Duası

Efkaristiya, sözcük olarak, Yunanca bir sözcük, şükran demektir. Şükran duygusu, Kutsal Ayin Kitabı'nın birçok duasında bulunmaktadır, Efkaristiya dualarında temeli oluşturmaktadır.

Efkaristiya Ayininde biz, İsa'nın yaptığını tekrarlıyoruz. O şükretti ve "Bunu beni anmak için yapın" dedi. Biz de, onun verdiği emre uyarak, onu anıyoruz ve şükrediyoruz. Papa VI. Pavlus'un Kutsal Ayin Kitabı, bize Efkaristiya duasının, Efkaristiya Ayinin en önemli parçası olduğunu kanıtlıyor. Çünkü Efkaristiya duası, İsa'nın son akşam yemeğinin anısı ve dolayısı ile benzersiz olduğu için en yüce dua şeklidir. İşte biz, Kutsal Ayin Kitabı'ndan aldığımız yardımlarla tüm Ayinlere en iyi şekilde katılabileceğiz.

 

Hıristiyan Dini Yılı

Her hafta, "Rabbin günü" sayılan pazar gününde Kilise, Rabbin dirilişini kutlamaktadır (2. Vatikan Konsili).

Eylül'de Eğitim yılı ve 1 Ocak'ta Takvim yılı, yani medeni yıl başladığı gibi, Kilise için de bir dinsel yıl vardır.

Hıristiyanlar için, dinsel yıl Noel'den dört hafta önce başlar ve yılın 34. pazar günüyle biter.

Kilise, her sene boyunca Kurtarıcı Mesih İsa'nın yaşamını canlandırmak ve bize onun mesajını bildirmek ve tekrarlamak ister.

İlk önce, dinsel törenler bizi Mesih İsa'nın doğuş için hazırlanmaya davet eder, sonra Noel sevinçleri ile kalplerimizi coşturur, nihayet, Kurtarıcı Mesih'in ıstıraplarını ve ölümünü anarak, bizi oruç tutmaya ve tövbe etmeye çağırır.

Özellikle, Paskalya bayramında, Mesih İsa'nın dirilişini kutlamaya çağırıp, bizlerin vaftiz sayesinde Mesih'le birlikte yeni ve ebedi bir hayata kavuştuğumuzu bize hatırlatır.

 

Hıristiyan Dini Takviminin

Esas Noktaları

 

NOEL'E  HAZIRLIK  DEVRESİ :

            4  hafta sürer.

NOEL DEVRESİ

            Bayramlar: Noel, Epifanya, Mesih'in Vaftizi.

PASKALYA'YA HAZIRLIK  DEVRESİ:

            Oruç günleri Kül çarşambasıyla başlar ve        Kutsal Cuma günüyle biter.

            Kutsal Hafta: Kutsal Perşembe, Kutsal Cuma        ve Kutsal Cumartesi.

PASKALYA DEVRESİ

            Bayramlar: Mesih İsa'nın Dirilişi, Mesih'in        Göğe Çıkması, Pentekost (Kutsal Ruh'un             gelişi).

OLAĞAN    DEVRE:

            34 haftadan oluşur ve Mesih İsa'nın      Krallığının bayramıyla biter.

NOEL'E  HAZIRLIK  DEVRESİ

____________________

 

NOEL'E  HAZIRLIK  DEVRESİ

1.  PAZAR  GÜNÜ

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Ey Rab, ruhumu sana doğru yükseltiyorum. Allah'ım, sana güveniyorum; beni hayal kırıklığına uğratma! Düşmanlarım benimle eğlenmesinler! Seni özleyenlerden hiç biri hayal kırıklığına uğramaz (Mez. 25, 1-3).

 

DUA

Her şeye kadir Allah, sana yalvarıyoruz: doğruluk yolunda yürüyerek ve iyilik yaparak, Mesih İsa'yı karşılayabilmemizi ve böylece kıyamet gününde de seninle olup göklerin ülkesine kavuşmamızı sağla. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

A  YILI

PEYGAMBER İŞAYA'NIN KİTABINDAN SÖZLER

Mesih, Milletler ve insanlar arasında huzurlu ve gerçek barışı sağlamaya gelecektir.

Yahuda ve Yeruşalem konusunda Amos'un oğlu İşaya'ya şunlar bildirilmiştir.

Gün gelecek ki, Rabbin evi dağların tepesine sağlam olarak kurulacak ve tepelerden yukarı yükselecektir. Bütün milletler ona doğru akacak ve birçok ulus gelip şöyle diyecek: "Gelin, Rabbin dağına çıkalım! Yakub'un Allah'ının evine gidelim! Bize kendi yollarını öğretsin ve onun yollarında yürüyelim! Çünkü kutsal Yasa Siyon'dan ve Rabbin sözü Yeruşalem'den gelecektir.

Allah, milletler arasında yargıçlık  ve birçok ulus üzerinde hakemlik edecektir. O zaman, milletler kılıçlarından sabanlar, mızraklarından oraklar yapacaklardır. Artık milletler birbirlerine karşı kılıç kaldırmayacak ve savaşmayı öğrenme-yecekler. Gelin, ey Yakup ulusu! Rabbin ışı-ğında yürüyelim! (İşaya 2,1-5).

 

 

MEZMUR 122, 1-9

            Sevinçle Allah'ın evine gidelim!

Bana : "Gidelim Rabbin evine!" dediklerinde,

ne kadar sevindim.

Duraklıyor adımlarımız

Senin kapılarının önünde, ey Yeruşalem!

Duvarları ahenk içinde düzenlenmiş, 

güçlü   bir şehir olarak  kurulan, ey                    Yeruşalem,

Oraya çıkar oymaklar, Rabbin oymakları;

İsrail'in yasasına göre, Rabbin adını överler.

Çünkü kurulmuştur oraya

adalet için tahtlar,

Davud'un evinin tahtları.

            Yeruşalem'e barış dileyin:

            "Mutlu olsun seni sevenler!

            Hüküm sürsün duvarların içinde barış

            ve saraylarında güvenlik olsun!"

Kardeşlerimin ve dostlarımızın hatırı için,

"Barış gelsin sana!" diyeceğim.

Allah'ımız Rabbin evinin hatırı için,

sana mutluluk diliyorum. 

 

AZİZ PAVLUS'UN ROMALILARA MEKTUBUNDEN SÖZLER

Mesih İsa'nın geleceği günü, korkuyla değil, uyanıklık, güven ve sevgiyle bekleyelim.

Kardeşlerim, hangi zamanda yaşadığımızı biliyorsunuz: artık uykunuzdan uyanma saati gelmiştir. Çünkü, gerçekten şimdi kurtuluşumuz ilk iman ettiğimiz zamandan daha yakındır. Gece ilerlemiş, gündüz yaklaşmıştır. Bunun için karanlıkların işlerini üzerimizden atalım ve ışığın silahlarını kuşanalım.

Gün ışığında olduğu gibi, namuslu bir yaşam sürelim. Çılgınca eğlencelere ve sarhoşluğa, ahlaksızlığa ve sefahate, çekişmeye ve kıs-kançlığa kapılmayalım. Rab İsa Mesih'le donanın ve bedenin tutkularına kendinizi kap-tırmayın (Rom. 13, 11- 14).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Ey Rabbim, sevgini bize göster ve selametini bize bağışla. ALLELUYA! (Mezm. 85,8)

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN  YAZILAN

MESİH  İSA'NIN  İNCİL'İNDEN  SÖZLER

 

Günah karanlığından kurtulup iman ve sevgi ışığında yürüyerek, ebedi hayata kavuşalım.

Nuh'un günlerinde nasıl olmuşsa, İnsanoğ-lu'nun gelişinde de öyle olacaktır. Tufandan önceki günlerden, Nuh'un gemiye bindiği güne kadar insanlar yiyip içiyor, evleniyor ya da onların, başlarına gelecekerden hiç haberleri yoktu. İnsanoğlu'nun gelişi de böyle olacaktır. O gün tarlada bulunan iki kişiden biri alınacak, öteki bırakılacak.

Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öteki bırakılacaktır.

Bunun için uyanık olun. Çünkü Rabbimizin geleceği günü  bilemezsiniz, ama şunu bilin ki ev sahibi, hırsızın gece hangi saatte geleceğini bilse, uyanık durur ve evinin soyulmsına fırsat vermez.

O   halde, siz de hazır durun. Çünkü İnsanoğlu, beklemediğiniz saatte gelecektir (Mt. 24, 37-44).

B  YILI

 

PEYGAMBER İŞAYA'NIN KİTABINDAN SÖZLER

Mesih gökten inip bizi kurtarsın!

Rabbim, sen bizim Pederimizsin, ezelden beri bizim kurtarıcımızsın. Adın budur. Ya Rab, neden senin yollarından sapmamıza izin verdin? Neden senden korkmayalım diye yüreklerimizi katılaştırdın? Senin mirasın olan milletinin ve kullarının iyiliği için, bize geri dön. Keşke gökleri yarsan da insen! Sen gelince, dağlar sarsılacaktır. Ezelden beri hiç kimse, kendisine güvenenlere yardım eden, senin gibi bir Tanrı olduğunu işitmedi, duymadı ve görmedi. Sevinç içinde doğrulukla yaşayanları ve senin yollarında yürüyerek seni ananları karşılamaya geliyorsun. Bize öfkelendin, çünkü günah işledik. Artık kurtulacak mıyız? Hepimiz günah dolu insanlar idik. Tüm güzel hareketlerimiz bile, kirli bir elbise gibiydi. Hepimiz yapraklar gibi soluyorduk ve günahlarımız bizleri rüzgar gibi alıp götürüyordu.

Hiç kimse senin adını anmıyor, hiç kimse kalkıp sana sığınmıyordu. Çünkü bizlerden yüzünü çevirmiştin ve bizleri günahlarımızın etkisine bırakmıştın.

Ama, sen bizim Pederimizsin. Biz, killi toprak, sen ise, çömlekçisin. Hepimiz senin ellerinin eserleriyiz (İşaya 63,16-17; 64, 3-7).

MEZMUR (80 [79] 2,3,15-16,18-19)

            Rabbim, bizi kurtarmaya gel,

            yüzün aydınlansın, kurtulacağız.

Ey İsrail'in Çobanı, kulak ver.

Bizi güden sen, görün tüm şanınla.

Yiğitliğini uyandır,

ve bizi kurtarmaya gel!

Ey her şeye kadir Allah, bize dön!

Göklerin tepesinden bak ve gör:

değer ver bu asmaya.

Koru sağ elinin diktiğini,

ve kendine seçtiğin oğulu!

Koy elini sağındaki insanın üzerine,

kendine seçtiğin insanoğlu üzerine!

Artık, hiç bir zaman senden ayrılmayacağız.

Bize hayat ver de adını analım!

Ey her şeye kadir Allah, geri getir bizi,

aydınlansın yüzün, kurtulmuş olacağız.

 

AZİZ PAVLUS'UN KORİNTLİLERE

1. MEKTUBUNDAN SÖZLER

Mesih İsa sayesinde tüm manevî zenginliklere kavuşmuş bulunuyoruz.

Kardeşlerim, Pederimiz Allah'tan ve Rab Mesih'ten, sizlere lütuf ve esenlik olsun! Allah'ın Mesih İsa sayesinde size bağışladığı lütuftan ötürü sizin için her zaman Allah'a şükre-diyorum. Çünkü her söz ve her bilgi konusunda Mesih'te zenginleştiniz. Mesih'in tanıklığı sizlerde pekiştirilmiş bulunuyor, şöyle ki, Rabbimiz Mesih İsa'nın gelişini bekleyen sizlerde, hiç bir ruhsal armağan eksik kalmamıştır.

Rabbimiz Mesih İsa, kendi gününde kusursuz olmanız için, sonuna dek güç verecektir. Sizleri Oğlu Rabbimiz Mesih İsa ile birlikte yaşamaya çağırmış olan Allah, sözünde durur (I. Korintlilere 1, 3-9).

 

 

ALLELUYA, ALLELUYA! Rabbim, merhametini bize göster ve kurtuluşa bizi kavuştur. ALLELUYA!

 

 

AZİZ MARKOS TARAFINDAN  YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Dua ederek uyanık kalın!

Mesih İsa, gelişi konusunda Havarilerine şöyle dedi: "Dikkat edin, uyanık durun, çünkü o günün ne zaman geleceğini bilemezsiniz. Bu, yolculuğa çıkan bir adamın durumuna benzer. Evinden ayrılırken, yetkisini uşaklarına verir, her birine görevini gösterir, kapıcıyı da uyarıp uyanık kalmasını buyurur.

Siz de uyanık kalın, çünkü ev sahibinin ne zaman geleceğini bilemezsiniz; akşam mı? Gece yarısı mı? horoz öttüğünde mi? sabah mı? bilemezsiniz. Ansızın gelip sizi uykuda bulmasın! Size söylediklerimi herkese söylüyorum: uyanık kalın!" (Markos 13, 33-37).

 

C  YILI

 

PEYGAMBER YEREMYA'NIN KİTABINDAN SÖZLER

Peygamber Yeremya Mesih'in gelişini bildirmişti.

Öyle günler gelecek ki, İsrail ve Yahuda soyuna verdiğim sözleri yerine getireceğim.

O zaman, Davud soyunda bir kurtuluş tohumu filizlendireceğim ve O, ülkemde adaleti ve doğ-ruluğu gerçekleştirecektir.

O günlerde, Yahuda soyu kurtulacak ve Yeru-şalem kenti güvenlik içinde olacak ve ona: "Rab, bizim kurtuluşumuzdur! " adı verilecektir (Yeremya 33, 14-16).

 

MEZMUR (25[24] 4-5, 8-10, 14)

            Rabbim, ruhum sana doğru yükselir.

Ey Rab, yollarını bana öğret,

yönlerini bana göster.

Gerçek yolunda yürümeyi bana öğret ve beni

                        eğit,

çünkü, sen benim kurtarıcım ve Allah'ımsın.

Rab iyi ve doğrudur,

bu nedenle günahkâr insanlara yol gösterir.

Uysal olanları adalet yoluna yöneltir,

ve alçak gönüllülere kendi yolunu öğretir.

Antlaşmanın kurallarına uyanlar için,

Rabbin tüm yolları sevgi ve gerçektir.

Rab kendisinden korkanlara sırlarını açıklar

ve onlara antlaşmanın sözlerini bildirir.

AZİZ PAVLUS'UN SELANİKLİLERE

1. MEKTUBUNDAN SÖZLER

 

Rabbin gelişini nasıl hazırlamalıyız?

Kardeşlerim, Allah, birbirinize ve bütün insanlara olan sevginizi genişletip arttırsın. Sevginiz, tıpkı sizlere beslediğimiz sevgi gibi olsun! Öyle ki, Rabbimiz İsa tüm Azizlerle birlikte geldiğinde, Pederimiz Allah'ın huzurunda, kutsallıkta kusursuz olmanız için yüreklerinizi güçlendirsin.

Kardeşlerim, nasıl yaşamanız ve Allah'ı nasıl hoşnut etmeniz gerektiğini bizden öğrendiniz. Zaten öyle yaşıyorsunuz. Bu konuda daha da ilerlemeniz için Rab İsa adına size rica ediyor, yalvarıyoruz. Rab İsa'nın yetkisiyle, size ne gibi buyrukları ilettiğimizi biliyorsunuz (1. Selanik. 3,12-4,1-2 ).

 

ALLELUYA! ALLELUYA!  Rabbim, sevgini bize göster ve kurtuluşunu bize bağışla (Mezm. (85[84] 8). ALLELUYA!

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa'yı karşılamak için kalplerimizi hazır-lamamız gerekir.

 

Mesih İsa, kendi gelişi konusunda Havarilerine şöyle dedi: "Güneşte, ayda ve yıldızlarda belirtiler görülecek. Yeryüzünde uluslar, denizin çalkantısı ve gürültüsünden şaşkına dönecek, dehşete düşecekler. İnsanlar, dünyanın başına gelen felaketlerden ürkerek, korkudan bayılacaklar, çünkü göksel güçler sarsılacaktır.

O zaman, İnsanoğlu'nun büyük kudret ve gör-kemle bulut içinde geldiğini görecekler. Bu olaylar gerçekleşmeye başladığı zaman, doğrulun ve başlarınızı kaldırın, çünkü kurtuluşunuz yakındır.

Dikkat edin de yürekleriniz sefahat, sarhoşluk ve bu dünyadaki yaşamın kaygılarıyla ağır-laşmasın ve o gün, sizleri bir tuzak ağı gibi ansızın yakalamasın!  Çünkü o gün, yeryüzünde yaşayan bütün insanları saracaktır. O halde her an uyanık durun ve dua edin ki, gelecek olan bütün bu olaylardan kurtulabilesiniz ve İnsan-oğlu'nun önünde ayakta durabilesiniz" (Lk. 21, 6).

 

A, B, C  YILI

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, elimizde ne varsa, senden gelmektedir. Sana sunduğumuz bu adakları kabul et. Madem ki kurtuluşumuzun eserini kutlamamızı istedin, onun bizim için ebedi kurtuluşun kaynağı olmasını sağla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C.Amin.

 

KOMÜNYON

Rab bize kendisi, nimetlerini veriyor, toprağımız da ürününü veriyor (Mezm. 85,13).

 

KOMÜNYONDAN SONRA DUA 

Rabbim, bizleri bir araya toplamış olan Kutsal Ekmeğin bizlere yararlı olmasını sağla ve hepimize yardım et ki, sonsuz sevgine kavuşabilmek için, bu kutsal sofra sayesinde şimdiden gerçek sevgiyle yaşamak gücünü bulabilelim. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

NOEL'E   HAZIRLIK  DEVRESİ  

2.  PAZAR  GÜNÜ

 

 

GİRİŞ İLAHİSİ  

İşte Rabbimiz, bütün insanları kurtarmak için geliyor. Sesini duyuracak ve yüreğiniz sevinçten coşacaktır (İşaya 30, 19).

 

 

DUA 

Merhametli ve her şeye kadir Allah, dünyadaki günlük kaygılarımızın ve çabalarımızın Oğlunu karşılamamıza engel olmaması için bize yardım et. Onu kabul etmek ve Onunla birlikte yaşa-yabilmek için, ilahi hikmetinle kalplerimizi uyar ve hazırla. Bunu seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

A  YILI

 

 

PEYGAMBER İŞAYA'NIN KİTABINDAN

SÖZLER

Peygamber İşaya, Mesih'in adaleti ve barışı gerçekleştireceğini bildirdi.

Davud'un babası Yesse'nin gövdesinden bir dal sürecek ve onun köklerinden bir fidan çıkacaktır. Rabbin Ruh'u, hikmet ve anlayış ruhu, öğüt ve kudret ruhu, bilgi ve Rab korkusu onun üzerin-de kalacaktır. Onun tüm anlayışı Rab korkusu ile olacaktır. Görünüşe göre yargılamayacak ve kulakların duyduğuna göre karar vermeyecek.

Güçsüz olanların hakkını adaletle verecek ve ülkedeki yoksulların lehinde doğrulukla karar verecektir. Dünyaya, ağzından çıkan sözleriyle, bir değnekle vurur gibi vuracak ve kötüyü dudaklarının soluğuyla öldürecek. Belinin ku-şağı adalet ve kalçalarının kuşağı sadakat olacak.

Kurt kuzuyla beraber yaşayacak; kaplan oğlakla beraber yatacak; buzağı aslan yavrusuyla birlikte beslenecek ve onları küçük bir çocuk güdecek.

Ayı ve inek aynı otlağı paylaşacak ve onların yavruları aynı yerde yatacak.

Aslan da sığır gibi saman yiyecek. Bebek kobra yılanın yuvası üzerinde oynayacak ve genç ço-cuk elini engerek yılanın kovuğu içine sokacak.

Bütün kutsal dağımda artık hiç bir kötülük ve ahlaksızlık olmayacak. Çünkü sular denizi nasıl kaplıyorsa, Allah bilgisi de dünyayı kaplayacaktır.

O gün, Yesse'nin gövdesi uluslar için, bir sancak olarak duracak ve tüm milletler onu arayacaklar. Onun oturduğu yer şanla dolacak (İşaya 11, 1-10).

 

 

MEZMUR (72[71] 1-2, 7-8, 12-13, 17)

            İşte, adalet ve barış günleri gelecektir.

Ey, Allah'ım, senin yargı yetkini krala ver,

adaletini de kral oğluna.

Senin halkını adaletle yönetsin,

düşkün kullarını da hakseverlikle.

Onun günlerinde doğruluk çiçek gibi

            parlayacak,

ay parladığı sürece, gerçek bir barış olacak.

Egemen olsun o, bir denizden ötekine,

ırmaktan yeryüzünün ucuna kadar.

Ona seslenen yoksulu kurtaracak,

ve desteği olmayan düşkünleri.

Güçsüz ve yoksul olana acıyacak,

mutsuzların canını kurtaracak.

Onun adı ebediyen kalsın!

Güneş parladıkça, adı yayılsın!

Dünyanın tüm insanları onda mutluluk

            bulsun!

Bütün uluslar onu yüceltsin!

 

 

AZİZ PAVLUS'UN ROMALILARA

MEKTUBUNDAN SÖZLER

Yüce Allah aramızda daima duygu

ve düşünce birliğini sağlasın.

Kardeşlerim, önceden ne yazıldıysa, bizi eğitmek için yazılmıştır, öyle ki Kutsal Yasa'nın verdiği sabır ve teselli sayesinde ümidimiz olsun. Sabır ve teselli kaynağı olan Allah, Mesih İsa'nın isteğine uygun olarak duygu ve düşünce birliği içinde yaşamamızı sağlasın. Öyle ki hep birlikte tek bir ağızdan Rabbimiz Mesih İsa'nın Pederi olan Allah'ı yüceltesiniz.

Bu nedenle, Mesih sizi kabul ettiği gibi, Allah'ın yüceliği için siz de birbirinizi kabul ediniz. Gerçekten şunu diyorum: Mesih, Allah'ın doğru ve sadık olduğunu göstermek için sünnetli Yahudilerin hizmetine girmiştir. Öyle ki, atalarımıza yapılmış olan vaatler yerine gelsin ve diğer uluslar da Allah'ı, gösterdikleri merhameti için yüceltsinler. Nitekim şöyle yazılıdır: "Bu nedenle milletler arasında seni öveceğim ve senin adına ilahiler söyleyeceğim"(Rom. 15, 4-9).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Rabbin yolunu hazırlayın, geçeceği patikaları düzeltin. Tüm insanlar Allah'ın sağladığı kurtuluşu görecektir. ALLELUYA! (Lk. 3, 4-6).

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'IN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Hepimiz günahkar insanlarız ve daima tövbe etmemiz gerekir.

O günlerde, Vaftizci Yahya, Yahudiye çölünde vaaz vererek şu çağrıda bulunuyordu: "Tövbe edin, çünkü Göklerin Hükümranlığı yaklaş-mıştır".

Peygamber İşaya'nın söz ettiği kişi Yahya'dır. İşaya şöyle demişti:

            "Çölden bir ses yükseliyor.

            Rabbin yolunu hazırlayın,

            onun geçeceği patikaları düzeltin".

Yahya'nın giysisi deve tüyünden idi ve belinde deriden bir kuşak vardı. Onun yiyeceği, çekirge ve yaban balıydı.

Yeruşalem'in, bütün Yahudiye'nin ve tüm Ürdün nehri bölgesinin halkı ona geliyordu. Günahlarını itiraf ederek onun tarafından Ürdün nehrinde vaftiz ediliyordu. Ferisiler ve Sadukilerden birçok kişinin vaftiz olmak için geldiğini görünce Yahya onlara şöyle seslendi: "Ey engerek soyu! Gelecek olan öfkeden kaçma-nız için sizi kim uyardı? Tövbe ettiğinizi kanıtlayan yaşam ürününü ortaya koyun. Kendi kendinize: 'Bizim atamız İbrahim'dir' diye düşünmeyin. Ben size şunu diyorum: Allah, İbrahim'e şu taşlardan evlatlar çıkarabilir. İşte, balta şimdiden ağaçların köküne dayanıyor. İşte, meyve vermeyen her ağaç kesilip atılacak. Ben, tövbe etmeniz için sizi suyla vaftiz ediyorum, ama benden sonra gelen benden daha güçlüdür. Ben onun çarıklarını bile çıkarmaya layık değilim. O, sizi Kutsal Ruh'la ve ateşle vaftiz edecek. Yabası elindedir, harman yerini tertemiz edecek ve buğdayını ambara toplayacak, samanı ise sönmeyen ateşte yakacaktır" (Mt. 3, 1-12).

 

B  YILI

 

PEYGAMBER İŞAYA'NIN KİTABINDAN

SÖZLER

 

Rabbin yolunu hazırlayın!

 

Teselli bulun! Milletimi teselli edin! diyor Tanrınız. Yeruşalem'in yüreğine hitap edin: cezasının bittiğini, suçunun bağışlandığını ve onun, günahları için Rabbin elinden iki kat karşılık aldığını bildirin. Bir ses yükseliyor: "Çölde Rabbin yolunu hazırlayın. Çorak topraklarda, Tanrımız için dümdüz bir yol açın. Çukurlar dolsun! Dağlar, tepeler kalksın! Kaya-lık yerler, düz bir ova; sarp topraklar geniş bir yayla olsun! O zaman Rabbin haşmeti belli olacak ve tüm insanlar, aynı anda Rabbin konuştuğunu göreceklerdir. Siyon'a müjde getiren sen, yüksek bir dağa çık! Yeruşalem'e müjde getiren sen, yüksek sesle bağır! Korkma, bağır! Yahuda kentlerine seslen: İşte, Allahımız! İşte, Rab olan Allah kudretle geliyor ve hakimiyet onun elindedir. Kazandığı hepsi onunla birlikte geliyor, armağanlar onun önündedir. Bir çoban gibi, sürüsünü güdüyor, kuzularını toplayıp bağrına basıyor ve yavrularını emziren koyunları kolluyor (İşaya 40, 1-5, 9-11).

 

MEZMUR (85 [84] 9-14)

            Rabbim, merhametini bize göster

            ve kurtuluşa bizi kavuştur.

Dinliyorum: Rab ne diyor?

Allah'ın dediği, barıştır,

halkı ve sevdikleri için.

            Evet, onun selâmeti

kendisinden korkanların yanındadır.

Ülkemizin yüceliği yeniden yeşerecektir.

Gerçek sevgiyle buluştu,

barış adalet ile kucaklaştı.

Gerçek, yerden filizleniyor,

ve adalet gökten sarkıyor.

Rabbin kendisi mutluluğu veriyor,

toprağımız da ürününü veriyor.

Adalet onun önünde yürüyecek

onun adımları, barış yolunu çizecektir.

 

 

AZİZ PETRUS'UN 2. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

Barış ve adaletle dolu yeni

bir dünya bekliyoruz.

Kardeşlerim, şunu unutmayın ki, Rabbin gözünde bir gün bin yıl ve bir yıl bir gün gibidir. Aranızdan bazılarının sandığı gibi,  Rab vaadini yerine getirmekte gecikmez. Ama sizlere karşı sabır gösterir, çünkü hiç kimsenin mahvolmasını istemez, fakat herkesin tövbe ederek Allah'a dönmesini ister. Rabbin günü, bir gün, hırsız gibi ansızın gelecektir. O gün, gökler büyük gürültüyle ortadan kalkacak, doğanın tüm unsurları çözülecek, yeryüzü ve üzerindeki her şey yanıp yok olacaktır.

Bütün bunlar böylece yok olacağına göre, kutsal yaşama bağlı ve Allah'a derin saygı gösteren insanlar olmanız gerekir, sizler ki, Rabbin gününü bekleyen ve günün gelişini hızlandıran kişilersiniz.

O gün, gökler yanarak yok olacak, doğanın tüm unsurları çözülecek ve her şey yanıp yok olacaktır. Ama, biz Allah'ın vaadi uyarınca, doğruluğun hakim olacağı yeni gökleri ve yeni yeryüzünü bekliyoruz. Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, bu olayları beklerken, Allah'ın önünde lekesiz, kusursuz ve barış içinde olmaya çalışınız (II. Petrus 3, 8-14).

 

ALLELUYA! ALLELUYA!  Rabbe yol açınız. Onun geçeceği yerleri düzleyiniz. Tüm insanlar Allah'ın getirdiği kurtuluşu göreceklerdir. ALLELUYA!

 

AZİZ MARKOS TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Rabbin yolunu hazırlayınız.

Allah'ın Oğlu Mesih İsa'nın İncil'inin başlangıcıdır. İşaya peygamberin kitabında şöyle yazılmıştır: "İşte habercimi senin önünde gönderiyorum. O, senin yolunu hazırlayacaktır. Çölde bir ses yükseliyor: Rabbin yolunu hazırlayın. Geçeceği yolları düzeltin."

Vaftizci Yahya çölde ortaya çıktı. İnsanları, günahlarının bağışlanması için, tövbe edip vaftiz olmaya çağırıyordu. Tüm Yahudiye halkı ve Yeruşalem'de oturanların hepsi ona gidiyor ve günahlarını itiraf ederek, onun tarafından Ürdün nehrinde vaftiz ediliyordu.

Yahya'nın deve kılından bir giysisi ve belinde deriden bir kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi. Şöyle vaazediyordu: "Benden sonra, benden daha güçlü Olan geliyor. Ben eğilip, onun çarıklarının bağlarını çözmeye bile layık değilim. Ben sizi su ile vaftiz ettim. O, sizi Kutsal Ruh'la vaftiz edecektir" (Markos 1, 1-8).

 

 

C  YILI

 

 

PEYGAMBER BARUK' UN KİTABINDAN SÖZLER

Allah'a neşeyle gidelim.

Ey Yeruşalem halkı, keder ve yas elbiselerini üzerinden at ve Allah'ın şanının güzellikleriyle süslen.Tanrı'nın adalet  örtüsüne sarın ve ebedi yücelik tacını giy. Allah her yerde senin şanını yüceltecek ve sana daima; "Adalet , barış, Allah sevgisinin övgüsü" gibi isimler verilecektir.

Kalk, Yeruşalem halkı, tepeye çık ve doğuya bak. Yüce Allah'ın sözleri sayesinde doğudan ve batıdan toplanmış olan çocuklarını gör. Seviniyorlar, çünkü Allah onları hatırlıyordu. Sen onları düşmanlar tarafından sana şanla götürülürken görmüştün. Şimdi ise, Allah onları sana şanla omuzlar  üzerinde taşınan kralın çocukları gibi getiriyor. Çünkü Allah yüce dağların ve ebedi tepelerin küçültülmesini ve vadilerin doldurulmasını emretti. Böylece yeryüzü düzleşecek ve İsrail halkı Rabbin şanıyla güvenle yürüyecektir. Allah'ın emriyle, ormanlar ve güzel kokulu ağaçlar İsrail'e gölge vereceklerdir. Çünkü Allah merhamet ve adaletle birlikte sevinç içinde yürüyen İsrail'e şanının ışığıyla yol gösterecektir (Baruk 5, 1-9).

 

 

MEZMUR  (126[125] 1-6)

            Rab harikalar yarattı, biz sevinçle doluyuz.

           

Rab Siyon tutsaklarını geri getirdiğinde,

sanki rüya görmüş gibiydik.

O zaman ağzımız gülüşle doldu

ve dudaklarımız şarkılarla.

O zaman uluslar arasında şöyle denildi;

"Rab onlar için büyük şeyler yaptı!"

Evet, Rab bizim için çok büyük şeyler yaptı;

Bu nedenle sevinç içindeyiz.

Ey Rab geri getir tutsaklarımızı,

Çöldeki seller gibi.

Gözyaşları içinde ekenler

Neşe içinde biçerler.

Gidiyor, gidiyor ağlayarak,

Tohum torbasıyla yüklü olarak.

Geliyor, geliyor sevinçle

Ekin demetleriyle yüklü olarak.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN FİLİPİLİLERE MEKTUBUNDAN SÖZLER

Mesih İsa'nın geleceği güne kadar, imanımızı ve  sevgimizi güçlendirelim.

Kardeşlerim, her duamda hepiniz için her zaman sevinçle dilekte bulunuyorum. Çünkü ilk günden beri şimdiye dek İncil'in yayılması için bizimle birlikte işbirliği yaptınız. İnanıyorum ki, sizde iyi işe başlamış olan Allah, bunu Mesih İsa'nın geleceği güne dek tamamlayacaktır.

Hepinizle ilgili olarak böyle düşünmekte hak-lıyım. Çünkü sizleri yüreğimde taşımaktayım. İster zincire vurulmuş olayım, ister İncil'i savu-nup sağlamlaştırmakta olayım, hepiniz benimle birlikte Allah'ın lütfuna ortaksınız. Hepinizi Mesih İsa'nın sevgisiyle nasıl özlediğime Allah tanıktır.

Dileğim şudur; sevginiz, bilgi ve her tür sezgide gelişip artsın. Öyleki üstün değerleri ayırde-debilesiniz ve bu şekilde Allah'ın yüceliği ve övgüsü için Mesih İsa'nın sağladığı kurtuluşun meyvesiyle dolarak, Mesih geldiği günde, temiz kalpli ve kusursuz olasınız  (Filipililere 1, 4-11).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Rabbin yolunu hazırlayın, geçeceği patikaları düzeltin. Tüm insanlar Allah'ın sağladığı kurtuluşu görecektir  (Lk. 3, 4-6). ALLELUYA!

 

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Rabbin yolunu hazırlayın.

Sezar Tiberyus İmparatorluğunun onbeşinci yılıydı. Celile'de Herodes'in kardeşi Filipus İtu-rea ve Trahonitis bölgesinde, Lisanyas da Abilini'de yönetimin başındaydı. O günlerde, Hanna ve Kayafa başkahinlik ediyorlardı. Bu sırada Allah'ın sözü çölde Zekerya'nın oğlu Yahya'ya duyuruldu.   Bunun üzerine,  Yahya Ürdün nehrinin çevresindeki tüm bölgeyi dolaşarak insanları, günahların bağışlanması için tövbe edip vaftiz olmaya çağırıyordu. Tıpkı İşaya Peygamberin sözlerinde yazılı oldukları gibi;

"Çölde bir ses yükseliyor;

Rabbin yolunu hazırlayın,

geçeceği patikaları düzeltin.

Her vadi doldurulacak,

her dağ ve her tepe alçaltılacaktır.

Eğri yollar doğrultulacak,

sarp yollar düzlenecek

ve tüm insanlar Allah'ın sağladığı

kurtuluşu görecektir"  (Lk. 3, 1-6).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, alçak gönüllülükle sunduğumuz adaklarımızı ve dualarımızı kabul et  ve bizlerden merhametini esirgeme. Senin huzurunda sevaplarımıza dayanamadığınız için, ancak büyük lûtfunla eksikliğimizi tamamla. Bunu, Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

KOMÜNYON 

Ey Yeruşalem halkı, kalk, tepeye çık ve Allah'-tan sana gelen neşeyi gör (Baruk 5, 5).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Bu ilâhi ekmekle kuvvetlendikten sonra, Allah'ım, sana yine yalvarıyoruz: senin nurunda dünyanın güzelliklerini görmeyi, hayatımızın gerçek manasını anlamayı ve ilâhi nimetleri sevmeyi bizlere öğret. Bunu  Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

NOEL'E  HAZIRLIK  DEVRESİ

3.  PAZAR  GÜNÜ

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Her zaman Allah'la sevinin, tekrar size söylüyorum: sevinin, çünkü Rab yakındır (Filip. 4,4-5).

 

DUA

Allah'ım, Oğlu'nun doğuşunu kutlamak için, ne büyük bir imanla  hazırlandığımızı görüyorsun; sana yalvarıyoruz: Noel bayramının getireceği nimetlere erişmemizi ve kurtuluşumuzu her zaman sevinç içinde ve temiz kalple kutlayabilmemizi sağla. Bunu seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

A  YILI

 

 

 

PEYGAMBER  İŞAYA'NIN  KİTABINDAN SÖZLER

Allah'ımız bizi kurtaracak; yoksulların aydınlığa ve gerçek mutluluğa kavuşmasını sağlayacaktır.

Çöl ve kurak toprak sevinsin! Bozkır filizlensin ve sevinçle çoşsun! Lübnan'ın şanı, Karmel'in ve Saron'un görkemi onu donatacak. Herkes Rabbin yüceliğini ve Allah'ımızın haşmetini görecektir.

Yorgun ellere kuvvet gelsin! Titreyen dizler güçlensin! Korkanlara şöyle seslenin: "Cesur olun, korkmayın! İşte Allah'ımız! İntikam zamanı geliyor. Allah herkese hak ettiğini verecek ve gelip sizleri kurtaracaktır.

O zaman körlerin gözleri açılacak, sağırların kulakları işitecektir. Topal adam ceylan gibi zıp-layacak, dilsizin dili sevinçten çözülecektir. Rabbin kurtardığı esirler geri dönüp sevinç çığ-lıkları atarak, Siyon'a varacaklardır.

Ebedi bir mutluluk onların yüzünü aydınlatacak, neşe ve coşkunluk kalplerini dolduracak, artık acı ve iniltiler kaybolup gidecektir (İşaya 35,1-6,10).

 

MEZMUR (146 [145]7-10)

           

 

            Gel, Rabbimiz, kurtar bizi!

Rab edediyen gerçeği korur,

haklarını verir ezilenlerin,

ekmek verir aç olanlara.

Rab kurtarır tutsakları.

Rab açar körlerin gözlerini,

Rab kaldırır ezilenleri.

Rab sever doğru olanları

Rab korur yabancıları.

Rab destek olur öksüze ve dul kadına,

ama şaşırtır kötülerin adımlarını.

Rab ebediyen hükmeder.

Ey Siyon, asırlar boyunca hükmeder

senin  Allah'ın!

AZİZ YAKUB'UN MEKTUBUNDAN SÖZLER

Yaşadığımız çağda insanlar çok sabırsızdır. Oysa büyük bir eserin gerçekleşmesi ve top-rağın ürününün elde edilmesi zaman ve sabır gerektirir. Başarının anahtarı sabırdır.

Kardeşlerim, Rabbin gelişine dek sabredin. Çiftçiye bakın: ilk ve son yağmurları alıncaya dek toprağın değerli ürününü sabırla bekler. Siz de sabredin. Yüreklerini güçlendirin, çünkü Rabbin gelişi yakındır.

Kardeşler, yargılanmamak istiyorsanız, birbirinizden şikayetçi olmayınız. İşte, Yargıç kapıda duruyor. Kardeşler, Rabbin adıyla konuşmuş olan peygamberleri acı ve sabır konusunda kendinize örnek olarak alın (Yakup 5, 7-10).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Yüce Allah'ın Ruh'u üzerimdedir. Yüce Allah yoksullara müjde vermek için beni gönderdi. ALLELUYA! (Lk. 4,18).

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Kurtuluş müjdesini bildirmek yalnız rahiplerin değil, bütün hıristiyanların görevidir.

Yahya hapishanedeyken Mesih'in yaptığı işleri duyunca, şakirtlerini ona gönderdi ve şakirtleri aracılığıyla şunu sordu: "Gelecek Olan sen misin, yoksa başka birisini mi bekleyelim? "İsa onlara şu cevabı verdi: "Gidin, işittiklerinizi ve gördüklerinizi Yahya'ya bildirin. Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve yoksullara Müjde duyuruluyor. Benim yüzüm-den şaşkına dönmeyene ne mutlu!"

Onlar gittikten sonra, İsa halka Yahya'dan söz etmeye başladı ve şöyle dedi: "Çölde ne görmeye gittiniz? Rüzgarda sallanan bir kamış mı? Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Güzel giysiler giymiş bir adam mı? Oysa güzel giysiler giyenler, kralların saraylarında bulunur. Öyleyse ne gör-meye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Ve size diyorum ki gördüğünüz kişi, peygamberlerden de üstündür.

Yazılmış olan şu sözler onunla ilgilidir:

"İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; o önden gidip senin yolunu hazırlayacaktır". Size doğrusunu söylüyorum ki, kadından doğanlar arasında, Vaftizci Yahya'dan üstün olanı ortaya çıkmamıştır, ama bununla birlikte Göklerin Ülkesinde en küçük olan, ondan üstündür" (Mt. 11, 2-11).

 

B  YILI

 

 

PEYGAMBER İŞAYA'NIN KİTABINDAN

SÖZLER

Yüce Allah kırık kalpleri sarmak için beni gönderdi.

Rabbin gönderdiği haberci şöyle diyor: Yüce Allah'ın Ruh'u üzerimdedir, çünkü Rab kutsal yağ ile beni takdis etti. Yüce Allah yoksullara müjde vermek ve kırık kalpleri sarmak, esirleri özgürlüğe, zindanda bulunanları aydınlığa kavuşturmak ve  bir bağış yılı ilân etmek için, beni gönderdi. Rab ile neşe bulurum ve gönlüm Allah'la sevinçten coşar. Çünkü O beni, taç giymiş bir güvey, mücevherle süslü bir gelin gibi, masumiyet ve selâmet giysileriyle giydirdi. Toprakta tohumları filizlendirdiği, tarlada ekilenleri yetiştirdiği gibi, Allah milletler arasında adalet ve şükran duygularını da yeşertecektir (İşaya 61, 1-2, 10-11).

 

 

 

İLAHİ  (Luka 1, 46-50, 53-54)

            Kurtarıcım olan Allah'ta sevinç bulurum.

Canım Rabbi yüceltir

ve ruhum Kurtarıcım Tanrı sayesinde

sevinçle çoşar.

Çünkü O, alçakgönüllü kuluna

sevgiyle baktı.

            İşte, bundan böyle tüm kuşaklar

            beni mutlu sayacaklar.

            Çünkü güçlü Olan, benim için

            büyük şeyler yaptı.

            O'nun adı kutsaldır.

Kuşaktan kuşağa kendisinden

korkanlara merhamet eder.

Aç olanları iyiliklerle doyurdu,

zenginleri ise, elleri boş çevirdi.

            Merhamet etmeyi unutmayarak

            kulu İsrail'in yardımına yetişti.

 

AZİZ PAVLUS'UN SELANİKLİLERE 

1. MEKTUBUNDAN SÖZLER

Rabbin gelişini nasıl hazırlamalıyız?

Kardeşlerim, her zaman sevinin, durmadan dua edin ve her durumda şükredin. Çünkü Allah'ın, Mesih İsa'da sizin için istediği budur. Ruh'u sön-dürmeyin, peygamberlik yeteneklerini küçümse-meyin. Her şeyi sağduyu ile deneyin, iyi olana sarılın, her tür kötülükten kaçının. Esenlik ve barış kaynağı olan Allah'ın kendisi sizleri tü-müyle kutsal kılsın ve Rabbimiz Mesih İsa'nın gelişinde ruhunuzu, canınızı ve bedeninizi eksiksiz ve kusursuz olarak korusun! Sizleri çağırmış olan Allah sözünde durur ve bunu yapacaktır (I.Selaniklilere 5, 16-24).

 

ALLELUYA! ALLELUYA!  Mesih İsa şöyle dedi: "Yüce Allah'ın Ruh'u üzerimdedir. Yüce Allah yoksullara müjde vermek için beni gönderdi.  ALLELUYA!

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Rabbin yolunu hazırlayın

Allah tarafından gönderilmiş bir adam ortaya çıktı, adı Yahya idi. O, tanıklık etmeye geldi. Işığa tanıklık etsin ve herkes onun aracılığıyla iman etsin diye geldi. O kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.

Yahya'nın tanıklığı şöyle oldu: Yahudiler ona: "Sen kimsin?" diye sormak için Yeruşalem'den kâhinlerle Levilileri gönderdikleri zaman, Yahya hiç bir şeyi saklamadan: "Ben Mesih değilim"  diye açık açık konuştu. Onlar da kendisine: "Öyleyse sen kimsin? İlyas mısın?" diye sordular. O da "Değilim" dedi. "Sen o peygamber misin sorusuna da , "Hayır" diye cevap verdi.

O zaman ona: "Kimsin? Söyle de bizi gönde-renlere bir cevap verelim.  Kendin için ne diyorsun?" dediler. Yahya şöyle dedi: "İşaya peygamberin dediği gibi, 'Rabbin yolunu düzeltin'  diye çölde yükselen bir ses'im."

Gönderilenler ferisilerdendi. Ona başka bir soru yöneltip şöyle dediler: "Öyleyse, sen ne Mesih, ne İlyas, ne de o peygamber isen, nasıl oluyor da vaftiz ediyorsun? "Yahya onlara şu cevabı verdi: "Ben suyla vaftiz ediyorum, ama aranızda tanı-madığınız biri duruyor. Benden sonra gelen O'dur. Ben O'nun çarıklarının bağlarını çözmeye bile layık değilim."

Tüm bunlar, Ürdün nehrinin ötesinde bulunan Beytanya'da, Yahya'nın vaftiz ettiği yerde geçi-yordu (Yuhanna 1, 6-8, 19-28).

 

C  YILI

 

PEYGAMBER  TSEFANYA'NIN KİTABINDAN  SÖZLER

Sevinelim, çünkü Allah bizimle beraberdir.

Ey Siyon kızı, şenlik yap! Ey İsrail halkı alkışla! Sevin, Yeruşalem kızı, sevinçle coş, çünkü Rab senin hakkında verilen hükümleri kaldırdı ve düşmanlarını uzaklaştırdı.

İsrail'in kralı olan Rab seninledir. Artık felaketlerden korkman gerek yok. O gün Yeruşalem'de şöyle denilecektir: "Korkma, ey Siyon halkı! Ellerin titremesin. Allah'ın olan Rab seninledir ve seni kurtaracaktır. O, sende sevincini bulacak ve sevgisiyle seni yeni bir yaşama kavuşturacak-tır."

Neşeden yoksun kalmış olanları toplayıp, bayramlarda olduğu gibi, sevindireceğim (Tsefanya 3, 14-18).

 

 

 

İLAHİ (İşaya 12, 2-6)

Sevinçten coşalım; Allah aramızdadır.

Allah benim kurtarıcımdır.

Artık güven içindeyim, korkum yok.

Rab benim kuvvetim ve neşemdir.

Kurtuluşumu sağlayan O'dur.

            Rabbe şükredin, onun adını yüceltin!

            Tüm milletlere onun eserlerini müjdeleyin!

            Onun adının yüceliğini anlatın!

            Rabbi övün, çünkü harikalar yarattı.

Yeryüzündeki tüm insanlara bunu müjdeleyin.

Sevin, ey Siyon halkı, sevin ve ilahiler söyle,

çünkü seninle birlikte olan Rab, yüce ve

                        kutsaldır.

           

AZİZ PAVLUS'UN FİLİPİLİLERE

 MEKTUBUNDAN SÖZLER

Sevinelim, çünkü Rab yakındır.

Kardeşlerim, her zaman Rab'de sevinin; yine söylüyorum: sevinin! İyi yürekliliğiniz bütün insanlara bilinsin! Rabbin gelişi yakındır.

Hiç bir şeye üzülmeyin; her konudaki dileklerinizi, dua ederek ve yalvararak, şükranla Allah'a bildirin. O zaman, her tür anlayışı aşan Allah yüreklerinizi ve düşüncelerinizi Mesih İsa'da koruyacaktır  (Filip. 4, 4-7).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Rabbin Ruh'u benim üzerimdedir. O beni, Müjde'yi yoksullara duyurmak için gönderdi (Lk. 4, 18). ALLELUYA!

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Her şeyden önce adil ve dürüst olmak gerekir.

Yahya tarafından vaftiz olmaya gelen halk ona şöyle sordu: "Öyleyse, ne yapmamız gerekir? "Yahya onlara: "İki gömleği olan, birini hiç olmayana versin. Yiyeceği olan da, onu hiç yiyeceği olmayanla paylaşsın" diye cevap verdi.

Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmak için geldi-ler ve ona: "Hoca, bizim ne yapmamız gerekir?" dediler. Yahya onlara: "Size buyurulmuş olandan daha çok vergi almayın" diye cevap verdi.

Bazı askerler de ona: "Ya biz ne yapmamız gerekir?" diye sordular. O da onlara şöyle dedi: "Kimseye karşı kaba kuvvet kullanmayın ve kimseye haksızlık etmeyin; ücretinizle yetinin."

Halk bekleyiş içinde iken, Yahya'yla ilgili olarak herkesin aklından, "Acaba Mesih bu mu?" sorusu geçiyordu. Yahya ise herkese şöyle cevap verdi: "Ben sizleri suyla vaftiz ediyorum; ama benden daha güçlü olan biri geliyor. Ben O'nun çarıklarının bağını çözmeye layık değilim.  O sizi Kutsal Ruh'la ve ateşle vaftiz edecek. Harman yerini temizlemek ve buğdayı ambarına toplamak için yabası elinde hazır duruyor. Samanı ise sönmeyen ateşte yakacaktır." Yahya daha başka birçok konularda halka çağrıda bulunuyor, Müjde'yi duyuruyordu (Luka 3, 10-18).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allahım, Oğlunun emri üzerine bu kutsal ayini kutlamaktayız. Lütfet, adaklarımızı kabul et ve senin eserin olan kurtuluşun içimizde gerçek-leşmesi için, Kilise'nin her zaman ve her yerde bu kutsal kurbanı sunabilmesini sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

KOMÜNYON 

Korkanlara söyleyin ki cesur olsunlar ve artık korkmasınlar. İşte, Allah'ımız geliyor ve bizi kurtaracaktır  (İşaya 35, 4).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA 

Merhametle dolu Allah, sana yalvarıyoruz. Aldığımız bu kutsal ekmekle zayıf olan bizlere güç ver. Günahlardan bizi kurtar ve yaklaşan Noel bayramına temiz kalple hazırlanmamız için bizlere yardım et. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

NOEL'E  HAZIRLIK  DEVRESİ

4.  PAZAR  GÜNÜ

 

 

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Kurtarıcı göklerden insin ve bulutlardan yağmur gibi selamet yağsın! Yer açılsın ve kurtarıcı gelsin! (İşaya 45, 8).

 

DUA

Allah'ım, meleğin müjdesiyle Oğlunun aramıza geldiğini öğrendiğmiz gibi, O'nun ızdırapları ve haç üstünde ölümüyle, dirilişin şanına erişme-miz için, kalplerimizden lütfunu esirgeme. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebedi-yen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adıyla senden dileriz.

C. Amin.

 

 

A  YILI

 

 

 

PEYGAMBER İŞAYA'NIN KİTABINDAN SÖZLER

Yüce Allah bize her an doğru yol gösterir, ama olaylarla Allah'ın verdiği belirtileri anlıyor muyuz?

Peygamber İşaya Tanrı tarafından kral Ahaz'a gönderilip ona şöyle dedi: "Rabbin olan yüce Tanrı'dan kendin için bir belirti dile; uçurum-ların dibinde olsun, veya yukarda, yükseklerde olsun; ama sen dile". Kral Ahaz: "Hayır, bir şey dilemem, Rabbi denemek istemem" diye cevap verdi.

Bunun üzerine İşaya şöyle dedi: "Dinleyin, ey Davut soyundan gelender, insanları bıktır-dığınız yetmiyor mu? Tanrı'yı da mı bıktırmak istiyorsunuz? Bu nedenle Tanrı kendisi size bir belirti verecek: "İşte, genç Bakire hamile kalacak, bir oğul doğuracak ve ona: "Tanrı bizimledir" anlamına gelen 'Emmanuel' adını koyacaktır" (İşaya 7, 10-14).

 

 

MEZMUR (24[23]1-6)

            Haşmetle dolu Kral,

            Rabbimiz Mesih bize gelsin!

Rabbindir yeryüzü ve içindekiler,

dünya ve üzerinde oturanlar.

O'dur denizler üzerinde onu kuran.

ve dalgalar üzerinde sağlam tutan.

Rabbin dağına kim çıkacak?

Onun kutsal ülkesinde kim kalacak?

Elleri suçsuz ve yüreği temiz olan

ve kalbini yalana kaptırmayan.

Ona Rabden bereket,

ve yardımcısı Allah'tan kurtuluş gelecek.

İşte, Allah'ı arayanlar bunlardır.

onun yüzünü özleyenler bunlardır.

 

AZİZ PAVLUS'UN ROMALILARA MEKTUBUNDAN SÖZLER

Mesih İsa'yı tüm insanlara tanıtmak hepimizin görevidir. O, hem insan, hem Allah olduğu için insanlara gerçek selameti sağlayacaktır.

Mesih İsa'nın kulu, Allah'ın müjdesini yaymak için seçilip Havari olmaya çağrılan ben Pavlus'tan selam! Allah, Oğlu Rabbimiz İsa Mesih'le ilgili olan bu müjdeyi, peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yasalarda daha önceden vaadetmiştir.

Rabbimiz Mesih İsa insan olarak Davud'un soyundan doğdu ve Kutsal Ruh sayesinde ölüler arasından dirilişiyle onun Allah'ın Oğlu olduğu kudretle ilan edildi.

Her ulustan insanların iman edip Allah'ın sözünü dinlemesini sağlamak için Mesih'in aracılığıyla ve O'nun adı uğruna Allah'ın lütfuna ve havarilik görevine sahip olduk.

Mesih İsa'nın  çağırmış olduğu sizler de bu uluslardansınız. Allah'ın Roma'da bulunan ve kutsal olmaya çağrılan bütün sevdiklerine, Pederimiz Allah'tan ve Rab İsa Mesih'ten size lütuf ve esenlik olsun! (Rom. 1,1-7).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Genç Bakire hamile kalacak, bir erkek doğuracak ve ona: "Tanrı bizimledir" anlamına gelen 'Emmanuel' adı verilecektir (İşaya 7, 14). ALLELUYA!

 

AZİZ  MATTA  TARAFINDAN  YAZILAN

MESİH  İSA'NIN  İNCİL'İNDEN  SÖZLER

İsa adının manası 'kurtarıcı' dır. Eğer ona imanla bağlı kalıp buyurduğu sevgiyle yaşarsak, O bizi günahtan ve ebedi ölümden kurtaracaktır.

Mesih İsa'nın doğumu şöyle oldu: annesi Meryem, Yusuf'la nişanlanmıştı. Birlikte yaşamaya başlamalarından önce Meryem'in Kutsal Ruh'tan hamile kaldığı anlaşıldı. Meryem'in nişanlısı Yusuf, doğru bir adam olduğu ve onu herkesin önünde utandırmak istemediği için ondan gizlice ayrılmaya karar verdi.

Ama, o böyle düşünürken, Rabbin meleği ona rüyada görünerek şöyle dedi: "Davut oğlu Yusuf, Meryem'i kendine eş olarak almaktan korkma. Çünkü onun beklediği çocuk Kutsal Ruh'tandır. Bir oğul doğuracak ve sen ona İsa adını koyacaksın, çünkü halkını günahlarından kurtaracak olan O'dur.

Bütün bunlar, Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu sözler yerine gelsin diye oldu: "İşte, genç Bakire hamile kalacak, bir erkek doğuracak ve ona "Tanrı bizimledir" anlamına gelen 'Emmanuel' adını koyacaklar."

Yusuf uyanınca Rabbin meleğinin buyurduğu gibi yaptı ve Meryem'i eş olarak evine aldı. Ama onunla bir ilişkisi olmadan o bir oğlan çocuk doğurdu ve çocuğun  adını İsa koydu (Mt. 1, 18-24).

 

B  YILI

 

SAMUEL'İN KİTABINDAN  SÖZLER

Mesih'in krallığı ebediyen sürecektir.

Kral Davud nihayet Yeruşalem'de bulunan sara-yına yerleşmişti. Rahat günler geçiriyordu, çünkü Yüce Allah onu çevresindeki düşman-lardan kurtarmıştı.

Davud peygamber Natan'a şöyle dedi: "Bak! Ben sedir ağacından bir sarayda oturuyorum, Kutsal Yasa'nın içinde bulunduğu "Sandık" ise, bir çadırda duruyor. Natan krala: "Git ve ne yapmak istiyorsan, yap, çünkü Rab seninle beraberdir" dedi.

Ama o gece Rab Natan'a şöyle dedi: "Git, kulum Davud'a söyle: 'Rab şöyle diyor: Oturmam için, sen mi bana bir ev yapacaksın? Seni, halkım İsrail'in önderi olman için, otlakta, sürünün ardından aldım. Yaptığın tüm işlerde seninle beraber oldum ve tüm düşmanlarını yok ettim. Senin adını yeryüzünün en büyüklerinin adı kadar yücelteceğim. İsrail için bir yer seçeceğim, onu oraya yerleştireceğim. Halkın orada yaşayacak, artık korkmayacak ve kötü insanlar, Yargıçlar zamanında olduğu gibi, gelip onu ezemeyeceklerdir. Sana, düşmanlar karşısında rahat günler geçirteceğim. Rab, kendisinin sana ev yapacağını söylüyor. Evin ve Krallığın ebediyen önümde kalacak ve tahtın daima sağlam duracaktır" (II. Samuel  7, 1-5, 8,11,16).

MEZMUR  (89[88] 2-5, 27, 29)

            Rabbin iyiliklerini daima öveceğim.

Rabbin iyiliklerini daima öveceğim,

asırlar boyunca ağzım onun sadakatini

                         bildirecek.

Çünkü sen dedin ki: " Sevgi ebedî bir yapıdır."

Göklerde doğruluğunun temellerini attın.

                        "Seçtiğim olanla bir sözleşme yaptım,

                        kulum Davud'a yemin ettim.

                        Senin soyunu ebediyen güçlü kılacağım,

                        bir taht kurdum sana; asırlar boyunca

                                   sürecek."

Seslenecek bana: Sensin babam,

Allah'ım, koruyucu kayam'sın! diye.

Ben de onu biricik oğlum,

yeryüzü krallarının en yücesi kılacağım.

Sevgimi ona ebediyen saklayacağım,

ve sözleşmem ona sadık kalacak.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN ROMALILARA MEKTUBUNDAN SÖZLER

Allah'ın sevgisi Mesih İsa aracılığıyla bize açıklanmıştır.

Kardeşlerim, yaymakta olduğum İncil ve bildirdiğim Mesih İsa sözleri uyarınca, sizleri pekiştirmeye gücü yeten Allah'a övgüler olsun! Ezelden beri gizli kalmış, ama şimdi açıklanan sır, ebedî Allah'ın buyruğuna göre, peygamberlerin yazıları aracılığıyla tüm ulusların iman ederek buyruklarına uymaları için bildirmiştir.

Tek bilge olan Allah'a Mesih İsa aracılığıyla ebediyen övgüler olsun! (Rom. 16, 25-27).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Ben Rabbin kuluyum. Her şey, dediğin gibi olsun! ALLELUYA!  (Lk. 1, 38).

 

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih'in hükümranlığının sonu olmayacaktır.

Melek Cebrail Allah tarafından Celile'de Nasıra denilen kente, Davud soyundan Yusuf adındaki bir adama nişanlı olan bakire bir kıza gönderildi. Bakire kızın adı Meryem idi. Melek onun evine girdi ve ona şöyle dedi: "Selam sana, ey Allah'ın lûtfuna kavuşan sen; Rab seninledir!" Bu sözler üzerine, Meryem şaşırdı ve bu selamın ne anlama gelebileceğini düşündü.

Melek ona: "Korkma, Meryem, dedi, çünkü Allah'ın lûtfuna kavuştun. Hamile kalacaksın, bir oğul doğuracaksın ve ona İsa adını vereceksin. O büyük olacak ve kendisine Yüce Olan'ın Oğlu denecek.  Rab Allah ona atası Davud'un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakub'un soyu üzerine egemen olacak ve onun hükümranlığının sonu olmayacaktır."

Meryem meleğe sordu: "Bu nasıl olur? Çünkü ben erkek bilmem." Melek ona şöyle cevap verdi: "Kutsal Ruh senin üzerine gelecek ve Yüce Olan'ın kudreti seni gölgesi altına alacak. Bu nedenle doğacak Olan'a kutsal, Allah'ın Oğlu denecektir. İşte, akrabalarından Elisabeth de yaşlılığında bir oğluna hamile kalmış bulunuyor ve kısır bilinen o, altıncı ayındadır, çünkü Allah katında olanaksız hiç bir şey yoktur."

O zaman Meryem şöyle dedi: "Ben Rabbin kuluyum, bana dediğin gibi olsun!" Bunun üzerine melek onun yanından ayrıldı (Luka1, 26-38).

 

 

 

C  YILI

 

PEYGAMBER  MİKA'NIN  KİTABINDAN

SÖZLER

Mesih Beytlehem'de doğacaktır.

Rab şöyle diyor: Sen, Beytlehem, Efrata ve Yahuda boyları arasında en küçük olduğun halde, İsrail'e hükmedecek olan senden çıkacaktır. Onun kökü, eski günlere, ta asırların başlangıçına kadar uzanır.

Doğuracak gereken kadın doğum yapacağı güne kadar Rab onları kendi kaderiyle baş başa bırakacaktır. Bundan sonra onun kardeşlerinden geri kalanlar İsrail oğullarına yine dönecekler.

Kurtarıcı kral, ortaya çıkacak, Rabbin kudretiyle ve Allah'ın yüce adıyla İsrail'in rehberi ve çobanı olacaktır. Herkes huzur ve güvenlik içinde yaşayacaktır, çünkü onun hükümdarlığı dünyanın dört uçuna kadar yayılacaktır. Kendisi, barış olacaktır"  (Mika 5, 1-4).

 

 

MEZMUR (80[79] 2-3, 15-16, 18-19)

            Allah'ım, sana dönmemizi sağla,

            bize yüzünü göster ve kurtulacağız.

Ey İsrail'in çobanı, kulak ver.

Kerubiler üzerinde tahtı olan sen,

görün bütün şanınla.

Yiğitliğini uyandır ve bizi kurtarmaya gel!

Ey her şeye kadir Allah, bize yeniden dön!

Bak göklerin tepesinden ve gör!

Değer ver bu asmaya,

koru, sağ elinin diktiğini!

Koy elini sağındaki insanın üzerine,

kendine seçtiğin insanoğlu üzerine!

Bize hayat ver de adını analım

ve hiç bir zaman senden ayrılmayalım.

 

İBRANİLERE MEKTUPTAN SÖZLER

Tek kurbanımız vardır, bu da Mesih İsa'dır.

Kardeşlerim, Mesih İsa dünyaya gelirken şöyle dedi: "Kurban ve adakları istemedin; bana bir beden verdin. Yakılan adaklardan ve günahların affı için kesilen hayvanlardan hoşlanmadın. O zaman dedim ki, Allah'ım, işte, Kitapta yazılı olduğu gibi, isteklerini yerine getirmek için geliyorum."

Mesih İsa: "Kutsal Yasa'da emredilen kurbanları, adakları, yakılan adakları ve günahların affı için kesilen hayvanları istemedin ve sevmedin" dedikten sonra: "İsteklerini yerine getirmek için, Allah'ım, işte geliyorum" demek suretiyle, yeni Kurbanı gerçekleştirmek için, eskilerini kaldır-mış oluyordu.

Mesih İsa'nın kendi bedenini kurban olarak bir kez sunmasıyla, Allah'ın isteğine göre kutsallığa kavuşmuş bulunuyoruz  (İbran. 10, 5-10).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Ben Rabbin kuluyum. Her şey, dediğin gibi olsun!  (Luka 1, 38) ALLELUYA!

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Meryem, akrabası Elisabeth'i ziyaret eder.

O günlerde, Meryem kalkıp dağlar bölgesinde bir Yahuda kentine gitmek için aceleyle yola çıktı. Zekerya'nın evine girdi ve Elizabeth'i selamladı. Elizabeth Meryem'in selamını duyunca, çocuk karnında kıpırdandı ve Elizabeth Kutsal Ruh'la dolup yüksek sesle şöyle dedi: "Kadınlar arasında kutsanmış bulunuyorsun ve karnında taşıdığın çocuk da kutsanmıştır! Nasıl oldu da Rabbimin annesi yanıma geldi? Bak, selamının sesi kulaklarımda çınladığı zaman, çocuk karnımda sevinçten kıpırdandı. İman eden sana ne mutlu, çünkü Rabbin ona söylediği sözler gerçekleşecektir." O zaman Meryem şöyle dedi: "Canım, Rabbi yüceltir, ruhum, Kurtarıcım Allah sayesinde sevinçle coşar" (Lk. l, 39-47).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Rabbim, bu adakları sana sunuyoruz ve yalvarıyoruz: lütfet, Bakire Meryem üzerine inmiş olan Kutsal Ruh'un kudretiyle onları kutsal kıl. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

KOMÜNYON

Bir kız hamile kalacak, bir oğul dünyaya getirecek ve ona: "Emmanuel" yani "Allah bizimle beraberdir" adı verilecektir (İşaya 7, 14).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Ebedi kurtuluşumuzun kaynağı olan kutsal Ekmeği aldıktan sonra, sana yalvarıyoruz, Allah'ım: Noel bayramının yaklaştığı şu günlerde, Oğlunun doğuşunu, ona layık bir şekilde kutlayabilmemiz için, kalplerimizde iman ve sevgi duygularını kuvvetlendir. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

NOEL  DEVRESİ

____________________

 

NOEL  BAYRAMI

Noel  Gecesi

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Hep birlikte sevinelim, çünkü bugün Kurtarıcımız doğdu ve onunla gerçek barış gökten indi.

 

DUA

Bu kutsal gecede, gerçek ışıkla bizleri aydınlatan yüce Allah, sana yalvarıyoruz. Bu dünyada iman ışığında yürüyen bizlerin, bir gün yüceliğinin nurunda, sonsuz mutluluğa kavuşmamızı sağla. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

PEYGAMBER İŞAYA'NIN  KİTABINDAN

SÖZLER

Mesih'le gerçek barış dünyaya geldi.

 

Karanlıklar içinde yürüyen halk parlak bir ışığın yükseldiğini gördü. Gölgeler ülkesinde yaşayanlar üzerine kuvvetli bir aydınlık aksetti. Sen, Rabbim, onlara neşe verdin ve sevinçlerini arttırdın. Hasat sırasında nasıl sevinilirse, ganimetlerin paylaşılması sırasında nasıl coşkunluk duyulursa, senin huzurunda da öyle sevinmektedirler. Çünkü onları ezen boyunduruğu, omuzlarını bereler içinde bırakan değneği ve muhafızların kırbacını, Madyan zaferinin kazanıl-dığı günde olduğu gibi, parça parça ettin. Evet, bize bir çocuk doğdu; bize bir oğul verildi. O, üzerinde hükümdarlık simgesi taşımaktadır. Onun adı: yüce öğüt verici, her şeye kadir Allah, ezeli ve ebedi Peder, barış elçisi olacaktır. Onun hükümdarlığı her yere yayılacak ve sonsuz bir barış olacaktır. Kral Davud'un tahtına oturacak ve onun ülkesine hükmedecektir. Onun krallığı hak ve adalete dayalı olarak ebediyete kadar sürecektir. Evrene hükmeden Tanrı'nın sevgisi bunu gerçekleştirecektir (İşaya 9, 1-3, 5-6).

 

MEZMUR  (96 [95] 1-3, 11-12)

            Bu gün bize bir Kurtarıcı doğdu;

            o da Rab Mesih'tir.

Yeni bir ihâhi okuyun Rabbe!

İlâhi okuyun Rabbe, ey tüm yeryüzü!

İlâhi okuyun Rabbe, yüceltin onun adını!

Duyurun günden güne onun selametini.

Anlatın onun yüceliğini uluslara,

ve harikalarını tüm halklara.

Sevinsin gökler! Yeryüzü neşeden coşsun!

Gürlesin deniz tüm içindekilerle birlikte!

Bayram etsin kırlar ve tüm ürünü,

Neşeden bağırsın ormanların tüm ağaçları.

Çünkü Rab geliyor!

Geliyor o, yeryüzünü yargılamaya!

Yargılayacak dünyayı adaletle,

yargılayacak ulusları, kendi gerçeğine göre.

 

 

 

AZİZ  PAVLUS'UN  TİTUS'A MEKTUBUNDAN  SÖZLER

 

Allah'ın sevgisi dünyamızda belirmiştir.

 

Sevgili kardeşim, Allah'ın lûtfu tüm insanların kurtulması için aramıza geldi. Bu lûtuf, inanç-sızlıktan ve dünyevi arzulardan vazgeçmemiz, bu dünyada sağduyulu, doğru ve imanlı bir yaşam sürmemiz için bizi eğitiyor. Bu arada, Yüce Allah'ın ve Kurtarıcımız Mesih İsa'nın, yücelik içinde gelmesiyle, mutlu ümidimizin gerçekleşmesini bekliyoruz. Mesih İsa bizi tüm günahlarımızdan kurtarmak ve bizi arıtıp kendine bağlı ve iyilik yapmaya gayret eden bir halk oluşturmak için kendisini bizim uğrumuza feda etti (Titus'a 2, 11-14).

 

ALLELUYA!  ALLELUYA! Size, hepimiz büyük sevinç getiren bir müjde veriyorum. Bu gün bizim için bir Kurtarıcı doğdu. O da, Rabbimiz Mesih'tir. ALLELUYA!

AZİZ  LUKA  TARAFINDAN  YAZILAN 

MESİH  İSA'NIN  İNCİL'İNDEN  SÖZLER

Mesih İsa'nın doğuşu.

O günlerde, Sezar Augustus'tan, tüm dünyada nüfus sayımı yapılmasını emreden bir ferman çıktı. Bu ilk sayım Kirinius'un Suriye valiliği döneminde yapıldı. Herkes, sayıma katılmak için kendi şehrine gidiyordu. Yusuf da, Davud ailesinden ve soyundan olduğu için, Celile'deki Nasıra kentinden kalkıp, Yahudiye'de Davud'un kenti olan Beytlehem denilen yere gitti. Hamile olan nişanlısı Meryem'le birlikte sayıma katıla-caktı. Orada bulundukları sırada, Meryem'in doğurma vakti geldi. Biricik oğlunu dünyaya getirdi, onu kundağa sardı ve bir yemliğe yatırdı, çünkü handa onlar için yer yoktu. Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak, geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı. Rabbin meleği onlara göründü ve Rabbin yüceliği ışığıyla onları sardı. Büyük bir korkuya kapıldılar. Melek onlara: "Korkmayın! dedi, işte size tüm halk için büyük sevinç getirecek olan bir müjde veriyorum. Bu gün sizin için Davud'un kentinde bir Kurtarıcı doğdu.  Bu, Rab olan Mesih'tir. Size bir işaret veriyorum; kundağa sarılmış, yemlikte yatan, yeni doğmuş bir çocuk bulacaksınız." Birdenbire, meleğin yanında göklerden gelen sayısız bir topluluk belirdi. Allah'ı överek şöyle diyorlardı: "Yüce göklerde Allah'a övgüler olsun ve yeryüzünde iyi niyetli insanlara barış gelsin!" (Luka 2, 1- 14)

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, sana yalvarıyoruz: bu kutsal gecede, adaklarımızı ve dualarımızı kabul et. Yüce ve mükemmel bir birlik gerçekleştiren bu kutsal kurban sayesinde, beşeriyetimizi senin ilâhi varlığınla birleştiren Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'ya benzememizi sağla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

KOMÜNYON

Kelâm beden oldu ve aramızda yaşadı (Yuhanna 1, 14).

 

 

KOMÜNYONDAN SONRA DUA

Bu kutsal âyin sırasında, Kurtarıcımız Mesih İsa'nın doğuşunu sevinçle kutlarken sana yalvarıyoruz. Allah'ım, bize yardım et ki, Oğluna bağlı bir hayat sürerek, bir gün onun ebedi yüceliğine ve sonsuz hayata  erişebilelim. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

NOEL BAYRAMI

Şafak Vakti Ayini

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Bu gün Rabbimiz bizim için doğdu; onun ışığı üzerimize parladı. Onun adı, yüce Allah, barış elçisi, yeni dünyanın babasıdır. Onun hüküm-ranlığının hiç sonu olmayacaktır (İşaya 9. 1-5 Luka 1, 33).

 

DUA

Her şeye kadir Allah, Kelâmın beden alıp insan olması sayesinde, bizler için yeni bir ışık parladı. Bu ışık imanla ruhumuzu aydınlattığı gibi, hayatımızı da her zaman aydınlatsın. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

PEYGAMBER  İŞAYA'NIN  KİTABINDAN

SÖZLER

İşte, senin Kurtarıcın geliyor!

 

Rab dünyanın dört bucağına sözlerini duyurdu: "Siyon kızına deyin: İşte, Kurtarıcın geliyor: Zaferinin meyvesini yanında taşıyor; aldığı ganimetler önünde geliyor. Size: kutsal toplum, Rabbin kurtardığı kavim, adı verilecek, sana da arzulanan, bırakılmayan şehir denecektir" (İşaya 62, 11-12)

MEZMUR  ( 97 (96) 1, 6, 11-12)

            Bu gün bizim için bir Kurtarıcı doğdu;

            onun ışığı üzerimizde parladı.

Rab, kraldır. Coşsun yeryüzü sevinçten!

Sevinsin tüm adalar!

Gökler duyurdu onun adaletini

ve tüm halklar gördü onun yüceliğini.

Işık doğuyor dürüst insanlar için,

ve neşe, kalpleri doğru olanlar için.

Ey durüst insanlar, sevinin Rab nedeniyle

ve yüceltin onun kutsal adını.

 

  

AZİZ  PAVLUS'UN  TİTUS'A MEKTUBUNDAN  SÖZLER

Mesih İsa bütün insanlara sevgisini belirtti.

 

Kardeşim, Kurtarıcımız Allah iyiliğini ve insanlara sevgisini açıkça gösterdi. Yaptığımız doğru işlerden dolayı değil, kendi merhameti yüzünden bizi kurtardı. Vaftiz suyuyla bize yeni bir doğuş sağladı ve Kurtarıcımız Mesih İsa aracılığıyla üzerimize bol bol saçtığı Kutsal Ruh'la bizi yeniledi. Öyle ki lütfuyla aklanmış olarak ümit içinde ebedî hayatın mirasçıları olalım (Titus'a 3, 4-7).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Yüce göklerde Allah'a övgüler olsun ve iyi niyetli insanlara barış gelsin! ALLELUYA!

 

AZİZ  LUKA  TARAFINDAN  YAZILAN 

MESİH  İSA'NIN  İNCİL'İNDEN  SÖZLER

 

Çobanlar Meryem, Yusuf ve Çocuğu bulup Allah'ı yüceltiler.

 

Melekler yanlarından ayrılıp göğe çekildikten sonra, çobanlar birbirlerine: "Haydi, Beytlehem'e kadar gidelim, dediler, ne olduğunu ve Rabbin bize söylediği şeyleri görelim!" Aceleyle gidip, Meryem'i, Yusuf'u ve yemlikte yatan yeni doğmuş çocuğu buldular. Onları görünce, çocukla ilgili olarak kendilerine söylenmiş olanları anlattılar. Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar. Meryem ise, bu sözler üzerinde derin derin düşünerek, onları kalbinde saklıyordu. Çobanlar, kendilerine açıklanmış olan, işittikleri ve gördükleri tüm şeyler için Allah'ı överek ve yücelterek geri döndüler (Luka 2, 15-20).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, adaklarımızın bugün andığımız Kurtarıcının doğuşunun sırrını belirtmesini ve bize daima barış getirmesini senden diliyoruz. Allah'ım, Oğul'un insan olarak doğmasına rağmen ilahi niteliklerini kaybetmediği gibi, bu maddi adakların bize ilâhi nimetlerini bağışlamasını sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

KOMÜNYON

Ey Siyon kızı, sevinçten coş! Ey Yeruşalem kızı, sevin! İşte, senin Kralın geliyor! O, Kutsal kral ve ödünyanın kurtarıcısıdır (Zakarya 9, 9).

 

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Allah'ım, Oğlunun doğuşunu imanla kutlarken, sana bütün kalbimizle yalvarıyoruz: lûtfet, imanımızı kuvvetlendir ve andığımız bu kutsal olay sayesinde, daha etkin bir sevgiyle yaşamamızı sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

NOEL BAYRAMI

Gündüz Ayini

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Bize bir çocuk doğdu, bize bir oğul verildi. Hükümranlık simgesi omuzlarındadır. Onun adı Allah'ın Elçisi olacaktır (İşaya 9, 5).

 

DUA  

Allah'ım, sen insanı harikulâde bir şekilde yaratırken, ona olağanüstü bir değer verdin ve onu kurtararak, bu değeri daha da yücelttin. Sana yalvarıyoruz: insanlığımızı paylaşmış olan Oğlunun ilâhi hayatına katılmamızı sağla. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

PEYGAMBER İŞAYA'NIN KİTABINDAN SÖZLER

Barış müjdesi dünyayı sevindirecektir.

 

Yüksek dağlarda koşarak müjde getirenin ayakları ne güzeldir! O, iyi haberler getirir, barış ilân eder, kurtuluş müjdesini verir ve Siyon şehrine şöyle seslenir: "Senin Allahın hükmeder! "Nöbetçilerin yükselen seslerini dinleyin Hep birlikte sevinçten coşuyorlar, çünkü Siyon'a dönmekte olan Rabbi kendi gözleriyle göreceklerdir. Ey Yeruşalem harabeleri, sesinizi hep birlikte, sevinçle yükselin! Çünkü Rab kavmine teselli verdi ve Yeruşalem'i kurtardı. Rab bütün milletlerin gözleri önünde kutsal kolunun kudretini gösterdi ve dünyanın dört bir ucunda yaşayan herkes Allah'ımızdan gelen kurtuluşu görecektir  (İşaya 52, 7-10).

 

MEZMUR (98 (97) 1-6)

            Bütün dünya Allah'ın

            bize verdiği Kurtarıcıyı gördü.

 

Yeni bir ilâhi okuyun Rabbe.

Çünkü harikalar yaptı.

Rab bildirdi zaferini,

gösterdi adaletini ulusların gözlerine.

Hatırladı, İsrail evine olan sevgisini

            ve sadakatini.

Tüm yeryüzü gördü Allah'ımızın zaferini.

Neşe çığlıkları atın Rabbe doğru,

Siz, ey tüm yeryüzünde oturanlar!

Saçın sevincinizi sazlarınızın sesiyle!

Kutlayın Rabbi gitarla,

ilâhilerin sesi karışsın gitarın ezgilerine!

Atın neşe çığlıkları kral Rab önünde!

 

İBRANİLERE MEKTUPTAN SÖZLER

         Yüce Allah kendi Oğlu aracılığıyla bizlerle konuştu.

Allah vaktiyle peygamberler aracılığıyla, birçok kez ve çeşitli  yollardan atalarımızla konuştu. Şu son günlerde ise, Oğlu aracılığıyla bizimle konuştu. Onu her şeyin mirasçısı olarak atadı ve onun aracılığıyla evreni yarattı. Oğul, Allah'ın nuru ve onun varlığının öz görüntüsüdür. Güçlü sözüyle her şeyin varlığını sürdürmek-tedir. Günahlardan arınılmasını sağladıktan sonra, göklerde ilâhi Yüceliğin sağında oturdu. Miras aldığı ad, meleklerinkinden ne kadar üstünse, yeri de meleklerinkinden o kadar üstündür. Gerçekten, Allah meleklerden herhangi birine, bir gün: "Sen benim Oğlumsun. Bu gün, sen benden oldun" ve "Ben ona Baba olacağım, O da bana Oğul olacaktır" demiş midir? Aksine, Allah, İlkdoğan'ı dünyaya sunduğunda: "Allah'ın tüm melekleri ona secde etsinler" demiştir (İbranilere 1, 1-6).

 

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Bize kutsal bir gün doğdu. Milletler, gelin ve Rabbe secde edin! Bu gün, dünyada büyük bir ışık parladı. ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN   MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

             Allah'ın Kelâmı beden oldu ve aramızda yaşadı.

Başlangıçta Kelam vardı. Kelam Allah'ta idi ve Kelam Allah idi. Başlangıçta o, Allah idi. Her şey onun aracılığıyla var oldu ve var olan hiç bir şey sonsuz olmadı. Hayat onda idi ve hayat insanların ışığı idi. Işık karanlıklarda parladı, ama karanlıklar onu kavrayamadılar. Kelâm dünyaya gelen her insanı aydınlatan gerçek ışık idi. O, dünyada idi ve dünya onun aracılığıyla var oldu, ama dünya onu tanımadı. O, kendi halkına geldi, ama kendi halkı onu kabul etmedi. Fakat onu kabul edip, onun adına iman edenlerin hepsine o, Allah'ın evlâtları olmak hakkını verdi. Onlar ne kandan, ne bedenin isteğinden, ne de insanın isteğinden doğmuşlardır; onlar Allah'tan doğmuşlardır. Kelâm beden aldı ve aramızda yaşadı. Biz onun yüceleğini, Pederden gelen, lütuf ve gerçekle dolu olan biricik Oğul'un yüceliğini gördük (Yuh. 1, 1-14).

 

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Rabbim, bu bayram gününde, sana sunduğumuz kurbanımızı kabul et, çünkü o, bizi seninle barıştıran ve aramızda yeniden bir dostluk bağı kuran kurbandır ve o, seni mükemmel bir şekilde yüceltir. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

KOMÜNYON

Bütün dünya Allah'ımızdan gelen kurtuluşu gördü (Mezmur 97, 3).

 

KOMÜNYONDAN SONRA DUA

Merhametle dolu Allah, bu kutsal âyinde, insanların kurtarıcısı olarak doğmuş olan Oğlunu bize verdin. Sana yalvarıyoruz: onunla ilâhi hayata kavuştuğumuz gibi, cennetin sonsuz mutluluğuna da yine onunla erişmemizi sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

KUTSAL  AİLENİN  BAYRAMI

 

 

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Çobanlar acele oraya gidip, Meryem'i, Yusuf'u ve yemlikte yatan çocuğu buldular (Lk. 2, 16).

 

 

DUA

Kutsal Ailenin bizlere örnek olmasını isteyen yüce Allah, sana yalvarıyoruz: Kutsal Aile gibi, bizim de aile hayatımızda birlik içinde yaşa-mamızı, birbirimize sevgiyle bağlı kalmamızı ve bir gün ebediyen mutlu olmak üzere senin evin-de buluşmamızı sağla. Bunu seninle ve Kutsal Ruhla birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

SİRAK KİTABINDAN SÖZLER

Anana ve babana saygı göster

Allah çocukların babalarına saygı göstermelerini ve analarının sözlerine uymalarını emretmiştir. Babasına saygı gösterenin günahları bağışla-nacak, annesini seven de bir hazine biriktirmiş gibi olacaktır. Babasına saygı gösteren, kendi çocuklarıyla mutlu olacak ve dualarının kabul edildiğini görecektir. Babasına saygı gösteren, uzun günler görecektir. Anasını sayan ve seven, Allah'a da saygı ve sevgi göstermiş olacaktır. Oğlum, babana ihtiyarlığında destek ol ve yaşadığı sırada, ona üzüntü verme. Şuurunu kaybetse bile, ona merhametli ol. Sen sağlam ve güçlü iken, onu küçümseme. Ona göstermiş olduğun sevgi unutulmayacak ve günahlarının affını sağlayacaktır (Sirak 3, 2-6, 12-14).

 

MEZMUR (128[127]1-5)

            Ne mutlu Rabden korkanlara!

Ne mutlu Rabden korkanlara

ve onun yollarında yürüyenlere!

Yararlanacaksın ellerinin işlerinden!

Mutlu olacak ve zenginleşeceksin.

Eşin verimli bir asma gibi olacak

evinin içinde.

Oğulların da zeytin fidanları gibi,

sofranın çevresinde.

Evet, böyle kutsanacak

Rabden korkan insan.

Rab seni mutlu kılsın Siyon'dan

Göresin sen, oğullarının oğullarını!

 

 

AZİZ PAVLUS'UN KOLOSLULARA

MEKTUBUNDAN SÖZLER

Sevgi her şeyden üstündür.

Kardeşlerim, Allah'ın seçtiği, sevdiği ve kutsallaştırdığı sizler, merhamet, iyilik, alçakgö-nüllülük, tatlılık ve sabırla donanın. Birbirinize karşı sabırlı davranın. Eğer birinizin ötekinden bir şikayeti varsa, birbirinizi bağışlayın, tıpkı Rabbin sizi bağışladığı gibi, siz de bağışlayın. Bunların hepsinin üstünde, mükemmelliğin bağı olan sevgiyle donanın ki, Mesih'in esenliği yüreklerinize hakim olsun. Tek bir beden oluş-turmak üzere bu esenliğe erişmeye çağrıldınız. Her an şükrederek yaşayın. Mesih'in sözü tüm zenginliğiyle içinizde yerleşsin. Birbirinize öğüt vererek, birbirinizi gerçek bir hikmetle eğitin. Mezmurlar, ilahiler ve Ruh'un esini olan ezgiler söyleyerek, kalplerinizden Allah'a şükran nağ-meleri yükseltin. Her ne söylerseniz ya da ne yaparsanız, her şeyi daima Rab İsa'nın adıyla, onun aracılığıyla, Peder Allah'a şükrederek yapın.

Ey kadınlar, Rabbe ait olan kişilere yakışır şekilde kocalarınıza uyun.

Siz kocalar, eşlerinizi sevin, onlara sert davranmayın. Ey çocuklar, her şeyde anne ve babalarınızın sözünü dinleyin. Çünkü bu, Rabbi hoşnut eder. Siz babalar, çocuklarınızı incitme-yin, yoksa cesaretleri kırılır (Koloslulara 3, 12-21).

 

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa'nın esenliği ve huzuru yüreklerinize hakim olsun ve onun sözleri tüm zenginliğiyle içinize yerleşsin. (Kol. 3, 15-16). ALLELUYA!

 

A YILI

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Kutsal Aile Mısır'a kaçtıktan sonra Nasıra'ya yerleşti.

Müneccimler Beytlehem'den ayrıldıktan sonra, Rabbin meleği Yusuf'a rüyasında görünerek şöyle dedi: "Kalk! Çocuğu ve annesini al ve Mısır'a kaç. Ben sana haber verinceye kadar orada kal. Çünkü Herodes çocuğu öldürmek için onu arayacaktır".

Yusuf kalktı, aynı gece çocuğu ve annesini alıp Mısır'a doğru yola çıktı. Herodes'in ölümüne kadar orada kaldı. Böylece Rabbin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu sözler yerine gelmiş oldu: "Oğlumu Mısır'dan geri çağırdım".

Herodes öldükten sonra, Rabbin meleği Mısır'da Yusuf'a rüyasında görünerek şöyle dedi: "Kalk! Çocuğu ve annesini al, İsrail ülkesine dön. Çünkü çoçuğu öldürmek isteyenler öldü".

Bunun üzerine Yusuf kalktı, çocuğu ve annesini alıp İsrail ülkesine döndü. Ama Yahudiye'de Herodes'in yerine oğlu Arkelaus'un tahta geçtiğini duyunca oraya gitmekten korktu. Rüyada aldığı buyruğa uyarak Celile bölgesine gitti. Oraya varınca, Nasıra denilen kente yerleşti. Böylece peygamberin şu  sözleri yerine gelmiş oldu: "Ona Nasıralı denecektir" (Mt. 2,13-15,19-23).

 

B YILI

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Çocuk hikmet ve yaşça büyüyor, güçleniyordu.

Musa'nın Yasasına göre arınma günleri bitiminde Yusuf'la Meryem çocuğu adamak için Yeruşalem'e götürdüler. Çünkü Rabbin Yasasında, "İlk doğan her erkek çocuk Rabbe adan-mış sayılacak" diye yazılmıştır. Ayrıca Rabbin Yasasında buyurulduğu gibi, kurban olarak, bir çift kumru ya da iki güvercin yavrusu" sunacaklardı.

O sırada, Yeruşalem'de Simon adında bir adam vardı. Doğru ve dindar biriydi. İsrail'in teselli edileceği zamanı özlemle bekliyordu. Kutsal Ruh onun üzerindeydi. Rabbin Mesih'ini görmeden ölmeyeceği ona Kutsal Ruh tarafından bildirilmiştir.

Simon Ruh'un etkisi altında kalıp Mabede girdi. Küçük İsa'nın annesi  babası, Kutsal Yasanın kurallarını yerine getirmek üzere onu içeri getirdiklerinde, Simon onu kucağına aldı ve Allah'ı överek şöyle dedi: "Ey Rabbim, vermiş olduğun sözüne göre artık kulunu huzur içinde bu yaşamdan ayırabilirsin. Çünkü senin sağladığın ve tüm ulusların gözü önünde hazırladığın kurtuluşu, ulusları aydınlatacak ve senin halkın İsrail'e yücelik kazandıracak ışığı gözlerimle gördüm.' Annesi ve babası çocuk hakkında söy-lenenlere şaştılar. Simon onları kutladı ve çocuğun annesi Meryem'e şöyle dedi: "İşte bu çocuk, İsrail'de birçoklarının düşmesine ve kalkmasına yol açmak ve bir tartışma konusu olmak üzere buradadır. Senin kalbine bir kılıç saplanacaktır! Öyle ki, birçoklarının kalplerindeki düşünceler ortaya çıksın." Orada Aşer soyundan Fanuel'in kızı Anna adında yaşlı bir kadın peygamber vardı. Genç kız olarak evlenip kocasıyla yedi yıl yaşadıktan sonra, dul kalmıştı ve seksendört yaşına varmıştı. Mabetten ayrılmı-yordu, oruç tutup dua ederek gece gündüz Allah'a hizmet ediyordu. Tam o sırada Anna ortaya çıkıp Allah'a şükretmeye ve Yeruşalem'in kurtuluşunu bekleyen herkese bu çocuktan söz etmeye başladı.

Yusuf'la Meryem, Rabbin yasasında öngörülen her şeyi yerine getirdikten sonra, Celile'ye, kendi kentleri olan Nasıra'ya döndüler. Çocuk hikmet ve yaşça büyüyor güçleniyordu. Allah'ın lûtfu onun üzerindeydi (Luka 2, 22-41).

 

C YILI

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Genç İsa oniki yaşında iken büyük görevinin bilincine ermiş ve bunu ana babasına anlatmaya çalışmıştır.

Mesih İsa'nın annesi babası her yıl Pasah bayramını kutlamak için Yeruşalem'e giderlerdi. İsa oniki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak Yeruşalem'e gittiler. Bayramdan sonra, eve dönerlerken, küçük İsa Yeruşalem'de kaldı. Annesi babası bunu farketmediler. Çocuğun yol arkadaşlarıyla birlikte olduğunu sanarak bir günlük yol yürüdüler. Sonra onu akrabalar ve dostlar arasında aramaya başladılar. Ve bulamayınca onu araya araya Yeruşalem'e döndüler. Üç gün sonra onu Mabette buldular. Hocalar arasında oturmuş, hem onları dinliyor, hem sorular soruyordu. Onu dinleyen herkes zekasına ve verdiği cevaplara hayran kaldı. Annesi babası onu görünce şaşırdılar. Annesi ona: "Çocuğum, dedi, bize bunu niçin yaptın? Bak, baban ve ben sıkıntı içinde seni arıyoruz."

O da onlara: "Niçin beni arıyordunuz? dedi. Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?" Ama onlar, bu sözle ne demek istediğini anlamadılar.

İsa onlarla birlikte yola çıkıp Nasıra'ya döndü. Onların sözünü hep dinlerdi. Annesi bütün bu olayları yüreğinde saklıyordu. İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların sevgisini kazanıyordu (Lk. 2,41, 52).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım adaklarımızı sunarken mütevazi kalp-lerle sana yalvarıyoruz. Bakire Meryem Ana ve Aziz Yusuf'un şefaatleri sayesinde ailelerimizi sevginle huzur, barış ve birlik içinde koru. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

KOMÜNYON

Allah'ımız yeryüzünde görünmüş ve insanlarla beraber yaşamıştır (Baruk 3, 38).

 

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Merhametli Allah, bu komünyondan güç alarak sana yine yalvarıyoruz: Her zaman kutsal ailenin örneğini izlememizi ve hayat mücadelesinden sonra, onunla birlikte sonsuz mutluluğa erişme-mizi sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

MESİH'İN  ANNESİ  OLAN  MERYEM'İN BAYRAMI

1 Ocak

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Selâm sana, Aziz Meryem Ana, çünkü göğe ve yeryüzüne hükmeden Kralı dünyaya getirdin.

 

DUA

Oğlunun Bakire Meryem'den doğumu sayesinde, bütün insanlara ebedi selâmeti bağışlayan yüce Allah, sana yalvarıyoruz: sonsuz hayatın kaynağı olan Oğlun Mesih İsa'yı dünyaya getiren Meryem Ana'nın bizim için senin nezdinde her zaman şefaatte bulunduğunu içimizde hissedelim. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

SAYILAR KİTABINDAN SÖZLER

Barış ve mutluluk dilekleri.

Rab Musa'ya dedi ki: "Harun'a ve onun oğullarına söyle. İsrail Oğullarını şöyle takdis edeceklerdir: Rab sizi takdis etsin ve korusun! Rab yüzünün nuru ile sizi aydınlatsın ve lûtfunu size bağışlasın! Rab size yüzünü göstersin! Barış ve huzur versin! Böylece İsrail oğulları içinde adım anılacak ve ben onları takdis edeceğim" (Sayılar 6, 22-27).

MEZMUR   (67 [66] 2 , 3, 5, 6, 8.)

            Yüce Allah bizi takdis etsin ve mutlu kılsın!

Allah bize acısın ve bizi mutlu kılsın,

yüzünün ışığı aramızda parlasın,

tanıyacağız onun yolunu yeryüzünde

ve selâmetini tüm uluslar arasında!

Milletler sevinsin ve ilâhiler söylesin,

çünkü sen toplumları doğrulukla yargılarsın

ve yeryüzünde milletlere yol gösterirsin.

Toplumlar seni övsün, ey Allah;

tüm toplumlar hep birlikte seni övsün!

Allah bizi mutlu kılsın

ve tüm insanlar onun önünde saygıyla eğilsin!

 

 

AZİZ PAVLUS'UN GALATYALILARA MEKTUBUNDAN SÖZLER

Meryem Ana Kurtarıcı Mesih'in annesi.

 

Kardeşlerim, vakit tamam olunca, Allah Oğlunu dünyaya gönderdi. O, bir kadından doğdu ve Yasa altında yaşayanları kurtarmak ve bize oğulluk hakkını vermek için, Yasanın hükümleri altına girdi. Gerçekten, oğullar olduğumuz için, Allah yüreklerimize: "Abba! Peder!" diye seslenen kendi Oğlunun Ruh'unu göndermiştir. Bu nedenle, artık sen köle değil oğulsun. Ve eğer oğul isen, Allah seni mirasçı da yapmıştır (Galatyalılara 4, 4-7).

ALLELUYA! ALLELUYA! Allah vaktiyle peygamberler aracılığıyla atalarımızla konuştu. Şu son günlerde ise, Oğlu aracılığıyla bize söz yöneltti (İbr. 1,1-2). ALLELUYA!

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN 

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih İsa Meryem'in Oğludur.

Çobanlar Beytlehem'e varınca, Meryem'i, Yusuf'u ve yemlikte yatan yeni doğmuş çocuğu buldular. Onları görünce, çocukla ilgili olarak kendilerine söylenmiş olanları anlattılar.

Bunu duyanların hepsi çobanların anlattıklarına şaşıp kaldılar. Meryem ise, bu olaylar üzerinde derin derin düşünerek, onları kalbinde sak-lıyordu. Çobanlar, kendilerine açıklanmış olan, işittikleri ve gördükleri tüm şeyler için Allah'ı överek ve yücelterek geri döndüler. Sekiz gün sonra, çocuğu sünnet etmek zamanı gelince, ana rahmine düşmesinden önce, melek aracılığıyla bildirildiği gibi, ona İsa adı verildi  (Luka 2,16-21).

 

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Bütün iyiliklerin kaynağı olan ve her şeyi yetkinliğe eriştiren yüce Allah, sana yalvarıyoruz: Meryem Ana'nın bayramında sevinç duyan ve kurtuluşumuzun filizlenmesini kutlayan bizlere yardım et ki, her gün seni daha fazla sevip, cennette sonsuz mutluluğa erişelim. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

KOMÜNYON

Mesih İsa ebediyen vardır, dün, bugün ve yarın (İbr. 13, 8).

 

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Sevinçle kutsal gizemleri kutladıktan sonra, Rabbim, sana yalvarıyoruz: Meryem Ana'yı, Oğlu-nun ve Kilise'nin annesi olarak seven bizlere yardım et ki, bu kutsal kurban sayesinde, hepimiz ebedî hayata kavuşalım. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

NOEL'DEN  SONRAKİ  2.  PAZAR  GÜNÜ

 

GİRİŞ İLAHİSİ 

Derin sessizlik tüm çevreyi kaplayınca ve gecenin yarısı olunca, Rabbin her şeye kâdir Kelâmı görkemli tahtından yeryüzüne indi (Bilgelik 18, 14-15).

 

DUA

Sana iman edenlerin yüreklerini aydınlatan ebedî ve her şeye kâdir Allah, sana yalvarıyoruz: senin yüceliğinin ışığını görmeleri için ilâhi kudretin ve sevginle tüm insanlara kendini tanıt. Bunu seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

SİRAK'IN KİTABINDAN SÖZLER

Yüce Allah İsrail ulusunu seçip varlığını ve özelliklerini bize belirtmiştir.

İlâhi Hikmet kendini över ve kendi halkı arasındayken yüceliğini kutlar. Yüce Allah'ın huzurunda söz alır ve kıvanç duyar. Her şeyi Yaratan bana emir verdi. Beni Yaratan, yerleş-mem için yer buldu. O şöyle dedi: "Yakub oğulları arasına yerleş. Senin miras payın İsra-il'de olacaktır. Başlangıçta ezelde O beni yarattı, ebediyete dek kalacağım.

Kutsal mabette onun huzurunda hizmet ettim. Böylece İsrail ulusuna kendimi kabul ettirdim. Sevdiği kentte O bana huzur verdi. Yeruşa-lem'de hüküm sürüyorum. Görkemli bir halk arasında büyüyerek kök saldım. Benim mirasım ise, Allah'ın ülkesindedir (Sirak 24, 1-12).

 

 

MEZMUR (147[146] 12-15, 19-20)

            Ey bütün müminler, Allah'ı yüceltiniz!

Yüceltiniz Rabbi, ey Yeruşalem halkı!

Ey Sion halkı, övünüz Allah'ınızı!

Çünkü güçlendirdi kapılarının demir

                        çubuklarını,

duvarlarının ortasında kutsadı oğullarını.

Barış sağlar sınırlarına,

doyurur seni gerçek buğdayla.

Gönderir yeryüzüne buyruklarını

ve hemen koşar onun sözü.

Açıkladı sözünü Yakub'a,

kurallarını ve buyruklarını İsrail'e.

Yapmadı bunu uluslardan başka hiç birine:

Onlar bilmezler onun yasalarını. Övün Rabbi!

 

AZİZ PAVLUS'UN EFESLİLERE

MEKTUBUNDAN SÖZLER

Allah ezelden beri kendi evlâtları olmamız için, bizleri seçti. Efesteki hıristiyanlar gibi, iman ve sevgiyle yaşayalım.

Rabbimiz Mesih İsa'nın Pederi, Allah'a övgüler olsun! Göklerde bizleri Mesih'te tüm kutsama nimetleriyle kutlu kılan O'dur. Dünyanın kuruluşundan önce O, bizleri Mesih'te seçti ki, kendi önünde yaşamamız sevgiyle dolu, kutsal ve kusursuz olsun. Kendi isteği ve merhameti uyarınca. Mesih İsa aracılığıyla kendisine öz çocukları olmamızı çok önceden sevgiyle belirledi. Öyle ki, sevgili Oğlunda karşılıksız olarak   bizlere bağışladığı yüce lûtfu övülsün.

Rab İsa'ya olan imanınızı ve tüm azizlere olan sevginizi öğrendiğimden beri, ben sizin için durmadan şükrediyorum ve sizi dualarımda hep anıyorum. Rabbimiz Mesih İsa'nın Allah'ı, yüceliğe bürünen Peder, kendisini tanımanız için size hikmet ve ilham ruhunu versin! Yüreklerinizi aydınlatsın ki, onun sizleri nasıl bir ümide çağırdığını, azizlerle birlikte paylaştığınız yüce mirasın zenginliğinin ne olduğunu anlıyabilesiniz (Ef. 1, 3-6, 15-18).

 

 

ALLELUYA, ALLELUYA! Dünyaya gelmiş, uluslara tanıtılmış ve dünyada iman edilmiş olan Mesih İsa, sana ebediyen övgüler olsun! (1. Tim. 3,16). ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN 

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Ezeldenberi Rabbimiz İsa Allah'ta idi. Dünyaya geldi ve ona iman edenlerin hepsine Allah'ın evlâtları olabilme gücünü verdi.

 

Başlangıçta Kelâm vardı. Kelâm Allah'ta idi ve Kelâm Allah idi. Başlangıçta O, Allah idi. Her şey onun aracılığıyla var oldu ve var olan hiç bir şey O'nsuz olmadı. Hayat onda idi ve hayat insanların ışığı idi. Işık karanlıklarda parladı, ama karanlıklar onu kavrayamadılar.

Kelâm dünyaya gelen her insanı aydınlatan gerçek ışık idi. O, dünyada idi ve dünya onun aracılığıyla var oldu, ama dünya onu tanımadı. O, kendi halkına geldi, ama kendi halkı onu kabul etmedi.

Fakat onu kabul edip, onun adına iman edenlerin hepsine O, Allah'ın evlâtları olmak hakkını verdi. Onlar ne kandan, ne bedenin isteğinden, ne de insanın isteğinden doğmuşlardır. Onlar Allah'tan doğmuşlardır.

Kelâm beden aldı ve aramızda yaşadı. Biz onun yüceliğini, Pederden gelen lûtuf ve gerçekle dolu olan biricik Oğul'un yüceliğini gördük (Yuh. 1,1-5, 9-14).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA 

Allah'ım, Oğlunun insan bedeni alması sayesinde, bu adakları kutsal kıl. Onun doğumuyla, tüm insanlara hakikat yolunu gösterdin ve onlara senin Hükümranlığını vaad ettin. Kurtuluşumuzun sırrını kutlarken, seni sevenlere hazırladığın nimetlere erişelim. Bunu, Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

KOMÜNYON 

Biricik Oğul, kendisini kabul edenlere, onun adına iman edenlerin hepsine, Allah'ın evlâtları olmak hakkını verdi (Yuh. 1, 12).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Yüce Allah, alçakgönüllülükle sana yalvarıyo-ruz: paylaştığımız bu ilâhi ekmekle, tüm günah-larımızdan bizi arıt ve kurtuluşumuza gerekli olan nimetlerini bağışla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EPİFANYA  BAYRAMI

6 Ocak

 

 

GİRİŞ İLAHİSİ

İşte evrene hükmeden Rabbimiz geliyor. Haş-met, kudret ve hükümranlık onun elindedir (Malaki 3, 1).

 

DUA   

Bir yıldızın rehberliği ve ışığıyla putperest uluslara biricik Oğlunu tanıtan yüce Allah, sana yalvarıyoruz: Bugün, imanımız sayesinde seni tanı-yan bizlerin birgün göklerde yüce Haşmetini açıkça görebilmemizi sağla. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hük-meden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

PEYGAMBER İŞAYA'NIN KİTABINDAN

SÖZLER

Peygamber İşaya'nın bahsettiği Yeruşalem kenti Kiliseyi temsil eder.İnsanlar hakikat ve sevginin ışığı altında birleşip mutluluğa kavuşacaklardır.

Ey Yeruşalem halkı, kalk! Aydınlığa kavuş ve ışılda, çünkü sana ışık geldi ve Allah'ın şanı senin üzerinde parladı. Bak! Karanlıklar dünyayı kaplarken, gölgeler milletler üzerine düşerken, senin üzerine Allah'ın ışığı doğar ve onun yü-celiği senin üzerinde parlar. Milletler senin ışı-ğına doğru, krallar senin pırıldayan şafağına doğru yürüyorlar. Gözlerini kaldır ve etrafına bak! İşte, hepsi toplanıp sana doğru koşuyorlar. Oğulların uzaklardan geliyor ve kızların kollar üzerinde taşınıyor. Bunu görünce, yüzün aydın-lanacak, yüreğin sevinçle dolup coşacaktır. Denizlerin hazineleri ve milletlerin zenginlikleri sana doğru akacak. Midya ve Efa'dan gelen deve sürüleri her yeri kaplayacak. Bütün Saba halkı gelecek, altın ve gümüş taşıyarak ilâhilerle Rabbi övecekler (İşaya 60, 1-6).

 

 

MEZMUR  (72[71] 1-2, 7-8, 1013)

            Hepiniz geliniz ve Allah'a secde ediniz.

Ey Allah'ım, senin yargı yetkini krala ver,

adaletini de kral oğluna.

Senin halkını adaletle yöneltsin,

düşkün kullarını da hakseverlikle!

Onun günlerinde, doğruluk çiçek açacak,

ay parladığı sürece, derin bir barış olacak.

Egemen olsun O, bir denizden ötekine,

ırmaktan yeryüzünün ucuna kadar!

Tarsis'in ve Adaların kralları

ona armağanlar sunacak.

Tüm krallar onun önünde secde kılacak,

Tüm uluslar ona hizmet edecekler.

Ona seslenen yoksulu kurtaracak

ve de desteği olmayan düşkünleri.

Güçsüz ve yoksul olana acıyacak,

mutsuzların canını kurtaracak.

 

AZİZ PAVLUS'UN EFESLİLERE

MEKTUBUNDAN SÖZLER

Allah'ın isteği, tüm insanların kurtulması.

Kardeşlerim, Allah'ın sizler için bana bağış-ladığı lûtfu öğrenmişsinizdir. Yukarda kısaca yazdığım gibi, tasarısının sırrını vahiy yoluyla bana açıklayıp bildirdi. Mektubumu okurken, Mesih'in sırrını nasıl öğrendiğimi anlayacaksınız. Söz konusu sır, daha önceki kuşakların insanlarına bu dönemde olduğu gibi, açıklan-mamıştı. Oysa şimdi Ruh aracılığıyla onun aziz havarilerine ve peygamberlerine açıklanmış bulunuyor. Böylece, İncil yoluyla diğer uluslar da Mesih İsa'da aynı mirasın ortakları, aynı bedenin üyeleri ve aynı vaadin paydaşlarıdır (Ef. 2, 2-6).

 

ALLELUYA, ALLELUYA! Doğuda onun yıldı-zını gördük ve hediyeler getirerek, Rabbe secde etmeye geldik (Mt. 2, 2). ALLELUYA!

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

İsrail'in din adamları Allah'ın sözlerini duymuş oldukları halde, Kurtarıcı Mesih'e ilgi gösterme-mişlerdi. Yabancılar ise, onu arayıp bulmuş-lardır. Yüce Allah, kendini arayanları her zaman gerçek nuruna kavuşturur.

İsa, kral Herodes'in zamanında, Yahudiye'nin Beytlehem kasabasında doğduğu zaman, doğu-dan müneccimler Yeruşalem'e gelip şöyle dedi-ler:

"Yahudilerin yeni doğan kralı nerede? Çünkü doğuda onun yıldızını gördük ve ona secde etmeye geldik."

Bunu duyunca, kral Herodes ve onunla birlikte tüm Yeruşalem telaşlandı. Herodes tüm Başkâ-hinleri ve halkın yazıcılarını toplayarak onlara Mesih'in nerede doğacağını sordu. "Yahudi-ye'nin Beytlehem kasabasında", diye cevap verdiler, çünkü peygamber aracılığıyla şöyle yazıl-mıştır: "Ey sen, Yahudiye bölgesindeki Beytlehem! Yahudiye kentleri arasında hiç de önemsizi değilsin, çünkü halkım İsrail'i güdecek olan önder senden çıkacaktır."

Bunun üzerine Herodes müneccimleri gizlice çağırttı ve onlardan yıldızın ne zaman onlara göründüğünü iyice öğrendi. Onları Beytlehem'e gönderek şöyle dedi: "Gidin, çocuk hakkında dikkatle araştırma yapın. Onu bulduğunuz zaman, bana haber verin ki, ben de gelip ona secde edeyim." Kralın bu sözleri üzerine, müneccimler yola çıktılar ve işte, doğuda görmüş oldukları yıldız önlerinden gidiyordu ve çocuğun bulunduğu yerin üzerine varınca, orada durdu. Yıldızı görünce, çok sevindiler. Eve girip, çocuğu annesi Meryem'le birlikte görünce, yere kapanarak ona secde ettiler. Hazinelerini açtılar ve ona hediye olarak, altın, günnük ve mür sundular.

Daha sonra, rüyada Herodes'in yanına gitmemeleri için uyarılınca, ülkelerine başka bir yoldan döndüler (Mt. 2, 1-13).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA 

Allah'ım sana yalvarıyoruz: Kilise'nin adaklarını sevgiyle kabul et, çünkü Kilise'nin sana sunduğu artık altın, günlük ve mür değil; bu adakların temsil ettiği ve kendini bizim için kurban eden ve bizim için gıda olan Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'dır. Bunu, Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

KOMÜNYON 

Yıldızın ardından yürüyen müneccimler gibi, bizler de hediyeler getirerek Rabbe secde etmeye geldik.

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA 

Allah'ım, ilâhi nurunla her yerde ve her zaman hayatımızı aydınlat ve ona yön ver. Katıldığımız bu kutsal Efkaristiya gizemini temiz kalple daha iyi anmamızı ve onun etkisi sayesinde sevgi içinde yaşamamızı sağla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

MESİH  İSA'NIN  VAFTİZİNİN  BAYRAMI

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Mesih İsa vaftiz olduğu zaman, gökler açıldı ve Kutsal Ruh bir güvercin gibi inip onun üzerine geldi. Göklerden gelen bir ses: "Sevgili Oğlum budur; bütün sevgim ondadır" diye duyuldu (Mt. 3, 16-17).

 

 

DUA

Ebedi ve her şeye kadir Allah, Mesih İsa Ürdün nehrinde vaftiz olduğu ve Kutsal Ruh onun üzerine indiği sırada onun sevgili Oğlun olduğunu bildirdin. Dualarımızı ve dileklerimizi kabul et; su ve Kutsal Ruh'la yeniden doğan evlatlarının daima sevginle yaşamalarını sağla. Bunu seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

PEYGAMBER İŞAYA'NIN KİTABINDAN

SÖZLER

İşte sevdiğim benim kulum!

 

İşte seçtiğim benim kulum, onu destekledim. İşte sevdiğim benim kulum! Milletlere adaleti versin diye ona ruhumu verdim. Bağırmayacak, sesini yükseltmeyecek, meydanlarda sesini duyurmayacaktır. Kırık kamışı ezmeyecek, sön-mekte olan fitili üflemeyecektir. Şaşmadan hak-kı bildirecektir. Dünyada hak ve adaleti yerleş-tirinceye kadar yorulmayacak ve cesaretini yitirmeyecektir.

En uzak adalarda, insanlar onun buyruklarını özleyeceklerdir. Ben seni doğruluk içinde çağır-dım, elinden tuttum ve seni yetiştirdim. Seni halkıma sevgimin simgesi ve milletlere ışık olmak için seçtim. Körlerin gözlerini açacaksın; tutsakları hapisten ve karanlıkta bulunanları zindandan kurtaracaksın (İşaya 42, 1-4,7).

 

MEZMUR (29[28]1,4-10)

            Allah milletini takdis eder,

            ona barış ve huzur bağışlar.

Belirtin, ey siz, Rabbin oğulları,

belirtin Rabbin şan ve kudretini!

Belirtin Rabbin adının şanını!

Kutsal Mabedinde Rabbin önünde secde edin!

Rabbin sesi sular üzerinde çınlıyor,

yüce Allah şimşekleri gürletiyor.

Rabbin sesi güçlüdür,

Rabbin sesi görkemlidir.

Rab tufana hükmediyordu,

Rab tahtı üzerinde ebediyen hüküm sürecektir.

Rab halkına güç verecek,

Rab halkına barış verecek,

Onu mutlu kılacaktır.

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Mesih İsa dolaştığı her yerde iyilik yaptı.

 

Petrus Filistin'deki Kayseri'ye varınca, Roma ordusundan bir subayın evine gitti ve orada şöyle dedi: "Gerçekten anlıyorum ki, Allah insanlar arasında ayırım yapmaz ve her ulusun içinde, kendisinden korkan ve doğrulukla yaşayan insanları benimser. Kelam'ını İsrail oğullarına gönderdi ve tüm insanların Rabbi olan Mesih İsa aracılığıyla barış müjdeledi. Yahya'nın vaftiz çağrısından sonra, Celile'den başlayarak tüm Yahudiye'de meydana gelen olayları biliyorsunuz. Allah'ın Nasıralı İsa'yı nasıl Kutsal Ruh'la ve kudretle meshettiğini biliyorsunuz. İsa her yeri dolaşarak iyilik yapıyor ve     şeytanın eline düşmüş olanların hepsini iyileştiriyordu. Çünkü Allah onunla beraberdi (Hav. Kit. 10, 34-38).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Gök açıldı ve Pederin sesi işitildi: "Benim sevgili Oğlum budur, onu dinleyiniz" (Mk 1, 11).  ALLELUYA!

 

 

A YILI

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa günahsız olduğu halde, bize örnek olmak için vaftiz edilmek istedi. Peder ona sevgisini açıkladı. Kutsal Ruh da onun üzerine indi. Böylece ilk kez olarak, Kutsal Üçlü Birlik (Teslis) açıklanmış oldu.

O günlerde, İsa vaftiz edilmek üzere Celile'den gelerek Ürdün nehrine doğru Yahya'nın yanına gitti. Ama Yahya bunu önlemek isteyerek şöyle dedi:

"Benim senin tarafından vaftiz edilmem gerekirken sen mi bana geliyorsun?" İsa ona şu karşılığı verdi: "Şimdi izin ver bana, çünkü doğ-ru olan her şeyi bu şekilde yerine getirmemiz  gerekir".

O zaman Yahya O'nun isteğine razı oldu. İsa vaftiz olur olmaz sudan çıktı. İşte o anda gökler açıldı ve İsa, Allah'ın Ruhu'nun bir güvercin şeklinde inip üzerine konduğunu gördü. Göklerden gelen bir ses de şöyle dedi: "Sevgili Oğlum budur. Bütün sevgim O'ndadır" (Mt. 3, 13-17).

 

B YILI

 

AZİZ MARKOS TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Benim sevgili Oğlum budur, onu dinleyiniz.

Yahya çölde şöyle sesleniyordu: "Benden sonra benden daha güçlü olan biri geliyor. Ben eğilip onun çarıklarının bağlarını çözmeye bile layık değilim. Ben sizleri suyla vaftiz ettim, ama O sizi Kutsal Ruh'la vaftiz edecektir."

O günlerde, İsa Celile'nin Nasıra kentinden geldi ve Ürdün nehrinde Yahya tarafından vaftiz edildi.

İsa tam sudan çıkarken, göklerin açıldığını gördü. Göklerden "Sen benim sevgili Oğlum'sun; senden hoşnudum."  diyen bir ses geldi  (Markos 1, 7-11).

C YILI

 

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa Allah'ın sevgili Oğlu'dur.

 

Halk bekleyiş içinde iken, Yahya'yla ilgili olarak herkesin aklından, "Acaba Mesih bu mu?" sorusu geçiyordu. Yahya ise, herkese şöyle cevap verdi: "Ben sizleri suyla vaftiz ediyorum; ama benden daha güçlü olan biri geliyor. Ben O'nun çarıklarının  bağını çözmeye layık değilim. O sizi Kutsal Ruh'la ve ateşle vaftiz edecek."

Bütün halk vaftiz olurken, İsa da vaftiz oldu. Kendisi dua ederken gök açıldı ve Kutsal Ruh bedensel bir görünüm alarak güvercin biçiminde O'nun üzerine indi. Gökten gelen bir ses de, "Sen benim sevgili Oğlum'sun, senden hoşnudum" dedi (Lk. 3,15-16, 21-22).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, bugün Mesih İsa'nın senin sevgili Oğlun olduğunu bize açıkladın. Sana sunduğumuz bu adakları kabul et ki, kurbanımız dünyanın günahlarını affeden Mesih İsa'nın mükemmel kurbanıyla birleşsin. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

KOMÜNYON

Yahya şu tanıklığı yaptı: "Evet, gördüm ve tanıklık ediyorum ki, O, Allah'ın Oğludur" (Yuh. 1, 32-34).

 

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Kutsal ekmekten kuvvet aldıktan sonra sana yalvarıyoruz, Allah'ım. Biricik Oğlunun sözlerini dikkatle dinledik; bizlerin senin evlatların olarak sayılmamızı ve gerçekten senin evlatların olmamızı sağla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

ORUÇ   DEVRESİ

____________________

 

KÜLLERİN      TAKDİS  EDİLMESİ

VE  ORUÇ   BAŞLANGICI

 

 

 

GİRİŞ  İLAHİSİ

Allah'ım, bütün insanlara merhamet edersin. Yarattığın insanların hiçbirini terketmezsin. İnsanların günahlarına bakmazsın. Pişman oldukları zaman, onları affedersin, çünkü sen, Rabbimiz ve Allah'ımızsın. (Bilgelik 11, 24- 27)

  

DUA

Allah'ım, imanla girdiğimiz bu oruç günlerinde, nefsimizi yenerek ve iyilik yaparak, manevî hayatımızı güçlendirebilmemiz için, lütfunu bizlerden esirgeme. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

 

PEYGAMBER YOEL'İN KİTABINDAN

SÖZLER

 

Bizi affeden Allah'a dönelim.

Rab şöyle diyor: "Bana, bütün yüreğinizle, oruçla ve göz yaşlarıyla dönün. Elbiselerini

 

KÜLLERİN      TAKDİS  EDİLMESİ

VE  ORUÇ   BAŞLANGICI

 

 

 

GİRİŞ  İLAHİSİ

Allah'ım, bütün insanlara merhamet edersin. Yarattığın insanların hiçbirini terketmezsin. İnsanların günahlarına bakmazsın. Pişman oldukları zaman, onları affedersin, çünkü sen, Rabbimiz ve Allah'ımızsın. (Bilgelik 11, 24- 27)

  

DUA

Allah'ım, imanla girdiğimiz bu oruç günlerinde, nefsimizi yenerek ve iyilik yaparak, manevî hayatımızı güçlendirebilmemiz için, lütfunu bizlerden esirgeme. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

 

PEYGAMBER YOEL'İN KİTABINDAN

SÖZLER

 

Bizi affeden Allah'a dönelim.

Rab şöyle diyor: "Bana, bütün yüreğinizle, oruçla ve göz yaşlarıyla dönün. Elbiselerinizi yırtmak yetmez, yüreğiniz parçalansın. Allah'ı-nız olan Rabbe dönün, çünkü kendisi şefkat ve merhametle doludur, çabuk öfkelenmez ve vereceği cezadan vazgeçmeye hazırdır. Onun mer-hameti büyüktür. Kim bilir? Belki Rab, yine bize yüzünü gösterecek, vereceği cezayı unutacak-tır... ve sizlere nimetlerini bağışlayacaktır. Böy-lece Allah'ınız olan Rabbe kurbanlarınızı tekrar sunabileceksiniz.

Siyon kentinde boru çalınız, oruç tutarak kalp-lerinizi arıtınız, halkı toplayınız, cemaati kutsal ayine çağırınız. Yaşlıları, gençleri ve hatta ufak çocukları bir araya toplayınız. Damat odasından ve gelin gerdeğinden çıksın. Rahipler ve Rabbin hizmetinde bulunanlar Mabed'in girişi ve Sunak arasında ağlayarak, şöyle desinler:

Ey Rab, halkını esirge ve ona merhamet et! Sana inananları, düşmanların hakaret ve alaylarından koru. Düşmanlar: "Bunların Allah'ı nerede" demesinler. Rab memleketinden sevgisini esirgemedi ve halkına acıdı. (Yoel 2,12-18)

 

 

MEZMUR   (51[50]3-6-17)

            Rabbim, içimizde yeni bir kalp yarat!

Ey Allah'ım, sevginle acı bana!

Sonsuz merhametinle günahlarımı affet!

Yıka beni her kötülükten,

temizle beni her günahtan.

Çünkü suçlarımı biliyorum

ve günahım daima önümdedir.

Yalnız sana karşı, evet sana karşı günah

                        işledim,

senin gözünde kötü olan neyse, onu yaptım.

Ey Allah'ım, temiz bir kalp yarat bende,

yepyeni bir ruh uyandır içimde.

Beni kendinden uzağa atma,

kutsal ruhunu benden geri alma.

Geri ver bana kurtuluş sevincini,

İçimde güçlü bir ruh sağla.

Ey Rab, aç dudaklarımı,

ağzım sana övgüler duyursun!

 

 

AZİZ PAVLUS'UN KORİNTOSLULARA

2. MEKTUBUNDAN SÖZLER

Pişmanlık duyarak Allah'a dönelim!

Kardeşlerim, biz, Mesih'in elçileriyiz. Allah'ın kendisi, bizim aracılığımızla sizlere çağrıda bulunuyor. Mesih'in adına yalvarıyoruz: Allah'la barışın. Allah, Mesih sayesinde ilâhi kutsallı-ğına kavuşabilmemiz için, günahı bilmeyen Mesih'e bizim için günah yükledi. Allah'la birlikte çalışan bizler, Allah'ın size verdiği lûtfun sizde boş yere ve etkisiz kalmamasını ayrıca rica ediyoruz. Çünkü Allah şöyle diyor: "Uygun zamanda seni dinledim, kurtuluş gününde sana yardım ettim". Uygun zaman, işte şimdidir; kurtuluş günü işte şimdidir (II. Kor. 5,20;  6, 1-2).

AYET

Sözlerin, Rabbim, hakikattır ve emirlerin kurtuluşumuzu sağlar. Mesih İsa şöyle diyor: "Tövbe edin, çünkü Allah'ın hükümranlığı yakındır."

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN 

MESİH İSA'NIN İNCIL'İNDEN  SÖZLER

Her şeyi Allah sevgisi için yapmamız gerekir.

İsa kalabalığı görünce, dağa çıktı ve oturduktan sonra şakirtlerine şunları öğretmeye başladı: "Dikkat edin! Doğruluğunuzu ispat eden ibadet ve iyiliklerinizi, insanların gözü önünde gösteriş amacıyla yapmayın. Yoksa Pederinizin katında karşılığınız olmaz.

Bu nedenle, sadaka verdiğin zaman, insanlardan saygı görmek için ikiyüzlülerin havra ve sokaklarda yaptıkları gibi, önünde boru öttürme. Doğrusunu size söylüyorum ki, bunlar karşılıklarını almışlar. Ama sen, sadaka verdiğin zaman, sol elin sağ elinin yaptığını bilmesin. Öyle ki, verdiğin sadaka gizli kalsın. Gizli olanı gören Peder'in sana karşılık verecektir.

Dua ettiğiniz zaman, ikiyüzlüler gibi yapmayın. Onlar herkes kendilerini görsün diye havralarda ve sokak köşelerinde ayakta durup dua etmeyi severler. Doğrusunu size söylüyorum ki, onlar karşılıklarını almışlardır. Ama sen, dua ettiğin zaman, arka odana çekil, kapını kapat ve orada görünmez Pederine dua et. Gizli olanı gören Pederin, sana karşılık verecektir.

Oruç tuttuğunuz zaman, ikiyüzlüler gibi surat asmayın. Onlar, oruç tuttuklarını insanlara göstermek için suratlarını asarlar. Doğrusunu size söylüyorum ki, onlar karşılıklarını almış-lardır.

Ama sen, oruç tuttuğun zaman, güzel kokular sür ve yüzünü yıka, öyle ki insanlar değil, orada görünmez Pederin oruç tuttuğunu görsün. Gizli olanı gören Pederin sana karşılık verecektir" (Mt.6, 16-18).

 

 

KÜLLERİN TAKDİS EDİLMESİ

Allah'ım, alçakgönüllü olanlardan ve günah-larını itiraf edenlerden, merhametini hiç bir zaman esirgemezsin. Lütfet, dualarımızı dinle: alınlarımıza dökülecek olan bu külleri şefkatinle takdis et (+). Mademki topraktan olduğumuzu ve tekrar toprak olacağımızı kabul ediyoruz, o halde oruç tutarak ve emirlerini yerine getirerek, günahlarımızın affını kazanalım ve dirilmiş olan Oğluna benzeyerek, yeni bir yaşama kavuşalım. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

Rahip herkesin alnına kül  dökerek şunu der:

 

Allah'a dön  ve kurtuluş sağlayan sözlere inan.

veya

Topraktan olduğunu

ve tekrar toprağa döneceğini unutma.

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Rabbim, oruç günlerine başlarken, bu kutsal kurbanı sana sunuyor ve yalvarıyoruz. Temiz kalple ve imanla Oğlunun ıstıraplarını paylaşarak, günahlarımızdan pişmanlık duymamız ve iyilik yapabilmemiz için yardımını bizden esirgeme. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

KOMÜNYON

Gece gündüz, Kutsal Yasa üzerinde düşünen, meyvesini zamanında verir (Mezmur 1,2-3).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Allah'ım, orucumuzu, seni hoşnut edecek ve bizleri selâmete kavuşturacak şekilde tutabilmemiz için, aldığımız kutsal ekmek sayesinde, kalplerimizi doğruluk ve sevgiye yönelt. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

1.  PAZAR  GÜNÜ

 

GİRİŞ       İLAHİSİ

Kulum beni çağırırsa, ona cevap vereceğim. Sıkıntıda onunla beraber olacağım. Onu kurtaracağım ve yücelteceğim. Uzun günlerle onu doyuracağım (Mezm. 91, 15-16).

 

DUA

Her şeye kadir Allah, sana yalvarıyoruz: bize yardım et ki, bu kutsal oruç günlerinde tövbe ederek ve imanlı bir yaşam sürerek, Mesih İsa'yı daha iyi tanıyıp sevelim ve onun sağladığı kurtuluşa layık olalım. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

A YILI

 

 

TEKVİN KİTABINDAN SÖZLER

Adem ve Havva'nın günahı.

Başlangıçta, Rab Allah göğü ve yeri yarattı. Sonra, yerin çamurundan adamı biçimlendirdi. Onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam canlı bir varlık oldu. Sonra Rab Allah, doğuda, Eden'de bir bahçe hazırladı ve yarattığı adamı oraya yerleştirdi. Rab Allah, görünüşü güzel, meyveleri iyi olan her çeşit ağacı yetiştirdi. Bahçenin ortasında, iyiliği ve kötülüğü bilme ağacı vardı ve hayat ağacı da vardı.

Yılan, Rab Allah'ın yapmış olduğu tüm hayvanların en kurnazı idi. Kadına şöyle dedi: "Allah, size gerçekten, bahçedeki ağaçların  herhangi birinden yemeyin, dedi mi"? Kadın yılana şöyle cevap verdi: "Bahçenin ağaçlarının meyvelerinden yiyebiliriz, ama bahçenin ortasındaki ağacın meyvesi hakkında Allah: 'Ondan yemeyeceksiniz ve ona dokunmayacaksınız; yoksa öleceksi-niz' dedi".

Bunun üzerine yılan kadına şöyle dedi: "Katiyen ölmeyeceksiniz, çünkü Allah bilir ki, ondan yedi-ğiniz anda, gözleriniz açılacak ve sizler ilahlar gibi, neyin iyi ve neyin kötü olduğunu bileceksiniz". Kadın gördü ki, ağaçın meyvelerinin yenmesi iyi ve görünüşü hoştu ve ağaç, bilgeliği sağlayacak olan çekici bir ağaç idi. Onun meyvesinden aldı ve yedi. Yanında bulunan kocasına da verdi; o da yedi. O zaman, ikisinin gözleri açıldı ve çıplak olduklarının farkına vardılar (Tevrat, Tekvin 2, 7-9; 5-6; 12-14; 17).

 

 

MEZMUR  (51 [50] 3-4, 5-6, 12-14, 17)

            Rabbim, bizi affet,

            çünkü günah işledik.

Ey Allah'ım, sevginle acı bana!

Sonsuz merhametinle günahlarımı affet!

Yıka beni her kötülükten,

temizle beni her günahtan.

Çünkü suçlarımı biliyorum

ve günahım daima önümdedir.

Yalnız sana karşı,

evet sana karşı günah işledim.

Senin gözünde kötü olan neyse, onu yaptım.

Ey Allah'ım, temiz bir kalp yarat bende,

yepyeni bir ruh uyandır içimde.

Beni kendinden uzağa atma,

kutsal ruhunu benden geri alma.

Geri ver bana kurtuluş senvincini,

İçimde güçlü bir ruh sağla.

Ey Rab, aç dudaklarımı,

ağzım sana övgüler duyursun!

 

 

 

AZİZ PAVLUS'UN ROMALILARA MEKTUBUNDAN SÖZLER

Hepimiz günahkarız, ama Kurtarıcımız İsa sayesinde kurtuluşa ve ebedi hayata kavuştuk.

Kardeşlerim, nasıl ki tek bir insan yüzünden günah dünyaya girmişse, günah yüzünden de ölüm dünyaya girmiştir. Böylece ölüm, bütün insanlara yayılmıştı, çünkü hepsi günah işlemişti.

Musa Yasa'sından önce de, dünyada günah vardı, ama Yasa yokken, günahın hesabı tutulmaz. Oysa, Adem'den Musa'ya kadar ölüm egemen olmuştur. Ölüm, Adem'in suçuna ben-zer bir günah işlememiş olanlar üzerinde de egemenliğini sürdürmüştür. Adem, gelecek olan kurtarıcı Mesih'in sembolü idi. Ama, Allah'ın lütfu Adem'in suçu gibi değildir. Çünkü eğer tek birinin suçu yüzünden birçokları ölüme mah-kum ise, daha çok Allah'ın lütfu ve tek bir adam yani Mesih sayesinde verilen bağış, birçokları üzerinde bol bol dağıtıldı.

Allah'ın bağışı, o tek adamın günahının sonucu gibi değildir. Tek bir günahtan sonra verilen yargı mahkümiyet getirdi; Allah'ın lütfu ise, birçok suçlardan sonra, kurtuluşu sağladı. Eğer ölüm tek bir adamın suçu yüzünden ve o tek adam aracılığıyla egemenlik sürdüyse, Allah'ın cömertçe verilen lütfuna ve kurtuluşu sağlayan onun armağanına kavuşanlar, daha da kesin  bir şekilde, bir tek adam, yani Mesih İsa sayesinde egemenlik  süreceklerdir. Kısacası, nasıl tek birinin suçu yüzünden mahkumiyet bütün insanları kapsadıysa, tek birinin doğruluğu nedeniyle ya-şam veren doğruluk tüm insanları kapsamıştır.

Gerçekten, tek bir adamın itaatsizliği yüzünden nasıl birçokları günahkar olmuşsa, tek bir ada-mın itaati sayesinde, birçokları doğru kılına-caktır (Rom. 5, 12-19).

 

AYET

Rabbim, senin sözün Hakikat'tir ve senin emirlerin kurtuluşu sağlar. İnsan yalnız ekmekle değil, Allah'ın ağzından çıkan her sözle yaşar (Mt. 4, 4).

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Oruç tutarak şeytana karşı güçlü olacağız.

Mesih İsa vaftiz, olduktan sonra, şeytanın denemelerinden geçmek üzere Ruh tarafından çöle götürüldü. Kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı. Şeytan yaklaşıp ona: "Eğer Allah'ın Oğlu isen, söyle de şu taşlar ekmek olsun" dedi. İsa ona şu karşılığı verdi: "Kitapta şöyle yazılmıştır. İnsan yalnız ekmek ile yaşamaz, Allah'ın ağzından çıkan her sözle yaşar."

Bundan sonra, Şeytan onu kutsal kente götürdü. Mabedin yüksek tepesine çıkarıp şöyle dedi: "Eğer Allah'ın Oğlu isen, at kendini buradan aşağı, çünkü şöyle yazılmıştır: 'Allah, senin için meleklerine emir verecek ve onlar, ayağın taşa çarpmasın diye seni elleri üzerinde taşıy-acaklar." İsa ona: "Sen, Rabbin olan Allah'ı denemeyeceksin' diye yazılıdır" cevabını verdi.

Bu kez Şeytan İsa'yı çok yüksek bir dağa götürdü. Dünyanın tüm ülkelerini ve zenginliklerini ona göstererek şöyle dedi: "Eğer yere  kapanıp bana taparsan, bütün bunları sana vereceğim." O zaman İsa ona şöyle dedi: "Çekil, Şeytan, çünkü Kitap'ta şöyle yazılmıştır: "Rabbin olan Allah'a tapacaksın ve yalnız O'na hizmet edeceksin!"

Bunun üzerine Şeytan İsa'yı bırakıp gitti. Melekler de gelip ona hizmet ettiler (Mt. 4, 1-11).

 

 

B YILI

 

 

TEKVİN  KİTABINDAN SÖZLER

Yüce Allah insanlarla bir "Antlaşma" yaptı.

Tufandan sonra, yüce Allah Nuh'a ve oğullarına şöyle dedi: "İşte, ben sizinle, sizden sonra gelecek nesillerle ve tüm canlı varlıklarla, kuşlar, ehlî ve yabanî hayvanlar, kısacası gemiden sizinle birlikte çıkan hayvanların hepsiyle bir "Antlaşma" (Ahit)  yapıyorum. Evet, sizinle bir "Antlaşma" yapıyorum: artık hiç bir canlı Tufanın sularıyla yok olmayacak ve artık hiç bir tufan, yeryüzünü yıkıp mahvetmeyecektir."

Yüce Allah, yine şöyle dedi: "Bütün nesiller için geçerli olmak üzere sizinle ve yanınızda bulunan tüm canlı varlıklarla yaptığım Antlaşma'nın simgesi, bulutlar arasına koyduğum gökkuşağı olacaktır. O, aramızdaki "Antlaşma'yı" hatırlata-caktır.

Yeryüzü üzerine bulutlar topladığım ve o anda gökkuşağı bulutlar arasında göründüğü zaman, sizinle ve tüm canlı varlıklarla olan "Antlaş-ma'mı" hatırlayacağım ve artık sular tufan haline gelip, canlıları ve insanları yoketmeyecektir" (Tekvin  9, 8-15).

 

MEZMUR  (25[24]4-9)

            Yollarını bana göster, Rabbim,

            hakikat yoluna beni yönelt.

           

Ey Rab, yollarını bana öğret,

yönlerini bana göster.

Gerçek yolunda yürümeyi bana öğret ve beni

                        eğit,

çünkü sen benim kurtarıcım ve Allah'ımsın.

Ey Rab, merhametini ve iyiliğini hatırla,

çünkü onlar ebedidir.

İyiliğin nedeniyle,

merhametin ölçüsünde beni hatırla.

Rab iyi ve doğrudur,

bu nedenle günahkârlara yol gösterir.

Kendi kaderine razı olanları adaletle yönetir,

ve alçakgönüllülere  kendi yolunu öğretir.

 

 

AZİZ PETRUS'UN l. MEKTUBUNDAN SÖZLER

Mesih İsa ölüp, dirildi ve Allah'ın sağına yükseldi. İnsan yaşamına katılıp ölümü bile kabul etmiş olan Mesih İsa'nın ardından giden her insan, vaftiz olup ebedî hayata kavuşacaktır.

Kardeşlerim, Mesih İsa, bizleri Allah'a kavuş-turmak için günahlarımıza karşılık kurban olarak bir kez öldü. Günahsız olan O, günahkâr olanlar için öldü. Bedence öldürülmüş, ama Ruh'la kendisine yaşam sağlanmıştır. Bu Ruh'un etkisiyle gidip ölümün pençesinde esir kalmış olan ruhlara müjde vermiş. Bu ruhlar bir zamanlar, Nuh'un günlerinde gemi yapılırken, Allah'ın sabrına rağmen ona karşı gelmişlerdir. O gemide pek az, yani sekiz  kişi sudan kurtulmuş. Bu olay şimdi sizleri kurtaran vaftizi simgeliyor. Vaftiz olmak, bedenin kirden temizlenmesi demek değil, İsa Mesih'in dirilişi sayesinde, temiz vicdanla Allah'a bağlanmak demektir.

Mesih İsa göğe çıkmıştır ve Allah'ın sağındadır. Melekler ve tüm evrenin güçleri onun egemenliği altına alınmıştır (l. Petrus 3, l8-22).

 

 

AYET

Mesih İsa şöyle dedi "İnsan yalnız ekmekle değil, Allah'ın ağzından çıkan her sözle yaşar" (Mt.4, 4).

 

 

AZİZ MARKOS TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCIL'İNDEN SÖZLER

Tövbe edin ve İncil'e iman edin.

Ruh, İsa'nın vaftizinden sonra onu  çöle götürdü. İsa kırk gün çölde kalarak Şeytan tarafından denendi. Yabanî hayvanlar arasında kaldı ve melekler ona hizmet ediyorlardı.

Yahya'nın tutuklanmasından sonra, İsa, Allah'ın Müjdesini yayarak, Celile'ye gitti. Şöyle diyordu: "Vakit doldu. Allah'ın hükümranlığı yaklaştı. Tövbe edin ve Müjdeye iman edin" (Mk. l, l2-l5).

 

 

C YILI

 

 

TESNİYE  KİTABINDAN SÖZLER 

 

Bize bağışladığı nimetlerden dolayı yüce Allah'a daima şükredelim.

Peygamber Musa, İsrail halkına şöyle dedi: "Tanrı size vaadettiği ülkede yerleştiğiniz zaman, ilk ürünü, adak olarak sunacaksınız. Rahip elinizden sepeti alıp Allah'ın sunağı önüne koyacaktır. Allah'ın huzurunda şunu diyeceksiniz: Atamız göçebe bir Arami idi ve Mısır'da aşiretiyle birlikte bir yabancı gibi yaşadı. Sonra, büyük, güçlü ve çok sayıda bir millet oldu. Mısırlı'lar bize karşı kötü davrandılar ve bizi zulmedip köle yaptılar.

O zaman, atalarımızın Tanrı'sını yardıma çağırdık ve O, sesimizi dinledi. Düşkünlü-ğümüzü, yoksulluğumuzu ve sıkıntılarımızı gördü. Tanrı güçlü eli ve sert koluyla, korkunç olay ve mucizeler yaratarak bizleri Mısır'dan çıkardı. Bu ülkeye kadar bizi getirdi. Süt ve bal akan  bu ülkeyi bize verdi.

Ey Tanrı, işte, senin verdiğin toprakların ilk ürünü, adak olarak sana sunuyoruz" (Tesniye 26,

4-10).

MEZMUR  (91[90]1-2, 10-15)

            Rabbim, sıkıntılarımda benimle ol.

Kim yüce Tanrı'ya sığınırsa,

herşeye kadir Olan'ın gölgesinde huzur bulur.

Rabbe der ki: "Sen beni koruyan kalemsin.

Allah'ım sensin: sana güvenirim! "

Felaket gelmeyecek başına,

hiç bir kötülük yaklaşmayacak çadırına.

Çünkü buyuracak o, meleklerine

tüm yollarında seni korumalarını.

Taşıyacaklar onlar, seni kollarında,

taşa çarpmasın diye ayağın.

Basıp geçeceksin, aslan ve engerek üzerinden,

çiğneyeceksin kaplanı ve ejderi.

Bana bağlandığı için, onu kurtaracağım,

adımı tanıdığı için, onu koruyacağım.

Beni çağırırsa, ona cevap vereceğim,

sıkıntıda onunla beraber olacağım.

Evet kurtaracağım ve yücelteceğim onu.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN ROMALILARA MEKTUBUNDAN SÖZLER

Her kim Rabbin adına inanarak ona seslenirse, kurtulacaktır.

Kardeşlerim, Kutsal Kitapta şöyle denilir: "Allah'ın sözü sana yakındır, senin ağzında ve yüreğindedir. "İşte duyurduğumuz iman sözü budur. Eğer İsa'nın Rab olduğunu ağzınla açıkca belirtir ve Allah'ın onu ölüler arasından dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın. Gerçekten, insan yürekten iman etmekle aklanır, imanını ağzıyla açıklamakla da kurtulur. Çünkü Kutsal Yazı şöyle der: "Ona iman eden hiç kimse utandırılmayacaktır. Artık Yahudi ve Yunanlı ayrımı yoktur: aynı Rab, hepsinin Rabbidir, kendisine seslenenlerin hepsi için cömerttir. Kitap şöyle der: "Her kim Rabbin adını yardıma çağırsa, kurtulacaktır" (Rom. 10, 8-13).

 

 

AYET

Mesih İsa şöyle dedi: "İnsan yalnız ekmekle değil, Allah'ın ağzından çıkan her sözle yaşar" (Mt. 4, 4).

 

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih Isa bizi kurtarmak için, iktidar ve doğaüstü olaylar peşinde koşmadı, fakat Pederine güvenerek sevgi ve fedakarlık yolunu seçti.

 

Mesih İsa Kutsal Ruh'la dolu olarak, Ürdün nehrinden döndü ve Ruh'un etkisi altında kırk gün çölde kalarak Şeytan tarafından denendi. O günlerde, hiçbir şey yemedi ve bu sürenin sonunda acıktı. Bunun üzerine Şeytan ona: "Eğer Allah'ın Oğlu isen, şu taşa söyle de ekmek olsun! " dedi. İsa ona şöyle karşılık verdi: "İnsan yalnız ekmekle yaşamaz! diye yazılmıştır."

Sonra Şeytan İsa'yı yüksek bir yere götürüp bir anda ona dünyanın bütün ülkelerini göstererek şöyle dedi: "Tüm egemenlik ve görkemleriyle bunları sana vereceğim, çünkü onlar bana verilmiştir; ben de istediğim kişiye veririm. Sen bana taparsan, hepsi senin olacak." İsa ona şu karşılığı verdi: "Rabbin olan Allah'a tapacaksın ve yalnız ona ibadet edeceksin! diye yazıl-mıştır."

O zaman, Şeytan onu Yeruşalem'e götürdü ve Mabedin tepesine çıkarıp ona şöyle dedi: "Eğer Allah'ın Oğlu isen, kendini buradan aşağı at, çünkü şöyle yazılmıştır: "Allah, seni korumaları için, meleklerine emir verecek ve ayağın bir taşa çarpmasın diye onlar seni elleri üzerinde taşıyacaklar." İsa ona şu karşılığı verdi: "Rabbin olan Allah'ı denemeyeceksin! diye buyurulmuş-tur."

Şeytan İsa'yı her bakımdan denedikten sonra bir süre için onun yanından ayrıldı  (Lk. 4,1-13).

 

 

 

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA 

Rabbim, bu kurbanın gizemini kutlarken, kutsal oruç ve tövbe günlerine başlıyoruz. Kalplerimizin adaklarımıza uygun olmasını sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

KOMÜNYON

Mesih İsa şöyle dedi: "İnsan yalnız ekmekle değil, Allah'ın ağzından çıkan her sözle yaşar" (Mt. 4, 4).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Allah'ım, sana yalvarıyoruz: İmanımızı kuvvetlendiren, ümidimizi arttıran ve sevgimizi besle-yen bu kutsal ekmeği bize her zaman ver. Gerçek hayatın ekmeği olan Mesih İsa'yı sevmemizi ve senin sözlerinin ışığında yaşamayı bize öğret. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2.  PAZAR  GÜNÜ

 

GİRİŞ  İLAHİSİ

Ey Rab, senin yüzünü arıyorum; benden çevirme yüzünü! Benden ayrılma, beni bırakma, ey kurtuluşumun Allah'ı! (Mezm. 27, 8-9)

 

DUA

Sevgili Oğlunun sözlerini dinlememizi isteyen yüce Allah, sana yalvarıyoruz: cennette yüce haşmetini görebilmemiz için, ruhumuzu sözle-rinle aydınlat ve içimizde temiz bir kalp yarat. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

A YILI

 

 

TEVRAT KİTABINDAN SÖZLER

Tanrı bizden zor iş istese de, İbrahim gibi ona güvenelim.

Peygamber İbrahim Ur kentinde yaşıyordu. Rab İbrahim'e şöyle dedi: "Memleketini, akrabalarını ve babanın evini terket ve sana göstereceğim memlekete git. Senden büyük bir millet yapacağım. Seni takdis edeceğim; senin adını yücel-teceğim ve sen, bir bereket kaynağı olacaksın. Seni yüceltenleri ben de yücelteceğim; kim sana lanet ederse, ben de ona lanet edeceğim. Yeryüzünün tüm ulusları seninle takdis edilecekler".

İbrahim, Rabbin kendisine söylediği gibi gitti. Lut da onunla birlikte gitti (Tekvin 12, 1-4).

 

MEZMUR (33[32] 4-5, 18-20, 22)

            Bizim umudumuz sende olduğu gibi,

            sevgin üzerimizde olsun, Rabbim!

Rabbin sözü doğrudur

ve tüm işleri güvene layıktır.

Rab adaleti ve doğruluğu sever;

yeryüzü, Rabbin sevgisiyle doludur.

Rabbin gözü kendisinden korkanların

            üzerinde,

O'nun sevgisine umut bağlayanların

            üzerindedir.

Rab onların ruhlarını ölümden korur

ve kıtlık zamanında onları yaşatır.

Ruhumuz güvenle Rabbi bekler;

yardımcımız ve kalkanımız odur!

Bizim umudumuz sende olduğu gibi

sevgin üzerimizde olsun, Rabbim!

 

 

AZİZ PAVLUS'UN TİMOTEUS'A

2. MEKTUBUNDAN SÖZLER

Yüce Allah, bizi kendi ilahi hayatına kavuşmaya davet eder.

Sevgili oğlum, Rabbimiz için tanıklık etmekten, ya da onun uğruna benim tutuklu olduğumdan dolayı utanç duyma. İncil'i yaymak için benimle birlikte sıkıntıları paylaş. Allah, yaptığımız işle-ri sayarak değil, fakat kendi tasarısı ve lütfu uya-rınca, bizi kurtarıp kutsal bir yaşama çağırdı.

Bu lütuf daha asırlardan önce Mesih İsa'da bize verilmiş, ancak onun gelişiyle belirlenmiştir, çünkü kurtarıcımız Mesih İsa ölümü yenmiş ve İncil'in aracılığıyla yaşamı ve ölümsüzlüğü ortaya çıkarmıştır (2. Tim. 1, 8-10).

 

 

AYET

Parlak buluttan Peder'in sesi geldi ve şöyle dedi: "Sevgili Oğlum budur. Onu dinleyin." (Mt. 17, 5)

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa Havarilerine ilahi şanıyla göründü.

O gün, Mesih İsa yanına Petrus, Yakup ve onun kardeşi Yuhanna'yı alıp onları yüksek bir dağa götürdü. Orada, onların gözlerinin önünde onun görünümü değişti. Yüzü güneş gibi parladı, giysileri ışık gibi bembeyaz oldu. Birden, onlara Musa ve İlyas göründü. İsa ile konuşuyorlardı.

Petrus söz alarak İsa'ya şöyle dedi: "Ya Rab, burada bulunmamız ne iyi oldu! İstersen burada üç çadır kurayım: biri sana, biri Musa'ya, biri de İlyas'a".

Petrus hala konuşurken, parlak bir bulut onları gölgesine aldı ve buluttan "Sevgili Oğlum budur, Ondan hoşnudum. Onu dinleyin" diye bir ses geldi.

Şakirtler bunu işitince, yüzüstü yere kapandılar ve çok korktular. Ama İsa yaklaşıp onlara dokundu ve "Kalkın, korkmayın!" dedi. Gözlerini kaldırınca, İsa'dan başka kimseyi görmediler.

Dağdan inerlerken İsa onlara: "İnsanoğlu ölüler arasından dirilinceye kadar, bu gördüklerinizi hiç kimseye söylemeyin" diye buyurdu (Mt. 17, 1-9).

 

B YILI

 

 

TEKVİN KİTABINDAN SÖZLER

İbrahim büyük sıkıntılara rağmen, Allah'a sadık kaldı.

Yüce Allah İbrahim'i denemek için ona: "İbrahim!" diye seslendi. O da: "İşte, buradayım!" diye cevap verdi. O zaman Allah ona şöyle dedi: "Oğlunu, sevgili ve biricik oğlun İsahak'ı al ve Moriya ülkesine git. Orada, sana göstereceğim dağın üzerinde onu kurban et."

Allah'ın göstermiş olduğu yere vardıkları zaman İbrahim, oğlunu kurban olarak sunmak için, elini bıcağına uzattı. O sırada, Rabbin meleği gökten ona: "İbrahim! İbrahim!" diye seslendi. İbrahim: "İşte buradayım!" diye cevap verdi. O zaman melek ona: "Elini çocuğa uzatma ve ona dokunma, dedi, çünkü şimdi Allah'tan korktuğunu anladım. Oğlunu, biricik oğlunu benden esirgemedin."

İbrahim gözlerini kaldırıp, arkasında boynuzları çalılara takılmış bir koç gördü. Gidip koçu aldı ve oğlunun yerine onu kurban etti.

Rabbin meleği tekrar gökten İbrahim'e seslendi, ve şöyle dedi: "Yemin ediyorum: bunu yaptığın ve biricik oğlunu esirgemediğin için, seni mutlu kılacağım ve neslini gökteki yıldızlar, deniz kıyısındaki kum taneleri kadar çoğaltıp genişle-teceğim. Neslin, düşmanlarının kalelerini zaptedecek. Sözümü dinlediğin için, yeryüzünün bütün milletleri senin neslinin adına birbirlerini kutlayacaklardır" (Tekvin 22, l-2, 9-l3, l5-l8).

 

 

 

 

 

 

MEZMUR (ll6[115] l0, l5-l9)

            Hayat ülkesinde Rabbin önünde yürüyeceğim.

İmanım var.

"Çok mutsuzum" dediğim zaman  bile.

Rabbin gözünde değeri vardır,

sevdiklerinin ölümünün!

Ey Rab, ben senin kulun değil miyim?

hizmetçinin oğlu olan senin kulun:

sen çözdün bağlarımı.

Sana bir şükran kurbanı sunacağım

ve Rabbin adını anacağım.

Rabbe adaklarımı yerine getireceğim,

O'nun tüm halkı önünde,

Rabbin evinin avlularında,

ve senin duvarların içinde, ey Yeruşalem!

 

 

AZİZ PAVLUS'UN ROMALILARA MEKTUBUNDAN SÖZLER

Allah bizimle olursa, kim bize karşı gelebilir?

Kardeşlerim, Allah bizimle birlikte ise, kim bize karşı çıkabilir? Allah öz Oğlunu bile esirgemedi ve hepimizin uğruna onu ölüme teslim etti. Bu durumda nasıl olur da onunla birlikte bize her şeyi bağışlamaz! Allah'ın seçtiklerini kim suçla-yabilir? Günahsız kılan, Allah'tır. Öyleyse kim onları yargılıyabilir? Ölmüş ve dirilmiş olan Mesih İsa Allah'ın sağındadır ve bizim için şefaat dilemektedir (Rom. 8, 3l-34).

 

 

AYET

Buluttan bir ses gelip şöyle dedi: "Sevgili Oğlum budur. Ondan hoşnudum. Onu dinleyin" (Mt. l7, 5).

 

AZİZ MARKOS TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

İsa'nın gerçek yüzü, Tanrı'nın yüzüdür.

 

Mesih İsa, Petrus, Yakup ve Yuhanna'yı yanına aldı ve yalnız onlarla birlikte yüksek bir dağa çıktı. Orada, gözlerinin önünde İsa'nın görünü-mü değişti. Giysileri pırıl pırıl oldu ve öyle göz kamaştırıcı bir beyazlığa büründü ki, yeryü-zünde hiç kimse böyle beyazlığı veremezdi. O anda, şakirtlere İlyas ve Musa göründü, İsa ile konuşuyorlardı.

O zaman, Petrus söze karışarak İsa'ya şöyle dedi: "Ya Rab! Burada bulunmamız ne kadar iyidir! Üç çadır kuralım: biri sana, biri Musa'ya biri de İlyas'a!" Ne söylediğini bilmiyordu, çünkü çok korkmuşlardı.

O anda, bir bulut onları gölgeledi. Buluttan: "Sevgili Oğlum budur! Onu dinleyin!" diye bir ses geldi. Şakirtler çevrelerine baktılar, ama yanlarında başka kimseyi görmediler.

Dağdan inerlerken, İsa onları İnsanoğlu ölüler arasından dirilinceye kadar, gördüklerini hiç kimseye söylememeleri için uyardı. Bu uyarıya uymakla birlikte "Ölüler arasından dirilmek ne demektir?" diye tartışıp durdular (Mk. 9, l-10).

 

 

C YILI

 

 

TEKVİN KİTABINDAN SÖZLER

İbrahim gibi Allah'a tam bir güvenle yaşayalım.

Allah, İbrahim'le konuşurken onu dışarıya çıkarıp şöyle dedi: "Gözlerini kaldır ve göğe bak: yıldızları sayabilirsen, onları say. İşte, neslin öyle olacaktır." İbrahim Rabbe inandı ve Rab onu, imanından dolayı doğru saydı.

Daha sonra Rab ona şöyle dedi: "Bu ülkenin sahibi olabilmen için, Keldanilerin Ur kentinden seni çıkaran Rab, Ben'im." İbrahim ona: "Ey Rabbim, bu ülkenin sahibi olacağımı nasıl bileceğim?" diye sorunca, Rab ona şöyle dedi: "Benim için üç yıllık bir dana, üç yıllık bir keçi, üç yıllık bir koç, bir kumru ve bir güvercin yavrusu al."

İbrahim bütün bunları aldı, onları ortadan kesti, her yarımı ötekinin karşısına koydu, ama kuşları yarmadı. Yırtıcı kuşlar kurbanların üzerine indiler, ama İbrahim onları kovdu.

Güneş batarken, İbrahim derin bir uykuya daldı ve korkunç bir karanlık onu sardı. Güneş battıktan sonra gece olunca, dumanlı bir ateş ve alevli bir meşale kurban parçlarının arasından geçti.

O gün, Rab İbrahim'le "Antlaşma" yapıp ona şöyle dedi: "İşte bu ülkeyi senin nesline vereceğim" (Tekvin 15, 5-12,17, 18).

 

MEZMUR (27[26] 1,7-9,13-14)

            Nurum ve kurtuluşum Rab'dir.

Işığım ve kurtuluşum Rab'dir,

kimden korkayım?

Rab hayatımın koruyucusudur,

kimin önünde titreyeyim?

Ey Rab, seni çağırıyorum, sesimi dinle.

Bana acı ve cevap ver!

"Yüzümü ara" dedin;

yüreğim sözünü hatırlar.

Gerçekten aradığım, ey Rab, senin yüzündür.

Yüzünü benden çevirme,

kulunu öfkeyle uzaklaştırma.

Benim yardımcım sensin;

beni kovma ve yalnız bırakma.

Yaşayanlar ülkesinde,

Rabbin iyiliğini göreceğim, bundan eminim.

Rabbe güven ve güçlü ol,

Rabbe güven ve cesur ol!

 

 

AZİZ PAVLUS'UN FİLİPİLİLERE MEKTUBUNDAN SÖZLER

Mesih İsa bedenlerimizi kendi ilahi bedenine benzeterek, bizleri ebedi hayata kavuşturacaktır.

Kardeşlerim, hep birlikte beni örnek alın ve size bıraktığımız örneğe göre yaşayanlara dikkatle bakın. Bunu size defalarca söyledim ve şimdi de, gözyaşları içinde tekrar söylüyorum: birçokları Mesih'in haçına düşman olarak yaşarlar. Bunların sonu yıkımdır. Bunların tanrısı mideleridir. Yalnız bu dünyayı düşünür ve yaptıkları rezaletlerle övünürler.

Oysa bizim vatanımız göklerdedir. Oradan gelecek olan Kurtarıcımız Rabbimiz Mesih İsa'yı beklemekteyiz. O, her şeyi kendine bağlı kıl-maya yeten gücüyle bizim düşkün bedenlerimizi değiştirip kendi yüce bedenine benzer hale getirecektir.

Ey benim candan özlediğim sevgili kardeşlerim, siz, başımın tacı olan sevgililer, benim sevincimsiniz; Rab ile böyle dimdik sağlam durun (Filip. 3,17-4,1).

 

AYET

Buluttan gelen bir ses şöyle dedi: "Sevgili Oğlum budur, ondan hoşnutum. Onu dinleyin"(Mt. 17,5).

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Vaftizle Allah'ın evlatları olup Mesih İsa'nın dirilişini paylaşacağız. Bu diriliş ümidi yaşamımızı aydınlatacaktır.

O günlerde, Mesih İsa, Petrus, Yuhanna ve Yakub'u yanına alıp dua etmek için dağa çıktı. İsa dua ederken, yüzünün görünümü değişti ve giysileri bembeyaz, pırıl pırıl oldu. O anda, iki kişi onunla konuşuyordu; bunlar Musa ve İlyas idi. Görkem içinde görünürken İsa'nın, yakında Yeruşalem'de gerçekleşecek olan ölümünden sözediyorlardı.

Petrus ve onunla beraber olanların üzerine uyku çökmüştü. Uyandıkları zaman, İsa'nın yüceli-ğini ve yanında duran iki kişiyi gördüler. Bunlar İsa'nın yanından ayrılırken, Petrus İsa'ya: "Ho-cam, dedi, bizim burada bulunmamız iyidir. Üç çadır kuralım, biri sana, biri Musa'ya, biri de İlyas'a." Aslında ne söylediğini bilmiyordu.

Petrus bu şekilde konuşurken, bir bulut gelip onları gölgeledi. Buluttan gelen bir ses şöyle dedi: "Bu benim Oğlumdur, seçtiğim O'dur. O'nu dinleyin." Ses duyulduğu anda, İsa'nın tek başına olduğu görüldü. Şakirtler bunu saklı tuttular ve o günlerde hiç kimseye gördüklerinden hiç bir şey söylemediler (Luka 9, 28-36).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, sana yalvarıyoruz: sunduğumuz bu adaklar sayesinde bizleri günahlarımızdan arıt ve Paskalya bayramını gerektiği şekilde kutlayabilmemiz için, beden ve ruhlarımızı da kutsal kıl. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

ŞÜKRAN DUASINA GİRİŞ İLAHİSİ

Gerçekten, Rabbimiz, Aziz Peder, ebedi ve her şeye kadir Allah, her zaman ve her yerde, Mesih İsa'nın adına seni övmek ve sana şükretmek bir görevdir ve bir selamet yoludur. Rabbimiz İsa, şakirtlerine yakında öleceğini bildirdikten sonra, onları kutsal dağa götürdü. Orada, Kutsal Yasa'nın ve peygamberlerin söyledikleri gibi, ıstırapları ve ölümü çektikten sonra şanla dirileceğini belirten ilahi haşmetini onlara gösterdi. Bu nedenle melekler ve tüm Azizlerle birlikte yüce Haşmetini överek tek bir sesle deriz ki: Kutsal, Kutsal, Kutsal...

 

KOMÜNYON

Işıklı bir bulut şakirtleri gölgesine aldı ve birden buluttan: "Sevgili Oğlum budur, Ondan hoşnudum. O'nu dinleyin" diye bir ses geldi (Mt 17,5).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Bu kutsal ayinle Oğlunun yüceliğine katılmış olan bizler sana şükrediyoruz, Rabbim. Çünkü daha bu dünyada senin ebedi hükümranlığının nimetlerini paylaştık. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana şükrederiz.

C. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3.  PAZAR  GÜNÜ

 

 

 

GİRİŞ  İLAHİSİ

Sizleri bulunduğunuz ülkeden alıp, bir araya toplayacağım ve üzerinize serpeceğim temiz suyla sizleri kusurlarınızdan arıtıp, hepinize yeni bir ruh vereceğim. Böylece yüce ve kutsal olduğumu anlayacaksınız (Hezekiyel 36, 22-26).

 

DUA

 

Rabbimiz, her iyilik ve merhametin kaynağı olan sensin. İnsanın oruç tutarak, dua ederek ve iyilik yaparak nasıl kurtuluşa erişeceğini bize öğret-tin. Ne kadar pişman olduğumuzu gör ve sevginle bize güç ver. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

A YILI

 

ÇIKIŞ   KİTABINDAN  SÖZLER

 

 

Yüce Tanrı, susuz kalan İsrail Oğulları için kayadan su fışkırtarak büyük mucize yaptı.

İsrail Oğulları, Refidim çölünde konakladılar. Halkın içecek suyu yoktu. Halk Musa'ya karşı isyan edip şöyle dediler: "Çocuklarımız ve hayvanlarımızla birlikte susuzluktan ölmemiz için mi bizleri Mısır'dan çıkardın?" Musa Tanrı'ya: "Bu halk için ne yapayım? Neredeyse beni taşlayacaklar" diye seslendi. Rab Musa'ya şöyle dedi: "Halkın önüne geç, yanına İsrail Yaşlı-larından bazılarını al. Nil nehrine vurduğun değneği eline  al ve yürü. Ben orada, Horep da-ğında kaya üstünde duracağım. Kayaya vuracaksın ve halk içsin diye sular fışkıracaktır."

Musa İsrail Yaşlılarının gözleri önünde böyle yaptı. Bu yerin adını "Massa'" ve "Meriba" koydu. Çünkü İsrail Oğulları Allah'ı denediler ve "Acaba, Rab aramızda mı, yoksa değil mi?" diye Allah'a karşı geldiler (Çıkış 17, 3-7).

 

 

MEZMUR (95[94] 1-2, 6-9)

            Bugün katı kalpli olmayalım,

            Allah'ın sözlerini dinleyelim!

Gelin! Sevinelim ve coşalım Rab için!

Alkışlayalım, bizi kurtaran kayayı!

Şükrederek gidelim onun önüne,

övelim onu ilahilerimizle!

3.  PAZAR  GÜNÜ

 

 

 

GİRİŞ  İLAHİSİ

Sizleri bulunduğunuz ülkeden alıp, bir araya toplayacağım ve üzerinize serpeceğim temiz suyla sizleri kusurlarınızdan arıtıp, hepinize yeni bir ruh vereceğim. Böylece yüce ve kutsal olduğumu anlayacaksınız (Hezekiyel 36, 22-26).

 

DUA

 

Rabbimiz, her iyilik ve merhametin kaynağı olan sensin. İnsanın oruç tutarak, dua ederek ve iyilik yaparak nasıl kurtuluşa erişeceğini bize öğret-tin. Ne kadar pişman olduğumuzu gör ve sevginle bize güç ver. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

A YILI

 

ÇIKIŞ   KİTABINDAN  SÖZLER

Yüce Tanrı, susuz kalan İsrail Oğulları için kayadan su fışkırtarak büyük mucize yaptı.

İsrail Oğulları, Refidim çölünde konakladılar. Halkın içecek suyu yoktu. Halk Musa'ya karşı isyan edip şöyle dediler: "Çocuklarımız ve hayvanlarımızla birlikte susuzluktan ölmemiz için mi bizleri Mısır'dan çıkardın?" Musa Tanrı'ya: "Bu halk için ne yapayım? Neredeyse beni taşlayacaklar" diye seslendi. Rab Musa'ya şöyle dedi: "Halkın önüne geç, yanına İsrail Yaşlı-larından bazılarını al. Nil nehrine vurduğun değneği eline  al ve yürü. Ben orada, Horep da-ğında kaya üstünde duracağım. Kayaya vuracaksın ve halk içsin diye sular fışkıracaktır."

Musa İsrail Yaşlılarının gözleri önünde böyle yaptı. Bu yerin adını "Massa'" ve "Meriba" koydu. Çünkü İsrail Oğulları Allah'ı denediler ve "Acaba, Rab aramızda mı, yoksa değil mi?" diye Allah'a karşı geldiler (Çıkış 17, 3-7).

 

 

MEZMUR (95[94] 1-2, 6-9)

            Bugün katı kalpli olmayalım,

            Allah'ın sözlerini dinleyelim!

Gelin! Sevinelim ve coşalım Rab için!

Alkışlayalım, bizi kurtaran kayayı!

Şükrederek gidelim onun önüne,

övelim onu ilahilerimizle!

Gelin, secde edelim, eğilelim!

Bizi yaratan Rabbin önünde diz çökelim!

Çünkü O, bizim Allah'ımızdır.

Biz, onun otlattığı halk

ve onun koruduğu sürüyüz.

Keşke bugün onun sesini işitseydiniz!

Katılaştırmayın kalplerinizi,

Meriba ve Massa günü çölde olduğu gibi.

Orada atalarınız beni kışkırttı ve sınadılar,

Yaptıklarımı görmüş oldukları halde.

 

 

 

 

AZİZ  PAVLUS'UN ROMALILARA MEKTUBUNDAN SÖZLER

 

Ümit ve huzur içinde yaşıyoruz, çünkü Allah bize büyük sevgi gösterdi.

Kardeşlerim, iman yoluyla kurtulduğumuza göre, Rabbimiz Mesih İsa sayesinde Allah'la barışmış bulunuyoruz. İçinde bulunduğumuz bu lütfa Mesih aracılığıyla imanla kavuştuk ve Allah'ın yüceliğine erişmek ümidiyle de övü-nüyoruz. Ümit yanıltmaz. Çünkü bize verilmiş olan Kutsal Ruh aracılığıyla Allah'ın sevgisi yüreklerimize yerleşmiştir.

Evet, biz daha çaresizken Mesih, belirlenmiş zamanda biz suçlular için öldü. Bir kişi doğru bir insan için zor ölür, ama iyilik yapmış olan bir insan için belki ölmeyi de göze alabilir. Allah, bize olan sevgisini şununla kanıtlıyor. Biz daha günahkarken  Mesih bizim için öldü (Rom. 5, 1-2, 5-8).

 

 

 

AYET

Rabbim, sen gerçekten dünyanın kurtarıcısısın. Bana hayata kavuşturan su ver ki, artık susa-mıyayım (Yh. 4, 42).

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih İsa ebedi hayatın kaynağıdır.

 

Bir gün Mesih İsa Sihar adı denilen bir Samariye kentine geldi. Sihar, Yakub'un kendi oğlu Yusuf'a vermiş olduğu toprağa yakındı. Yakub'un kuyusu da oradaydı. Yolculuktan yorulmuş olan İsa kuyunun kenarına oturdu. Vakit öğleyin oniki sularıydı.

Samariyeli bir kadın su çekmeye geldi. İsa ona: "Bana su ver de içeyim! " dedi. Şakirtleri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi. Samariyeli kadın ona: "Sen Yahudisin" dedi. "Ben ise Sama-rileyi bir kadınım. Nasıl olur da benden içecek su istiyorsun?" Gerçekten Yahudilerin Samariye-lilerle ilişkileri yoktu.

İsa kadına şu cevabı verdi: "Eğer sen Allah'ın nimetini ve sana, 'bana su ver de içeyim' diyenin kim olduğunu bilseydin sen ondan su isterdin. O da sana yaşam suyunu verirdi". Kadın ona: "Efendim" dedi, "su çekecek bir şeyin yok, kuyu da derin. Öyleyse bu yaşam suyunu nereden bulacaksın? Bu  kuyuyu atamız Yakup bize vermiş. Kendisi, oğulları ve sürüleri ondan içmiştir. Yoksa sen ondan daha üstün birimisin?"   İsa ona şu cevabı verdi: "Bu sudan her içen yine susar. Ama benim vereceğim sudan kim içerse, hiç susamayacaktır. Benim vereceğim su, onda ebedi yaşam için fışkıran bir su kaynağı olacaktır".

O zaman kadın "Efendim" dedi. "Bu suyu bana ver de, ne daha susayayım, ne de su çekmek için buraya daha geleyim. Görüyorum ki sen bir peygambersin. Atalarımız bu dağda ibadet ettiler, ama sizler ibadet etmesi gereken yerin Yeruşalem'de olduğunu söylüyorsunuz". İsa ona şöyle dedi: "İnan bana, ey kadın, gün gelecek ki ne bu dağda, ne de Yeruşalem'de Peder'e tapacaksınız. Siz bilmediğinize tapıyorsunuz, biz ise bildiğimize tapıyoruz, çünkü kurtuluş Yahudilerden gelir.  Ama tapanların Peder'e ruhta ve gerçekte ibadet edecekleri saat geliyor ve geldi bile. Peder de kendisine böyle tapanları arıyor. Allah Ruh'tur ve ona ibadet edenler ruhta ve gerçekte tapmalıdırlar". Kadın ona şöyle dedi: "Biliyorum ki, Hristos denilen Mesih gelecektir. O gelince, bize her şeyi bildirecektir". İsa, "Seninle konuşan ben, O'yum" dedi.

O kentten bir çok Samariyeli İsa'ya iman ettiler ve ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da iki gün kaldı. O'nun sözlerini dinleyip daha bir çokları iman etti ve kadına şöyle diyorlardı: Biz artık senin söylediklerin nedeniyle iman ediyor değiliz. O'nu kendimiz işittik ve biliyoruz ki dünyanın kurtarıcısı gerçekten O'dur (Yh. 4, 5-42).

B YILI

 

TEVRAT KITABINDAN SÖZLER

 

Yüce Allah Sina dağında on emri verdi.

Sina dağında yüce Allah Musa'ya şöyle dedi: "Seni Mısır'dan, esaret ülkesinden kurtaran Rabbin, yüce Allah, Ben'im. Senin için Ben'den başka ilâhlar olmayacaktır. Senin Allah'ın olan Rabbin adını bir yalanı savunmak için ağzına alma, çünkü Rab, yalanı savunmak için kendi adını ağzına alan insanı cezasız bırakmaz. Şabat gününü hatırla ve kutla. Altı gün çalışıp bütün işlerini yapacaksın. Yedinci gün senin Allah'ın olan Rabbin günü, istirahat günü olacaktır. O gün, hiç bir şey yapmayacaksın, ne sen, ne oğlun, ne kızın, ne de uşağın, ne hizmetçin, ne hayvanların ne de kentinde oturan yabancı. Çünkü Rab gökleri, yeryüzünü, denizi ve içinde bulunan her şeyi altı günde yarattı ve yedinci gün istirahat etti. Bunun için, Rab Şabat gününü kutsal kıldı ve takdis etti. Babana ve annene saygı göster ki, Allah'ın olan Rabbin sana verdiği ülkede uzun ömür süresin.

Adam öldürme. Zina etme. Hırsızlık yapma. Yalan yere tanıklık yapma. Başkalarının evine göz dikme. Başkalarının karısına göz dikme, ne de onun uşağına, hizmetçisine, öküzüne, merkebine ne de onun olan hiç bir şeye!" (Çıkış  20, l-17).

 

MEZMUR (19[18] 8-11)

            Rabbim, sözlerin ebedî hayatın kaynağıdır.

Rabbin yasası eksiksizdir: ruha canlılık verir.

Rabbin öğrettikleri gerçektir:

saf insana hikmet verir.

Rabbin kuralları doğrudur: kalbi sevindirir.

Rabbin buyrukları bir ışıktır: gözleri         aydınlatır.

Rab korkusu kutsaldır: ebediyen kalır.

Rabbin kararları gerçektir: hepsi doğrudur.

Rabbin buyrukları altından,

en saf altından daha değerlidir.

Baldan, petek balından daha tatlıdır.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN KORİNTOSLULARA

1. MEKTUBUNDAN SÖZLER

Mesih'in haç üstünde ölümü insan gözünde bir başarısızlık gibi görünür, ama ona iman edenler için ebedî hayatın kaynağıdır.

Kardeşlerim, Yahudiler mucizeler ister, Yunan-lılar ise hikmet  ararlar, ama biz çarmıha gerilmiş olan Mesih'i tanıtıyoruz. Bu, Yahudiler için bir yüzkarası sayılır, diğer uluslar için bir akılsızlıktır. Fakat çağrılmış olanlar için, ister Yahudi, ister Yunanlı olsunlar, Mesih, Allah'ın gücü, Allah'ın hikmetidir. Çünkü Allah'ta görünen akılsızlık, insan hikmetinden üstündür, Allah'ta görünen güçsüzlük insan gücünden daha üstündür (l. Kor. l, 22-25).

AYET

Allah dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, her kim ona iman ederse, mahvolmasın, ama ebedî hayata kavuşsun (Yh. 3, l6).

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa dirileceğini daha önceden bildirdi.

Yahudilerin Pasah bayramı yakındı. İsa da Yeruşalem'e gitti. Mabette sığır, koyun, güvercin satıcılarıyla oturan sarrafları buldu. İplerden bir kamçı yaparak hepsini, koyun ve sığırlarla birlikte Mabetten kovdu. Saraffların paralarını yerlere fırlattı ve masalarını devirdi. Güvercin satıcılarına: "Bunları buradan kaldırın. Pederimin evini pazar yerine çevirmeyin!" dedi. Şakirtleri Kutsal Kitap'ta: "Senin evin için gösterdiğim gayret beni yiyip tüketecek" diye yazılmış olan sözü hatırladılar. Bunun üzerine Yahudiler İsa'ya: "Bunu yaptığına göre, bize nasıl bir mucize göstereceksin?"  diye sordular. İsa şu cevabı verdi: "Bu Mabedi yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım." Yahudiler: "Bu Mabet kırk altı yılda yapıldı, sen onu üç günde mi yeniden kuracaksın?" dediler. Ama İsa kendi bedeninin mabedinden söz ediyordu. Bu nedenle, İsa ölüler arasından dirildiği zaman, şakirtleri bu sözü söylediğini hatırladılar. Kutsal Yasa'ya ve İsa'nın söylemiş olduğu söze iman ettiler.

Pasah bayramında, İsa Yeruşalem'de iken, birçokları onun yaptığı mucizeleri görerek onun adına iman ettiler. Fakat İsa onlara güven-miyordu, çünkü onların hepsini iyi tanıyordu. İnsan konusunda bilgi almaya onun ihtiyacı yoktu, çünkü kendisi insanın içinden geçenleri biliyordu (Yh. 2, l3-25).

 

C YILI

 

 

ÇIKIŞ KİTABINDAN SÖZLER

Tanrı, İsrail milletini Mısırlıların esaretinden kurtarmak için Musa'yı çağırıp görevlendirdi.

Musa, Midyan rahibi olan kayınpederi Yetro'nun yanında çobanlık etti. Sürüsüyle çölü geçerek, Allah'ın dağı Horeb'e geldi. Rabbin Meleği bir çalıdan çıkan ateş alevlerinde ona göründü. Musa çalının yandığını ama tükenmediğini farketti. Kendi kendine: "Yaklaşıp bu olağanüstü manzarayı iyi göreyim. Çalı niçin yanar da tükenmez?" diye düşündü. Rab, Musa'nın ateşe bakmak için yaklaştığını görünce, yanan çalının içinden ona: "Musa! Musa!" diye seslendi. Musa: "Buradayım!" diye cevap verdi.

O zaman Allah ona: "Buraya yaklaşma! Çarıklarını ayaklarından çıkar, çünkü bulunduğun yer kutsal topraktır. Ben, senin atanın Allah'ı, İbrahim'in Allah'ı, İsahak'ın Allah'ı, Yakub'un Allah'ıyım" dedi.

Musa yüzünü örttü, çünkü Allah'a bakmaktan korkuyordu. Rab ona şöyle dedi: "Evet, Mısır-daki milletimin sefaletini gördüm, muha-fızlarının darbeleri altında inlemelerini duydum; çektiği acıları biliyorum. Onu Mısırlıların ellerinden kurtarmak ve buradan alarak iyi ve geniş bir ülkeye - süt ve bal akan Kenan ülkesine - götürmek için geldim. Seni Firavuna gönde-riyorum. Git ve benim milletimi, İsrail Oğul-larını Mısırdan kurtar."

Musa Allah'a şöyle dedi: "Ben İsrail Oğullarına gittiğimde, onlara: 'Atalarımızın Allah'ı beni size gönderdi!' dersem, onlar da bana: 'Onun adı nedir?' diye sorarlarsa, onlara ne diyeceğim?" Allah Musa'ya şu cevabı verdi: "Ben, VAR OLAN'ım ve İsrail Oğullarına: "VAR OLAN beni size gönderdi diyeceksin." Yine Allah Musa'ya şunları söyledi: "İsrail Oğullarına: 'Beni size gönderen, Atalarınızın Allah'ı, İbrahim'in, İsa-hak'ın ve Yakub'un Allah'ı, Yahve'dir, Rab'dir.' diyeceksin. Ebediyen adım budur. Asırlar bo-yunca beni bu ad ile anacaksınız" (Çıkış 3,1-15).

 

 

MEZMUR  (103[102] 1-4, 6-8,11)

            Merhametli ve şefkatli olan Allah'ı yüceltelim.

Yücelt Rabbi, ey ruhum!

Yüceltsin onun kutsal adını tüm yüreğim!

Yücelt Rabbi, ey ruhum

Unutma iyiliklerinden hiçbirini!

O, tüm kusurlarını bağışlar

ve bütün hastalıklarını iyi eder.

Çukurdan canını kurtarır,

sevgi ve şefkatle seni ödüllendirir.

Rab adaleti yerine getirir.

ve tüm ezilenlerin haklarını korur.

Bildirdi kendi yollarını Musa'ya

ve gösterdi kudretini İsrail oğullarına.

Rab merhametli ve şevkatlidir.

Çabuk öfkelenmez, merhametle doludur.

Gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse,

o kadar büyüktür kendisinden korkanlar için

            sevgisi.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN KORİNTOSLULARA

1. MEKTUBUNDAN SÖZLER

Sonuna kadar sağlam olarak ayakta kalabilmek için, imanla yaşamak ve imana uygun bir hayat sürmek  gerekir.

Kardeşlerim, şunu bilmenizi istiyorum: Atalarımızın hepsi bulut altında korundular ve hepsi denizden geçtiler. Hepsi, Musa'ya bağlı olarak bulutta ve denizde vaftiz oldular. Hepsi aynı ruhsal yiyeceği yedi; hepsi aynı ruhsal içeceği içtiler. Onlara eşlik eden ruhsal kayadan içtiler ve o kaya Mesih idi.

Ama Allah onların çoğundan hoşnut olmadı; cesetleri de çöle serildi.

Bu olaylar, onlar gibi kötü şeyleri arzu etmememiz için bize ders olsun diye oldu. Onlardan bazılarının isyan ettikleri gibi mırıldanmayınız; ölüm meleği onları yok etti. Bu olaylar, başkalarına ders olsun diye onların başına geldi ve zamanların sonuna gelmiş olan bizleri uyarmak için, yazılmıştır.

Bu nedenle, sağlam olarak ayakta durduğunu sanan kişi düşmemek için dikkat etsin! (1. Kor. 10,1-6,10-12).

 

AYET

Mesih İsa şöyle diyor: "Tövbe edin, çünkü göklerin hükümranlığı yaklaştı" (Mt. 4, 17).

 

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Allah sabırlıdır: Herkese bir şans tanır. Günlük olayları Allah'ın ışığında görüp yararlı bir yaşam sürmeye gayret edelim.

O günlerde, bazı kişiler gelip, Pilatus'un nasıl bazı Celile'lileri öldürüp kanlarını kendi sundukları kurbanların kanına döktüğünü İsa'ya anlattılar. İsa onlara şu cevabı verdi: "Böyle acı çeken bu Celile'lilerin diğer bütün Celile'lilerden daha mı büyük günahkar olduğunu sanıyor-sunuz? Size, hayır, diyorum. Ama tövbe etmezseniz, hepiniz aynı şekilde mahvolacaksınız. Ya da Siloha'daki kule üzerlerine yıkılınca ölen şu onsekiz kişinin, Yeruşalem'de yaşayan diğer insanların hepsinden daha mı çok suçlu olduğunu sanıyorsunuz? Size, hayır, diyorum. Ama tövbe etmezseniz, hepiniz aynı şekilde mahvolacaksınız."

İsa onlara şöyle bir örnek verdi: "Adamın birinin bağında dikili bir incir ağacı varmış. Adam gelip ağaçta meyve aramış, ama bulamamış. O zaman bağcıya şöyle demiş: 'Bak,  üç yıldır gelip bu incir ağacında meyve arıyorum, bulamıyorum. Kes onu, niçin toprağı boş yere işgal etsin.' Bağcı ona: 'Efendi, demiş, bu yıl da onu bırak, bu arada, etrafını kazayım ve gübre koyayım. Belki gelecek yıl meyve verir; vermezse onu kesersin" (Luka 13,1-9).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Rabbim, bu kutsal kurban sayesinde, günahlarımızı bağışla ve af dileyen bizlere kardeşlerimizi affedebilmek gücünü ver. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

KOMÜNYON

İsa Samariye'li kadına şöyle dedi: "Benim vereceğim sudan kim içerse, artık hiç susamaz. Ona vereceğim su, onda sonsuz yaşam için fışkıran bir su kaynağı olacaktır" (Yuhanna 4, 14).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Allahım, verdiğin ilahi ekmeği yerken halen gözlerimizle görmediğimiz cennetin nimetlerinin tadını duyduk. Sana yalvarıyoruz: Bize yardım et ki, bu nimetlere uygun bir yaşam sürebilelim. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4.  PAZAR  GÜNÜ

 

GİRİŞ  İLAHİSİ

Ey Yeruşalem, sevinin! Bütün yaslı olanlar onunla birlikte sevinin ve mutlu olun! Çünkü yüce Allah sizin için neşe kaynağı olacaktır; bu kaynaktan içip doyacaksınız (İşaya 66, 10).

 

DUA

Allah'ım, dünyaya gelmiş olan biricik Oğlun sayesinde bütün insanları affedip onlara harikulade bir barış kurdun. Bütün hıristiyanların, yakındaki Paskalya bayramına iman ve sevgiyle hazırlanmalarını sağla. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C.Amin.

 

 

 

A YILI

 

PEYGAMBER SAMUEL'İN 1. KİTABINDAN SÖZLER

Allah insan yüzüne bakmaz, onun kalbine bakar.

Rab Samuel'e şöyle dedi: "Kral Saül'ü tahtından uzaklaştırdım. Artık o, İsrail halkına hükmet-meyecektir. Yağ boynuzunu yağ ile doldur ve git. Seni Beytlehem'li Yesse'ye göndereceğim, çünkü onun oğulları arasından kendim için bir kral seçtim".

Samuel Beytlehem'e varınca, Yesse'nin oğulla-rından biri olan Eliab'ı gördü ve kendi kendine: "Kuşkusuz Rabbin seçip kutsallaştıracağı budur" diye söyledi. Ama Rab Samuel'e şöyle dedi: "Onun görünüşüne ve boyunun büyüklüğüne bakma. Onu uzaklaştırdım, çünkü Rab insanın gördüğü gibi görmez: insan yüze bakar, ama Rab yüreğe bakar".

Yesse, oğullarından yedisini Samuel'in önünden geçirdi. Samuel Yesse'ye: "Rab, bunlardan hiç birini seçmedi. Çocuklarının hepsi bu mu?" diye sordu. Yesse: "Bir de en küçüğü var. Koyunları güdüyor" diye cevap verdi. Bunun üzerine, Samuel Yesse'ye şöyle dedi: "Haber gönder ve onu da getirt. O buraya gelmeden sofraya oturmayacağız". Yesse haber gönderip onu getirtti. Genç, kızıl, sarı saçlı, gözleri güzel ve bakışı hoştu. Rab şöyle dedi: "İşte, seçtiğim budur. Ona kutsal yağ sür". Samuel yağ boynuzunu aldı ve kardeşlerinin önünde onun başına kutsal yağ sürdü. O günden beri, Rabbin Ruh'u Davut üzerine indi (1. Samuel 16, 1-13).

 

MEZMUR ( 23[22] 1-6)

            Rab benim çobanımdır,

            hiç bir eksiğim yok.

           

Rab, benim çobanımdır, hiç bir eksiğim yok.

Beni yeşil otlaklarda dinlendirir,

beni serinletici suların yanına getirir

ve beni canlandırır.

Kendi adının yüceliği için beni doğru

 yollarda yürütür.

Ölüm ve karanlıklar vadisinde gezsem bile,

hiç bir kötülükten korkmam,

çünkü sen benimle berabersin

ve senin çoban değneğin bana güven verir.

Düşmanlarımın gözü önüne bana sofra

                        kurarsın;

başıma güzel kokular dökersin, kasem

                        taşkındır.

Evet, lütuf ve mutluluk benimle olacak

yaşamımın her gününde,

uzun günler geçireceğim Rabbin evinde.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN EFESLİLERE

MEKTUBUNDAN SÖZLER

 

Nur çocukları gibi yaşamamız gerekir.

Kardeşlerim, bir zamanlar karanlıklarda idiniz, ama şimdi Rab'de ışıksınız. Işık çocukları gibi yaşayınız. Işık her tür iyilik, doğruluk ve gerçek meydana getirir. Rabbi neyin hoşnut ettiğini öğrenmeye çalışın. Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tam tersine bunları kınayın. Bu insanların gizlice yaptıklarından söz etmek bile utanç vericidir. Ortaya çıkarılan her şey aydınlanır ve aydınlığa kavuşan her şey ışık olur. Çünkü şöyle yazılmıştır: "Uyan , ey uyuyan sen! Kalk ölüler arasından! Mesih de senin ışığın olacaktır" (Ef. 5, 8-14).

 

 

AYET

Mesih İsa şöyle diyor: "Ben dünyanın ışığıyım; benim ardımdan gelen karanlıklar içinde yürümez, yaşam ışığına sahip olur" (Yh. 8, 12).

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Kör adamın ışığa kavuştuğu gibi, biz de iman ışığına kavuşalım.

 

O gün, Mesih İsa yolda giderken doğuştan kör olan bir adam gördü. Şakirtleri ona sordular: "Rabbi, kim günah işledi de bu adam kör oldu? Kendisi mi, yoksa annesi babası mı?" İsa şu cevabı verdi: "Ne kendisi, ne de annesi babası günah işledi. Ama Allah'ın işleri onda görünsün diye kör olarak doğdu. Beni gönderenin işlerini daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz. Ben dünyada olduğum sürece, dünyanın ışığıyım".

Bunu söyledikten sonra, yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü ve ona şöyle dedi: "Git, Siloha havuzunda yıkan". Siloha "gönderilmiş" anlamına gelir. Adam gitti, yıkandı ve gözleri açılmış olarak döndü.

Komşuları ve onu daha önce dilenirken görmüş olanlar: "Bu, oturup dilenen o adam değil mi?" diyorlardı. Kimi "evet, odur" dedi, kimi de "hayır, ama ona benziyor" dedi. Kendisi ise, "Ben oyum" dedi. Daha önce kör olan adamı Ferisilerin yanına götürdüler. İsa'nın çamur yapıp adamın gözlerini açtığı gün şabat günüydü. Bu nedenle, Ferisiler de adama gözlerinin nasıl açıldığını sordular. O da: "Gözlerime çamur sürdü, yıkandım ve gözlerim açıldı" dedi.

Ferisilerden bazıları: "Bu adam Allah'tan değildir, çünkü şabat günüyle ilgili buyruğa uymuyor." diyorlardı. Ama başkaları, "Günahkar bir adam nasıl böyle mucizeler yapabilir?" diyorlardı. Böylece onların arasında ayrılık olmuştu. O zaman, yeniden kör adama sordular: "Ya sen, gözlerini açan O adam hakkında ne diyorsun? " Adam, "O bir peygamberdir" diye cevap verdi. Bunun üzerine, Ferisiler ona sövmeye başladılar ve ona "O'nun şakirdi sensin. Biz Musa'nın şakirdleriyiz. Allah'ın Musa ile konuştuğunu biliyoruz, ama bu adamın nereden geldiğini bilmiyoruz" dediler. Adam onlara şu cevabı verdi: "Şaşılacak şey! O'nun nereden geldiğini bilmi-yorsunuz, ama O gözlerimi açtı. Allah'ın günah-karları dinlemediğini biliriz. Ama bir kişi Allah'a ibadet ederse ve onun isteğini yerine getirirse, Allah onu dinler. Hiç bir zaman bir kişinin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır. Bu adam Allah tarafından gelmeseydi, hiç bir şey yapamazdı". Onlar buna karşılık, "Tamamen günahlar içinde doğdun, sen mi bize ders verceksin?" diyerek onu dışarıya attılar.

İsa adamı kovduklarını duyunca, onu bulup şöyle dedi: "Sen İnsanoğlu'na iman ediyor musun?" O da şu cevabı verdi: "Efendim, O kimdir ki, ona iman edeyim?" İsa, "O'nu gördün. Şimdi seninle konuşan O'dur" dedi. O zaman adam, "Ya Rab, iman ediyorum!" diyerek onun ayaklarına kapandı (Yh. 9, 1-38).

 

 

 

 

 

 B YILI

 

 

2. TARİHLER KİTABINDAN  SÖZLER

 

Yüce Allah sözüne sadıktır.

 

Kral Sedekya zamanında, Kâhinler ve halkın ileri gelenleri putperest milletlerin kötü davranışlarına uyarak, sadakatsızlıklarını arttırdılar ve Rabbin takdis etmiş olduğu Yeruşalem'deki Mabed'e saygısızlık göstermeye başladılar. Onların atalarının Tanrısı Rab, durmadan ve usanmadan elçiler aracılığıyla onları uyardı, çünkü halkına ve Kutsal Evine acıyordu. Ama onlar, Allah'ın elçilerini gülünç duruma düşürdüler, küçümsediler ve peygamberlerle alay ettiler. Sonunda, Allah halkına o kadar kızdı ki, öfkesini hiç bir şey yatıştıramadı. Düşmanlar Allah'ın Mabed'ini yaktılar, Yeruşalem kentinin surlarını yıktılar ve içlerinde bulunan değerli eşyalarıyla birlikte bütün sarayları yakıp yok ettiler. Kral Nabukodonosor, katliamdan sonra,  hayatta kalanları Babil'e sürgün gönderdi. Bunlar, Pers kralığının hakimiyetine kadar, Babil kralının ve onun oğullarının kölesi olarak kaldılar. Böylece Rabbin peygamber Yeremya aracılığıyla söyle-diği şu sözler gerçekleşmiş oldu: "Tutulmamış şabat günlerini ödeyinceye kadar, topraklar harap olup yetmiş yıl malaz kalacaktır." Pers kralı Keyhüsrev'in (Sirus) hükümranlığının birinci yılında, Rabbin Yeremya aracılığıyla söyle-miş olduğu sözler gerçekleşecekti. Gerçekten, Pers kralı Keyhüsrev, Rabbin verdiği ilham üzerine, tüm ülkesinde şunları ilân etti - ve hatta ayrıca kalemle yazdırdı - "Pers kralı Keyhüsrev bildirir ki: Göklerin Tanrısı Rab yeryüzünde bütün hükümranlıkları bana verdi ve beni, Yahuda'daki Yeruşalem kentinde kendisi için bir mabed kurmakla görevlendirdi. Aranızda, onun halkından olanlar, Yeruşalem'e gitsin ve yüce Allah onlarla beraber olsun!" (2. Tarihler 36, l4-23).

MEZMUR (l37[136] l-6)

            Bizi unutma, Rabbim,

            bizi kurtarmaya gel!

Babil ırmaklarının kenarında,

Siyon'u anımsıyarak

oturmuş ağlıyorduk.

Etraftaki söğütlere asmıştık gitarlarımızı.

Orada, bizi tutsak olarak götürenler

bizden ilâhiler istiyorlardı.

Cellâtlarımız da, neşeli şarkılar:

"Bir Siyon ilâhisi okuyun bize!" diyorlardı.

Nasıl okuyabilirdik

Rabbin ilâhisini

yabancı topraklarda?

Yeruşalem, unutursam seni, kurusun sağ elim!

Yapışsın damağıma dilim,

eğer seni düşünmez olursam,

eğer Yeruşalem'i her sevinçten üstün

                        tutmazsam.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN EFESLİLERE

MEKTUBUNDAN SÖZLER

Yüce Allah sonsuz sevgisiyle bizi kurtardı.

Kardeşlerim, merhameti bol olan Allah, bizleri çok sevdiği için, günahlarımızdan ötürü  ölü olan bizi, Mesih'le birlikte hayata kavuşturdu. Onun lûtfuyla kurtulmuş bulunuyorsunuz. Allah bizi Mesih'le birlikte diriltip, yine onunla birlikte göksel yerlerde onun yanında bize yer verdi. Böylece, Allah, Mesih İsa'da bize göstermiş olduğu iyilikle, lûtfunun sonsuz zenginliğini, gelecek çağlarda göstermek istemiştir. Gerçekten, iman yoluyla onun lûtfu sayesinde kurtulmuş bulunuyorsunuz. Bu kurtuluş sizin başarınız değil, Allah'ın armağa-nıdır. Kimse övünmesin diye yapılan işlerin sonucu değildir. Çünkü biz Allah'ın eseriyiz. Allah'ın önceden hazırlamış olduğu iyilik yolunda yürüyelim diye Mesih İsa'da yaratılmış bulunuyorsunuz (Ef. 2, 4-l0).

 

 

AYET

Allah dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, her kim ona iman ederse, mahvolmasın, fakat ebedî hayata kavuşsun (Yh. 3, l6).

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Allah bizi sevdiği için Oğlunu dünyaya gönderdi.

Mesih İsa, Ferisilerden biri olan Nikodemus'a şöyle dedi: "Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlu'nun da yukarı kaldırıl-ması gerekir. Öyle ki, ona iman eden herkes ebedî hayata kavuşsun. Çünkü Allah dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, her kim ona iman ederse, mahvolmasın fakat ebedî hayata kavuşsun. Allah, Oğlunu dünyayı yargılamak için dünyaya göndermedi, dünya onun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi. Ona iman eden yargılanmaz, iman etmeyen ise zaten yargılanmıştır, çünkü Allah'ın biricik Oğlunun adına iman etmemiştir. Yargı şudur: dünyaya ışık geldi, ama insanlar karanlığı ışıktan daha çok sevdiler, çünkü yaptıkları işler kötüydü. Gerçekten kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları ortaya çıkar korkusuyla ışığa yaklaşmaz. Ama gerçeği uygulayan kişi ise, işleri Allah'a bağlılıkla yapılmış görünsün diye ışığa gelir" (Yh. 3, l4-2l).

 

 

C YILI

 

 

YEŞU KİTABINDAN SÖZLER

İsrail Oğulları Allah tarafından vaadedilmiş ülkeye varınca Pasah bayramını kutladılar.

İsrail Oğulları denizi geçtikten sonra, Rab Yeşu'ya şöyle dedi: "Mısır'da gördüğünüz hakaretlerden sizleri bu gün kurtardım."

İsrail Oğulları, Gilgal'da konaklayıp ayın on dördüncü günü akşama doğru Eriha ovalarında Fıshı yani Pasah'ı kutladılar. Fıshın ertesi günü, o yörenin ürünü olan mayasız ekmek ve kavrulmuş buğday yediler. O günden sonra, "man" yağmaz oldu. İsrail Oğullarına "man" ekmeği verilmez olunca, o yıl Kenân ülkesinin ürününü yediler (Yeşu 5, 9-12).

 

 

MEZMUR  (34[33]17)

            Tadın ve görün: Rab ne iyidir!

Her zaman Rabbe şükretmek istiyorum;

ağzımda daima övgüsü olacaktır.

Ruhum Rab ile coşar.

Düşkünler beni işitsin ve sevinsinler!

            Benimle birlikte Rabbi yüceltin,

            hep beraber onun adını kutlayalım!

            Rabbi aradım, o bana cevap verdi,

            ve tüm korkularımdan beni kurtardı.      

Gözlerinizi ona doğru çeviriniz,

yüzünüz nurlu olacak, hiç utançtan

kızarmayacaktır.

Bakınız, mutsuz biri seslendi: Rab onu işitti

ve tüm sıkıntılarından onu kurtardı.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN KORİNTOSLULARA

2. MEKTUBUNDAN SÖZLER

Günahlarımızı taşıyan Mesih sayesinde, Allah'ın huzurunda af ve barış bulmaktayız.

Bir kimse Mesih'te ise, yepyeni bir yaratıktır. Eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur.

Her şey Allah'tan gelmektedir: Allah, Mesih'in aracılığıyla bizi kendisiyle barıştırdı ve bize barıştırma görevini verdi. Gerçekten, Allah insanların suçlarını bağışlayarak dünyayı kendisiyle barıştırdı ve barışma sözlerini de bize emanet etti. Bu nedenle, bizler Mesih'in elçileriyiz ve gerçekten Allah'ın kendisi, bizim aracılığımızla sizlere çağrıda bulunmaktadır. Mesih'in adına yalvarıyoruz: Allah'la barışın. Allah, Mesih sayesinde kendi doğruluğuna kavuşalım diye, günahı olmayan Mesih'e bizim için günah yükledi (2. Kor. 5,17-21).

 

AYET

Açlık çeken Oğul şöyle dedi: "Kalkıp babamın yanına gideceğim ve ona: 'Baba, Allah'a karşı ve sana karşı günah işledim.' diyeceğim."

 

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Allah her zaman affeden ve bizi seven bir baba gibidir.

Bir gün, bütün vergi görevlileri ve günahkârlar İsa'ya yaklaşıp onu dinlemeye geliyorlardı. Ferisilerle yazıcılar: "Bu adam günahkârları kabul ediyor, onlarla birlikte yemek yiyor" diye mırıldanıyorlardı.

Bunun üzerine İsa onlara şu örneği verdi: "Bir adamın iki oğlu varmış. Bunlardan küçüğü babasına: 'Baba, demiş, malından payıma düşeni ver bana.' Baba da, malını iki oğlu arasında paylaştırmış.

Bundan birkaç gün sonra küçük oğul her şeyini toplayıp uzak bir ülkeye gitmiş. Orada sefahat içinde yaşayarak varını yoğunu saçıp savurmuş. Her şeyini harcadıktan sonra, o ülkede büyük bir kıtlık başgöstermiş ve delikanlı da yokluk çekmeye başlamış.

Bunun üzerine, kalkıp o ülkenin vatandaşlarından birinin hizmetine girmiş. Adam onu domuz gütmek üzere tarlalarına yollamış. Delikanlı, domuzların yedikleri keçi boynuzlarıyla bile karnını doyurmaya can atıyormuş, ama kimse ona bir şey vermemiş.

O zaman, aklı başına gelip şöyle demiş: 'Babamın nice işçisinin fazlasıyla yiyeceği var, ben ise burada açlıktan ölüyorum. Kalkıp, babamın yanına gideceğim ve ona: - Baba, diyeceğim, Allah'a karşı ve sana karşı günah işledim. Ben artık senin oğlun olarak çağrılmaya layık değilim, beni işçilerinden biri gibi kabul et.'

Kalkmış ve babasının yanına gitmiş.

Kendisi daha uzakta iken, babası onu görmüş, ona acımış, koşup boynuna sarılmış ve onu öpmüş.

O zaman oğlu: 'Baba, demiş. Allah'a karşı ve sana karşı günah işledim. Ben artık senin oğlun olarak çağrılmaya lâyık değilim.'

Babası ise hizmetçilerine şöyle demiş: 'Çabuk, en iyi giysileri getirin ve onu giydirin! Parmağına bir yüzük takın ve ayaklarına çarık giydirin. Besili danayı getirip kesin, yiyelim ve eğlenelim! Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yeniden hayata döndü; kaybolmuştu, bulundu.' Böylece eğlenmeye başlamışlar.

Büyük oğul ise tarlada imiş. Tarladan gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duymuş. Uşaklardan birini çağırıp bunun ne demek olduğunu sormuş. Uşak ona: 'Kardeşin geldi, baban da onu sağ salim bulduğu için besili danayı kesti.' demiş. Büyük oğul kızmış ve içeri girmek istememiş. Babası dışarı çıkıp ona yalvarmış. Ama o, babasına şöyle cevap vermiş: 'Bunca yıldır, sana hizmet ediyorum, hiç bir zaman senin emirlerine karşı gelmedim ve sen bana hiç bir zaman, dostlarımla eğlenebilmek için bir oğlak bile vermedin. Oysa senin malını fahişelerle yiyen şu oğlun geliyor, sen onun için besili danayı kesiyorsun.' O zaman baba ona şöyle demiş: 'Oğlum, sen daima benimle berabersin ve her neyim varsa, senindir. Ama eğlenmek ve sevinmek gerekiyordu, çünkü bu kardeşin ölmüştü, hayata döndü; kaybolmuştu, bulundu" (Lk.15,11-32).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Rabbim, sevinçle bu adakları sana sunuyoruz ve alçakgönüllülükle yalvarıyoruz: dünyaya kurtuluşu getiren ve ölümü yenen bu kurbanı her zaman iman ve sevgiyle kutlayabilmemiz için, bize yardım et. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

KOMÜNYON

Baba oğluna şöyle dedi: "Oğlum, sevin, çünkü kardeşin ölmüştü, hayata döndü; kaybolmuştu, bulundu" (Lk15, 32).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Allah'ım, sözlerin dünyaya gelen bütün insanları aydınlatan ışıktır. Her zaman doğru olanı düşünebilmemiz için kalplerimizi aydınlat. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

 

 

5.  PAZAR  GÜNÜ

 

GİRİŞ  İLAHİSİ

Hakkımı ver, ey Allah'ım, davamı savun acıma-sız insanlara karşı. Kurtar beni hileci ve ahlaksız adamlardan. Sen, benim Allah'ımsın, kuvvetimsin (Mezm.43,1).

 

DUA

Allah'ım, Oğlun insanlara sevgisi nedeni ile hayatını feda etti. Aynı fedakarlığı yapabilmemiz ve hayatımızda aynı sevgiyi gösterebil-memiz için bizlerden yardımını esirgeme. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebedi-yen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

A YILI

 

PEYGAMBER HEZEKİEL'İN KİTABINDAN SÖZLER

Peygamber Hezekiel, sürgün olan İsrail halkını gömülmüş ölülere benzetir. Ama yüce Tanrı'nın gücüyle İsrail halkı vatanına dönecek ve yeni bir hayat kazanıp mutlu olacaktır. Biz de öldükten sonra, Allahın Ruh'u sayesinde dirilip ebediyen yaşayacağız.

Yüce Tanrı şöyle diyor: "Ey benim halkım! Mezarlarınızı açacağım; sizleri oradan çıkarıp İsrail topraklarına yeniden getireceğim.

Ey benim halkım, bileceksiniz ki ben Rab'im. İçinize Ruh'umu vereceğim ve yaşayacaksınız. Sizi topraklarınıza yerleştireceğim ve bileceksiniz ki, ben Rab'im. Bunu dedim ve yapacağım. İşte Rabbin sözleri bunlardır" (Hezek. 37,12-14).

 

MEZMUR (130[129] 1-8)

            Rab'de merhamet ve sonsuz kurtuluş vardır.

Derinliklerden sesleniyorum sana, Rabbim!

Ey Rab, dinle sesimi!

Dikkat etsin kulakların yalvaran sesime.

Ey Rab, eğer sen kusurları

hesap edersen, kim yaşayabilir?

Ama af vardır senin katında,

korkulsun senden diye!

Güveniyorum Rabbe,

bekliyorum onu bütün ruhumla,

ümit bağlıyorum onun sözüne.

Ruhum Rabbi bekliyor,

nöbetçilerin sabahı beklediğinden çok.

Ey İsrail, Rabbe bağla ümidini,

çünkü Rabde bulunur merhamet

ve boldur onda kurtuluş.

 

AZİZ PAVLUS'UN ROMALILARA

MEKTUBUNDAN SÖZLER

Eğer Mesih'in Ruh'u yüreğimizde varsa, ölümden korkmayalım, çünkü Mesih'in dirildiği gibi biz de dirileceğiz.

Kardeşlerim, bedenin etkisi altında bulunanlar, Allah'ı hoşnut edemezler.

Oysa sizler, Allah'ın Ruh'u sizlerde bulunduğuna göre bedenin değil, Ruh'un etkisi altın-dasınız. Eğer bir kişide Mesih'in Ruh'u yoksa, o kişi Mesih'in değildir. Ama eğer Mesih içinizde ise, her ne kadar günah nedeniyle beden ölüme mahkum ise de, doğrulukla donatıldığınız için, Ruh hayatınız olur. Eğer Mesih İsa'yı ölüler arasından dirilten Allah'ın Ruh'u sizde ise, Mesih'i ölüler arasından dirilten O, sizde bulunan Ruh'uyla ölümlü bedenlerinize de yaşam verecektir (Rom. 8, 8-11).

 

AYET

Mesih İsa şöyle diyor: "Diriliş ve Hayat ben'im. Bana iman eden ölmüş olsa da yaşayacaktır" (Yuh. 11, 25).

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa, kendisinin hayat kaynağı olduğunu ve yakında dirileceğini göstermek için dostu Lazar'ın hayata dönüşünü sağlamıştır.

Beytanya'da Lazar

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa, kendisinin hayat kaynağı olduğunu ve yakında dirileceğini göstermek için dostu Lazar'ın hayata dönüşünü sağlamıştır.

Beytanya'da Lazar adında bir adam hastalanmıştı. Onun kızkardeşleri Marta ve Meryem İsa'ya: "Ey Rab, sevdiğin kişi hastadır" diye haber gönderdiler. İsa bunu duyunca şöyle dedi: "Bu hastalık ölümle sonuçlanmayacak, ama Allah'ın yüceliğini gösterecek ve dolayısıyla Allah'ın Oğlu yüceltilecektir". İsa Marta'yı, onun kızkardeşini ve Lazar'ı severdi. Onun hasta olduğunu işitince, bulunduğu yerde iki gün daha kaldı. Bundan sonra şakirtlerine: "Yine Yahudiye'ye gidelim" dedi.

İsa Beytanya'ya varınca, Lazar'ın dört gün önce gömülmüş olduğunu öğrendi. Marta İsa'nın geldiğini duyunca O'nu karşılamaya çıktı. Meryem ise evde bekliyordu. Marta İsa'ya: "Ey Rab, burada olsaydın, kardeşim ölmezdi. Şimdi de ne dilersen, Allah'ın onu sana vereceğini biliyorum" dedi. İsa ona: "Kardeşin dirilecektir" dedi. Marta: "Evet, son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum" diye cevap verdi. İsa ona şöyle dedi: "Diriliş ve hayat ben'im. Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Her kim yaşar ve bana iman ederse asla ölmeyecektir. Buna inanı-yor musun?" Marta: "Evet, Rab, senin dünyaya gelecek olan Allah'ın Oğlu Mesih olduğuna inanıyorum" diye cevap verdi.

İsa: "Onu nereye koydunuz?" diye sordu. Ona: "Rab, gel de gör!" dediler. O zaman İsa ağlamaya başladı. Yahudiler de: "Bakın, onu ne kadar seviyormuş!" dediler. Ama aralarından bazıları: "Kör adamın gözlerini açan bu kişi, Lazar'ın ölmesini önleyemez miydi?" dediler.

O zaman, İsa yine üzüntüden titreyerek mezara geldi. Mezar bir mağaradaydı, girişinde de bir taş duruyordu. İsa: "Taşı kaldırın!" dedi. Ölenin kızkardeşi Marta: "Rab, o artık kokmaya başla-mıştır, öleli dört gün oldu" dedi. İsa ona şu ce-vabı verdi: "Ben sana, 'iman edersen Allah'ın yü-celiğini göreceksin' demedim mi?" Bunun üzeri-ne taşı kaldırdılar. İsa gözlerini gökyüzüne dikerek şöyle dedi: "Ey Peder, beni işittiğin için sana şükrediyorum. Beni her zaman işittiğini biliyordum. Ama bunu, çevrede duran halk için, beni senin gönderdiğine iman etsinler diye söyledim". Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, "Lazar, dışarı çık!" diye bağırdı. Ölü, elleri ve ayakları sargılarla bağlı ve yüzü bezle örtülü olarak dışarı çıktı. İsa onlara: "Onu çözün ve bırakın onu, gitsin!" dedi.

Bu nedenle Meryem'in yanına gelmiş ve İsa'nın yaptıklarını görmüş olan Yahudilerin birçoğu ona iman etti (Yuh. 11, 3-7, 20-27, 34-45).

 

 

B YILI

 

 

PEYGAMBER YEREMYA'NIN KİTABINDAN

SÖZLER

Yüce Allah, Mesih aracılığıyla, insanlarla yeni bir 'Antlaşma" (Ahit) yaptı. Bu antlaşma taşlar üzerine yazılı değil, insanların kalplerine işlenmiştir.

Rab diyor ki, İsrail ve Yahuda toplumuyla yeni bir "Antlaşma" yapacağım günler geliyor. Bu "Antlaşma", onları ellerinden tutup Mısır ülke-sinden çıkardığım gün, atalarıyla yaptığım "Antlaşma'dan" farklı olacaktır. Üzerlerine sahip olduğum haklara rağmen, "Antlaşma'yı" onlar bozmuşlardır.

Rab diyor ki, bundan böyle İsrail toplumuyla yapacağım "Antlaşma" şöyle olacaktır: Emirlerimi içlerine yerleştireceğim, kalplerine işleyeceğim. Ben onların Allah'ı olacağım, onlar da benim halkım.  Artık kardeş kardeşe: "Rabbi tanı!" demeye ihtiyacını duymayacak, çünkü en küçü-ğünden en büyüğüne kadar herkes beni tanı-yacaktır. Onların kusurlarını bağışlayacağım, işledikleri günahları unutacağım (Yeremya 3l, 3l-34).

 

 

MEZMUR( 5l[50]3-6, l2-l5)

            Rabbim, içimizde yeni bir kalp yarat!

Ey Allah'ım, sevginle acı bana!

Sonsuz merhametinle günahlarımı affet!

Yıka beni her kötülükten,

temizle beni her günahımdan.

Ey Allah'ım, temiz bir kalp yarat bende,

yepyeni bir ruh uyandır içimde.

Beni kendinden uzağa atma,

kutsal ruhunu benden geri alma.

Geri ver bana kurtuluş sevincini,

İçimde güçlü bir ruh sağla.

Günahkârlara senin yolunu öğreteceğim,

yolunu şaşıranlar sana döneceklerdir.

 

İBRANİLERE MEKTUBUNDAN SÖZLER

 

Mesih İsa ölümü kabul ederek dünyayı kurtardı.

Kardeşlerim, Mesih İsa yeryüzünde insan olarak bulunurken kendisini ölümden  kurtarmaya gücü olan Allah'a büyük feryat ve gözyaşlarıyla dua etti ve dileklerini sundu. Her bakımdan Allah'a bağlılığı nedeniyle işitildi.  Oğul olduğu halde, çektiği acılardan söz dinlemeyi öğrendi ve bu şekilde  kemâle erişip, sözünü dinleyenlerin hepsi için sonsuz kurtuluş kaynağı oldu (İbr. 5, 7-9).

 

 

 

AYET

Mesih İsa şöyle diyor: "Bana hizmet etmek isteyen ardımdan gelsin ve ben nerede isem, bana hizmet eden de orada olacaktır" (Yh.l2, 26).

 

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Yere düşüp çürüyen buğday tanesinin çok ürün verdiği gibi, Mesih İsa da ölümü kabul ederek hepimizi kurtardı ve ebedî hayata kavuşturdu.

Bayram dolayısıyla ibadet etmek için Yeru-şalem'e gidenler arasında bazı Yunanlılar vardı. Bunlar, Celile'nin Beytsayda kentinden olan Filipus'a gelerek: "Efendi, İsa'yı görmek istiyoruz" diye rica ettiler. Filipus gitti ve bunu Andreas'a söyledi. Andreas ve Filipus da gidip bunu İsa'ya söylediler. İsa onlara şu cevabı verdi: "İnsanoğlunun yüceltileceği saat geldi. Doğrusu size söylüyorum ki, buğday tanesi toprağa düşüp ölmezse, yalnız kalır; ama ölürse, pek çok ürün verir. Canını seven  onu yitirir. Ama bu dünyada canını hiçe sayan, onu ebedî hayat için saklar. Bana hizmet etmek isteyen ardımdan gelsin ve ben nerede isem, bana hizmet eden de orada olacaktır. Kim bana hizmet ederse, Peder onu onurlandıracaktır. Şu anda yüreğim sıkılıyor, ne diyeyim? Peder, beni bu saatten kurtar mı diyeyim? Ama ben zaten bunun için bu saate geldim. Ey Peder! Adını yücelt!" O zaman gökten bir ses geldi: "Onu yücelttim ve onu yine yücelteceğim." Orada bulunan ve sesi işiten halk, "Gök gürledi" diyordu. Bazıları da: "Bir melek onunla konuştu" diyorlardı. Ama İsa şöyle dedi: " Bu ses benim için değil, sizin için geldi. Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın hükümdarı şimdi dışarı atılacaktır. Ve ben yerden yukarı kaldırıldığım zaman, tüm insanları kendime çekeceğim." İsa bunu, nasıl bir ölümle öleceğini belirtmek için söylemişti (Yh. l2, 20-33).

 

 

C YILI

PEYGAMBER İŞAYA'NIN  KİTABINDAN SÖZLER

Yüce Tanrı sürgün edilen halkı için Mısır'da yaptığı gibi, her zaman harikalar yaratabilir. Ona güvenebiliriz.

Rab deniz ortasından yol açtı, şiddetli sularda bir patika hazırladı, savaş arabalarının ve atların, orduların ve cenkçilerin Mısır'dan çıkma-sına izin verdi. Ama hepsi mahvoldular, yere serilip kalkmayacak birer mum gibi eridiler.

Bu harikaları yaratan Rab şöyle diyor: "Geçmiş olayları düşünmeyin, geçmiş şeyleri hatırla-mayın. Bakınız: Yepyeni bir dünya yapıyorum; şimdi ortaya çıkacak, onu görmüyor musunuz?

Evet, çöllerden yol, kurak yerlerden dere ve ır-mak geçireceğim.

Vahşi hayvanlar, çakallar ve devekuşları beni övecekler, çünkü seçtiğim halkımın susuzlu-ğunu gidermek için çöllerden ve kurak yerlerden ırmaklar akıttım. Kendim için yetiştirdiğim hal-kım beni yüceltecektir " (İşaya 43,16-21).

 

 

MEZMUR (126[125] 1-6)

            Rab harikalar yarattı,

            bu nedenle sevinçle doluyuz.

 

Rab Siyon esirlerini geri getirdiğinde,

sanki rüya görmüş gibiydik.

O zaman, doldu ağzımız gülüşle

ve dudaklarımız şarkılarla.

O zaman, şöyle denildi uluslar arasında:

"Rab onlar için büyük şeyler yaptı! "

Evet, Rab bizim için büyük şeyler yaptı.

Bu nedenle sevinç içindeyiz.

Ey Rab, geri getir esirlerimizi,

çöldeki seller gibi, geri getir onları.

Gözyaşları içinde ekenler,

neşe içinde biçerler.

Gidiyor, gidiyor ağlayarak,

tohum torbasıyla dolu olarak.

Geliyor, geliyor sevinçle

ekin demetleriyle yüklü olarak.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN FİLİPİLİLERE MEKTUBUNDAN SÖZLER

Kurtarıcı İsa'ya olan sevgimizi her şeyden üstün tutmamız gerekir, çünkü ancak ona bağlı kalarak bize sağladığı dirilişe kavuşabiliriz.

Kardeşlerim, benim için kazanç görülen her şeyi Mesih'in uğruna bir kayıp saydım. Gerçekten, Rabbim Mesih İsa'yı tanımanın üstün değeri yanında her şeyi bir kayıp sayıyorum. Kendisi uğruna herşeyi yitirdim ve süprüntü sayıyorum. Öyle ki, Mesih'i kazanayım  ve Kutal Yasa'ya dayanan kendime özgü bir doğruluğa değil, ama Mesih'e imanım sayesinde, iman yoluyla Allah'tan gelen doğruluğa sahip olup Mesih'le birleşmiş olayım.

Mesih'i tanımak, onun dirilişinin gücünü duymak ve elemlerini paylaşarak ölümde ona benzemek istiyorum; böylece ben de mümkünse, ölülerden dirilişe erişebileyim.

Şüphesizdir ki, şimdiden bunlara kavuşmuş ya da şimdiden kemâle ermiş değilim, ama bunları kazanmak için koşuyorum, çünkü Mesih beni kendine çekip bağladı.

Kardeşler, ben kendimi henüz bunu kazanmış saymıyorum; ancak benim için tek bir şey önemlidir: geride kalan her şeyi unutup önümde bulunanlara uzanarak, Allah'ın Mesih İsa aracı-lığıyla yaptığı yüce çağrıda öngörülen ödülü kazanmak için hedefe doğru koşuyorum (Filip. 3, 8-14).

 

 

AYET 

Rab şöyle diyor: "Günahkâr insanın ölmesini değil, ama kötü yolundan dönüp yaşamasını istiyorum" (Hezekiyel 33, 11).

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih İsa günahkâr insanın ölmesini değil, ama kötü yollarından dönüp yaşamasını ister.

 

O gün, İsa zeytinlik dağına gitti. Sabah erken, yine Mabed'e geldi. Bütün halk onun yanına geliyordu. O da oturup onlara  öğretmeye başladı.

O zaman Yazıcılar ve Ferisiler zinada yakalanmış bir kadın getirdiler ve onu kalabalığın ortasına iterek İsa'ya şöyle dediler: "Hoca, bu kadın zina işlerken suç üstü yakalandı. Musa, Yasa'da bize bu gibi  kadınların taşlanmasını emretmiştir. Sen, ne dersin? " Onlar, bunu İsa'yı denemek  ve suçlayabilmek için söylüyorlardı.

İsa eğilmiş, parmağıyla yere yazı yazmaya başladı. Durmadan aynı soruyu sormaları üzerine İsa doğrulup onlara: "Aranızda günahsız olan, ona ilk taşı atsın" dedi.

Sonra yine eğildi, yere yazı yazmaya devam etti. Bunu işitince, başta yaşlılar olmak üzere, birer birer çekildiler. İsa yalnız kaldı. Kadın da orta yerde duruyordu. O zaman İsa doğrulup ona: "Kadın, dedi, nerede onlar? Hiç biri seni mahkûm etmedi mi? " Kadın : "Hiç biri, efendim" dedi. İsa kadına şöyle dedi: "Ben de seni mahkum etmiyorum; git, artık bundan sonra günah işleme!" (Yh. 8, 1-11).

 

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Her şeye kadir Allah, dualarımızı dinle ve imana çağırdığın bizleri  bu kurban sayesinde arıt ve kötülüğe karşı kuvvetlendir. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

KOMÜNYON

Mesih İsa kadına şöyle dedi: "Hiç biri seni mahkûm etmedi mi? " Kadın: "Hiçbiri, efendim!" dedi. "Ben de seni mahkûm etmiyorum; git, artık bundan sonra günah işleme!" (Yuh. 8, 11).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Her şeye kadir Allah, Kutsal ekmekle Mesih İsa'nın kanını ve vücudunu paylaşmış olan bizleri her zaman Mesih İsa'ya bağlı kalmamızı ve birbirimizi sevmemizi sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C.Amin.

KUTSAL   HAFTA 

____________________

 

6.  PAZAR  GÜNÜ

Mesih İsa'nın Yeruşalem'e Giriş Bayramı

 

 

GİRİŞ  İLAHİSİ

Hosanna Davut Oğlu'na! Rabbin adına gelen kutlu olsun! Hosanna göklerdeki İsrail Kralına!

 

Rahip cemaate şöyle der:

Kardeşlerim, Oruç günleri sırasında, dua ederek, iyilik yaparak ve nefsimizi yenerek kendimizi Paskalya Bayramına hazırladık. Bu gün hep beraber, Mesih İsa'nın gerçekleştirdiği kurtuluşumuzu kutlamaya başlayacağız. Mesih İsa Yeruşalem'e geldi, orada eziyet çekmek ve ölmek istiyordu. Onu, Yeruşalem'e girdiği yolda imanla izliyelim. Onun dirilişine ve ilahi hayatına katılabilmemiz için, onun ıstıraplarını da paylaşalım.

 

ZEYTİN DALLARINI  TAKDİS DUASI

Ebedi ve kadir Allah, hayatın ve zaferin simgesi olan bu zeytin dallarını takdis et (†) ve seni yücelten Kilise'nin dualarını kabul et. Mesih İsa'yı şimdi sevinçle öven bizlerin, bizi yargı-lamaya geldiğinde de, onu sevinç ve güvenle karşılamasını sağla. Bunu seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

A YILI

 

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Yeruşalem'e yaklaşıp Zeytinlik Dağının yanın-da bulunan Beytfacı'ya geldikleri zaman, İsa şakirtlerinden ikisini şu sözlerle köye gönderdi: "Karşınızdaki köye gidin. Hemen orada bağlı bir dişi eşek ve yanında bir sıpa bulacaksınız. Onları  çözüp bana getirin. Size bir şey diyen olursa, 'Rabbin bunlara ihtiyacı var, hemen onları geri gönderecek' dersiniz".

Bu olay, peygamberin şu sözleri yerine gelsin diye oldu:

"Siyon kızına deyin: "Bak, kralın sana geliyor,

O alçakgönüllü, binmiş bir eşek üzerine,

bir eşek yavrusu üzerine".

Şakirtler gittiler ve İsa'nın kendilerine buyurduğu gibi yaptılar. Eşekle yavrusunu getirip üzerlerine giysilerini koydular. İsa da sıpanın üzerine bindi. Halkın büyük çoğunluğu giysilerini yolun üzerine serdi. Bazıları da ağaçlardan dallar kesip yola seriyorlardı. İsa'nın önünde ve arkasında yüreyen kalabalıklar: "Davut Oğluna hosanna! Rabbin adıyla gelene övgüler olsun! Göklerin en Yücelerinde Olan'a hosanna!". diye bağırıyorlardı. İsa Yeruşalem'e girdiği zaman, bütün kent heyecana kapılarak: "Bu kimdir? " diyordu. Kalabalıklar: "Bu, Celile'nin Nasıra kentinden İsa Peygamberdir" diye cevap veriyorlardı (Mat. 21, 1-11).

 

 

B YILI

 

 

AZİZ MARKOS TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Yeruşalem'e yaklaşırken, Zeytinlik Dağının ya-nında bulunan Beytfacı ve Beytanya'ya geldiklerinde, İsa şakirtlerinden ikisini gönderip onlara şöyle dedi: "Karşınızdaki köye gidin, oraya gi-rer girmez, üzerine daha hiç kimsenin binmediği, bağlı duran bir sıpa bulacaksınız. Onu çö-züp bana getirin. Eğer biri size "Niçin bunu yapıyorsunuz?" derse, "Rabbin ona ihtiyacı var; hemen geri  gönderecek"  dersiniz."

Şakirtler gittiler ve sokakta, bir evin kapısının yanına bağlı bir sıpa buldular. Onu çözdüler. Orada bulunanlardan bazıları: "Sıpayı niçin çö-züyorsunuz? Bu sıpayı çözüp de ne yapacak-sınız?" diye sordular.

Şakirtler onlara, İsa'nın söylemiş olduğu gibi cevap verdiler. Adamlar da onları rahat bıraktılar. Sıpayı İsa'ya getirdiler, kendi giysilerini onun üzerine koydular. İsa da sıpaya bindi. Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler. Önden gidenler ve arkadan gelenler şöyle bağırıyorlardı: "Hosanna! Rabbin adına gelene övgüler olsun! Atamız Davud'un yaklaşan Hükümranlığı kutlu olsun! Göklerin en yücelerinde Olan'a hosanna!" (Mk.ll, l-lO).

 

C YILI

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH  İSA'NIN  İNCİL'İNDEN  SÖZLER

 

O gün, İsa Havarilerin önünde yürüyerek Yeruşalem'e gitti. Zeytinlik denilen Dağa yakın bulunan Beytfacı ve Beytanya'ya  yaklaştığında, şakirtlerinden ikisini gönderdi ve şöyle dedi: "Karşıdaki köye gidin, oraya varınca, üzerine daha hiç kimsenin binmediği, bağlı duran bir sıpa bulacaksınız. Onu çözüp getirin. Eğer biri size: "Onu niçin çözüyorsunuz?" diye sorarsa, "Rabbin ona ihtiyacı var dersiniz". Gönderilenler, yola çıkıp herşeyi İsa'nın kendilerine söylemiş olduğu gibi buldular. Sıpayı çözerlerken onun sahipleri onlara: "Onu niçin çözüyorsunuz?" dediler. Onlar da: "Rabbin ona ihtiyacı var" diye cevap verdiler. Sıpayı İsa'ya getirdiler, üzerine kendi giysilerini koyarak İsa'yı üstüne bindirdi-ler. İsa ilerlerken, halk giysilerini yola seriyordu. Zeytinlik Dağından aşağı inen yola yaklaştığı zaman, şakirtlerden oluşan kalabalığın tümü, görmüş oldukları mucizelerden dolayı, sevinç içinde yüksek sesle Allah'ı övmeye başladılar. Şöyle diyorlardı: "Rabbin adına gelen Kral yüceltilsin! Gökte esenlik ve göklerde en yüce Olan'a övgüler olsun!" Kalabalığın içinden bazı Ferisiler ona: "Hoca, şakirtlerini sustur!" dediler. Ama İsa onlara: "Size diyorum ki, eğer onlar susarlarsa, taşlar bağıracaktır" diye karşılık verdi (Lk. 19, 28-40).

 

 

DUA

Ebedi ve her şeye kadir Allah, biricik Oğlun Kurtarıcımız İsa senin isteklerine uyarak insanlara bir alçakgönüllülük örneği vermek üzere, bize benzer bir bedenle haç üzerinde ıstırap çekerek öldü. Sana yalvarıyoruz: onun izinde yürüme-mizi ve onun şanlı dirilişine katılmamızı sağla. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

PEYGAMBER İŞAYA'NIN KİTABINDAN SÖZLER

Allah'ın itaatlı kulu ıstıraplar ve hakaretler karşı-sında sarsılmaz.

Güçsüz olanı sözlerimle güçlendirebilmem için, yüce Allah bana iyi bir öğrenci dilini verdi. Bir öğrenci dinlediği gibi, ben de dinleyeyim diye Rab her sabah beni uyandırır ve dikkatimi çeker.

Rab kulağımı açtı, ona karşı gelmedim ve ondan kaçmadım. Bana vuranlara sırtımı verdim, sa-kalımı çekenlere yanağımı uzattım, yüzümü hakaretlerden ve tükürüklerden korumadım. Rab benim yardımcımdır.

Bu nedenle hakaretler bana dokunmaz. Yüzü-mün sert bir taş gibi olmasına çalıştım. Biliyo-rum ki, sarsılmayacağım ve utanç duymayacağım (İşaya 5O, 4-7).

 

MEZMUR (22 [21]8-9, l7-2O, 23-24)

            Allah'ım, Allah'ım! niçin beni terkettin?

Bütün beni görenler, benimle eğleniyorlardı.

Sırıtıp, baş sallayarak şöyle diyorlardı:

"Rabbe güvendi, onu salıversin!

"Mademki onu seviyor, onu kurtarsın!"

Köpekler beni kuşatıyor.

Bir haydut çetesi çevremi sarıyor,

ellerimi ve ayaklarımı bağlıyorlar.

Bütün kemiklerimi sayabilirim.

Giysilerimi aralarında paylaşıyorlar,

gömleğime kura çekiyorlar.

Fakat sen, ey Rab, benden uzak kalma.

Ey kuvvetim benim, yardımıma koş!

Senin adını kardeşlerime duyuracağım,

topluluğun ortasında seni öveceğim.

Rabden korkan sizler, onu övün!

Tüm  Yakub'un soyu, onu yücelt!

 

AZİZ PAVLUS'UN FİLİPİLİLERE

MEKTUBUNDAN SÖZLER

 

Mesih İsa'nın duygularını benimseyelim.

 

Kardeşlerim, aranızda duygularınız, Mesih İsa'-da bulunan duygulara benzer olsun. Mesih, Allah'ın özdeşliğinde olmakla birlikte, Allah'a eşit olmayı elde edilmiş bir hak saymadı. Ama, özgün yüceliğinden vazgeçerek, kul özdeşliğini aldı ve insan şeklinde göründü. İnsan olarak ölüme, hem de çarmıh üzerinde ölüme kadar boyun eğip kendini feda etti.

Bu nedenle, Allah onu pek çok yükseltti. Ona, her adın üstünde olan adı verdi, öyle ki İsa adı anıldığında, göklerde, yeryüzünde ve yer altın-da her varlık diz çöksün ve her dil, Peder Allah'ın yüceltilmesi için "Mesih İsa Rabdir" diyerek tanıklık etsin. (Fil. 2,6-11)

 

 

AYET

Mesih İsa bizim için ölüme, hem de çarmıh üze-rinde ölüme kadar boyun eğip kendini feda etti. Bu nedenle, Allah onu pek çok yükseltti ve ona, her adın üstünde olan adı verdi.

 

A YILI

 

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN ISTIRAPLARI VE ÖLÜMÜ

 

O: Okuyucu; İ: İsa ; H: Havariler; P: Pilatus; Hk: Halk; B: Başkahin.

 

Bugün, Mesih İsa'nın ıstıraplarını ve ölümünü anarak onun bize gösterdiği sonsuz sevgiyi derin derin düşü-nelim.

O:        Onikilerden biri olan Yahuda İskaryot Baş-kahinlere gitti ve sordu:

H:        Onu ele verirsem bana ne verirsiniz?

O:        Onlar otuz gümüş para için anlaşıp ona verdiler. Yahuda o andan itibaren İsa'yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı. Mayasız ekmek bayramının ilk günü, şakirtler İsa'nın yanı-na gelip sordular:

H:        Pasah yemeğini yemek için nerede hazırlık yapmamızı istersin?

O:        O da şöyle dedi:

İ:          Kente gidin ve filan kişiye şöyle deyin: "Efendimiz diyor ki, zamanım yaklaştı. Pasah bayramını şakirtlerimle birlikte senin evinde kutlayacağım".

O:        Şakirtler de, İsa'nın kendilerine buyurduğu gibi yaptılar ve Pasah yemeğini hazırladılar. Akşam olunca, İsa on iki şakirtle sofraya oturdu. Hep birlikte yemek yerlerken, İsa onlara şöyle dedi:

İ:          Size doğrusunu söylüyorum ki, sizden biri beni ele verecek.

O:        Derin bir üzüntüyle her biri ona sormaya başladı:

H:        Acaba beni mi demek istedin, ya Rab?

O:        İsa da şöyle cevap verdi:

İ:          Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana banmış olan, beni ele verecek. İnsanoğlu, kendisi hakkında yazılmış olduğu gibi gidiyor, ama İnsanoğlu'nu ele verenin vay haline! O adam hiç doğmamış olsaydı, kendisi için daha iyi olurdu.

O:        Bunun üzerine, onu ele verecek olan Yahuda sordu:

H:        Rabbi, beni mi demek istedin?

O:        İsa şu cevabı verdi:

İ:          Söylediğin gibidir.

O:        Onlar yemek yerken, İsa eline ekmek aldı,şükran duasını okuduktan sonra onu böldü ve şakirtlerine vererek şöyle dedi:

İ:          Alın ve yiyin, bu benim bedenimdir.

O:        Bundan sonra bir kupa aldı, şükretti ve bunu şakirtlerine vererek şöyle dedi:

İ:          Hepiniz bundan içiniz, çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçok-ları uğruna dökülen Ahdin kanıdır. Size şunu söylüyorum: Pederimin ülkesinde sizinle birlikte tazesini içeceğim güne kadar, asmanın bu ürününden bir daha içmeyeceğim.

O:        Övgü ilahisini söyledikten sonra dışarı çıkıp, Zeytinlik Dağına doğru gittiler. Bu arada İsa şakirtlerine şöyle dedi:

İ:          Bu gece, hepiniz benim yüzümden şaşırıp düşeceksiniz. Çünkü şöyle yazılmıştır: "Çobanı vuracağım ve sürünün koyunları dağılacaktır." Ama ben dirildikten sonra sizlerden önce Celile'ye gideceğim.

O:        Petrus söze karışarak şöyle dedi:

H.        Herkes senin yüzünden şaşırıp düşse de, ben asla düşmem.

O:        İsa ona şu cevabı verdi:

İ:          Sana doğrusunu söylüyorum ki, daha bu gece horoz ötmeden önce, sen beni üç kez inkar edeceksin.

O:        Petrus şöyle dedi:

H:        Seninle birlikte ölmem gerekse bile, seni asla inkar etmem.

O:        Tüm şakirtler de aynısını söylediler. Sonra İsa onlarla birlikte Getsemani denilen bir yere geldi ve onlara şöyle dedi:

İ:          Ben oraya gidip dua edeceğim, siz burada kalın.

O:        Petrus'u ve Zebede'nin iki oğlunu yanına aldı. Keder ve derin bir sıkıntı duymaya başladı. Onlara şöyle dedi:

İ:          Canım ölecek kadar sıkılıyor. Burada kalın ve benimle birlikte uyanık durun.

O:        İsa biraz ileri gitti, yüzüstü yere kapanıp yalvararak şöyle dua etti:

İ:          Pederim, mümkünse, bu kupa benden uzaklaştırılsın! Ama benim istediğim değil, senin istediğin olsun!

O:        Sonra şakirtlerin yanına döndü ve onları uykuda buldu. Petrus'a şöyle dedi:

İ:          Nasıl oldu da benimle birlikte bir saat uyanık kalamadınız! Uyanık kalın ve dua edin ki, denenmeyesiniz. Ruh isteklidir, ama beden güç-süzdür.

O:        İsa ikinci kez uzaklaşıp şöyle dua etti:

İ:          Pederim, eğer bu kupanın ben ondan içme-den uzaklaştırılması mümkün değilse, senin istediğin olsun!

O:        İsa şakirtlerin yanına dönünce, onları yine uykuda buldu, çünkü gözleri uykudan ağırlaş-mıştı. Onları bırakıp tekrar uzaklaştı, yine aynı sözlerle üçüncü kez dua etti. Sonra şakirtlerin yanına dönerek şöyle dedi:

İ:          Artık uyuyup dinlenebilirsiniz! İşte saat geldi, İnsanoğlu günahkarların eline veriliyor. Kal-kın! Gidelim! İşte beni ele veren yaklaştı.

O:        İsa daha konuşurken, Onikilerden biri olan Yahuda geldi. Yanında başkahinler ve Yaşlılar tarafından gönderilmiş, kılıçlarla ve sopalarla silahlanmış büyük bir kalabalık vardı. İsa'yı ele veren Yahuda bir işaret vermek üzere onlarla anlaşmıştır.

H:        Kimi öpersem, İsa O'dur. O'nu tutuklayın.

O:        Yahuda İsa'ya  yaklaşıp şöyle dedi:

H:        Selam Rabbi!

O:        Ve onu öptü. İsa da ona şöyle dedi:

İ:          Dostum, bunun için mi geldin?

O:        Bunun üzerine adamlar yaklaştı ve İsa'yı  yakalayıp tutukladılar. O zaman, İsa'yla birlikte onlardan  biri, ani bir hareketle  kılıcını çekti ve Başkahinin uşağına  vurup onun kulağını  kesti. İsa ona şöyle dedi:

İ:          Kılıcını kınına koy. Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla yok olacaklardır. Yoksa Pederimden yar-dım isteyemez miyim sanıyorsunuz? İstesem, hemen şu anda oniki tümenden fazla Melek gönderir. Ama bunun böyle olması gerektiğini bildiren Kutsal Yazılar o zaman nasıl yerine gelir?

O:        Bundan sonra İsa kalabalığa dönüp şöyle seslendi:

İ:          Bir haydutun peşindeymiş gibi kılıç ve so-palarla beni yakalamaya geldiniz. Hergün Mabet'te oturup öğretiyordum. Beni tutuklamadı-nız. Ama bütün bunlar, peygamberlerin yazdık-ları yerine gelsin diye oldu.

O:        Bunun üzerine şakirtlerin hepsi İsa'yı bıra-kıp kaçtı. İsa'yı tutuklayanlar, onu Başkahin Kayafa'ya götürdüler. Yazıcılar ve Yaşlılar orada toplandılar. Petrus, İsa'yı uzaktan, ta Başkahinin avlusuna kadar izledi. Sonucu görmek için içeri girip nöbetçilerin yanına oturdu. Başkahinler ve tüm yüksek Meclis, İsa'yı  ölüm cezasına çarptır-mak için ona karşı yalancı tanıklar arıyorlardı, ama birçok yalancı tanık geldiyse de, aradıkları kimseyi bulamadılar. Sonunda iki kişi ortaya çıkıp şöyle tanıklık etti:

Hl:       Bu adam: "Ben Allah'ın Mabed'ini  yıkıp üç günde yeniden kurabilirim" dedi:

O:        Başkahin ayağa kalkıp İsa'ya şöyle dedi:

B:        Hiç cevap vermiyor musun? Nedir bunların sana karşı ettiği bu tanıklıklar?

O:        Ama İsa susuyordu. Başkahin ona sordu:

B:        Diri ve var olan Allah hakkı için seni yemin etmeye çağırıyorum: söyle bize! Sen Allah'ın Oğ-lu, Mesih misin?

O:        İsa şu cevabı verdi:

İ:          Söylediğin gibidir. Üstelik size söylüyorum ki, bundan sonra İnsanoğlu'nun, güçlü Olan'ın sağında oturduğunu ve ğöğün bulutları üzerin-de geldiğini göreceksiniz.

O:        Bunun üzerine Başkahin giysilerini yırttı ve şöyle dedi:

B:        Allah'a küfretti! Artık tanıklara ne ihtiyacı-mız kaldı? İşte küfürünü işittiniz. Buna ne di-yorsunuz?

O:        Onlar da:

Hk:      Ölümü hak etti!

O:        Diye bağırdılar. Bunun üzerine İsa'nın yü-züne tükürüp onu yumrukladılar. Bazıları  da onu tokatlayarak şöyle dediler:

Hk:      Peygamberliğini göster, ey Mesih! Söyle bize, sana vuran kimdir?

O:        Bu sırada, Petrus dışarda, avluda oturuyordu. Bir hizmetçi kız onun yanına gelip şöyle dedi:

Hk:      Sen de Celileli İsa'yla birlikteydin.

O:        Ama Petrus, herkesin önünde bunu inkar ederek şöyle dedi:

H:        Ne demek istediğini bilmiyorum.

O:        Petrus avlu kapısına doğru giderken, başka bir hizmetçi kız onu gördü ve orada bulunanlara şöyle dedi:

Hk:      Bu adam, Nasıralı İsa'yla birlikteydi.

O:        Petrus yemin ederek yine inkar etti.

H:        Ben, o adamı hiç tanımıyorum.

O:        Orada oturanlar az sonra Petrus'a yaklaşıp şöyle dediler:

Hk:      Gerçekten, sen de onlardan birisin. Zaten şiven seni ele veriyor.

O:        O zaman Petrus yemin etmeye ve küfür yağdırmaya başlayarak şöyle dedi:

H:        Ben, o adamı tanımıyorum.

O:        O anda, horoz öttü. Petrus, İsa'nın 'Horoz ötmeden önce sen beni üç kez inkar edeceksin' dediğini hatırladı ve dışarı çıkıp acı acı ağladı.

Sabah olunca, bütün başkahinler ve halkın Yaşlıları, İsa'yı ölüm cezasına çarptırmak için toplanıp anlaştılar. Onu bağladılar ve vali Pilatus'a götürüp teslim ettiler. O zaman, İsa'yı ele veren Yahuda, onun mahkum edildiğini görünce pişman oldu. Otuz gümüş parayı başkahinlere ve Yaşlılara geri vererek şöyle dedi:

H:        Ben suçsuz birini ele vermekle günah işle-dim.

O:        Onlar ise, şu cevabı verdiler.

B:        Bundan bize ne? Bunu sen düşün.

O:        O zaman, Yahuda gümüş paraları Mabed'e atarak oradan ayrıldı ve gidip kendini astı. Başkahinler paraları toplayıp şöyle dediler:

B:        Bu paraları Mabed'in hazinesine koymak doğru değil. Çünkü bu, kan parasıdır.

O:        Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak için çömlekçinin tarlasını satın aldılar. Bu nedenle, bu tarlaya bu güne dek, Kan Tarlası denilmektedir. Böylece Yeremya Peygamberin söylediği şu sözler yerine gelmiş oldu: "İsrail oğullarının değer biçtikleri kişi için otuz gümüş parası aldılar ve bu parayı, Rabbin bana buyurduğu gibi, Çömlekçi Tarlasını satın almak için harcadılar."

İsa'yı valinin önüne çıkardılar. O da onu sorguya çekti ve şöyle dedi:

P:        Sen Yahudilerin kralı mısın?

O:        İsa şu cevabı verdi:

İ:          Söylediğin gibidir.

O:        Ama başkahinlerin ve Yaşlıların kendisine karşı yönelttikleri suçlamalara hiç cevap vermedi. Bunun üzerine, Pilatus ona şöyle dedi:

P:        Sana karşı yönelttikleri bütün bu suçlama-ları  duymuyor musun?

O:        İsa hiçbir konuda ona cevap vermedi, öyle ki vali çok şaşırdı. Her Pasah Bayramında, valinin halkın istediği bir tutukluyu salıvermesi adetiydi. O günlerde, Barabas adında ünlü bir tutuklu vardı. Pilatus, bir araya toplanan halka sordu:

P:        Hangisini salıvermemi istersiniz? Barabas'ı mı, yoksa Mesih denilen İsa'yı mı?

O:        Pilatus, onların İsa'yı kıskançlık yüzünden kendisine teslim ettiklerini biliyordu. Pilatus yargıç kürsüsünde otururken, karısı ona şu haberi gönderdi: "Sakın, o doğru adamın işine karışma. Çünkü bu gece, rüyada O'nun yüzün-den çok sıkıntı çektim". Başkahinler ve Yaşlılar ise Barabas'ı  salıvermesini ve İsa'nın öldürül-mesini istesinler diye halkı kışkırttılar. Vali yine onlara şunu sordu:

P.        İkisinden hangisini salıvermemi istiyorsunuz?

O:        Onlar da şu cevabı verdiler.

Hl:       Barabas'ı!

O:        Pilatus yine sordu:

P:        Öyleyse Mesih denilen İsa'yı ne yapayım?

O:        Hep bir ağızdan:

Hk:      Çarmıha gerilsin!

O:        Diye haykırdılar. Pilatus yine sordu:

P:        O, ne kötülük yaptı ki?

O:        Ama onlar daha yüksek sesle bağırdılar:

Hk:      Çarmıha gerilsin!

O:        Pilatus elinden birşey gelmediğini, tersine kargaşanın büyüdüğünü görünce, su aldı. Hal-kın önünde ellerini yıkadı ve şöyle dedi:

P:        Ben bu adamın kanından sorumlu değilim. Kendiniz bu işe bakın.

O:        O zaman bütün halk şu karşılığı verdi:

Hk:      O'nun kanının sorumluluğu bizim ve ço-cuklarımızın üzerine olsun.

O:        O zaman Pilatus, onlar için Barabas'ı salı-verdi. İsa'yı kırbaçlattıktan sonra çarmıha gerilmesi için onlara teslim etti. Sonra valinin askerleri İsa'yı vali konağına götürdüler ve tüm bölüğü onun etrafında topladılar. Giysilerini çıkarıp üzerine kırmızı bir kaftan geçirdiler. Dikenli bir taç örüp başına koydular, sağ eline de bir kamış verdiler ve O'nun önünde diz çöküp, O'nunla alay ederek şöyle dediler:

Hk:      Selam, ey Yahudilerin kralı!

O:        O'nun üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular. O'nunla böyle alay ettikten sonra, kaftanı üzerinden çıkardılar ve ona yine kendi giysilerini giydirdiler. Sonra O'nu çarmıha germeye götürdüler.

Dışarı çıktıklarında, Simon adlı Kireneli bir adam gördüler ve onu İsa'nın haçını taşımaya zorladılar. Golgota, yani kafatası denilen yere gelince içmesi için İsa'ya ödle karışık şarap verdiler. İsa onu tattı ama içmek istemedi. Askerler O'nu çarmıha gerdikten sonra, kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar. Sonra oturup yanında nöbet tuttular. Başının üzerine "BU, YAHUDİLERİN KRALI İSA'DIR" diye suçuna ilişkin bir yazı astılar. İsa'yla birlikte biri sağında  öbürü solunda olmak üzere iki haydut da çarmıha gerildi. Oradan geçenler, başlarını sallayarak, ona hakaret ederek şöyle diyorlardı:

HL:      Hani sen Mabedi yıkıp, üç günde  yeniden kuracaktın? Eğer Allah'ın Oğlu isen, çarmıhtan in de kendini kurtar!

O:        Aynı şekilde, başkahinler, yazıcılar ve Yaş-lılar da alay ederek şöyle diyorlardı:

Hk:      Başkalarını kurtardı, kendini kurtaramıyor! İsrail'in Kralı imiş! Şimdi çarmıhtan aşağı insin de ona iman edelim! Allah'a güveni-yordu. Allah  onu seviyorsa, şimdi kurtarsın onu! Çünkü "Ben Allah'ın Oğlu'yum" demişti.

O:        İsa'yla birlikte çarmıha gerilmiş olan  haydutlar da, ona aynı şekilde hakaret ediyorlardı. Bütün ülkenin üzerine öğleyin saat onikiden üçe kadar süren bir karanlık çöktü. Saat üçe doğru İsa yüksek sesle şöyle bağırdı:

İ:          Eli, Eli! Lama sabaktani!, (Allah'ım, Allah'ım! Beni niçin terkettin?)

O:        Orada duranlardan bazıları  bunu işitince şöyle dediler:

Hk:      İşte, İlyas'ı çağırıyor!

O:        Onlardan biri hemen koştu, bir sünger getirdi ve sirkeye batırdı; bir kamışın ucuna takarak içmesi için İsa'ya verdi. Diğerleri ise şöyle laf atıyorlardı;

Hk:      Dur bakalım, İlyas gelip onu kurtaracak mı?

O:        İsa yine yüksek sesle bağırarak ruhunu teslim etti.

 

Diz çöküp sessizce dua edilir.

 

O:        O anda, Mabedin perdesi yukarıdan aşağı-ya kadar yırtılarak ikiye bölündü. Yer sarsıldı, kayalar yarıldı, mezarlar açıldı ve ölmüş olan birçok doğru kişinin  cesetleri dirildi. Bunlar mezarlarından çıkıp İsa'nın  dirilişinden sonra kutsal kente girdiler ve birçok kimseye göründüler. Yer sarsıntısını ve öbür olayları gören Yüzbaşı ve onunla birlikte İsa'nın yanında nöbet tutanlar büyük korkuya kapılarak şöyle dediler:

Hk:      Gerçekten bu,  Allah'ın Oğluydu.

O:        Orada, olup bitenleri uzaktan izleyen bir çok kadın vardı. Bunlar Celile'den İsa'nın ardın-dan gelmiş ve O'na hizmet etmişlerdi.

Aralarında Mecdelli Meryem, Yakup ile Yusuf'un annesi olan Meryem ve Zebede'nin Oğul-larının annesi de vardı. Akşam olunca, Yusuf adında bir adam geldi. O da, İsa'nın şakirdiydi. Pilatus'tan İsa'nın cesedini istedi. Pilatus da ce-sedin ona verilmesini emretti. Yusuf cesedi aldı,  temiz bir keten beze sardı ve kendisi için kayaya oydurmuş olduğu yeni mezara koydu. Sonra mezarın girişine büyük bir taş yuvarlayıp oradan ayrıldı. Mecdelli Meryem ile öteki Meryem ise, orada mezarın karşısında oturuyorlardı.

Ertesi gün, yani Hazırlık Günü'nden bir sonraki gün, başkahinler ve Ferisiler hep birlikte Pilatus'a gittiler ve şöyle dediler:

Hk:      Efendim, hatırlıyoruz ki bu sahtekar daha yaşarken, "Üç gün sonra dirileceğim" diyordu. Bunun için emir ver de üçüncü güne kadar mezar güvenlik altına alınsın. Şakirtleri de gelip cesedini çalarak halka, "O, ölüler arasından dirildi" demesinler. Bu son sahtekarlık, ilkinden beter olacaktır. Pilatus onlara şöyle cevap verdi.:

P:        Muhafız alayınız var. Gidin, mezarı bildiğiniz gibi güvenlik altına alın.

O:        Onlar da gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar (Matta 26, 14-27, 1-66).

 

 

B YILI

 

AZİZ MARKOS TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN  ISTIRAPLARI  VE ÖLÜMÜ

 

O: Okuyucu; İ: İsa ; H: Havariler; P: Pilatus; Hk: Halk; B: Başkahin.

 

Bugün, Mesih İsa'nın ıstıraplarını ve ölümünü anarak onun bize gösterdiği sonsuz sevgiyi derin derin düşünelim.

O:        Pasah ve Mayasız Ekmek bayramına iki gün kalmıştı. Başkahinler ve Yazıcılar İsa'yı hileyle nasıl tutuklayıp öldü

 

B YILI

 

AZİZ MARKOS TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN  ISTIRAPLARI  VE ÖLÜMÜ

 

O: Okuyucu; İ: İsa ; H: Havariler; P: Pilatus; Hk: Halk; B: Başkahin.

 

Bugün, Mesih İsa'nın ıstıraplarını ve ölümünü anarak onun bize gösterdiği sonsuz sevgiyi derin derin düşünelim.

O:        Pasah ve Mayasız Ekmek bayramına iki gün kalmıştı. Başkahinler ve Yazıcılar İsa'yı hileyle nasıl tutuklayıp öldürebileceklerini araştırı-yorlardı. Aralarında şöyle konuşuyorlardı:

B:        Bayramda olmasın, halk arasında karga-şalık çıkmasın!

O:        İsa Beytanya'da cüzamlı Simon'un evinde bulunuyordu. Sofrada otururken yanına bir ka-dın geldi. Elinde saf ve çok değerli sümbül yağı dolu beyaz mermerden bir kap vardı. Kabı kırarak, yağı İsa'nın başına döktü. Bazıları buna kızdılar ve kadını azarlayarak şöyle dediler:

Hk:      Bu yağın böyle boş yere harcanmasının ne yararı var? Üç yüz dinardan fazlaya satılabilir ve parası yoksullara verilebilirdi.

O:        İsa onlara şöyle dedi :

İ:          Kadını rahat bırakın! Neden üzüyorsunuz onu ? Benim için güzel bir şey yaptı. Yoksullar her zaman aranızdadır, istediğiniz anda onlara yardım edebilirsiniz. Ama ben her zaman ara-nızda olmayacağım. Kadın elinden geleni yaptı, beni gömülmeye hazırlamak üzere daha şim-diden bedenime yağ sürdü. Size doğrusunu söy-lüyorum ki, tüm dünyada her nerede İncil duyulursa, bu kadının yaptığı da anılması için anla-tılacaktır.

O:        Bu arada, Onikilerden biri olan Yahuda İskariyot, İsa'yı ele vermek amacıyla başka-hinlerin yanına gitti. Onlar bunu işitince sevindiler ve ona para vermeyi vaadettiler. Yahuda İsa'yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı. Pasah kurbanının kesildiği Mayasız Ekmek bayramının ilk günü, şakirtleri İsa'ya sordular:

H:        Pasah yemeğini yemen için nereye gidip hazırlık yapmamızı istiyorsun?

O:        İsa şakirtlerinden ikisini göndererek şöyle dedi:

İ:          Kente gidin, orada su testisi taşıyan bir adam çıkacak karşınıza. Onu izleyin. Gireceği e-vin sahibine deyin: "Hoca soruyor: şakirtlerimle birlikte Pasah yemeğini yiyeceğim oda nerededir?"

O size üst katta, döşenmiş, hazır, büyük bir oda gösterecektir. Orada bizim için hazırlık yapın.

O:        Şakirtler yola çıkıp kente gittiler. Her şeyi, İsa'nın kendilerine söylemiş olduğu gibi, buldular. Pasah yemeğini hazırladılar. Akşam olunca,  İsa Onikilerle birlikte geldi. Sofraya oturmuş, yemek yerlerken İsa şöyle dedi:

İ:          Size doğrusunu söylüyorum ki, sizlerden biri, benimle yemek yiyen biri beni ele verecek.

O:        Onlar üzülerek birer birer kendisine  sormaya başladılar: Acaba ben miyim ?

O:        İsa onlara şöyle dedi:

İ:          Bu, Onikilerden biridir; benimle birlikte ekmeğini sahana batıran odur. Evet, İnsanoğlu kendisi için yazılmış olduğu gibi gidiyor, ama İnsanoğlu'nu ele veren adamın vay haline! O a-dam hiç doğmasaydı, kendisi için daha iyi olurdu.

O:        İsa yemek sırasında ekmeği aldı, şükran duasını okudu, ekmeği böldü ve şakirtlerine ve-rerek şöyle dedi:

İ:          Alın, bu benim bedenimdir.

O:        Bundan sonra, bir kupa aldı, şükretti ve onu şakirtlerine verdi. Hepsi ondan içtiler. İsa onlara şöyle dedi:

İ:          Bu benim kanımdır, birçokları için dökülen Ahit kanıdır. Size doğrusunu söylüyorum ki, bundan böyle Allah'ın Ülkesinde tazesini içece-ğim güne kadar, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.

O:        Şükran ilahisini söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytinlik Dağına doğru gittiler. İsa onlara şöyle dedi:

İ:          Hepiniz yolunuzu şaşıracak, sendeleyip düşeceksiniz, çünkü şöyle yazılmıştır: Çobanı vuracağım ve koyunlar dağılıp darmadağın olacak. Ama ben dirildikten sonra sizden önce Celile'ye gideceğim.

O:        O zaman, Petrus İsa'ya şöyle dedi:

H:        Herkes şaşıp düşse bile, ben düşmeyece-ğim.

O:        İsa ona şu cevabı verdi:

İ:          Sana doğrusunu söylüyorum ki, sen, bugün, daha bu gece horoz iki kere ötmeden önce, beni üç kez inkar edeceksin.

O:        Petrus daha da sözünü sürdürdü:

H:        Seninle birlikte ölmem bile gerekse, asla seni inkar etmem.

O:        Hepsi de aynı şeyi söylüyorlardı. Daha sonra Getsemani denilen bir yere gittiler. İsa şakirt-lerine şöyle dedi:

İ:          Ben dua ederken siz burada oturun.

O:        İsa Petrus'u, Yakub'u ve Yuhanna'yı yanına aldı. O anda korku ve sıkıntı duymaya başladı. Onlara şöyle dedi:

İ:          Ölecek kadar canım sıkılıyor; burada kalın ve uyanık durun.

O:        İsa biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp mümkünse, bu saatin kendisinden uzaklaştı-rılması için dua ediyordu. Şöyle diyordu:

İ:          Abba, Peder, senin için her şey mümkündür. Bu kupayı benden uzaklaştır! Ama benim istediğim değil, senin istediğin olsun!

O:        Daha sonra şakirtlerin yanına döndüğünde onları uyumuş buldu. Petrus'a şöyle dedi:

İ:          Simon uyuyor musun? Bir saat uyanık kalamadın mı? Şeytana uymamak için uyanık durun ve dua edin. Ruh isteklidir, ama beden güçsüz-dür.

O:        İsa yeniden uzaklaştı, aynı sözleri tekrarla-yarak dua etti. Sonra yeniden geri döndü ve onları uyumuş buldu, çünkü onların göz kapaklarına bir ağırlık çökmüştü. Ona ne diyecek-lerini  bilmiyorlardı. İsa üçüncü kez yanlarına döndü ve onlara şöyle dedi:

İ:          Hala uyuyorsunuz ve dinleniyorsunuz! Ye-ter! Saat geldi. İşte İnsanoğlu günahkarların eline veriliyor. Kalkın, gidelim! İşte beni ele ve-ren yaklaştı.

O:        Tam o anda, İsa daha konuşurken, Onikilerden biri olan Yahuda çıkageldi. Yanında baş-kahinler, yazıcılar ve yaşlılar tarafından gön-derilmiş kılıçlı ve sopalı bir kalabalık vardı. Onu ele veren Yahuda onlarla bir işaret kararlaştırmıştı.

H:        Kimi öpersem, aradığınız O'dur. Onu tutuklayın ve güvenlik altına alıp götürün.

O:        Yahuda gelir gelmez, İsa'ya yaklaştı.

H:        Rabbi!

O:        diyerek onu öptü. Onlar da İsa'yı yakalayıp tutukladılar. İsa'nın yanında bulunanlardan biri kılıcını çekti, Başkahinin uşağına vurup kulağı-nı uçurdu. İsa onlara dönüp şöyle dedi:

İ:          Bir haydutmuşum gibi, beni kılıç ve sopalarla  mı yakalamaya geldiniz. Her gün Mabette öğ-retirken aranızda idim, beni tutuklamadınız. Ama bu, Kutsal Yazılar yerine gelsin diye oldu.

O:        Bunun üzerine, şakirtlerinin hepsi onu bırakıp kaçtılar. Sadece keten bir bez kuşanmış olan bir genç İsa'nın ardından gidiyordu. Onu da yakaladılar. Ama o, keten bezi bırakıp çıplak olarak kaçtı. İsa'yı Başkahine götürdüler.

Bütün Başkahinler, yaşlılar ve yazıcılar toplandılar. Petrus, Başkahinin avlusunun içine kadar İsa'yı uzaktan izlemişti. Avluda nöbetçilerle birlikte ateşin  başında oturup ısınmaya başla-dı. Başkahinler ve bütün Yüksek Meclis, İsa'yı ölüm cezasına çaptırmak için kendisine karşı tanıklar arıyorlardı, ama bulamıyorlardı. Birçok kişi ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, ta-nıklıkları birbirini tutmuyordu. Bazıları kalkıp ona karşı şöyle yalancı tanıklıkta bulundular:

Hk:      Biz onun: "Elle yapılmış bu Mabedi yıka-cağım ve üç gün içinde, insan eliyle yapılmamış başka bir mabet kuracağım"

dediğini duyduk.

O:        Ama bu konuda bile tanıklıkları  birbirini tutmuyordu. O zaman, Başkahin topluluğun ortasında ayağa kalkıp İsa'ya sordu:

B:        Bu adamların seni suçlamasına karşı hiç bir cevap vermiyor musun?

O:        Ama O, sustu ve hiç bir cevap vermedi. Başkahin ona yeniden sordu:

B:        Sen, yüce Allah'ın Oğlu Mesih misin?

O:        İsa şöyle dedi:

İ:          Ben'im ve sizler, İnsanoğlu'nun kudretli Ola-n'ın sağında oturduğunu ve göğün bulutları arasında  geldiğini göreceksininiz.

O:        Bunun üzerine, Başkahin giysilerini yırta-rak şöyle dedi:

B:        Artık tanıklara ne ihtiyacımız var? Küfürü işittiniz. Buna göre ne diyorsunuz?

O:        Hepsi onun ölüm cezasını hak ettiğine oy birliğiyle karar verdiler. Bazıları onun üzerine tükürmeye, gözlerini bağlayarak onu yumruklamaya başladılar ve ona şöyle dediler:

Hk:      Haydi, peygamberliğini göster, bakalım!

O:        Nöbetçiler de onu aralarına alıp tokatladılar. Petrus aşağıda avludayken, Başkahin'in hizmetçi kızlarından biri geldi. Isınmakta olan Petrus'u görünce, ona dikkatle baktı ve ona söy-le dedi:

Hk:      Sen de şu Nasıralı İsa ile birlikteydin.

O:        Petrus inkar etti ve şöyle dedi:

H:        Ne demek istediğini bilmiyorum, anlamı-yorum.

O:        Petrus dışarıya, dış kapının önüne doğru çıktı. Bu sırada horoz öttü. Hizmetçi kız onu görünce, orada bulunanlarla konuşmaya başla-dı ve yine şöyle dedi:

Hk:      Bu adam onlardan biri.

O:        Petrus yine inkar etti. Az sonra, orada bulunanlar da Petrus'a şöyle dediler:

Hk:      Gerçekten sen de onlardan birisin. Zaten Celile'lisin!

O:        O zaman Petrus yemin ve lanet etmeye başladı.

H:        Sözünü ettiğiniz o adamı tanımıyorum.

O:        Dedi. Hemen o anda horoz ikinci kez öttü. Petrus İsa'nın kendisine,  'Horoz iki kez ötmeden sen beni üç kez inkar edeceksin' dediğini hatırladı ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. Sabah olunca başkahinler, yaşlılar, yazıcılar ve tüm Yüksek Meclis toplanıp danıştılar ve İsa'yı bağladıktan sonra, onu götürüp Pilatus'a teslim ettiler. Pilatus ona sordu:

P:        Sen Yahudilerin kralı mısın?

O:        İsa ona şu cevabı verdi:

İ:          Söylediğin gibidir.

O:        Başkahinler ona karşı birçok suçlamada bulundular. Pilatus ona yeniden sordu:

P:        Hiçbir cevap vermiyor musun? Bak, seni ne kadar çok şeyle suçluyorlar.

O:        Ama İsa hiç bir cevap vermedi, öyle ki Pilatus buna şaştı. Her bayramda, Pilatus halkın istediği bir tutukluyu salıverirdi. Hapishanede, bir ayaklanma sırasında adam öldürmüş olan isyancılarla birlikte tutuklu bulunan Barabas adında biri vardı. Halk, Pilatus'a gelip her zaman olduğu gibi, kendilerine birini salıvermesini istedi. Pilatus onlara sordu:

P:        Size Yahudilerin Kralını salıvermemi ister misiniz?

O:        Başkahinlerin İsa'yı kıskançlıktan ötürü ele vermiş olduklarını çok iyi biliyordu. Ne var ki başkahinler, İsa'nın değil, Barabas'ın salıveril-mesini istesinler diye halkı kışkırttılar. Pilatus onlara tekrar seslenerek sordu:

P:        Öyleyse Yahudilerin Kralı dediğiniz adamı ne yapacağım?

Hk:      Onu çarmıha ger!

O:        diye bağırdılar yine. Pilatus onlara şöyle dedi:

P:        Ama O, ne kötülük yaptı?

O:        Onlar ise daha çok bağırdılar:

Hk:      Onu çarmıha ger!

O:        O zaman Pilatus, halkı memnun etmek için Barabas'ı salıverdi ve İsa'yı kamçılattıktan sonra, çarmıha gerilmek üzere onlara teslim etti. Askerler onu, Pretorium denilen vali konağına götürüp tüm taburu topladılar. Ona erguvan rengi bir giysi giydirdiler, dikenlerden ördükleri bir taç başına koydular ve onun önüne eğilip selamlamaya başladılar:

Hk:      Selam! Ey Yahudilerin Kralı !

O:        Başına bir kamışla vuruyor, üzerine tükü-rüyor ve diz çöküp önünde secde ediyorlardı. Onunla böyle alay ettikten sonra  erguvani giysiyi giydirdiler ve onu çarmıha germek üzere dışarı götürdüler. Simon adında, İskender ve Rufus'un babası olan Kireneli biri tarlalardan dönerken oradan geçiyordu. Onu İsa'nın haçını taşımaya zorladılar. İsa'yı Golgota, yani kafatası denilen yere götürdüler. Ona mür ile karışık şarap vermek  istediler, ama içmedi. Sonra  onu çarmıha gerdiler ve kime ne düşecek diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar. Onu çarmıha gerdiklerinde, öğleden sonra saat üç idi. Üzerindeki suç yaftasında, YAHUDİLERİN KRALI diye yazılıydı. Onunla birlikte, biri sa-ğında öbürü solunda olmak üzere iki haydutu da çarmıha gerdiler. Böylece Kutsal Yazıların: "Suçlular arasına kondu" sözü yerine gelmiş oldu. Oradan geçenler başlarını sallayarak ve ona küfür ederek şöyle diyorlardı:

Hk:      Hani Mabedi yıkıp onu üç günde yeniden yapacaktın? Haçtan in de kurtar kendini!

O:        Aynı şekilde başkahinler ve yazıcılar da onunla alay ederek aralarında  şöyle diyorlardı:

Hk:      Başkalarını kurtardı, kendini kurtaramı-yor! İsrail'in Kralı Mesih şimdi haçtan insin de görelim ve iman edelim!

O:        Onunla birlikte çarmıha gerilmiş olanlar da ona hakaret ediyorlardı.

Bütün ülkenin üzerine öğleyin saat onikiden saat üçe kadar süren bir karanlık çöktü. Saat üçte İsa yüksek sesle şöyle bağırdı:

İ:          Elohi, Elohi, lama sabaktani!

O:        Bu sözler şu anlama geliyor.

İ:          Allah'ım, Allah'ım! Beni niçin terkettin?

O:        Orada bulunanlardan bazıları bunu işiterek şöyle dediler:

Hk:      Bakın, İlyas'ı çağırıyor!

O:        Aralarından biri koşup bir süngeri sirkeye batırdı, bir kamışın ucuna taktı, içsin diye ona verdi ve şöyle dedi:

Hk:      Durun, bakalım! İlyas gelip onu indirecek mi?

O:        Ama İsa büyük bir çığlık atarak ruhunu teslim etti.

 

 Diz çöküp sessizce dua edilir.

 

O:        O anda, Mabedin perdesi yukarıdan aşağıya  kadar yırtılarak ikiye bölündü. İsa'nın karşısında duran yüzbaşı, onun böyle ruhunu teslim ettiğini görünce, şöyle dedi:

Hk:      Gerçekten, bu adam Allah'ın Oğlu idi.     O:      Orada olup bitenleri uzaktan izleyen bazı kadınlar da vardı. Aralarında  Mecdelli Meryem, genç Yakup ve Yose'nin annesi Meryem ile Salome bulunuyordu. Bunlar, İsa daha Celile'de iken, onun ardından gitmiş ve hizmet etmiş-lerdi. Onunla birlikte Yeruşalem'e gitmiş olan daha birçok kadın da  olup bitenleri izliyordu.  Artık akşam olmuştu. O gün Hazırlık günü, ya-ni şabat gününden önceki gündü. Yüksek Mec-lis'in saygın bir üyesi, Arimatyalı Yusuf geldi. O da Allah'ın hükümdarlığını bekliyordu. Büyük bir cesaretle Pilatus'un yanına gitti ve İsa'nın ce-sedini istedi. Pilatus, İsa'nın bu kadar çabuk öl-müş olmasına şaştı. Yüzbaşıyı çağırıp ona "Öleli çok oldu mu?" diye sordu. Yüzbaşıdan durumu öğrenince Yusuf'a, cesedi alması için izin verdi. Yusuf da bir keten bez satın aldıktan sonra, cesedi haçtan indirdi, beze sardı ve kaya içine oyulmuş bir mezara koydu ve mezarın girişine bir taş yuvarladı. Mecdelli Meryem ve Yose'nin annesi Meryem İsa'nın nereye konulduğunu gördüler (Markos 14, 1-72. 15, 1-47).

 

 

 

C YILI

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN  ISTIRAPLARI  VE

ÖLÜMÜ

 

O: Okuyucu; İ: İsa ; H: Havariler; P: Pilatus; Hk: Halk; B: Başkahin.

 

Bugün, Mesih İsa'nın ıstıraplarını ve ölümünü anarak onun bize gösterdiği sonsuz sevgiyi derin derin düşünelim.

 

O:        Pasah Yemeğinin saati gelince İsa, Havarileriyle sofraya oturdu ve onlara şöyle dedi:

İ:          Ben acı çekmeden önce, bu Pasah Yemeğini sizinle  birlikte yemeyi çok arzu etmiştim. Size söylüyorum ki, Pasah Yemeğini, Allah'ın Ülke-sinde tamamen gerçekleşinceye dek, bir daha yemeyeceğim.

O:        Daha sonra bir şarap kupasını aldı, şükretti ve şöyle dedi:

İ:          Bunu alınız ve aranızda paylaşınız. Size söylüyorum ki, Allah'ın Hükümdarlığı gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.

O:        Sonra eline ekmek aldı, şükredip onu böldü ve onlara vererek şöyle dedi:

İ.          Bu sizler için kurban edilen benim bedenimdir. Bunu, beni anmak için yapınız.

O:        Aynı şekilde, yemekten sonra şarap kupa-sını aldı ve şöyle dedi:

İ:          Bu şarap kupası, sizin için dökülen kanımla gerçekleşen yeni bir Antlaşma'dır. Ama beni ele verecek olan kişinin eli, şu anda benimle birlikte sofradadır. İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama O'nu ele veren adamın vay haline!

O:        Havariler, içlerinden hangisinin bunu yapacağını kendi aralarında soruşturmaya başla-dılar. Aralarında ayrıca hangisinin en büyük sayılacağı konusunda bir çekişme oldu. İsa onlara şöyle dedi:

İ:          Ulusların kralları, kendi uluslarını egemenlik hırsıyla yönetirler. İleri gelenleri de, kendilerine iyiliksever ünvanını yakıştırırlar. Ama siz öyle olmayacaksınız. Aranızda en büyük olan, en küçük gibi olsun; yöneten de hizmet eden gibi olsun. Hangisi daha büyük, sofrada oturan mı, yoksa hizmet eden mi? Sofrada oturan değil mi? Oysa ben aranızda hizmet eden biri gibi oldum. Sizler, geçirdiğim denemeler zamanında benimle birlikte dayandınız. Pederim bana nasıl bir hü-kümdarlık verdiyse, ben de size bir hükümdarlık veriyorum. Öyle ki, hükümdarlığımda  benim soframda yiyip içesiniz ve tahtlar üzerinde oturarak, İsrail'in oniki oymağını yargılayasınız. Simon, Simon, Şeytan sizleri buğday gibi kalbur-dan geçirmek için peşinizdeydi. Ama ben, imanın sarsılmasın diye senin için dua ettim. Sen de, geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlen-dir.

O:        Petrus İsa'ya şöyle dedi:

H:        Ey Rab, ben seninle birlikte zindana da, ölüme de gitmeye hazırım.

O:        İsa ona şöyle cevap verdi:

İ:          Petrus, sana şunu söylüyorum: bu gece horoz ötmeden önce, sen beni tanıdığını üç kez inkar edeceksin.

O:        Sonra ötekilere dönüp şöyle dedi:

İ:          Ben sizi kesesiz, torbasız ve çarıksız olarak gönderdiğim zaman, herhangi bir eksiğiniz oldu mu?

O:        Onlar da şu cevabı verdiler.

H:        Hayır.

O:        İsa şöyle dedi:

İ:          Şimdi ise kesesi olan, onu yanına alsın; torbası olan da onu alsın. Kılıcı olmayan, giysisini satıp kılıç alsın. Size söylüyorum ki, yazılmış olan şu sözün bende yerine gelmesi gerektir: "O, suçlularla bir sayıldı." Gerçekten, benimle ilgili yazılmış olanlar yerine gelmektedir.

O:        Havariler O'na şöyle dediler:

H:        Rab, işte burada iki kılıç var.

O:        İsa onlara şu cevabı verdi.

İ:          Yeter!

O:        İsa dışarı çıktı, her zaman yaptığı gibi Zeytinlik Dağına gitti. Havariler de O'nun ardından gittiler. Oraya varınca, İsa onlara şöyle dedi:

İ:          Dua edin ki, denenmelere düşmeyesiniz.

O:        Onlardan bir taş atımı kadar uzaklaştı ve diz çökerek şöyle dua etmeye başladı.

İ:          Peder, senin isteğine uygunsa, bu kupayı benden uzaklaştır. Yine de benim isteğim değil, senin istediğin olsun!

O:        O zaman gökten bir melek İsa'ya görünerek O'nu güçlendirdi. Derin bir acı  içinde  olan  İsa daha hararetle dua etti. Teri, kan damlaları gibi toprağa düşüyordu. İsa duadan kalkıp Havarilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.

Onlara şöyle dedi:

İ:          Neden uyuyorsunuz? Kalkın ve dua edin ki, denenmelere düşmeyesiniz.

O:        İsa daha konuşurken büyük bir kalabalık çıkageldi. Onikilerden biri olan Yahuda kalabalığa öncülük ediyordu. İsa'yı öpmek üzere yaklaşınca İsa ona şöyle dedi:

İ:          Yahuda, sen İnsanoğlu'nu bir öpücükle mi ele veriyorsun?

O:        İsa'nın etrafındakiler, neler olacağını anlayınca İsa'ya sordular.

H:        Rab, kılıçları çekip vuralım mı?

O:        İçlerinden biri Başkahinin uşağına vurup sağ kulağını uçurdu. Ama İsa şöyle dedi:

İ:          Bırakın, yapmayın!

O:        Ve uşağın kulağına dokunarak onu iyi-leştirdi. Sonra kendisini tutuklamaya gelen baş-kahinlere, Mabet koruyucularının komutanları-na ve yaşlılara şöyle dedi:

İ:          Bir haydutun peşindeymiş gibi, kılıç ve so-palarla geldiniz. Her gün sizinle birlikte Mabet'te iken beni tutuklamadınız. Ama şimdi sizin saatiniz, karanlığın egemen olduğu saattir.

O:        İsa'yı tutukladılar, alıp Başkahinin evine götürdüler. Petrus ise onları uzaktan izliyordu.

Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte  oturdu. Bir hizmetçi kız ateşin ışığında oturan Pet-rus'u gördü. Onu dikkatle süzerek şöyle dedi:

Hk:      Bu da onunla birlikteydi.

O:        Ama Petrus inkar etti.

H:        Kadın, ben O'nu tanımıyorum.

O:        Biraz sonra onu gören başka biri şöyle dedi:

Hk:      Sen de onlardansın.

O:        Petrus şu cevabı verdi:

H:        Hayır, onlardan değilim.

O:        Yaklaşık bir saat sonra yine başka biri ısrar etti ve şöyle diyordu:

Hk:      Gerçekten bu da O'nunla birlikteydi, çün-kü Celile'lidir.

O:        Petrus şu cevabı verdi:

H:        Sen, ne demek istiyorsun?  anlamıyorum!

O:        Tam o anda, Petrus daha konuşurken horoz öttü. Rab arkasına dönüp Petrus'a baktı. O zaman Petrus Rabbin kendisine, "Bu gece horoz ötmeden önce beni üç kez inkar edeceksin" dediğini hatırladı ve dışarı çıkıp acı acı ağladı. İsa'yı göz altında tutan adamlar O'nunla alay ediyor, O'nu dövüyorlardı. Gözlerini bağlayıp ona soruyorlardı:

Hk:      Peygamberliğini göster bakalım, sana kim vurdu ?

O:        Ve kendisine daha bir sürü küfür yağdır-dılar. Gün doğunca  halkın yaşlıları, başka-hinler ve yazıcılar toplandılar ve İsa'yı, bunlardan oluşan Büyük Meclis'in önüne çıkardılar. O'na şöyle dediler:

B:        Sen Mesih isen, söyle bize.

O:        İsa onlara şu cevabı verdi:

İ:          Size söylesem, inanmazsınız. Size soru sorarsam, cevap vermezsiniz. Ama bundan böyle İn-sanoğlu, kudretli Allah'ın sağında oturacaktır.

O:        O zaman onların hepsi O'na sordular :

B:        Demek ki, sen Allah'ın Oğlu musun ?

O:        İsa onlara şu cevabı verdi :

İ:          Söylediğiniz gibi, ben O'yum.

O:        O zaman şöyle dediler:

B:        Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var? İşte kendimiz O'nun ağzından işittik!

O:        Sonra bütün Meclis üyeleri kalkıp İsa'yı Pi-latus'a götürdüler. O'nu şöyle suçlamaya baş-ladılar:

Hk:      Bu adamın ulusumuzu kışkırttığını gör-dük. Sezar'a vergi ödenmesine engel oluyor, kendisinin de Mesih, yani bir kral olduğunu söy-lüyor.

O:        Pilatus İsa'ya şöyle sordu:

P:        Sen Yahudilerin Kralı mısın?

O:        İsa şu cevabı verdi:

İ:          Söylediğin gibidir.

O:        Pilatus, başkahinlere ve halka dönerek şöyle dedi:

P:        Bu adamda hiçbir suç göremiyorum.

O:        Ama onlar ısrar ettiler:

Hk:      Yahudiye'nin her tarafında öğretişini ya-yarak halkı kışkırtıyordu; Celile'den başlayıp ta buraya kadar geldi.

O:        Pilatus bunu duyunca, O'nun Celile'den olup olmadığını sordu ve Herodes'in yöneti-mindeki bölgeden geldiğini öğrenince, O'nu Herodes'e gönderdi, çünkü o günlerde Herodes de Yeruşalem'de bulunuyordu. Herodes İsa'yı gö-rünce, çok sevindi. O'na ilişkin haberleri duyduğu için, çoktandır O'nu görmek istiyor ve O'nun yapacağı bir mucizeye tanık olmak istiyordu. İsa'ya birçok soru sordu, ama O hiç karşılık vermedi. Orada duran başkahinler ve yazıcılar, İsa'yı ağır bir dille suçladılar. Herodes de askerleriyle birlikte O'nu aşağılayıp onunla alay etti. O'na gösterişli  bir kaftan giydirip Pilatus'a geri gönderdi. Bu olaydan önce birbirine düşman olan Herodes'le Pilatus o gün dost oldular. Pilatus, başkahinleri, yöneticileri ve halkı toplayarak onlara şöyle dedi:

P:        Siz, bu adamı bana, halkı ayaklanmaya çağıran biri olarak getirdiniz. Oysa ben bu adamı sizin önünüzde sorguya çektim ve kendisini suçladığınız konularda  O'nda hiçbir suç bulmadım. Herodes de, onu suçlu bulamamış ve bana geri göndermiş. Görüyorsunuz, ölüm cezasını  gerektiren hiçbir şey yapmadı. Bu nedenle O'nu cezalandırdıktan sonra salıvereceğim.

O:        Ama onlar hep bir ağızdan bağırmaya başladılar:

Hk:      Öldür bu adamı! Bize Barabas'ı salıver!

O:        Barabas, kentte çıkan bir ayaklanmaya katılmaktan ve adam öldürmekten hapse atıl-mıştı. İsa'yı salıvermek isteyen Pilatus onlara yeniden seslendi. Ama onlar

Hk:      O'nu haça ger, haça ger!

O:        diye bağırmaya devam ettiler. Pilatus üçün-cü  kez onlara şöyle dedi:

P:        Bu adam ne kötülük yaptı ki? Ölüm cezasını gerektirecek hiçbir suç bulamadım. O'nu cezalandırıp salıvereceğim.

O:        Ama onlar bağırıp çağırıyor, İsa'nın haça gerilmesini istiyorlardı. Sonunda bağırmaları gittikçe arttığından, Pilatus onların isteğinin yerine getirilmesine karar verdi. İstedikleri adamı, ayaklanmaya katılmaktan ve adam öldürmekten hapse atılmış olan adamı salıverdi. İsa'yı  ise onların ellerine bıraktı.

İsa'yı götürürlerken, tarlalardan gelmekte olan Simon adında Kireneli bir adamı yakaladılar, İsa'nın arkasından taşısın diye haçı sırtına yüklediler. Büyük bir halk topluluğu da İsa'nın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için ağlayan ve dövünen kadınlar vardı. İsa bu kadınlara dönüp şöyle dedi:

İ:          Ey Yeruşalem kızları! Benim için ağlamayın! Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın. Çünkü öyle günler gelecek ki, "Kısır olan kadınlara  ne mutlu! Hiç doğurmamış ve emzirmemiş olan kadınlara ne mutlu!" diyecekler. O zaman dağlara, "Üzerimize düşün!" ve tepelere, "Bizi örtün!" diyecekler. Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuru ağaca neler yapmazlar?

O:        İsa ile birlikte idam edilmek üzere iki suçluyu da götürüyorlardı. Kafatası denilen yere varınca, İsa'yı, biri sağında öbürü solunda olmak üzere, iki suçluyla  birlikte çarmıha gerdiler. İsa şöyle dua ediyordu:

İ:          Peder, onları bağışla! Çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.

O:        Elbiselerini paylaşmak için aralarında kura çektiler. Halk orada durmuş bakıyordu. Yöneti-ciler ise O'nunla alay ederek şöyle diyorlardı:

Hk:      Başkalarını kurtardı. Eğer Allah'ın Mesih'i, Allah'ın seçtiği O ise, kendini de kurtarsın!

O:        Askerler de O'nunla alay ediyorlardı. O'na, içmesi için sirke veriyorlardı ve şöyle diyorlardı:

Hk:      Sen Yahudilerin Kralı isen, kurtar kendini!

O:        Başının üstünde şu yazıyı koydular: YAHUDİLERİN KRALI BUDUR. Çarmıha gerilen suçlulardan biri O'na hakaret ediyor ve şöyle di-yordu:

Hk:      Sen Mesih değil misin? Haydi, kendini de bizi de kurtar!

O:        Ama öbür suçlu onu azarladı ve şöyle dedi:

Hk:      Sende Allah korkusu da yok mu? Sen de aynı cezayı çekiyorsun. Üstelik biz haklı olarak cezalandırılıyor, yaptıklarımızın karşılığını alı-yoruz. Bu adam ise hiçbir kötülük yapmamıştır.

O:        Sonra İsa'ya dönerek şöyle dedi:

Hk:      Ey İsa, kendi hükümranlığına geldiğinde beni hatırla!

O:        İsa ona şu karşılığı verdi:

İ:          Sana doğrusunu söylüyorum ki, sen bugün benimle birlikte cennette olacaksın!

O:        Saat öğleyin on iki sularında güneş karardı ve bütün ülkenin üzerine saat üçe kadar bir karanlık çöktü. Mabetteki perde ortasından yırtıl-dı. İsa yüksek sesle şöyle seslendi:

İ:          Peder, ruhumu senin ellerine bırakıyorum.

O:        Bunu söyledikten sonra ruhunu teslim etti.

 

Diz çöküp sessizce dua edilir.

 

O:        Bunları gören yüzbaşı Allah'ı yücelterek şöyle dedi:

Hk:      Gerçekten, bu adam doğru bir kişiydi.

O:        Olayı seyretmek için birikmiş olan halkın tümü olup bitenleri görünce göğüzlerini döve döve geri döndüler. Ama İsa'nın dostları ve Celile'den O'nun ardından gelmiş olan kadınlar uzakta durmuş, olayı seyrediyorlardı. Yüksek Meclis üyelerinden Yusuf adında iyi ve doğru bir adam vardı. Bir Yahudi kenti olan Arimatya'dan olup Allah'ın Hükümdarlığını bekleyen Yusuf, Meclis'in kararını ve duruşmasını onaylamamıştı. Yusuf, Pilatus'a gidip İsa'nın cesedini istedi. Cesedi çarmıhtan indirip bir kefene sardı ve daha hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara koydu. Hazırlık günüydü ve Şabat günü başlamak üzereydi. İsa'yla birlikte Celile'den gelmiş olan kadınlar da, Yusuf'la beraber gittiler, mezarı ve İsa'nın cesedinin nasıl gömüldüğünü gördüler. Evlerine dönüp baharat ve hoş kokulu yağlar hazırladılar. Ama Şabat günü Kutsal Yasa'nın buyruğu uyarınca dinlendiler (Lk. 22,14-71.23.56).

 

 

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Rabbim, Oğlunun bizim için çektiği ıstıraplar sayesinde günahlarımızı bağışla. Biliyoruz ki, affına layık değiliz, fakat senin sonsuz merha-metine ve Oğlunun ölümü ile sağladığı nimetlere güveniyoruz. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

 

KOMÜNYON

Mesih İsa şöyle dedi: "Ey Peder, eğer bu kupanın, onu ben içmeden, geçmesi mümkün değilse, senin isteğin olsun!" (Mt. 26, 42)

 

 

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Kutsal ekmekle kuvvetlendikten sonra, Rabbim, sana yalvarıyoruz: sen bize, Oğlunun ölümü sa-yesinde inandığımız ilahi nimetlere kavuşmak ümidini verdin. Onun şanlı dirilişiyle de, özle-diğimiz sonsuz hayata erişebilmemiz için yar-dımını bizden esirgeme. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KUTSAL  PERŞEMBE  GÜNÜ

KUTSAL  PERŞEMBE  GÜNÜ

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Kurtarıcımız Mesih İsa'nın haçı, bizler için tek övünç kaynağı olsun! Kurtuluş, hayat ve diriliş bu haçtan gelir. Onun sayesinde kurtulduk ve Allah'ın lûtfuna kavuştuk.

 

DUA

Allah'ımız ve Pederimiz, senin biricik Oğlun, yediği son yemek sırasında, ölümü kabul etme-den önce, Kilise'ye ebedi "Ahdin" yeni kurbanını vermek istedi. Allah'ım, sen bu akşam da, bu kutsal yemeği kutlamayı emrediyorsun. Sana yalvarıyoruz: senin sevginin sırrı olan bu yeme-ğin bize daima sevgi ve hayat kazandırmasını sağla. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C.        Amin.

 

 

ÇIKIŞ KİTABINDAN SÖZLER

Musa'nın emrettiği Pasah yemeği.

Rab, Mısır ülkesinde Musa'ya ve kardeşi Harun'a şöyle dedi: "Bu ay sizin için ayların ilki ve yılın başlangıcı olacak. İsrail halkına şunları söyle: "Bu ayın onunda, her aile ve her ev bir kuzu alsın. Eğer bir kuzu bir aile için çoksa, aile fertlerinin sayısına göre, en yakın komşuyla o hayvanı paylaşsın. Kuzuyu, herkesin yiyebilece-ği miktara göre seçiniz. Hayvan, bir yaşında, erkek ve kusursuz bir hayvan olsun. Bu hayvan bir kuzu veya bir keçi olabilir. Onu ayın ondör-düncü gününe kadar besleyin. O gün, tüm İsrail halkı, güneş batarken, onu kessin.

Kuzunun kanından alıp, onu hangi evde yerseniz, o evin kapısının iki kanadına ve üstüne sü-receksiniz. Etini o gece kızartarak, mayasız ekmekle ve acı otlarla beraber yiyeceksiniz. Onu yerken, kemerleriniz bellerinizde, çarıklarınız ayaklarınızda ve değnekleriniz ellerinizde olsun. Onu alelacele yeyiniz, çünkü o gece, Rabbin ge-çeceği gece (Rabbin Pasah'ı) olacaktır. O gece, Mısır ülkesinden geçeceğim: insanlar ve hayvanlar arasında, bütün ilk doğmuş olanları yok edeceğim. Mısır'ın tüm ilâhlarını yargılaya-cağım. Ben Rab'im. Bulunduğunuz evler üze-rindeki kan, sizi koruyan bir işaret olacaktır. Kanı görünce, oradan geçeceğim ve Mısır üze-rine yağdıracağım felâketler size dokunmayacaktır. O gün,sizin için bir anma günü olacak ve onu Rabbin yüceliğini kutlayan bir bayram günü olarak kabul edeceksiniz. Bu bayramı nesilden nesile kutlamanız daimî göreviniz olacaktır" (Çıkış 12, 1-8,11-14).

 

MEZMUR (116[115]12-18)

            Rabbim, bize verdiğin kutsal ekmek

            ve selâmet kupası için, sana şükürler olsun!

Nasıl ödeyeceğim Rabbe

bana yaptığı tüm iyilikleri?

Kaldıracağım selâmet kupasını

ve Rabbin adını anacağım.

Rabbin gözünde değeri vardır

sevdiklerinin ölümünün.

Ey Rab, ben senin kulun değilmiyim?

Hizmetçinin oğlu olan ben senin kulun?

Sen çözdün bağlarımı.

Sana bir şukran kurbanı sunacağım,

Rabbin adını anacağım.

Rab için  adaklarımı yerine getireceğim,

onun tüm halkı önünde.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN KORİNTOSLULARA

1. MEKTUBUNDAN SÖZLER

 

Mesih İsa'nın sunduğu kurban, Efkaristiya gizeminde anılmakta ve sunulmaktadır.

Kardeşlerim, ben Pavlus, sizlere ne ilettiysem, onu Rab'den aldım. Rab İsa, ele verildiği gece, ekmek aldı, şükrederek onu böldü ve şöyle dedi: "Bu sizin için kurban edilen benim bedenimdir. Bunu, beni anmak için yapınız." Aynı şekilde, yemekten sonra, kupayı aldı ve şöyle dedi: "Bu kupa, benim kanımla gerçekleşen yeni "Ahit"tir. Ondan her içtiginizde, bunu beni anmak için yapınız." Gerçekten, bu ekmeği her yediğinizde ve bu kupadan her içtiğinizde, Rabbin gelişine kadar, onun ölümünü bildirmiş olursunuz (1. Kor. 11, 23-26).

 

AYET

Mesih İsa şöyle diyor: "Size yeni bir emir veriyorum. Birbirinizi seviniz. Sizi sevdiğim gibi, siz de birbirinizi seviniz" (Yh.13,34).

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa'nın son sözleri: Birbirinizi

seviniz!

Pasah bayramından önceydi. İsa bu dünyadan ayrılıp Peder'e gideceği saatin geldiğini biliyordu. Dünyada kendisine ait olanları sevmişti ve onları sonuna kadar da sevdi. Akşam yemeği sırasında Şeytan, Simon oğlu Yahuda İskari-yot'un yüreğine İsa'yı ele verme düşüncesini koymuş bulunuyordu. İsa Pederin her şeyi kendi ellerine verdiğini ve Allah'tan çıkıp geldiğini ve yine Allah'a döneceğini biliyordu.

Yemekten kalktı, giysilerini bir yana koydu ve bir havlu alıp beline sardı. Sonra bir leğeni su ile doldurup şakirtlerin ayaklarını yıkamaya ve beline sardığı havluyla kurulamaya başladı. Simon Petrus'a geldiğinde, Simon: "Ya Rab, sen mi ayaklarımı yıkıyorsun?" dedi. İsa ona şu ce-vabı verdi: "Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın." Petrus: "Benim ayak-larımı asla yıkamayacaksın!" dedi. İsa ona: "Seni yıkamazsam, benimle payın olmaz" diye cevap verdi. O zaman, Simon Petrus: "Öyleyse, ya Rab, yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!" dedi. İsa ona şöyle dedi: "Yıkanmış olan tamamen temizdir. Ayaklarının yıkanmasından başka ihtiyacı yoktur. Sizler de temizsiniz, ama hepiniz değil." Kimin onu ele vereceğini biliyordu. Bu nedenle 'Hepiniz temiz değilsiniz' dedi.

Onların ayaklarını yıkadıktan sonra giyinip yine sofraya oturdu ve onlara şöyle dedi:" Size ne yaptığımı anlıyor musunuz? Siz beni "Hoca ve Rab" diye çağırıyorsunuz. Doğru söylüyorsu-nuz, öyleyim. Eğer ben Rab ve Hoca olduğum halde sizlerin ayaklarınızı yıkamışsam, sizler de birbirinizin ayaklarınızı yıkamalısınız. Size bir örnek verdim: Size yaptığımın aynısını siz de birbirinize yapınız" (Yh.13,1-15).

 

AYAKLARIN YIKANMASINDAN SONRA

DUA

Kurtarıcımız Mesih İsa,bizlere bir alçakgönül-lülük dersi vermek için, şakirtlerinin ayaklarını yıkamak istedin ve birbirimize hizmet etmemizi emrettin. Sana yalvarıyoruz: kalplerimizi bütün günah lekelerinden arıt ve bize yardım et ki, bizleri sevdiğin gibi, biz de, her zaman birbirimizi sevelim ve birbirimize yardım edebilelim. Bunu bütün kalbimizle senden dileriz.

C.        Amin.

ADAKLAR ÜZERİNE DUA 

Rabbimiz, bu Efkaristiya gizemine gerçek bir şekilde katılabilmemiz için, bizlerden lûtfunu esirgeme, çünkü bu kurban her kutlandığında, kurtuluşumuzun eseri gerçekleşmektedir. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C.        Amin.

 

KOMÜNYON 

Mesih İsa şöyle diyor: "Bu, sizler için kurban edilen benim bedenimdir. Bunu, beni anmak için yapınız. Bu kupa, benim kanımla gerçekleşen yeni Ahittir. Ondan her içtiğinizde bunu beni anmak için yapınız" (1 Kor. 11, 24-25).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Her şeye kadir Allah, Oğlunun kutsal yemeğine katılarak, yeni bir kuvvet kazandık, sana yalvarıyoruz: ilerde Oğlunun ebedi ülkesinde de ilâhi sofraya oturmamızı sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C.        Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KUTSAL  CUMA  AYİNİ

KUTSAL  CUMA  AYİNİ

 

Mesih İsa, sonsuz sevgisiyle ölümü yendi. Kutsal Haç, bu sevginin sembolüdür. Bu nedenle ona saygı göstererek her zaman ve özellikle bugün Mesih İsa'nın sonsuz sevgisini hatırlamaktayız.

 

Rahip sunağa doğru gider, diz çöker ve sessizce dua ettikten sonra, şu iki duadan birini yüksek sesle okur:

 

DUA

Allah'ım, bizi çok sevdiğini biliyoruz, çünkü insanları kurtarmak için biricik Oğlunu dünyaya göndermekten kaçınmadın. Bugün de, bize sevgini göster; ölüme doğru kendi isteğiyle yürüyen Mesih İsa'yı takip etmek istiyoruz. Onu kuvvetlendirdiğin gibi, bizleri de kuvvetlendir ve kutsal kıl. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C. Amin.

 

Veya:

Allah'ım, Rabbimiz Mesih İsa'nın ıstırapları sa-yesinde nesiller boyunca babadan oğula geçen ilk günahın sonucu olan ölümü bizlerden uzaklaştırdın. Dualarımızı kabul et ve günahkar olarak doğmuş olan bizleri lütfunla kutsallaştır ki, Oğluna benzeyelim ve onun bize sağladığı yeni ilahi hayatın şartlarına göre yaşayarak cennetin nimetlerine layık olalım. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C. Amin.

I

ALLAH'IN SÖZLERİNİ DİNLEYELİM

 

PEYGAMBER  İŞAYA'NIN KİTABINDAN

SÖZLER

Rab şöyle diyor: Kulum başaracak, yükselecek, övünecek ve yükseltilecektir.

Nasıl ki, halk onu görünce ürpermişse, - çünkü

yüzü o kadar bozulmuştu ki, onda artık insan yüzü kalmamıştı ve onun görünümü artık bir insan görünümü değildi - şimdi de milletler ona hayran kalacak. Krallar onun önünde susacaklar, çünkü kendilerine hiç anlatılmamış olan şeyler görecek ve hiç işitmedikleri şeyler duyacaklardır.

Peygamber şöyle diyor: Bildirdiğimiz sözlere kim inandı? Rab kimin uğruna gücünü gösterdi?

Rabbin önünde, "kul" körpe fidan gibi, kurak yerden çıkan kök sürgünü gibi büyüdü. Onun ne dikkatimizi çeken bir görünüşü, ne de gönlümü-zü çekecek bir güzelliği vardı.

Hor görüldü ve herkes tarafından terkedildi. Acılarla dolu bir insan idi. Istırap çeken ve herkesin ondan yüz çevirdiği bir kişi gibi, kenara itiliyordu.

Evet, biz onu hor gördük ve ona hiç önem vermedik. Halbuki o, ıstıraplarımızı yüklenmiş, acılarımızı çekmiş. Biz ise, Allah'ın onu cezalan-dırdığını, vurduğunu ve ezdiğini sandık. Oysa, onun ezilmesinin nedeni günahlarımız, onun vurulmasının nedeni bizim kötülüğümüzdür. Bize kurtuluş sağlayan cezayı o çekti ve biz onun yaralarında şifa bulduk.

Hepimiz, koyunlar gibi yolumuzu şaşırmıştık. Herbirimiz kendi yoluna gitti. Rab herbirimizin kusurunu ona yükledi. Ona kötü muamele yapıl-dığı zaman, alçaldı ve ağzını açmadı. Kesilmeye götürülen bir kuzu gibi, yünü kırpılan koyun gi-bi ağzını açmadı. Yakalanıp baskı altında yargı-landı ve ortadan kaldırıldı. Onun neslinden, onu düşünen biri oldu mu? Yaşamakta olanlar ülke-sinden koparılıp ulusunun günahları nedeniyle cezalandırıldı. Hiç haksızlık etmediği ve ağzın-dan hiç yalan çıkmadığı halde, onu kötü olanlarla bir tuttular ve onların yanına gömdüler.

Ama ıstıraplar altında ezilen "kul" Rabbin hoş-nutluğunu kazandı. Hayatını kefaret olarak sunduğu için nesillere sahip olacak ve yaşamını sürdürecektir. Çok sıkıntı çektikten sonra, aydın günler görecek ve uzun yıllar yaşayacaktır.

Rab diyor ki, doğru olan "kulum" birçoklarının acılarını çektiği için onların günahlarını kendi üzerine alacak ve onları doğru kılacaktır. Her şeyi ve kendi hayatını bile feda ettiği, kendisini günahkarlarla bir saydığı ve günahkarlar uğru-na şefaat ettiği için, büyük toplumlar arasında payını alacak ve birçoklarını kurtaracaktır (İşaya 52,13-15. 53,1-12).

MEZMUR  (31[30]2,6,12-13, 15-17)

Peder, senin ellerine

ruhumu teslim ediyorum.

Ey Rab, sana sığındım:

Hiç bir zaman düşkırıklığına uğramıyacağım.

Adaletinle kurtar beni!

Ruhumu senin ellerine teslim ediyorum.

Beni kurtardın, ey Rab, sen gerçek Allah'sın.

Tüm düşmanlarım benimle alay ediyor,

yakınlarım da bana hakaret ediyor.

Dostlarıma bir korku nedeni oldum:

sokaklarda beni görünce, kaçıyorlar.

Kalplerinden silinmiş bir ölü gibi unutuldum.

Kırılmış bir kap gibiydim.

Ama sana güveniyorum, ey Rab,

Benim Allah'ım sensin!

Kaderim senin elindedir,

bana saldıran düşmanların elinden kurtar beni.

Yüzünün ışığı kulunun üzerine parlasın,

sevginle kurtar beni.

Güçlü olun ve cesaret bulun,

Rabbe ümit bağlayan tüm sizler!

 

İBRANİLERE MEKTUPTAN SÖZLER

Kurtarıcımız Mesih hayatımızın koşullarına katlanarak bizi kurtardı.

Kardeşlerim, gökleri aşmış olan büyük başka-hinimiz, Allah'ın Oğlu İsa varken, açıkça benimsediğimiz imanımıza sımsıkı sarılalım. Gerçek-ten, zayıflıklarımıza acımayan değil, tersine her alanda bizim gibi denenmiş, ama günah işle-memiş olan bir başkahinimiz vardır. Bu nedenle, merhamete ermek ve gerektiğinde bize yardım edecek olan lütfa kavuşmak için, lütuf-kar Allah'a cesaret ve güvenle yaklaşalım.

Mesih İsa yeryüzünde insan olarak bulunurken kendisini ölümden kurtarmaya gücü olan Allah'a büyük feryat ve gözyaşlarıyla dua etti ve dileklerini sundu. Her bakımdan Allah'a bağlı-lığı nedeniyle işitildi. Oğul olduğu halde, çek-tiği acılar yüzünden söz dinlemeyi öğrendi ve bu şekilde kemale erişip, sözünü dinleyenlerin hepsi için sonsuz kurtuluş kaynağı oldu (İbr. 4,14-16. 5,7-9).

 

AYET

Mesih İsa insan olarak ölüme, hem de çarmıh üzerinde ölüme kadar boyun eğip kendisini feda etti. Bu nedenle Allah onu pek çok yükseltti ve ona her adın üstünde olan adı verdi (Fil. 2, 8-9).

 

MESİH İSA'NIN ISTIRAPLARI VE ÖLÜMÜ

 

 

O: Okuyucu; İ: İsa; H: Havariler; P: Pilatus; Hk: Halk; B: Başkahin.

 

Bugün, Mesih İsa'nın ıstıraplarını ve ölümünü anarak onun bize gösterdiği sonsuz sevgiyi derin derin düşünelim.

 

O:        İsa, Pasah yemek dualarını söyledikten sonra, şakirtleriyle birlikte dışarı çıkıp Kidron vadisinin ötesine geçti. Orada bir bahçe vardı. İsa ile şakirtleri bu bahçeye girdiler. O'nu ele veren Yahuda bu bahçeyi biliyordu, çünkü İsa, şakirt-leriyle orada sık sık buluşurdu. Yahuda, yanına bir bölük askerle başkahinlerin ve Ferisilerin gönderdiği görevlileri alarak oraya geldi. Onla-rın ellerinde fenerler, meşaleler ve silahlar vardı. İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Onların karşısına çıkıp şöyle dedi:

İ:          Kimi arıyorsunuz?

O:        Onlar şu karşılığı verdiler:

Hk:      Nasıralı İsa'yı

O:        O'nu ele veren Yahuda da, onların arasında bulunuyordu. İsa onlara "Ben'im" deyince, onlar gerileyip yere düştüler. Bunun üzerine İsa onlara yeniden sordu:

İ:          Kimi arıyorsunuz?

O:        Onlar şu cevabı verdiler.

Hk:      Nasıralı İsa'yı

O:        İsa onlara şöyle dedi:

İ:          Size söyledim. Ben'im. Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın, gitsinler.

O:        O, kendisinin daha önce söylediği, "Senin bana verdiklerinden hiçbirini yitirmedim" şek-lindeki sözü yerine gelsin diye böyle konuştu. Simon Petrus, yanında taşıdığı kılıcı çekti ve Başkahinin uşağına vurup onun sağ kulağını kesti. Uşağın adı Malkus idi. İsa Petrus'a şöyle dedi:

İ:          Kılıcını kınına koy! Pederin bana verdiği kupadan içmeyecek miyim?

O:        Bunun üzerine asker bölüğü, komutan ve Yahudilerin gönderdiği görevliler, İsa'yı tutup bağladılar. O'nu ilk önce, o yılın Başkahini olan Kayafa'nın kayınbabası Hanna'ya götürdüler. Halkın uğruna bir tek kişinin ölmesinin daha uygun olduğunu, Yahudilere öğüt veren Kayafa idi. Simon Petrus ve başka bir şakirt İsa'nın ardından gidiyorlardı. Bu Şakirt Başkahinin tanıdığı olduğu için, İsa'yla birlikte Başkahinin avlusuna girdi. Petrus ise dışarıda, kapının yanında duruyordu. Başkahinin tanıdığı olan şakirt dışarı çıkıp kapıcı kızla konuştu ve Petrus'u içeri götürdü. Kapıcı kız, Petrus'a şöyle dedi:

Hk:      Sen de bu adamın şakirtlerinden değil misin?

O:        Petrus şu karşılığı verdi:

H:        Hayır, değilim!

O:        Hava soğuk olduğu için uşaklar ve nöbet-çiler ateş yakmış, ısınıyorlardı. Petrus da onlara katılmış ısınıyordu. Başkahin İsa'ya şakirtleri ve öğretisi konusunda sorular sordu. İsa onlara şu karşılığı verdi:

İ:          Ben dünyaya açıkça konuştum. Her zaman, bütün Yahudilerin toplandıkları havralarda ve Mabette öğrettim ve gizli bir şey söylemedim. Neden beni sorguya çekiyorsun? Ne söylediğimi beni dinlemiş olanlara sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.

O:        İsa bunları söyleyince, yanında bulunan görevlilerden biri İsa'ya bir tokat atarak şöyle dedi:

Hk:      Başkahine nasıl böyle karşılık verirsin?

O:        İsa şöyle cevap verdi:

İ:          Eğer yalnış konuştumsa, yalnışlığını göster, ama doğru konuştumsa niçin bana vuruyorsun?

O:        Bunun üzerine Hanna, O'nu bağlı olarak Kayafa'ya gönderdi. Simon Petrus hala ateşin yanında durmuş ısınıyordu. Ona şöyle dediler:

Hk:      Sen de onun şakirtlerinden biri değil misin?

O:        Petrus inkar ederek şöyle dedi:

H:        Hayır değilim!

O:        Petrus'un, kulağını kestiği adamın akrabası olan bir uşak ona şöyle dedi:

Hk:      Bahçede seni onunla birlikte görmedim mi?

O:        Petrus yine inkar etti ve tam o anda horoz öttü. Sabah erkendi. Yahudiler İsa'yı Kayafa'nın evinden alıp vali konağına götürdüler. Dinsel kuralları bozmamak ve Pasah yemeğini yiyebil-mek için, kendileri vali konağına girmediler. Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi ve onlara şunu sordu:

P:        Bu adamı neyle şuçluyorsunuz?

O:        Onlar şu karşılığı verdiler:

Hk:      Bu adam kötülük etmiş biri olmasaydı, onu sana getiremezdik.

O:        Pilatus onlara şöyle dedi:

P:        Alın O'nu ve kendi Yasa'nıza göre onu kendiniz yargılayın.

O:        O zaman Yahudiler şöyle dediler:

Hk:      Bizim hiç kimseyi idam etmeye yetkimiz yok.

O:        Böylece İsa'nın nasıl bir ölümle öleceği belirtilerek söylemiş olduğu gerçekleşiyordu. Pilatus yine vali konağına girdi. İsa'yı çağırıp ona sordu:

P:        Sen Yahudilerin kralı mısın ?

O:        İsa ona şu cevabı verdi:

İ:          Bunu kendiliğinden mi söylüyorsun? Yoksa benim hakkımda bunu başkaları mı sana söylediler ?

O:        Pilatus şu karşılığı verdi:

P:        Ben Yahudi miyim? Seni kendi milletin ve başkahinler bana teslim ettiler. Ne yaptın?

O:        İsa ona şöyle dedi:

İ:          Benim krallığım, bu dünyadan değildir. Krallığım, bu dünyadan olsaydı, yandaşlarım Yahudilerin eline düşmemem için savaşırlardı; ama krallığım buradan değildir.

O:        O zaman Pilatus ona şöyle sordu:

P:        Demek sen kralsın, öyle mi?

O:        İsa ona şu karşılığı verdi:

İ:          Dediğin gibi, ben kralım. Ben gerçeğe tanık-lık etmek için doğdum, bunun için dünyaya geldim. Gerçekten yana olan herkes, sesimi işitir.

O:        Pilatus ona:

P:        Gerçek nedir ?

O:        Diye sordu. Bunu söyledikten sonra Pilatus yine dışarı çıkıp Yahudilerin yanına gitti ve onlara şöyle dedi:

P:        Ben O'nda hiçbir suç bulmuyorum. Ama sizin bir geleneğiniz var; her Pasah bayramında sizin için birini salıveriyorum. Yahudilerin kralını sizin için salıvermemi ister misiniz ?

O:        Bunun üzerine hepsi yine bağırdı:

Hk:      Bu adamı değil, Barabas'ı isteriz!

O:        Barabas ise bir hayduttu. O zaman Pilatus İsa'yı götürüp kamçılattı. Askerler de dikenler-den bir taç örüp O'nun başına koydular ve O'na erguvan rengi bir giysi giydirdiler. O'na yaklaşıp şöyle diyorlardı:

Hk:      Selam sana, ey Yahudilerin kralı!

O:        Yüzüne de tokat atıyorlardı. Pilatus yine dışarı çıkıp Yahudilere şöyle dedi:

P:        İşte, O'nu size dışarı getiriyorum. Bilesiniz ki kendisinde hiçbir suç bulmuyorum.

O:        Bunun üzerine İsa, dikenli taçı ve erguvan rengi giysisiyle dışarı çıktı. Pilatus onlara şöyle dedi:

P:        İşte o adam!

O:        Başkahinler ve görevliler İsa'yı görünce, bağırmaya başladılar:

Hk:      Çarmıha ger! Çarmıha ger!

O:        Pilatus onlara şöyle dedi:

P:        O'nu alın, kendiniz onu çarmıha gerin, çünkü ben O'nda hiçbir suç bulmuyorum.

O:        Yahudiler ona şu karşılığı verdiler.

Hk:      Bizim yasamız var. Bu yasaya göre onun ölmesi gerekir, çünkü kendisinin Allah'ın Oğlu olduğunu ileri sürüyordu.

O:        Pilatus bu sözleri işitince, daha çok korktu. Yine vali konağına girip İsa'ya sordu:

P:        Sen nerelisin?

O:        İsa ona hiçbir cevap vermedi. Bu nedenle Pilatus O'na şöyle dedi:

P:        Benimle konuşmuyor musun? Seni salıver-meye yetkim olduğu gibi, seni çarmıha germeye de yetkim olduğunu bilmiyor musun?

O:        İsa ona şu cevabı verdi:

İ:          Eğer sana gökten verilmemiş olsaydı, benim üzerimde hiçbir yetkin olmazdı. Bu nedenle beni senin eline verenin günahı daha büyüktür.

O:        Pilatus bu sözler karşısında İsa'yı salıver-mek için yollar aradı. Ama Yahudiler bağırıyor ve şöyle diyorlardı:

Hk:      Eğer bu adamı serbest bırakırsan, Sezar'ın dostu değilsin! Kendini kral yapan herkes Sezar'a karşıdır.

O:        Pilatus, bu sözleri işitince İsa'yı dışarı getirdi. Taş Döşeme (İbranice Gabata) denilen yerde yargı kürsüsüne oturdu. O gün Pasah bayramına hazırlık günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus onlara şöyle dedi:

P:        İşte, sizin Kralınız!

O:        Ama onlar şöyle bağırdılar:

Hk:      Götür O'nu! Götür O'nu! Çarmıha ger!

O:        Pilatus yine onlara şöyle dedi:

P:        Kralınızı mı çarmıha gereyim ?

O:        Başkahinler şu cevabı verdiler:

B:        Sezardan başka kralımız yoktur.

O:        Bunun üzerine Pilatus, İsa'yı, çarmıha gerilmek üzere onlara teslim etti. Onlar da O'nu alıp götürdüler. İsa haçını taşıyarak kentten çıkıp, Kafatası (İbranice Golgota) denilen yere geldi. Orada O'nunla birlikte iki kişiyi daha, İsa ortada, onlar da iki yanında olmak üzere çarmıha gerdiler. Pilatus bir de yafta yazıp çarmıhın üzerine koydurdu. Yaftada şöyle yazılıydı: NASIRALI İSA YAHUDİLERİN KRALI. İsa'nın çarmıha gerildiği yer kente yakındı. Böylece İbranice, Latince ve Grekçe yazılmış olan bu yaftayı Yahudilerin birçoğu okudu. Bu nedenle Yahudilerin başkahinleri Pilatus'a şöyle dediler:

Hk:      Yahudilerin Kralı diye yazma. Bu adam, 'Ben Yahudilerin kralıyım' dedi, diye yaz.

O:        Pilatus onlara şu cevabı verdi:

P:        Ne yazdımsa, yazdım!

O:        Askerler İsa'yı çarmıha gerdikten sonra, O'nun giysilerini aldılar. Her birine birer pay düşecek biçimde dört parçaya böldüler. Gömle-ğini de aldılar. Gömlek boydan boya dikişsiz tek bir parça olarak dokunmuştur. Askerler arala-rında şöyle dediler:

Hk:      Bunu yırtmayalım. Kimin olacak diye kura çekelim.

O:        Böylece Kutsal Yasa'nın şu sözleri gerçek-leşmiş oldu: "Giysilerimi aralarında paylaştılar. Gömleğim üzerine kura çektiler." İşte askerler böyle yaptılar.

İsa'nın haçının yanında annesi ve annesinin kızkardeşi, Kleofas'ın karısı Meryem ve Mecdelli Meryem duruyorlardı. İsa, annesini ve sevdiği şakirdini görünce, annesine şöyle dedi:

İ:          Anne, işte oğlun!

O:        Sonra Şakirdine şöyle dedi:

İ:          İşte annen!

O:        O andan itibaren, şakirt, Meryem'i kendi evine aldı. Daha sonra İsa, her şeyin artık ta-mamlandığını bilerek Kutsal Yazı'nın yerine gelmesi için şöyle dedi:

İ:          Susadım!

O:        Orada sirke dolu bir kap vardı. Süngeri sirkeye batırdılar ve kamışa takıp ağzına uzattılar. İsa sirkeyi tadınca:

İ:          Her şey tamamlandı!

O:        dedi ve başını eğerek ruhunu teslim etti.

 

 

Diz çöküp dua edilir.

O:        O gün, hazırlık günü idi. Yahudiler, cesetler şabat günü haç üzerinde kalmasın diye - çünkü o şabat günü çok kutsal bir gündü - onların bacaklarının kırılmasını ve cesetlerin kaldırılma-sını, Pilatus'dan rica ettiler. Bunun üzerine asker-ler gelip birinci adamın, sonra da İsa'yla birlikte çarmıha gerilmiş olan öteki adamın bacaklarını kırdılar. Ama İsa'ya gelince, O'nun ölmüş oldu-ğunu gördüler ve bacaklarını kırmadılar. O zaman askerlerden biri mızrağı ile böğrüne vurdu. Hemen kan ve su aktı. Bunu görmüş olan, siz de iman edesiniz diye tanıklık etmiştir. Onun tanıklığı doğrudur. Doğruyu söylediğini bilir. Gerçekten bütün bu olaylar: "Kemiklerinden bir tanesi bile kırılmayacaktır" diyen Kutsal Yazı'nın yerine gelmesi için olmuştur. Kutsal Kitap'ta şöyle bir cümle de vardır: "Onlar vücudunu deldikleri adama bakacaklardır."

Bundan sonra Aramatyalı Yusuf, İsa'nın cesedini alabilmek için Pilatus'a baş vurdu. Yusuf, İsa'nın şakirdiydi, ama Yahudilerden korktuğundan bunu gizli tutuyordu. Pilatus izin verince, Yusuf gelip İsa'nın cesedini kaldırdı. Daha önce,  geceleyin İsa'nın yanına gelmiş olan Nikodemus da otuz litre kadar karışık mür ve sarısabır özü getirmiş. İkisi, İsa'nın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar. İsa'nın çarmıha gerildiği yerde bir bahçe ve bu bahçede henüz hiç kimsenin konulmamış olduğu yeni bir mezar vardı. O gün Yahudilerin Hazırlık günü olduğu, mezar da yakın olduğu için İsa'yı oraya koydular (Yh. 18,1-40; 19,1-42).

 

II

GENEL DUALAR

1. Kutsal Kilise için dua edelim.

R.        Sevgili kardeşlerim, yüce Allah Kiliseye birlik ve barış bağışlasın, yeryüzünde onu korusun ve bizlere de, Allah'ımıza şükredebilmek için sakin ve huzurlu dolu bir yaşam sağlasın.

Sessizce dua edilir.

Ebedi ve her şeye kadir Allah, Mesih İsa'yla yüceliğini bütün milletlere gösterdin. Bütün dünyaya yayılmış olan Kilisenin imana sadık kalıp senin adını her zaman yüceltmesi için onu koru. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalva-rıyoruz.

C.        Amin.

 

2. Papa . . . Hazretleri için dua edelim.

R.        Yüce Allah onu seçip kutsal göreve çağırdı. Kiliseyi hakikat ve sevgi yolunda yönetebilmek için ona sağlık ve güç versin.

Sessizce dua edilir.

Ebedi ve her şeye kadir Allah, her şeyi hikmetle yönetirsin. Dualarımızı dinle. Hıristiyanların her gün daha derin ve güçlü bir iman kazanarak seç-miş olduğun Papa'nın önderliğinde yürüyebil-meleri için onu koru. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

3. Ruhaniler ve müminler için dua edelim.

R.        Episkoposumuz. . . . . . bütün episkoposlar, Patrikler, Rahipler, Kilisede kutsal görev yapanlar ve bütün iman edenler için dua edelim.

Sessizce dua edilir.

Kutsal Ruh'la Kilisenin bütün üyelerini kutsal kılan ve doğru yola yönelten ebedi ve her şeye kadir Allah, bütün din görevlileri için sunduğumuz dualarımızı kabul et. Yardımınla her biri kendine düşen görevi sadakatle yaparak sana hizmet etsin. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

4. Vaftiz edilecek olanlar için dua edelim.

R.        Yüce Allah, onların ruhlarını ve kalplerini aydınlatsın, onlara merhamet ve sevginin kapıla-rını açsın. Onlar da vaftiz aracılığıyla yeni ya-şam kazanarak günahlarından arınsın ve Mesih İsa'nın manevi bedeninin birer uzvu olsunlar.

Sessizce dua edilir.

Kilise'nin gelişmesini ve yeni evlatlar kazanma-sını sağlayan ebedi ve her şeye kadir Allah, vaftiz edilecek olanların zeka ve imanlarını güçlen-dir ki, vaftizle yeniden doğarak evlatlarının ara-sına katılsınlar. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

5. Kilise'nin birliği için dua edelim.

R.        Mesih İsa'ya iman eden ve imana uygun bir yaşam sürmeye çalışan tüm kardeşlerimiz için dua edelim. Rabbimizin onları bir araya toplaması ve Kilise'nin birliğini korumasını dileyelim.

Sessizce dua edilir:

Ayrılanları bir araya toplayan ve onlar arasında birliği gerçekleştiren ebedi ve her şeye kadir Allah, Oğlunun Kilisesinden sevgini esirgeme. Ay-nı vaftizle kutsallaşmış olan bütün Hıristiyan-ların sevgi bağıyla iman bütünlüğü içinde bir-leşmelerini sağla. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

6. Yahudiler için dua edelim.

R.        Yüce Allah peygamberler aracılığıyla ilk olarak onlara hitap etmiştir. Onun sözlerine sadık kalarak ve kutsal adını yücelterek gerçek imana kavuşsunlar.

Sessizce dua edilir.

İbrahim'i ve onun soyundan gelenleri kendi evlatların olarak seçen ebedi ve her şeye kadir Allah, seçtiğin kavmin, Kilise'nin dualarıyla tam o-larak kurtuluşa erişmesini sağla. Rabbimiz Me-sih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

 

7. Mesih İsa'ya inanmayanlar için dua edelim.

R.        Onların da, Kutsal Ruh'un nuruyla aydın-lanıp kurtuluş yolunda yürümelerini dileyelim.

Sessizce  dua  edilir.

Ebedi ve her şeye kadir Allah, Mesih İsa'ya inanmayanlar hakikat ışığına kavuşsunlar diye onların dürüst bir yaşam sürmelerini sağla. Senin sevgini dünyaya daha iyi bir şekilde tanıtabil-memiz, birbirimizi daha çok sevmemiz ve senin ilahi hayatına daha çok bağlanmamız için yardım et. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

8. Allah'a inanmayanlar için dua edelim.

R.        Allah'tan uzak kalanların iyilik yaparak ve vicdanlarının sesini dinleyerek onu tanımak sevincine erişebilmeleri için hep birlikte dua edelim.

Sessizce dua edilir.

R.        Ebedi ve her şeye kadir Allah, bütün insanlar seni arayıp bulsun ve seni bulup huzura kavuşsunlar diye onları yarattın. Yaşam güç-lükleri karşısında iyiliğini ve merhametini göre-bilmeleri, sevginin gerçek tanıkları bulabilmeleri ve böylece tüm insanların Yaratıcısı ve Pederi, tek gerçek Allah olan sana kavuşmak mutluluğuna erişmeleri için, onlara yardım et. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

 

9. Devlet adamları için dua edelim.

R.        Yüce Allah, devlet yönetiminden sorumlu olanların ruhlarını ve kalplerini aydınlatsın ki, dünyaya barış ve insanlara özgürlüğü sağla-maya çalışabilsinler.

Sessizce dua edilir.

Ebedi ve her şeye kadir Allah, insanların kalplerine hükmeden ve ulusların haklarını sağlayan Sen, devlet görevlilerinden yardımını esirgeme. Senin yardımınla, bütün dünyada güvenlik ve barış, milletlerin huzuru ve din özgürlüğü gerçekleşsin. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

 

10. Sıkıntı çeken bütün insanlar için dua edelim.

R.        Sevgili kardeşlerim, her şeye kadir Peder Allah'a yalvaralım: dünyamızı yalnış düşünce-lerden korusun, hastalıkları ve salgınları uzak-laştırsın, tutsaklara merhamet etsin, yolculara yardım etsin, mültecileri evlerine kavuştursun, hastalara sağlık ve güç versin, ölmek üzere olanlara ebedi hayatı bağışlasın.

Sessizce dua edilir.

Ebedi ve her şeye kadir Allah, sen mutsuz olanların tesellicisi ve çaresiz kalanların kudretisin. Bütün ıstırap çekenlerin dualarını kabul et. Acılar içinde merhamet ve sevgiden kuvvet ve teselli bulsunlar diye onlara yardım et. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

 

 

III

 

 

HAÇA HÜRMET GÖSTERİLMESİ

 

Rahip, duaları okuduktan sonra, kutsal haçı eline alır ve üstündeki örtüyü kaldırırken üç defa diz çöküp her defasında şu duayı okur:

İşte, dünyanın selametini sağlayan kutsal haç!

Geliniz, diz çöküp ona saygı gösterelim!

 

Rahip kutsal haçın önünde diz çöktükten sonra, herkes onu öper. Bu esnada şu ayetler okunur.

 

Rabbimiz, kutsal haçın önünde eğiliriz

ve şanlı dirilişini kutlarız.

Çünkü haç sayesinde dünyamız kurtuluşuna                        kavuştu.

Ey milletim, sana ne yaptım?

Nerede üzdüm seni ? Bana cevap ver!

Mısır'dan seni kurtardım.

Bunun için mi kurtarıcına bir haç hazırladın.

Yüce Allah, kudretli Allah!

Yüce ve ebedi Allah, bizlere merhamet et!

Kırk sene, çölde sana yol gösterdim,

manna ile seni besledim

ve bereketli bir ülkeye götürdüm.

Bunun için mi kurtarıcına bir haç hazırladın?

Yüce Allah, kudretli Allah!

Yüce ve ebedi Allah, bizlere merhamet et!

Elimden geleni senden esirgedim mi?

Güzel bir bağa gibi sana baktım;

sen ise, susadığım zaman, bana sirke verdin;

Mızrakla Kurtarıcının yüreğini deldin.

Yüce Allah, kudretli Allah!

Yüce ve ebedi Allah, bizlere merhamet et!

Senin için, bütün yeni doğmuş olanların canını                     alıp Mısırlıları cezalandırdım;

Sen ise, beni kamçıladın ve ele verdin.

Ey milletim, sana ne yaptım?

Nerede üzdüm seni ? Bana cevap ver.

Mısır'dan kurtardım seni.

Firavun'u Kızıl Deniz'de boğdum;

Sen ise, Başkahinlerin eline teslim ettin beni.

Senin önündeki denizi yardım

Sen ise, mızrakla kalbimi deldin.

Bir ışık sütunu ile sana yol gösterdim;

Sen ise, beni Pilatus'un avlusuna götürdün.

Seni çölde manna ile besledim;

Sen ise, beni kamçıladın.

Kayalardan fışkıran suyla sana hayat verdim;

Sen ise, bana öd ve sirke içirdin.

Senin için Kanahan krallarını yok ettim;

Sen ise ,kamışla başıma vurdun.

Sana krallık asasını verdim;

Sen ise, başıma dikenlerden taç koydun.

Kudretimle yücelttim seni;

Sen ise, haça gerdin beni.

Ey milletim, sana ne yaptım?

Nerede üzdüm seni? Bana cevap ver!

 

KOMÜNYON

Rahip kutsal ekmeği sunağa getirdikten sonra, diz çöker ve her zaman olduğu gibi yüksek sesle Komünyon dualarını okur.

 

 

KOMÜNYONDAN SONRA DUA

Mermametli ve her şeye kadir Allah, Mesih İsa'nın ölümü ve dirilişiyle bizleri kurtardın. İlahi gizemlere katılarak daima senin hizmetinde yaşayabilmemiz için sevginin kalplerimizde bulunmasını sağla. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C.        Amin.

 

SON TAKDİS

Rabbim, yeniden dirilmek ümidiyle yaşayan ve Oğlu'nun ölümünü anmış olan bizlere tüm lütuf ve nimetlerini bağışla. Bizi affet ve güçlendir, imanımızı arttır ve kurtuluşumuzu sağla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C.        Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KUTSAL  CUMARTESİ  AYİNİ

Paskalya   Arifesi

 

Rahip şu sözlerle veya başka bir şekilde cemaati selamlar ve ayinin manasını açıklar:   

 

Rabbimiz Mesih İsa'nın ölümden hayata geçtiği bu kutsal gecede Kilise, evlatlarını bir araya gel-meye ve dua etmeye davet eder. Mesih İsa'nın sözlerini dinleyerek ve kutsal gizleri kutlayarak hep birlikte O'nun  dirilişini anmaya geldik. Bizler de, O'nun, ölümü yenmek suretiyle kazandı-ğı zaferi paylaşmayı ve O'nunla birlikte ebedi-yen Allah'ın nurunda yaşamayı ümit etmekte-yiz.

 

Rahip şu sözlerle yeni  ateşi takdis eder:

 

Rabbimiz Allah, dünyanın ışığı olan Oğlu'nun aracılığıyla insanları ilahi nuruna kavuşturdun. Gecenin karanlığında parlayan bu mumu takdis et. + Temiz kalple ebedi aydınlığın mutluluğuna kavuşabilmemiz için, bu Paskalya bayramını cennetin özlemiyle geçirmemize yardım et.

 

 

 

Rahip Paskalya mumu üzerine bir haç  çizer, haç üstüne ALFA harfini, haç altına  OMEGA harfini ve haçın etrafına yılı yazar.  Bunu yaparken şöyle  der:

 

1.         Mesih dün de vardı, bu gün de vardır.

2.         O, her şeyin başlangıcı ve sonudur.

3.         Alfa ve Omega.

4.         Asırlar ve ebediyet O'na aittir.

5.         Yücelik ve hükümdarlık,

6.         Ezelden ebede kadar O'nundur.

                                                                    

Rahip Paskalya mumu üzerine haç şeklinde beş parça günnük yapıştırır ve şöyle der:

 

1.         Kutsal

2.         ve şerefli yaraları sayesinde

3.         Rabbimiz Mesih İsa

4.         bizi kurtarsın

5.         ve korusun.

 

Rahip Paskalya mumunu yakarken şöye der:

Şanla dirilmiş Mesih İsa'nın ışığı günah karan-lıklarını dağıtsın ve kalplerimizi aydınlatsın.

Kiliseye girerken  üç kez şöyle der:

 

R.        Mesih'in Işığı !

C.        Allah'a şükredelim !

 

Herkes kiliseye girdikten sonra, Paskalya mumu şamdana yerleştirilir ve tütsülenir; bundan sonra rahip veya diakos Paskalya övgüsünü okur.

 

PASKALYA ÖVGÜSÜ

 

Sevinçten çoşunuz, cennette ey Melekler! Siz de, tüm Azizler, sevinçten çoşunuz! Yüce Kralın za-ferini övünüz! ve cennet, ilahilerinizle çınlasın!

Sen de sevin, ey yeryüzü,  çünkü ilahi nurla parlayıp, ebedi Kralın yüceliğiyle aydınlandın. Ve her yeri kaplayan karanlıklardan kurtuldun.

Sevgili annemiz Kilise! Sen de sevin! Bugün göz kamaştırıcı ışıklar içindesin ve kubben mümin-lerin alkış sesleriyle çınlıyor.

Bu kutsal ışığın etrafında  toplanmış olan sizin de, sevgili kardeşlerim, benimle birlikte, her şeye kadir Allah'ın merhametine  sığınmanızı istiyorum.

Beni, layık olmadığım halde, hizmetine çağıran yüce Allah,  Paskalya şenliğini övebilmem için ilahi nuruyla kalbimi aydınlatsın.

R.        Rab sizinle olsun.

C.        Ve sizin ruhunuzla.

R.        Kalplerimizi Allah'a doğru yükseltelim.

C.        Kalplerimiz Rab iledir.

R.        Rabbimiz Allah'a şükredelim.

C.        Gerçekten,  bu doğru ve gereklidir.

R.        Gerçekten, her şeye kadir, görünmeyen Pe-der yüce Allah'a ve O'nun biricik Oğlu Rabbimiz Mesih İsa'ya bütün yüreğimizle ve bütün ruhumuzla şükretmek doğru ve gereklidir.

Çünkü Rabbimiz Mesih İsa, ebedi Pedere, Adem-'in işlediği günahın kefaretini bizim yerimize ödedi. Kutsal kanını  dökerek  ilk günahın lekesini sildi.

İşte bu gün, gerçek kurbanın sunulduğu ve O'nun kanının, iman edenlere kurtuluş kapıla-rını açtığı  Paskalya günüdür! Atalarımız olan İsrail oğullarını Mısır'dan kurtarıp Kızıl Deniz-'den geçirdiğin o Passah gecesidir !

Alevden bir sütunun, günahların karanlıklarını dağıttığı gecedir !

Bu gece, Mesih İsa'ya inananların kötülüklerden ve günahın karanlığından kurtulup Allah'ın lutfuna kavuştukları ve Azizlerin cemaatine katıl-dıkları kutsal gecedir. Bu gece, Mesih İsa'nın ölüm zincirlerini kopararak  şanla dirildiği gecedir!

Kurtulmayacak olsaydık, doğuşumuzun ne faydası olurdu ? Ne tatlı bir şefkat gösterdin bize, Rabbim!

Ne büyük bir sevgi besledin bize! Esirler olan bizi kurtarmak için, Oğlunu dünyaya gönder-mekten kaçınmadın!

Böyle bir kurtuluş için, Adem'in günahı gerekliydi. Ne mutlu o günaha ki,  bize böyle bir Kurtarıcı kazandırdı!

Ey mutlu gece ! Yalnız sen, Mesih'in dirildiği anı,  görebildin ! Ey mutlu gece ! Senin hakkında şöyle yazılmıştır: "Gece gün gibi parlayacak; gece beni mutlu kılan ışık olacaktır." Bu kutsal gece, suçları yok eder, hataları düzeltir, günah-karların yüreğine merhamet ve kederli olanlara neşe verir, kinleri dağıtır, barış ve dostluk sağlar, mağrurların yüreklerini yumuşatır. Pe-der Allah, lütfunla dolu bu gecede, bu mumdan yükselen ışığı bir adak olarak kabul et. Kilise, onu bizim ellerimizden sana sunar.

Biz, Allah'ın yüceliğine yükselen bu ışığın ne belirttiğini biliyoruz: onun alevi ne kadar yayı-lırsa yayılsın, ışığı eksilmez. Bu gece, göğün ve yeryüzünün birleştiği, insanın Allah'a kavuştu-ğu gecedir!

Bu nedenle, Rabbim, sana yalvarıyoruz: senin adına sunulan bu mum, gecenin karanlığını dağıtsın ve durmadan yansın. Onun ışığı sana hoş görünsün ve bu ışık gökteki yıldızlarla birlikte, sabah yıldızı çıkıncaya kadar parlasın. Daima parlayan bu ışık, dirilişiyle insanların üze-rine barış nurunu saçan Mesih'tir, O ki, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hük-meder.

C. Amin.

 

İKİNCİ BÖLÜM: OKUMALAR

 

KUTSAL KİTABIN OKUNMASI

 

R.        Sevgili kardeşlerim, şimdi imanla Allahın sözlerini dinleyelim. Yüce Allah'ın, insanları na-sıl kendine benzer şekilde yarattığını, İsrail oğullarını nasıl kurtardığını ve nihayet kendi Oğlunu, Kurtarıcı olarak nasıl gönderdiğini dü-şünelim ve anlamaya çalışalım. Aynı zamanda, Mesih İsa, dirilişiyle başlatmış olduğu kurtulu-şumuzun eserini devam ettirsin ve tam olarak gerçekleştirsin diye, Allah'a dua edelim.

 

1.  OKUMA

İnsanın yaradılışı

Başlangıçta, Allah yeri ve göğü yarattı. Allah de-di ki: "Bizim suretimize göre, bize benzer şekilde insanı  yaratalım. O, denizin balıkları üzerinde, göğün kuşları üzerinde, evcil hayvanlar üzerin-de, yeryüzündeki tüm vahşi hayvanlar üzerin-de ve toprak üstünde sürünen tüm  sürüngenler üzerinde egemen olsun.

Allah, kendi suretine göre insanı yarattı, onları dişi ve erkek olarak yarattı. Allah, onları kutsadı ve onlara şöyle dedi: "Verimli olun, çoğalın, yeryüzünü doldurun ve ona egemen olun. Denizin balıkları üzerinde, göklerin kuşları üzerinde ve toprak üstünde sürünen, tüm hayvanlar üze-rinde egemen olun."

Allah şöyle dedi: "İşte, yeryüzündeki tohum taşıyan her otu ve tohum taşıyan meyvesi olan her ağacı size veriyorum: onlar sizin besininiz o-lacaktır. Tüm vahşi hayvanlara, göğün tüm kuş-larına, kendisinde bir hayat soluğu olup, toprak üzerinde sürünen her şeye, bütün yeşil otları besin olarak veriyorum.

Allah böyle dedi ve böyle oldu. Allah, yapmış olduğu tüm şeyleri gördü:her şey çok güzeldi. Bir akşam oldu, bir sabah oldu. Bu, altıncı gündü.

Böylece gökyüzü  ve yeryüzü ve onların tüm temelleri  tamamlanmış oldu. Allah yaptığı işten sonra, yedinci gün  istirahat etti  (Tekvin 1,1. 26-31, 2, 1-2).

 

 

MEZMUR (104[103]1-2, 5-6,10,12,13f-14,24,35)

 

 

            Rabbim, gökler ve yeryüzü

            sevginle doludur!

           

Yücelt Rabbi, ey ruhum !

Ey Rab, Allah'ım,

görkem ve parıltıyl a kuşanmış ışığa,

bir mantoya olduğu gibi

sarınmış olan sen, ne büyüksün!

Kurdun, yeryüzünü temelleri üzerine,

ebediyen  sarsılmayacak  şekilde.

Bir giyisi gibi örttün onu okyanusla,

Dağların üzerinde bile sular kalıyordu.

Kaynaklar  fışkırttın  vadilerde,

telaşla akar  onlar dağlar arasında.

Onların yanında oturur göğün kuşları,

dallardan  işitilir  ötüşleri.

Konutunun tepesinden sularsın dağları

ve yeryüzü doyar, senin işlerinin  meyvesiyle.

Ot  büyütürsün sürüler için,

ve bitkiler, insanın kullanması için.

Yapıtların ne çok, ne  büyük, ey Rab!

Yaptın hepsini yüce hikmetinle.

Yeryüzü senin zenginliklerinle doludur.

Yücelt Rabbi, ey ruhum! Övün Rabbi, hepiniz!

 

DUA

İnsanı yaratma harikasını gösteren ve daha da büyük bir harika olarak onu kurtaran yüce Allah, sana yalvarıyoruz: Kutsal Ruh'un kudretiyle, günaha karşı  savaşabilmemiz ve böylece ebedi mutluluğa ulaşabilmemiz için bizlere yardım et. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.Amin.

 

 

2.  OKUMA

Atamız İbrahim'in kurbanı

Yüce Allah İbrahim'i denemek için O'na: "İbrahim!" diye seslendi. O da "İşte buradayım!" diye cevap verdi. O zaman, Allah şöyle dedi: "Oğlunu, sevgili ve biricik oğlun İshak'ı al ve Moriya ülkesine git. Orada, sana göstereceğim dağın tepesinde onu kurban et."

Allah'ın göstermiş olduğu yere vardıkları zaman, İbrahim orada bir sunak kurdu ve odunları hazırladı. Oğlunu kurban etmek için, elini bıça-ğına uzattı. O sırada, Rabbin meleği gökten ona: "İbrahim! İbrahim!" diye seslendi. İbrahim: "İşte buradayım!" diye cevap verdi.

Melek ona şöyle dedi: "Elini çocuğa uzatma ve ona dokunma, çünkü şimdi Allah'tan korktuğu-nu anladım. Oğlunu, biricik oğlunu benden esirgemedin."

İbrahim gözlerini kaldırıp, arkasında boynuzları çalılara takılmış bir koç gördü. Gidip koçu aldı ve oğlunun yerine onu kurban etti.

Rabbin meleği tekrar gökten İbrahim'e seslendi ve şöyle dedi: "Kendi adıma yemin ediyorum; bunu yaptığın ve biricik oğlunu esirgemediğin için, seni mutlu kılacağım ve neslini gökteki yıldızlar, deniz kıyısındaki kum tkum taneleri kadar çoğaltacağım. Neslin, düşmanlarının kalelerini zaptedecek. Sözümü dinlediğin için, yeryüzü-nün tüm ulusları senin neslinde kutsanacaktır" .

 

 

 

MEZMUR (16[15] 1.5. 8-11)

            Koru beni, Allah'ım,

            çünkü tek ümidim sensin!

 

Ey Rab, sen mirasım ve bana düşen payımsın,

kaderim senin elindedir.

Rab her zaman gözlerimin önündedir,

Hiç sarsılmam, o benim sağımda oldukça.

            Bu nedenle yüreğim neşeyle dolu

            ve ruhum sevinçten coşuyor.

            Bedenim de güven içindedir.

            Çünkü sen ruhumu

            ölüler ülkesinde bırakmazsın.

Seni seven kulunun çürümesine izin vermezsin.

Yaşam yollarını bana gösterirsin;

tam mutluluk senin huzurunda,

ebedi neşe senin yanındadır.

DUA

Sonsuz sevginle insanları kendi evlatların gibi kabul ederek iman edenlerin sayısını artıran, İb-rahim'e vaadettiğin gibi, Oğlunun dirilişiyle onu tüm iman edenlerin babası yapan yüce Allah, kavminin senin çağrına sadık kalmasını sağla. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarı-yoruz.

C.        Amin.

 

3.  OKUMA

 

İsrail oğullarının Kızıldenizi geçmesi

İsrail oğulları, Mısırlıların arkalarında yürü-düklerini görünce çok korktular. Rab Musa'ya şöyle dedi: "Niçin bana sesleniyorsun? İsrail oğullarına söyle: yollarına devam etsinler. Sen, değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzat ve onu ikiye ayır. İsrail oğulları ayakları ıslanma-dan denizin içinden geçsinler. Ben ise, Mısırlıla-rın yüreğini katılaştıracağım. İsrail oğullarının peşinden koşup denize girecekler. Arabaları ve atlarıyla birlikte Firavun'u ve ordusunu yene-ceğim ve bu zaferle kudretim gösterilecektir. Fi-ravun'a ve onun savaşçılarına karşı zafer kazanıp yüceliğim belirdiği zaman, Mısırlılar bile-cekler ki, Rab Benim."İsrail ordusunun önünde yürüyen Allah'ın meleği yerini değiştirdi ve arkalarında yürüdü. Bulut sütunu da yer değiş-tirip önden arkaya geçti ve böylece  Mısır ordusuyla İsrail ordusu arasına girdi. Bulut bir tarafı kararttı, bir tarafı aydınlattı. Bu nedenle bütün gece birbirlerine yaklaşamadılar.

Musa denizin üzerine elini uzattı ve Rab bütün gece doğudan gelen kuvvetli bir rüzgarı denizin üzerine estirdi. O anda sular yarıldı ve deniz kurudu. İsrail oğulları ayakları ıslanmadan denizin ortasından geçtiler. Sağda ve solda sular duvar gibi duruyordu. Mısırlılar onların arkasından denize girdiler. Sabahın ilk saatlerinde, Rab, ateş ve bulut sütunundan Mısır ordusuna baktı ve onu altüst etti. Arabaların tekerleklerini bozdu, öyle ki, onları güçlükle sürdüler. Bu durum kar-şısında Mısırlılar: "İsraillilerden kaçalım, çünkü Allah onların yanında bize karşı savaşıyor!" di-ye bağırmaya başladılar.

Rab Musa'ya şöyle dedi:"Elini denizin üzerine uzat. Sular Mısırlıların, arabalarının ve savaş-çılarının üzerine gelsin!". Musa elini denizin üze-rine uzattı ve sabaha karşı deniz eski yerine geldi. Mısırlılar kaçmak isterken, sularla karşı-laştılar. Rab onları suların altında bıraktı. Su es-ki akışına dönüp arabaları ve savaşçıları, İsrail-'in arkasından denize giren bütün Firavun ordusunu örttü. Tek bir asker  bile kalmadı. İsrail oğulları ise, sağda ve solda duvar gibi duran suların ortasından ayakları ıslanmadan geçmiştir-ler.

O gün Rab, İsrail halkını Mısırlıların elinden kurtardı ve İsrail oğulları Mısırlıların cesetlerini deniz kenarında gördüler. Bütün halk, Rabbin ne büyük bir kudretle Mısırlılara karşı savaştığını görüp Rab'den korktu, Rabbe inandı ve kulu Musa'ya güvendi. O zaman Musa ve İsrail oğul-ları Rabbe şükrederek şu ilahiyi okudular:

 

 

İLAHİ (Tevrat - Çıkış 14[13]15-31 15, 1-18).

           

Rabbi övelim,

O'nun zaferi büyüktür!

Rabbi öveceğim,

çünkü yücedir ve şanla doludur.

Atları ve savaşçıları denize attı.

Rab,  benim gücüm ve övgülerimin

             konusudur.

Beni kurtaran O'dur.

O, benim Allah'ımdır; onu yücelteceğim.

O, benim babamın Allah'ıdır;

onu öveceğim.

Rab, bir savaşçıdır.

O'nun adı, Rab'dir.

Firavun'un arabalarını

ve ordusunu denize döktü.

Onun seçkin savaşçıları

Kızıldeniz'e gömüldü.

Dalgalar onları örttü:

Bir taş gibi, suların dibine indiler.

İlahlar arasında senin gibi biri var mı, ey Rab ?

Senin gibi kudsiyetle dolu

övgülere layık,

harikalar yaratan biri var mı ?

Rabbim, İsrail halkını getirip

mirasın olan dağın üzerine yerleştireceksin.

Orada, kendin oturup

ebediyen hüküm süreceksin.

 

DUA

Allah'ım,  eskiden yapmış olduğun harikaları yeniden görüyoruz: eskiden tek bir kavmi Mısır-lıların esaretinden kurtardın; şimdi ise, onları vaftizin sularıyla yeni bir hayata kavuşturarak bütün insanları kurtarıyorsun. Gerçekten, tüm insanların imana kavuşup senin evlatların olma onuruna erişmesini sağla. Rabbimiz Mesih İsa'-nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

 

 

4.  OKUMA

 

Allah sevgidir. Bu gerçeği, peygamber İşaya İsrail halkına anlatmış ve bugün de bize bildirmektedir.

Rab, Yeruşalem kentine şöyle sesleniyor: "Korkma, çünkü artık utanç duymayacaksın, çünkü eşin, seni yaratandır. O'nun adı "Göklerin Rab-bi'dir." Seni kurtaran, İsrail'in Kutsalı'dır. O, "Tüm yeryüzünün Allah'ı" adını taşıyacaktır.

Rab seni, canı dertli, terk edilmiş bir kadın gibi geri çağırıyor. "İnsan, gençliğinde sevdiği kadını unutabilir mi?" diyor senin Rabbin. Seni, bir an terkettim, ama büyük bir şefkatle geri çağıraca-ğım. Bir öfke anında yüzümü senden çevirmiş-tim, ama sonsuz bir sevgiyle sana merhamet ede-ceğim. İşte, seni kurtaran Rabbin sözleri bunlardır.

Bu günler benim için Nuh'un zamanı gibidir. O zaman nasıl, artık yeryüzünü sular basmayacak diye söz verdimse, bugün de, artık sana öfkelen-meyeceğime ve seni azarlamayacağıma söz veri-yorum. Dağlar yerinden oynasa da, tepeler sar-sılsa da, sana olan sevgim kaybolmayacak ve sana bağlılığım sarsılmayacak. İşte, sana merha-met eden Rabbin sözleri bunlardır.

Ey sen, kasırgaya tutulmuş, teselli bulmamış ve güçsüz olan Yeruşalem kenti! Taşlarını renk renk harçlarla süsleyeceğim ve gök yakutlarla temellerini atacağım. Mazgallarını yakutlarla, ka-pılarını kızıl mücehverlerle ve sütünlarını de-ğerli taşlarla süsleyeceğim.

Rab tüm oğullarına yol gösterecek. Onların mutluluğu  sonsuz olacaktır.

Doğruluk üzerine kurulacaksın. Sıkıntıdan uzak kalacaksın çünkü hiç korkmayacaksın. Dehşet-ten de kurtulup uzak kalacaksın (İşaya 54, 5-14).

 

MEZMUR (30[29] 2.4-26.11-13)

Seni yüceltirim, ey Rabbim,

çünkü beni kurtardın.

Seni yüceltirim, ey Rabbim,

çünkü beni kurtardın.

Düşmanlarımın benimle alay etmesine

izin vermedin.

Ey Rab, ruhumu ölüler diyarından çıkardın,

Mezara inmeyeyim diye, beni yaşattın.

Rabbi övünüz, ey onu seven sizler,

onun kutsal adını anarak çalgılar çalın.

Çünkü öfkesi bir an sürer, lütfu ise bir ömür.

Gece gözyaşları gelir, sabah da neşe.

Dinle, ey Rab, bana acı!

Ey Rab, yardımcım ol!

Yasımı neşeye döndür.

Ruhum sana şükretsin ve artık hiç susmasın !

Ey Rab, Allah'ım, seni öveceğim.

 

 

DUA

Ebedi ve her şeye kadir Allah, adının yüceliği için, imanları sayesinde atalarımıza vaadettiğin gibi, sana iman edecek olan evlatlarının sayısını artır. Peygamberlerin, gerçekliğinden hiçbir zaman şüphe etmedikleri sözlerinin yerine getirilmesini sağla. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

 

5.  OKUMA 

Rabbi arayın ve ona güvenin

Ey, susayan ve parası olmayan sizler! Hepiniz gelin! İşte, size bol su vardır! Gelin, süt ve şarap alın! Parasız ve bedelsiz alın. Neden beslemeyen gıda için para veriyor ve doyurmayan şeyler için emek sarfediyorsunuz ?

Beni dinleyin: İyi olan şeyleri yiyin, lezzetli gı-daları arayın. Bana kulak verin ve yanıma gelin. Sözlerimi dinleyip hayata kavuşun. Sizinle ebedi bir dostluk kuracağım ve Davud'a olan iyiliklerimi sürdüreceğim

Ben, Davud'u uluslara yol gösterecek bir önder olarak seçtim. Sen, tanımadığın bir milleti çağı-racaksın. Rab senin Allah'ın olduğu ve İsrail'in Kutsalı olan Allah seni yücelttiği için, seni tanı-mayan milletler sana gelecekler.

Rabbi bulunabilirken arayın. Yakında iken onu çağırın. Kötü insan, kötü yolunu terketsin. Gü-nahkar olan, kötü düşüncelerinden vazgeçsin.

Benim düşüncelerim sizin düşünceleriniz gibi değildir. Benim yollarım, sizin yollarınız gibi değildir. Gökler yeryüzünden ne kadar yüksek-teyse, benim yollarım da sizin yollarınızdan, benim düşüncelerim de sizin düşüncelerinizden o kadar yüksektir. Nasıl yağmur ve kar göklerden iniyor, toprağı sulayıp verimli kılıyor ve bitkileri filizlendirmeden, ekin ekene buğday ve yiyene ekmek vermeden göklere dönmüyorlarsa, aynı şekilde benim ağzımdan çıkan söz de sonuç almadan, isteğimi yerine getirmeden ve niyetlerimi gerçekleştirmeden bana geri gelmez (İşaya 55, 1-11).

 

 

 

İLAHİ (İşaya 12[11] 2-3)

 

            Neşeyle kurtuluş kaynaklarından

su içeceksiniz.

İşte, benim kurtarıcım Allah!

Artık güvenim var, korkum yok.

Çünkü Rab, benim kuvvetim ve neşemdir.

Beni kurtarmış olan O'dur.

Rabbe şükredin, onun adını yüceltin!

Onun eserlerini uluslara müjdeleyin!

Onun adının yüce olduğunu bildirin!

Rabbi övün, çünkü harikalar yarattı.

Onun eserlerini tüm dünyaya yayın.

Sevinin, sevinçten coşun, Sion'da oturan sizler.

Çünkü aranızda bulunan Rab, yüce ve kutsaldır.

 

 

DUA

Bu gün, gerçekleşen kurtuluşumuzu peygamberler aracılığıyla bildirmiş olan ebedi ve her-şeye kadir Allah, sana yalvarıyoruz: insanların tek ümidi olan sen, her zaman müminlerin yüre-ğinde iman ve sevgi uyandır, çünkü sen, onlara lütfunla yardım etmezsen, erdemli bir yaşam süremezler. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

6.  OKUMA

Allah insanlara bilgelik verir. Dirilen Mesih İsa'nın izinde yürüyelim, çünkü O, bizim için gerçek bilgeliktir.

Dinle, ey İsrail kavmi! Yaşam veren emirlere kulak ver ve bilginin anlamını öğren. Ne oldu sana, İsrail? Neden düşmanlarının ülkesindesin? Ne-den yabancı bir ülkede yaşlandın? Neden ölü-lerle birlikte kirlenerek, ölülerin diyarına gidenleri hesaba katarak yaşadın? Çünkü bilgelik kaynağını terkettin. Allah'la yürümüş olsaydın, sonsuza dek barış içinde yaşardın. Bilgeliğin, gü-cün ve aklın nerede olduğunu öğren, öyle ki, ya-şamın ve uzun ömrün nerede olduğunu, göz ışığının ve barışın nerede olduğunu bilesin. Bil-geliğin nerede bulunduğunu  kim biliyor ? Onun hazinelerle dolu evine kim girmiş ? Ancak her şeyi bilen, onu tanır. Kendi aklıyla onu kavradı. Yeryüzünü sonsuza dek sağlam yaptı: onu dört ayaklı hayvanlarla doldurdu.

Işığı gönderir ve ışık gider, geri çağırır ve ışık titreyerek boyun eğer. Yıldızlar, vakti gelince pı-rıl pırıl parlar.  Onları çağırır ve onlar:  "Biz buradayız" diye yanıt verir. Onları yaratan için kı-vançla parlar. Allah'ımız olan O'dur, kimse O'nunla kıyaslanamaz. O, bilginin tüm yollarını kavradı, onları kulu Yakub'a ve sevgili ulusu İsrail'e bildirdi. Bu şekilde Bilgelik yeryüzünde göründü ve insanlara yayıldı. Bilgelik, Allah'ın emirlerini bildiren kitaptır, sonsuza dek kalan Kutsal Yasadır. Ona uyanlar yaşar, onu terkedenler ölür. Geri dön, ey Yakup, bilgeliği benimse. O'nun ışığında yüceliğe doğru yürü. Şanını başkasına devretme, özel nimetlerini de yabancı bir ulusa bırakma. Ne mutlu bize, çünkü Allah'ı hoşnut eden herşey bize bildirilmiştir (Baruh 3,9-15.32-38, 4,1-4).

 

MEZMUR(19[18]8,11)

Rabbim, sözlerin

ebedi hayatın kaynağıdır.

Rabbin yasası eksiksizdir; ruha canlılık verir.

Rabbin öğrettikleri gerçektir;

saf insana hikmet verir.

Rabbin kuralları doğrudur;

yüreği sevindirir.

Rabbin buyrukları ışıktır;

gözleri aydınlatır.

Rab korkusu kutsaldır;

ebediyen kalır.

Rabbin kararları gerçektir;

hepsi doğrudur.

Rabbin buyrukları altından,

en saf altından daha değerlidir.

Baldan, petek balından daha tatlıdır.

DUA

Senden uzak kalan insanları imana çağırarak, Kilisenin büyümesini sağlayan yüce Allah, kutsal vaftiz suyuyla günahlardan kurtardığın ve ilahi hayata kavuşturduğun evlatlarını her zaman ko-ru. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarı-yoruz.

C.        Amin.

 

7. OKUMA

 

Allah  içimizde  yeni  bir  yürek  yaratmak ister.

Rab, peygamber Hezekiel'e şu sözlerle seslendi:

"İnsanoğlu, dinle! İsrail halkı, kendi ülkesinde bulunurken, yaşantılarıyla ve yaptıklarıyla onu kirletti. Ülkede kan döktükleri ve putlarıyla onu kirlettikleri için, onların üzerine öfkemi boşalt-tım. Onları uluslar arasına dağıttım ve onlar yabancı ülkelerde dağıldılar. Davranışlarına ve yaptıklarına göre onları yargıladım. Gittikleri uluslarda, benim kutsal adımın şerefine gölge düşürdüler, çünkü onlar hakkında şöyle denildi: "Bunlar, Rabbin halkıdır! Buna rağmen, ülkesinden kovuldular!". O zaman, uluslar ara-sına dağılmış olan İsrail oğullarının, şerefine gölge düşürdükleri adımın kudsiyetini korumak istedim. Bu nedenle, İsrail oğullarına seslen: "Rab Allah şöyle diyor: Sizin için değil, ey İsrail oğulları, ama arasına gittiğiniz uluslar içinde şe-refine gölge düşürdüğünüz kutsal adım için ha-rekete geçeceğim. Uluslar arasında şerefine göl-ge düşürdüğünüz adımın kutsallığını göstere-ceğim. O zaman, milletler bilecekler ki, Ben Allah'ım. Sizleri milletler arasından alacağım ve tüm ülkelerden toplayıp ülkenize geri getire-ceğim. Üzerinize temiz su serpeceğim ve tertemiz olacaksınız. Sizleri tüm lekelerinizden ve putlarınızdan temizliyeceğim. Sizlere yeni bir yürek vereceğim ve içinize yeni bir ruh koyacağım. İçinizdeki taş yüreği çıkaracağım ve size etten bir yürek vereceğim. İçinize kendi ruhumu yerleştireceğim: böylece kurallarımı izleyeceksiniz, yasalarıma uyacaksınız ve sadık kalacaksı-nız. Atalarınıza verdiğim ülkede oturacaksınız. Siz, benim halkım olacaksınız, Ben de sizin Allah'ınız olacağım" (Hezekiyel 36, 16-28).

 

 

MEZMUR (51[50] 12,15.18-19)

 

Rabbim, içimizde

yeni bir kalp yarat!

Ey Allah'ım, temiz bir kalp yarat bende,

yepyeni bir ruh uyandır içimde.

Beni kendinden uzağa atma,

kutsal ruhunu benden geri alma.

Geri ver bana kurtuluş sevincini,

İçimde güçlü bir ruh sağla.

Günahkarlara senin yolunu öğreteceğim,

yolunu şaşıranlar sana döneceklerdir.

Sen kurban istemezsin, yoksa sunardım

Kurban yakmalarından hoşlanmazsın.

Allah'ı hoşnut eden kurban,

pişmanlık duyan bir ruhtur.         

Allah'ım, sen kırılmış ve ezilmiş

bir yüreği hor görmezsin.

 

DUA

Sonsuz kudret ve sönmeyen nur olan yüce Allah, Kilisenin dualarını dinle. Ezelden beri tasarladı-ğın kurtuluşun gerçekleşmesini ve bütün insanların kurtuluşa kavuşmasını sağla. Bütün dün-ya senin nimetlerini görsün: düşkünler kuvvet bulsun, yıpranmış olanlar yeniden canlansın. Bütün dünya, her şeyin başlangıcı olan ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz İsa ile ilk yetkinliğine erişsin. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

Veya:

 

Eski ve Yeni Ahdin sözleriyle Paskalya bayramı-nın manasını bize öğreten yüce Allah, sevgini ve merhametini iyi anlayabilmemiz için, yürekle-rimizi aydınlat. Bu güne kadar, bahşettiğin nimetlerden güç alarak, gelecekte de bahşede-ceklerinin ümidiyle yaşayalım. Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sana yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

KUTSAL  AYİN  VE  VAFTİZ TÖRENİ

 Vaftiz suyunun takdisi

DUA

 

Mesih'in şanlı dirilişiyle, bu kutsal geceyi ay-dınlatan yüce Allah, yenilenmiş bedeni ve ruhuyla hepimizin senin hizmetinde bulunabilmesi için, Kiliseye verdiğin evlat sevgisini koru ve güçlendir. Bunu seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden sevgili Oğlun Rabbimiz İsa Mesih'in adına senden dileriz.

C.        Amin.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN  ROMALILARA  MEKTUBUNDAN SÖZLER

 

Mesih'in dirilişi sayesinde, vaftizle yeni bir yaşama kavuştuk. Artık Allah için yaşamamız gerekir.

Kardeşlerim, Mesih İsa'da vaftiz edilmiş olan hepimizin O'nun ölümüne vaftiz olduğunu bilmiyor musunuz? Pederin yüceliği sayesinde Mesih nasıl ölüler arasından dirildiyse, biz de, yeni bir yaşam sürelim diye, vaftizle, O'nunla birlik-te, O'nun ölümünde gömüldük.

Eğer O'nunkine benzer bir ölümde, O'nunla birleşmişsek, O'nunkine  benzer bir dirilişte de O'nunla birleşeceğiz.

Şunu iyi biliriz, artık günahlı bedenimiz ortadan kalksın ve günaha kölelik etmeyelim diye, eski varlığımız Mesih'le birlikte çarmıha gerilmiştir. Çünkü ölmüş olan bir kişi günahtan özgür kı-lınmıştır.

Mesih'le birlikte ölmüşsek, yine de O'nunla birlikte yaşayacağımıza inanıyoruz. Çünkü Mesih'-in ölümden dirilmiş olup artık ölmeyeceğini biliyoruz: ölümün artık O'nun üzerinde egemenliği yoktur. Mesih'in ölümü, günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Ama şimdi sürdürdüğü yaşamı, Allah için sürdürmektedir. Aynı şekil-de, siz de kendinizi günah karşısında ölü, Mesih İsa'da, Allah karşısında diri sayın. (Rom.  6, 3-11).

 

 

ALLELUYA!, ALLELUYA!, ALLELUYA!.

 

 

MEZMUR (118[117]1-2,15-17,22-23)

Allah iyidir,

onun sevgisi sonsuzdur.

Şükredin Rabbe, çünkü O iyidir,

onun sevgisi sonsuzdur.

Şimdi desin İsrail halkı;

Rabbin sevgisi sonsuzdur.

Rabbin sağ eli gücünü gösterdi.

Rabbin sağ eli yücedir.

Hayır ölmeyeceğim, yaşayacağım

ve Rabbin yaptığı işleri anlatacağım.

Yapı ustalarının istemediği taş

köşe taşı oldu.

 Rabbin işi budur.

Gözlerimizi kamaştıran bir harikadır.

 

 

ALLELUYA! ALLELUYA! ALLELUYA!

 

A YILI

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Şabat günü sona erip, haftanın ilk günü ağar-maya başlarken, Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı görmeye gittiler. Ansızın büyük bir yer sarsıntısı oldu. Rabbin meleği gökten indi, gelip taşı yuvarladı ve üzerine oturdu. Görü-nüşü şimşek gibi, giyisileri kar gibi bembeyaz-dı. Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar ve ölü gibi yere yıkıldılar.

Ama melek kadınlara şöyle seslendi:

"Korkmayın! Çarmıha gerilmiş olan Mesih İsa'yı aradığınızı biliyorum. O burada değil. Söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin  ve onun yattığı yeri görün. Hemen onun şakirtlerine gidip şöyle de-yin: 'İsa ölüler arasından dirildi ve sizden önce Celile'ye gidiyor. Kendisini orada göreceksiniz!' İşte size söyleyeceklerim bunlar."

Kadınlar, hem korku hem büyük bir sevinç içinde, çabucak mezardan uzaklaşıp koşa koşa şakirtlerine haber vermeye gittiler. Ansızın İsa onların karşısına çıktı ve "Selam size!" dedi. Kadınlar yaklaşıp İsa'nın ayaklarına sarıldılar ve ona secde ettiler. O zaman İsa onlara şöyle dedi: "Korkmayın! Gidip kardeşlerime haber verin; Celile'ye gitsinler, beni orada görecekler" (Matta 28, 1-10).

 

 

B YILI

 

 

AZİZ MARKOS TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Şabat günü geçince, Mecdelli Meryem, Yakub'un annesi Meryem ve Şalome gidip İsa'nın cesedine sürmek üzere güzel kokular satın aldılar. Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneş yeni doğarken mezara gittiler. Aralarında: "Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yuvarlayacak?" diye konuşuyorlardı. Bir de baktılar ki, taş yerinden yuvarlanmıştı. Oysa taş çok büyüktü. Mezarın içine girince, beyaz bir elbise giyinmiş, sağ tarafta oturan genç bir adam gördüler ve çok korktular. Genç adam onlara: "Korkmayın!" de-di, siz, çarmıha gerilmiş olan Nasıralı İsa'yı arı-yorsunuz. O dirildi. Burada değil; İşte, onu koydukları yer burası. Şimdi O'nun şakirtlerine ve Petrus'a gidip şöyle deyin: "O sizden önce Celi-le'ye gidiyor. Size söylediği gibi, kendisini orada göreceksiniz."

Kadınlar mezardan çıkıp kaçtılar, çünkü korku ve şaşkınlık içinde idiler, o kadar korkmuşlardı ki, kimseye birşey söylemediler (Markos 16, 1-8).

 

C YILI

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Haftanın ilk günü, sabah erkenden, kadınlar ha-zırlamış oldukları aromatları alıp mezara gitti-ler. Taşı, mezarın girişinden yuvarlanmış buldular. Ama içeri girince Rab İsa'nın cesedini bulmadılar. Onlar bu durum karşısında şaşırıp kalmışken, şimşek gibi parıldayan giysilere bürünmüş iki kişi yanlarında durdu. Kadınlar korkuyla yüzlerini yere eğince, adamlar onlara: "Diri olanı neden ölüler arasında  arıyorsunuz?" dediler, "O burada değil, dirildi. Daha Celile-'deyken, size ne söylediğini hatırlayın. İnsan-oğlu'nun günahlı insanların eline verilmesi, çar-mıha gerilmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini bildirmişti."

O zaman kadınlar onun bu sözlerini hatırladılar. Mezardan döndüklerinde, bütün bunları Onbirlere ve diğerlerinin hepsine anlattılar. Bu kadın-lar Mecdelli Meryem, Yuhanna ve Yakub'un annesi Meryem'di. Onlarla birlikte olan başka kadınlar da bunu Havarilere söylediler. Ama bu sözler şakirtlere saçma geldi ve kadınlara inanmadılar. Ancak Petrus kalkıp mezara koştu. Eğilip içeri bakınca, keten bezlerden başka bir şey görmedi. Olay karşısında şaşkına dönmüş bir halde oradan uzaklaştı (Luka 24, 1-12).

VAFTİZ SUYUNUN TAKDİSİ

Vaftiz töreni

Sevgili kardeşlerim, bu kutsal gece vaftiz olmak isteyen....... için dua edelim ve Rabbimiz Allah'a yalvaralım. Kendisi onu/onları çağırdı ve şu anda Oğlu'nun ölümü ve dirilişi gizini paylaş-maya davet ediyor. Kutsal Ruh, onların büyük iman ve sevgiyle Mesih İsa'ya bağlı kalmaları için, yüreklerini aydınlatıp kuvvetlendirsin.

Bizler de, vaftiz aracılığıyla Allah'ın evlatları olduğumuz için, Allah'a şükredelim, sevinelim ve kardeşlik sevgisiyle yaşayalım.

 

TÜM AZİZLERE YÖNELEN YAKARMALAR

 

Rahip bütün cemaati vaftiz olacak kişiler için dua etmeye davet eder ve tüm Azizlere yönelen yakarmalara başlar:

 

R.        Rabbim, bize merhamet et.

C.        Rabbim, bize merhamet et.

R.        Mesih İsa, bize merhamet et.

C.        Mesih İsa, bize merhamet et.

R.        Rabbim, bize merhamet et.

C.        Rabbim, bize merhamet et.

 

Mesih'in Annesi, Meryem Ana, . . . . . .bizim için dua et.

Aziz Mikael, . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . bizim için dua et.

Allah'ın bütün Melekleri, . . . . . . . . . bizim için dua edin.

Aziz Vaftizci Yahya, . . . . . . . . . . . . . . . bizim için dua et.

Aziz Yusuf,  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .bizim için dua et.

Aziz Petrus ve Paulus, . . . . . . . . . . .  bizim için dua edin.

Aziz Andreas, . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .bizim için dua et.

Azize Mecdelli Meryem, . . . . . . . . . . . .bizim için dua et.

Aziz Stefanus, . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .bizim için dua et.

Aziz Antakyalı İgnatius, . . . . . . . . . . .  bizim için dua et.

Aziz Laurentius, . . . . . . . . . . . . . . . . . . .bizim için dua et.

Azize Perpetua ve Felicitas, . . . . . . . bizim için dua edin.

Azize Agnes, . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .bizim için dua et.

Aziz Gregorius, . . . . . . . . . . . . . . . . . . . bizim için dua et.

Aziz Augustinus, . . . . . . . . . . . . . . . . .  bizim için dua et.

Aziz Athanasius, . . . . . . . . . . . . . . . . . . bizim için dua et.

Aziz Basilius, . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .  bizim için dua et.

Aziz Martinus . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .  bizim için dua et.

Aziz Benediktus, . . . . . . . . . . . . . . . . . . bizim için dua et.

Aziz Françiskus ve Dominikus, . . . .bizim için dua edin.

Aziz Franciskus Xaverius . . . . . . . . . .  bizim için dua et.

Aziz Yuhanna Meryem Vianney, .  . .  bizim için dua et.

Azize Siena'lı Katerina . . . . . . . . . . . . . bizim için dua et.

Azize Avila'lı Teresa,. . . . . . . . . . . . . .  .bizim için dua et.

Allah'ın tüm Azizleri ve Azizeler . . bizim için dua edin.

Rabbim, bize merhamet et, . . . . . . .  kurtar bizi, Rabbim.

Her kötülükten, . . . . . . . . . . . . . . . . . kurtar bizi, Rabbim.

Her günahtan, . . . . . . . . . . . . . . . . . . kurtar bizi, Rabbim.

Ebedi ölümden, . . . . . . . . . . . . . . . . . kurtar bizi, Rabbim.

Yeryüzünde senin beden alman

sayesinde,  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .kurtar bizi, Rabbim.

Ölümün ve dirilişin sayesinde, . . . .kurtar bizi, Rabbim.

Kutsal Ruh'un gelişi sayesinde, . . . kurtar bizi, Rabbim.

Günahkar olmamıza rağmen,

Vaftiz olmaya çağırdığın kişilere

kendi, ilahi hayatını paylaşma

lütfunu esirgemeyen Rabbim, . . . . . . . . . . . . . dinle bizi.

Mesih İsa, bizi dinle. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . dinle bizi.

Mesih İsa, bizi dinle. . . .  . . . .  . . . . . . . . . . . . . dinle bizi.

Mesih İsa, dualarımızı dinle. . . . . . . . dinle dualarımızı.

Mesih İsa, dualarımızı kabul et,. .  kabul et dualarımızı.

 

SUYUN TAKDİS EDİLMESİ

VE ALLAH'A ÖVGÜLER

 

Tarih boyunca, su aracılığıyla gerçekleştirdiği harikalar için, Allah'ı yüceltiyoruz ve şimdi bu vaftiz suyunu takdis etmesi için O'na yalvarı-yoruz.

R.        Yüce Allah, görünmez kudretinle, kutsal gizemlerinde harikalar yaratmakta ve bizlere vaftizin nimetlerini tanıtmak için, kurtuluşumuz yolunda yarattığın sudan yararlanmaktasın.

C.        Rabbim, sana şükürler olsun !

R.        Dünyanın yaratılışının ilk anında, Ruh'un sular üzerinde süzülmekteydi ki, sular kutsallaş-tırıcı gücü kazansınlar.

C.        Rabbim, sana şükürler olsun !

R.        Tufanın dalgalarıyla yeni bir hayata  kavuş-turan vaftizi müjdeliyordun, çünkü  sular da gü-nahın yok edilmesinin ve gelecek olan selametin simgesi idi.

C.        Rabbim, sana şükürler olsun!

R.        İbrahim oğullarının Kızıldeniz'den ayakları ıslanmadan geçmesini sağladın, öyle ki, kölelik-ten kurtulmuş bir toplum,

vaftiz olmuş toplumu simgelesin.

C.        Rabbim, sana şükürler olsun!

R.        Sevgili Oğlun, Ürdün ırmağının sularında Yahya tarafından vaftiz edilirken, Kutsal Ruh'un kudsiyetine büründü. Haça gerildiği zaman, yaralanmış yüreğinden kan ve suyun akmasını  istemiştir. Dirildikten sonra şakirtlerine: "Gidin, bütün milletlere sözlerimi bildirin ve onları Pe-der, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin!" diye buyurdu.

C.        Rabbim, sana şükürler olsun!

R.        Şimdi, Rabbim, sevgi dolu bakışlarını Kilisene çevir ve Kilisede vaftiz suyunu fışkırtan kaynağı yarat.

C.        Rabbim, sana şükürler olsun!

R.        Kutsal Ruh, bu su aracılığıyla Mesih İsa'nın lütfunu bağışlasın ki, senin suretinde yaratılmış olan insan, vaftiz sayesinde bu sureti bozan lekelerden temizlensin. Sudan ve Ruh'tan dirilerek, Allah'ın evladı olarak, yeni bir hayat kazansın.

C.        Rabbim, sana şükürler olsun !

Rahip paskalya mumunu suya batırırken şu duayı okur:

R.        Rabbim, sana yalvarıyoruz: Oğlun sayesin-de Kutsal Ruh bütün kudretiyle bu suya insin ki, vaftiz olacak kimseler Mesih'le birlikte ölüp gömülsün ve yine onunla birlikte hayata kavuş-sun. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden diliyoruz.

C.        Amin.

 

Bundan sonra bir ilahi söylenebilir.

GÜNAHTAN VAZGEÇMESİ VE HIRİSTİYAN YAŞAMI SÜRMEYE SÖZ VERMESİ.

 

Vaftiz olacak kişiler, vaftiz anneleri ve babaları vaftiz yerine ilerlerler. Rahip onlara hitaben şöyle der:

 

R.        Bu su, Allah'ın size, Mesih sayesinde vere-ceği yeni hayatın simgesidir. Günahın, bu haya-ta karşı olduğunu siz de biliyorsunuz. Sizin se-çim yapacağınız an gelmiştir. Bunun için size soruyorum:

 

Rahip vaftiz olacak kişilerin herbirine sorar.

R.        Şeytandan vazgeçiyor musun ?

C.        Vazgeçiyorum.

R.        Şeytanın tüm işlerinden vazgeçiyor musun?

C.        Vazgeçiyorum

R.        Günaha götüren herşeyden vazgeçiyor mu-sun?

C.        Vazgeçiyorum.

R.        İlerleyiniz ve imanınızı belirtiniz.

 

Vaftiz olacak kişiler ilerlerler ve  rahip yine herbirine  sorar.

 

R.        Göğün ve yerin yaradanı, her şeye gücü yeten Peder Allah'a inanıyor musun ?

C.        Evet, inanıyorum.

R.        O'nun biricik oğlu, Bakire Meryem'den doğ-muş, ıstırap çekmiş, gömülmüş, ölülerden dirilmiş olan ve Pederin sağında oturan Mesih İsa'ya inanıyor musun ?

C.        Evet, inanıyorum.

R.        Kutsal Ruh'a, Kutsal Katolik Kilise'sine, Azizlerin birliğine, günahların affına, ölülerin dirilişine ve ebedi hayata inanıyor musun ?

C.        Evet, inanıyorum.

 

 

 

VAFTİZ TÖRENİ

 

R.        ...... seni, Peder'in, Oğul'un ve Kutsal Ruh'un adına vaftiz ediyorum.

 

Bir süre sessiz duadan sonra, rahip vaftiz olanlara birer beyaz elbise vererek şöyle der:

 

R.        ...... Mesih İsa'da vaftiz olunca Mesih'i giydin. Mesih İsa'nın geleceği gün için kendini lekesiz tut ki, ebediyen O'nunla birlikte yaşayabile-sin.

C.        Amin.

 

Sonra rahip herbirine yanan bir mum vererek şöyle der:

 

R.        Mesih İsa'nın ışığı! Vaftiz annesi ve babası, bu mumları yeni vaftiz olanlara veriniz. ........ Mesih İsa'da nur oldunuz. Artık nur çocukları o-larak yaşayınız. İmana cesaretle sadık kalınız. Böylece Rabbimizin geleceği gün, O'nu cennette tüm azizlerle birlikte kendi ülkesinde karşılaya-bileceksiniz.

 

 

 

GÜÇLENDİRME

 

Episkopos veya onun vekili, cemaati dua etmeye davet eder.

 

R.        Kardeşlerim, şimdi Güçlendirme gizemiyle Kutsal Ruh'un bu yeni vaftiz olanlar üzerine inmesini yüce Allah'tan dileyelim.

Hepimiz sessizce dua edelim.

 

Bir süre sessizlikle dua edilir; sonra Episkopos (Rahip) şöyle devam eder.

 

R.        Yüce Allah, onlara hakikat Ruh'unu versin. Bu Ruh, içimizde bir ışık ve bir rehber olarak kalsın.

Sessizce dua edilir.

R.        Yüce Allah, onlara kutsallık Ruh'unu versin. Bu Ruh Mesih İsa'nın izinde Allah'la birlikte yaşamamızı sağlasın.

Sessizce dua edilir.

R.        Yüce Allah, onlara sevgi Ruh'unu versin. Bu sevgi Ruh'u, insanlara Mesih İsa'nın müjdesini bildirmek için Kilise'yi bir araya getirir.

Sessizce dua edilir.

 

KUTSAL  YAĞ  İLE SİMGELENMESİ

 

Episkopos (Rahip) elini yeni vaftiz olanlar üzerine uzatarak şu duayı söyler:

 

R.        Rabbimiz Mesih İsa'nın Pederi, çok iyi ve merhametli Allah, ellerimizi üzerlerine uzattı-ğımız bu yeni vaftiz olanlara bakışlarını çevir. Vaftiz sayesinde onları günahtan kurtardın, suyla ve Kutsal Ruh'la yeni bir hayata kavuşturdun.

Şimdi, vaadettiğin gibi, Ruh'unu onların üzerine indir. Oğlun Mesih İsa'da bulunan Ruh'u onlara tamamıyla bağışla. Bilgelik ve kavrayış Ruh'u, öğüt ve kuvvet Ruh'u, bilgi ve sevgi Ruh'unu bağışla. Bunu, asırlar boyunca yaşayan Kurtarı-cımız Mesih İsa'nın adıyla senden diliyoruz.

C.        Amin.

 

Yeni vaftiz olanlar birer birer Episkopos (Rahip) önüne ilerler, vaftiz babası/annesi sağ elini onların omuzları üzerine koyar ve yağ ile her birinin alnına haç çizerek şunları söyler:

 

R.        ........... Allah'ın armağanı olan Kutsal Ruh'la damgalanmış ol!

 

Son olarak bir ilahi söylenebilir.

_____________________

 

Vaftiz töreni yoksa, rahip suyu şu şekilde takdis eder:

 

Sevgili kardeşlerim, yüce Allah'ın bu suyu takdis etmesi için hep beraber dua edelim. Bu su üzerimize serpildiği zaman, kendi vaftizimizi hatırlıyalım. Yüce Allah, vaftizle bize bahşe-dilmiş olan Ruh'a sadık kalabilmemiz için, içi-mizde yeni bir kalp yaratsın.

 

Herkes sessizce dua eder ve  bundan sonra rahip şöyle der:

 

Rabbimiz, herşeye kadir Allah, bu kutsal gece-de müminlerinin dualarını dinle. Yaratılışımızın harikasını ve daha büyük bir harika olan kurtuluşumuzu kutladığımız şu anda, lütfet, bu suyu takdis et. +

Sen, onu, toprağın verimli olması ve vücutları-mızın tazelik ve temizlik bulması için yarattın. Aynı zamanda onu bir lütuf kaynağı haline getirdin. Onun aracılığıyla milletini kötülükten kurtardın ve çölde susuzluğunu giderdin. Peygamberler, insanlarla yapmak istediğin 'Yeni Ahdi' su ile müjdelediler. Sonunda, Mesih İsa, Ürdün Irmağı sularında vaftiz olduğu zaman, kutsallaşmış olan suyla yeni hayatın kaynağı vaftiz sırasında, günahkar tabiatımızı düzelttin.

Şimdi, takdis ettiğimiz bu su, bize vaftizimizi hatırlatsın ve bu Paskalya bayramında vaftiz olan kardeşlerimizin sevinçlerine katılmamıza yardım etsin. Rabbimiz Mesih İsa'ının adıyla sa-na yalvarıyoruz.

C.        Amin.

 

 

VAFTİZ SIRASINDA VERİLMİŞ  SÖZLERİMİZİN

TEKRARLANMASI.

 

Sevgili kardeşlerim, bu gece Kurtarıcımız Mesih İsa'nın dirilmesini sevinçle kutlamaktayız. Mesih İsa'nın ölümü ve dirilişinin gizi sayesinde, vaftiz olduğumuz zaman, Mesih'le birlikte yeni bir ha-yat kazandık ve o gün, şeytanın kulları değil, Allah'ın evlatları ve Mesih'in kardeşleri olarak yaşamaya söz verdik.

Bu nedenle, oruç ve perhiz günlerinden sonra, bu akşam, vaftiz sırasında verilmiş olan  sözleri tekrarlayalım.

Yüce Allah'a, bizi kurtaran Oğlu Mesih İsa'ya, ve onun kutsal Kilisesine imanımızı belirtelim ve kuvvetlendirelim.

 

R.        Gerçek özgürlük ve sevgi içinde yaşamak için günahtan vazgeçiyor musunuz ?

C.        Evet, vazgeçiyoruz..

R.        Mesih İsa ile birlikte yaşamak ve O'nun izin-de yürümek için, günaha götüren her şeyden vazgeçiyor musunuz ?

C.        Evet, vazgeçiyoruz.

R.        Göğün ve yerin yaradanı, her şeye gücü yeten Peder Allah'a inanıyor musunuz ?

C.        Evet, inanıyoruz.

R.        O'nun biricik Oğlu, Bakire Meryem'den doğmuş, ıstırap çekmiş, gömülmüş, ölülerden dirilmiş olan ve Pederin sağında oturan Mesih İsa'ya inanıyor musunuz ?

C.        Evet, inanıyoruz.

R.        Kutsal Ruh'a, Kutsal Katolik Kilisesi'ne, Azizlerin birliğine, günahların affına, ölülerin dirilişine ve ebedi hayata inanıyor musunuz?

C.        Evet, inanıyoruz.

                       

DUA

 

Su ve Kutsal Ruh'la bize yeni bir hayat veren ve günahlarımızı affeden, Rabbimiz Mesih'in Pederi, her şeye kadir Allah, bizleri Mesih İsa'nın sevgisi içinde korusun ve sonsuz hayata kavuş-tursun.

C.        Amin.

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

 

Rabbimiz bu adaklarla birlikte dualarımızı kabul et. Mesih İsa'nın ölümü ve dirilişiyle başlamış olan kurtuluşumuz bize ebedi selameti sağlasın. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına  senden di-leriz.

C.        Amin.

 

 

ŞÜKRAN DUASINA GİRİŞ

R.        Rab sizinle olsun.

C.        Ve sizin ruhunuzla.

R.        Kalplerimizi Allah'a doğru yükseltelim.

C.        Kalplerimiz Rab iledir.

R.        Rabbimiz Allah'a şükredelim.

C.        Gerçekten, bu doğru ve gereklidir.

 

Gerçekten, Rabbimiz, Aziz Peder, ebedi ve kadir Allah, her zaman ve her yerde seni övmek ve sana şükretmek gerekir, özellikle gerçek Pasah Kuzusu olan Rabbimiz İsa Mesih'in, kurban edildiği bu Paskalya bayramında sana daha çok şükretmek gereklidir. Çünkü dünyanın günah-larını silen gerçek kurban O'dur.

Kendisi haç üstünde ölerek ölümü yendi ve ölüler arasından kalkarak bizlere ebedi hayatı sağladı. Bunun için, bütün hıristiyanlar sevinç-ten coşarak, Melekler ve bütün Azizlerle birlikte, yüce haşmetini yüceltir ve tek bir sesle derler ki:

Kutsal, kutsal, kutsal...

 

KOMÜNYON

Gerçek Pasah Kuzusu, Rabbimiz Mesih İsa, kurban edildi. Bunun için doğruluk ve hakikatin sembolü olan mayasız ekmekle bayramımızı kutlayalım. Alleluya.

 

KOMÜNYONDAN SONRA DUA

Rabbimiz, kutsal ekmekle beslediğin bütün müminlerinin, senin sevginle birlik içinde yaşa-yabilmeleri için,  yüreklerini kendi duygularınla doldur. Sen, Peder ve Kutsal Ruh'la birlikte  var-sın ve ebediyen hükmedersin.

C.        Amin.

 

SON TAKDİS

R.        Bu gün, yüce Allah'ın size bağışladığı diriliş lutfu üzerinize kalsın ve sizi unutkanlık ve kararsızlıktan korusun.

C.        Amin

R.        Yüce Allah, Oğlunun dirilişiyle sizi yeni bir hayata kavuşturdu. Hiç bir şey, ölüm bile bu büyük sevinci kalbinizden silmesin.

C.        Amin

R.        Artık acılarla dolu günler geçti. Şimdi ise, Göklerin Ülkesinde ebedi mutluluğa kavuşa-cağınıza kadar, dirilmiş olan Mesih İsa'nın izin-de yürüyünüz.

C.        Amin.

R.        Her şeye kadir ve tek Allah olan, Peder, O-ğul ve Kutsal Ruh hepinizi takdis etsin.

C.        Amin.

R.        Allah'ın sevgisiyle barış içinde gidiniz, Alleluya, Alleluya.

C.        Allah'a  şükürler olsun. Alleluya, Alleluya.

 

PASKALYA  DEVRESİ

____________________

 

PASKALYA BAYRAMI

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Mesih İsa gerçekten dirildi. Alleluya. Ona öv-güler olsun! Şan ve kudreti ezelden ebediyete kadar sürsün. Amin. Alleluya! (Luka 24, 34; Apokalipsis1, 6).

 

DUA

Allah'ım, ölümü yenen biricik Oğlun sayesinde, cennetin kapısını bizlere açtın. Onun şanlı dirilişini kutlarken, gerçek hayatın ışığında yürü-yebilmemiz için, Kutsal Ruh'un kudretiyle içimizde yeni bir kalp yarat. Bunu seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hük-meden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

HAVARİLER KİTABINDAN SÖZLER

Petrus, Kornelius'un evinde Mesih'in dirilişine tanıklık eder ve böylece Mesih İsa'nın bütün insanları kurtardığını açıklar.

Petrus, subay Kornelius'un evine gelince, söz alıp şöyle dedi: "Tüm olayları biliyorsunuz. Yahya'nın vaazettiği vaftizden sonra Celile'den baş-layarak tüm Yahudiye'ye yayıldı. Allah'ın, Nasıralı İsa'yı nasıl Kutsal Ruh'la ve kudretle meshettiğini biliyorsunuz. İsa, her yeri dola-şarak  iyilik yapıyor, Şeytanın baskısı altında olanların hepsini iyileştiriyordu, çünkü Allah onunla beraberdi. Biz, İsa'nın Yahudilerin ülke-sinde ve Yeruşalem'de tüm yaptıklarına tanık olduk. Onu çarmıha gerip öldürdüler. Ama Allah onu ölümden diriltti ve onun açıkça görün-mesini sağladı. İsa, tüm halka değil, Allah'ın önceden seçmiş olduğu tanıklara, ölüler ara-sından dirilmesinden sonra kendisiyle birlikte yiyip içmiş olan bizlere göründü. O, Allah tara-fından dirilerin ve ölülerin Yargıcı olarak atanmış olduğunu halka duyurmamızı ve buna tanıklık etmemizi buyurdu. Bütün peygamberler onunla ilgili tanıklıkta bulunuyorlar. Şöyle ki, ona iman eden herkes onun adıyla günahlarının bağışlanmasına kavuşsun (Hav. Kit. 10, 37- 44).

 

MEZMUR (118[117] l-2, 16-17, 22-44)

            İşte, Rabbin günü budur,

            bizim için sevinç ve neşe günüdür. Alleluya!

Rabbe şükredin, çünkü O iyidir.

Onun sevgisi ebedidir.

Şimdi desin İsrail halkı:

"Onun sevgisi ebedidir"

Rabbin sağ eli yücedir!

Rabbin sağ eli gücünü gösterdi.

Hayır, ölmeyeceğim, yaşayacağım,

ve Rabbin yaptığı işleri anlatacağım.

Yapı ustaların istemedikleri taş,

köşe taşı oldu.

Rabbin işi budur.

Gözlerimizi kamaştıran bir harikadır.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN KORİNTOSLULARA

1. MEKTUBUNDAN  SÖZLER

Temiz kalple Mesih'in dirilişini kutluyalım.

Kardeşlerim, azıcık mayanın tüm hamuru ma-yaladığını bilmiyor musunuz? Yepyeni bir hamur olmanız için içinizden eski mayayı atın. Ni-tekim mayadan arınmış bulunuyorsunuz, çünkü Pasah Kuzumuz olan Mesih kurban edilmiştir. Bu nedenle, eski mayayla, kin ve kötülük maya-sıyla değil, temiz yürekle ve dürüstlüğün maya-sız ekmeğiyle bayramı kutlıyalım (l. Kor. 5, 6-8).

 

OKUNABİLECEK BAŞKA BİR METİN

Kardeşlerim, eğer Mesih'le birlikte dirilmişseniz, gökteki gerçekleri arayın. Orada Mesih, Allah'ın sağında oturmaktadır. Yeryüzün-deki değerleri değil, gökteki değerleri düşünüp arzulayın. Çünkü sizler öldünüz ve yaşamınız artık Mesih'le birlikte, Allah'ta saklıdır. Yaşa-mınız olan Mesih göründüğü zaman, siz de, yücelmiş olarak görüneceksiniz (Koloslulara 3,1-4).

 

iİLAHİ

Hepiniz kurban edilen 'Pasah Kuzusuna'

ilâhiler söyleyin, çünkü günahsız Mesih,

günahkâr insanları Pederiyle barıştırdı.

Kuzu koyunları kurtardı.

Ölüm ve Hayat birbiriyle savaştı.

Hayatın Hâkimi öldü, ama yine

                        hükmetmektedir.

Anlat bize, Mecdelli Meryem, yolda ne gördün?

Mesih'in mezarını gördüm. Onun yaşadığını               gördüm.

Bütün haşmetiyle dirilmiş olduğunu gördüm.

Onun tanıdıkları olan Melekleri,

kefen ve elbiselerini gördüm.

Benim ümidim, Rabbim dirildi.

Celile'ye gidip, orada sizleri karşılayacaktır.

Gerçekten, Rabbimiz Mesih dirildi: biliyoruz bunu,

Ey Zafer kazanan Kralımız, merhamet et bizlere!

 

ALLELUYA! ALLELUYA!  Gerçek Pasah Kuzusu, Rabbimiz Mesih, kurban edildi. Sevinçle bayramımızı kutlayalım. ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Havariler gördüler ve iman ettiler.

Mesih İsa'nın ölümünden sonra, haftanın ilk günü, erkenden, ortalık karanlıkken Mecdelli Meryem mezara geldi ve taşın mezarın girişin-den kaldırılmış olduğunu gördü. Koşarak Simon Petrus'a ve İsa'nın sevdiği öbür şakirde gitti ve onlara şöyle dedi: "Rabbi mezardan almış-lar, nereye koyduklarını da bilmiyorum." Bunun üzerine Petrus ve öteki şakirt dışarı çıkıp mezara doğru gittiler. İkisi birlikte koşuyorlardı. Ama öteki şakirt Petrus'tan daha hızlı koşarak mezara önce vardı. Eğilip içeri baktı ve yerde duran kefen bezlerini gördü, ama içeri girmedi. Onun ardından, Simon Petrus geldi ve mezara girdi. Yerde duran kefeni ve İsa'nın başına örtülmüş olan mendili gördü. Mendil, kefenle birlikte değildi, ayrı bir yerde katlanmış duruyordu. O zaman, mezara ilk varan öteki şakirt de içeri girdi; gördü ve iman etti. Gerçekten, İsa'nın ölüler arasından dirilmesinin gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı  henüz anlamamışlardı (Yh. 20, 1-9).

 

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, Paskalya neşesiyle bu kurbanı sana sunuyoruz, çünkü bu kutsal kurban sayesinde, Ki-lisen harikulade bir şekilde, hayat ve güç kazanmaktadır. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

KOMÜNYON

Gerçek Pasah Kuzusu, Rabbimiz Mesih İsa kurban edildi. Bu nedenle, doğruluk ve gerçeğin sembolü olan mayasız ekmekle bayramımızı kutlayalım (1.Kor. 5, 7-8). Alleluya!

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Allah'ım, sonsuz şefkatinle her zaman Kilise'ni koru. Paskalya sırları sayesinde yeni hayat kazanmış olan bizler, dirilişin ışığına kavuşalım. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

2.  PAZAR  GÜNÜ

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Yeni doğan çocukların saf süt istedikleri gibi, siz de kurtuluşa kavuşmak için manevi ve gerçek gıdayı isteyiniz. Alleluya! (1. Petr. 2, 2).

 

DUA

Merhametli ve her şeye kadir Allah, kutladığımız Paskalya bayramıyla imanımızı kuvvetlendiriyorsun. Vaftiz sayesinde nasıl temizlenmiş, Kutsal Ruh'la yeni bir hayat kazanmış ve sevgili Oğlu'nun kanıyla nasıl kurtulmuş ol-duğumuzu daha iyi anlayabilmemiz için bizler-den lütuflarını esirgeme. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden di-leriz.

C. Amin.

 

A YILI

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

İlk Hıristiyanların kardeşlik sevgisi

Kilisenin ilk günlerinde hıristiyanlar kardeşçe toplanarak, Havarilerin öğretisine bağlı kalıp, ekmek bölmeye ve dua etmeye devamlı olarak katılıyorlardı. Herkeste Allah korkusu vardı. Havariler aracılığıyla birçok harikalar ve muci-zeler gerçekleşiyordu. Bütün iman edenler birlik içinde yaşıyorlar ve herşeyi paylaşıyorlardı. Mallarını ve mülklerini satıyorlar ve bunun parasını herkese ihtiyaçlarına göre dağıtıyorlardı. Her gün hep birlikte Mabet'te toplanıyor, evlerinde de ekmek bölüp içten bir sevinç ve yürek temizliği ile yemek yiyorlar ve Tanrı'yı övü-yorlardı. Tüm halkın sevgisini kazanmışlardı. Rab de her gün yeni kurtulanları onların arasına katıyordu (Hav. Kit. 2; 42-47).

 

 

MEZMUR  (118 [117]2-4, 13-15, 22-24)

            Rabbe şükrediniz,

            çünkü onun sevgisi sonsuzdur.

Şimdi desin İsrail halkı:

Rabbin sevgisi ebedidir.

Şimdi desin Rab'den korkanlar:

Onun sevgisi ebedidir.

Beni ittiler ve düşürmek istediler,

ama Rab bana yardım etti.

Rab'dir benim gücüm ve övgülerimin konusu.

 Benim kurtarıcım O'dur.

Neşe ve kurtuluş sesleri çınlıyor,

doğru olanların çadırlarında:

Rabbin sağ eli gücünü gösterdi!

Yapı ustalarının istemediği taş,

köşe taşı oldu.

Rabbin işi budur.

Gözlerimizi kamaştıran bir harikadır.

İşte Rabbin yaptığı gün:

Neşe ve sevinçle dolu olsun bu gün!

 

 

AZİZ PETRUS'UN 1. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

Hayatta karşılaştığımız tüm güçlüklere rağmen, kedere ve ümitsizliğe kapılmıyoruz. Çünkü büyük bir sevgiyle bağlı  olduğumuz Allah'ın vaatlerinin gerçekleşeceğinden eminiz.

Rabbimiz İsa Mesih'in Pederi Allah'a övgüler olsun. Çünkü O, büyük merhametiyle yeniden doğmamızı sağladı, öyle ki, Mesih İsa'nın dirilişi sayesinde, bizi yaşatan bir ümide, çürümez, lekesiz  ve bozulmaz bir mirasa kavuşalım. Bu miras sizin için göklerde saklıdır. Yüce Allah, kıyamet gününde gerçekleşecek kurtuluşa kavuşasınız diye imanınız sayesinde sizleri kudretiyle korur. Bu nedenle şimdi kısa bir süre çeşitli denemeler sonucu elem çekmeniz gerekiyorsa da, sevinçle coşmaktasınız. Böylelikle iç-tenliği kanıtlamış imanınız, Mesih İsa görün-düğü zaman size övgü, yücelik ve onur kazanacaktır. Bu imanınız, ateşle arıtıldığı halde, yok olup giden altından daha değerlidir. Mesih'i görmemiş olsanız da, O'nu seviyorsunuz. Şimdi O'nu görmediğiniz halde, O'na iman ediyor ve sözle anlatılmayacak yüce bir sevinçle coşuyor-sunuz. Çünkü imanınızın sonucu olarak canla-rınızın kurtuluşuna erişiyorsunuz ( 1. Petr. 1, 3-9 ).

ALLELUYA, ALLELUYA! Mesih İsa Tomas'a şöyle dedi: "Beni gördüğün için iman ettin. Görmeden iman edenlere ne mutlu! " (Yuh. 20, 29). ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Ne mutlu görmeden iman edenlere!

 

Mesih İsa'nın ölümünden sonra, haftanın ilk günü akşam olunca, şakirtlerin Yahudilerden korkusu nedeniyle bulundukları evin kapıları kapalıyken, İsa geldi, ortalarında durup onlara: "Üzerinize esenlik olsun!" dedi. Bunu söyle-dikten sonra, onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Şakirtler Rabbi görünce sevindiler. İsa yine onlara şöyle dedi: "Üzerinize esenlik olsun! Peder beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum". Bunu söyledikten sonra, onların üzerine üfleyerek şöyle dedi: "Kutsal Ruh'u alın! Kimin günahlarını bağışlarsanız, onun günahları bağ-ışlanmış olacak. Kimin günahlarını bağışla-mazsanız, onun günahları bağışlanmamış olacaktır".

Onikilerden biri, Didimus diye çağrılan Tomas, İsa geldiği zaman, onlarla birlikte değildi. Öbür Şakirtler ona: "Biz Rabbi gördük" dediler. Tomas ise onlara şöyle dedi: "Onun ellerinde çivilerin izini görmedikçe, çivilerin  yerine parmağımı koymadıkça ve elimi böğrüne sokmadıkça inanmam".

Sekiz gün sonra şakirtler yine evde toplan-mışlardı. Tomas da onlarla birlikteydi. Kapılar kapalıyken İsa geldi, ortalarında durdu ve onlara: "Üzerinize esenlik olsun!" dedi. Sonra Tomas'a şöyle dedi: "Parmağını uzat ve ellerime bak, elini uzat ve böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol! Tomas ona, "Rabbim ve Allah'ım" diye cevap verdi. İsa ona şöyle dedi: "Beni gördüğün için iman ettin, görmeden iman edenlere ne mutlu!"

İsa şakirtlerin gözleri önünde, bu kitapta yazılı olmayan birçok mucizeler daha yaptı. Fakat bunlar, İsa'nın, Allah'ın Oğlu, Mesih olduğuna iman etmeniz ve iman ederek onun adıyla hayata kavuşmanız için yazılmıştır (Yh. 20, 19-31).

 

 

 

B YILI

 

 

HAVARİLEN KİTABINDAN SÖZLER

 

lk hıristiyanlar arasında birlik ve eşitlik vardı.

İman edenlerin hepsinin tek bir kalbı ve tek bir ruhu vardı. Onlardan hiçbiri sahip olduğu her-hangi bir şeye kendi malı gözüyle bakmıyordu. Tersine onlar tüm şeylerini ortak kabul ediyorlardı. Havariler Rab İsa'nın dirilişine çok etkili bir biçimde tanıklık ediyorlardı. Allah'ın yüce lûtfu hepsinin üzerindeydi. Aralarında yoksul olan yoktu. Çünkü toprak ya da ev sahibi olanlar bunları satıyorlar, satıştan sağlanan parayı getirip Havarilerin ayakları dibine bırakıyorlardı. Sonra da para herkese ihtiyacına göre dağı-tılıyordu (Hav. Kit. 4, 32-35).

 

MEZMUR (ll7[116] 2-4, l6-l8, 22-24)

           

            Rab çok iyidir onun sevgisi ebedîdir.

Rabbe şükredin, çünkü O iyidir.

Onun sevgisi ebedîdir.

Şimdi desin İsrail halkı:

"Onun sevgisi ebedîdir"

Rabbin sağ eli yücedir!

Rabbin sağ eli gücünü gösterdi.

Hayır ölmeyeceğim, yaşayacağım.

Ve Rabbin yaptığı işleri anlatacağım.

Yapı ustaların istemedikleri taş,

köşe taşı oldu.

Rabbin işi budur.

Gözlerimizi kamaştıran bir harikadır.

 

 

AZİZ YUHANNA'NIN l. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

 

Gücümüz imanımızdan gelir.

 

Kardeşlerim, İsa'nın Mesih olduğuna iman eden herkes Allah'tan doğmuştur. Pederi seven herkes Pederden doğmuş olanı da sever.

Allah'ı sevmekle ve onun buyruklarını yerine getirmekle, Allah'ın evlâtlarını sevdiğimizi anlayacağız. Çünkü Allah'ı sevmek, onun buyruklarını yerine getirmek demektir. Onun buyrukları ağır değildir, çünkü Allah'tan doğmuş olan herkes dünyayı yener. Bize dünyaya karşı zafer kazandıran imanımızdır. Dünyayı yenen kimdir? İsa'nın Allah'ın Oğlu olduğuna iman eden değil mi? Suyla ve kanla gelmiş olan, Mesih İsa'dır. O suyla değil, su ve kanla gelmiştir. Kendisine tanıklık eden, Ruh'tur, çünkü Ruh hakikattır (l. Yh. 5, l-6).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şakirtlerin ortasında durup şöyle dedi: "Esenlik üzerinizde olsun. Ne mutlu görmeden iman edenlere!" ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

 

Ne mutlu görmeden iman edenlere!

 

Mesih İsa'nın ölümünden sonra, haftanın ilk günü akşam olunca, şakirtlerin Yahudilerden korkusu nedeniyle bulundukları evin kapıları kapalıyken, İsa geldi, ortalarında durup onlara: "Üzerinize esenlik olsun!" dedi. Bunu söyle-dikten sonra, onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Şakirtler Rabbi görünce, sevindiler. İsa yine onlara şöyle dedi: "Üzerinize esenlik olsun! Peder beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum." Bunu söyledikten sonra, onların üzerine üfleyerek şöyle dedi: "Kutsal Ruh'u alın! Kimin günahlarını bağışlarsanız, onun günahları ba-ğışlanmış olacak; kimin günahlarını bağışla-mazsanız, onun günahları bağışlanmamış olacaktır." Onikilerden biri, Didimus diye çağırılan Tomas, İsa geldiği zaman, onlarla birlikte değildi. Öbür şakirtler ona: "Biz, Rabbi gördük!" dediler. Tomas ise onlara şöyle dedi: "Onun ellerinde çivilerin izini görmedikçe, çivilerin yerine parmağımı koymadıkça ve elimi böğrüne sokmadıkça, inanmam." Sekiz gün sonra şa-kirtler yine evde toplanmışlardı. Tomas da onlarla birlikteydi. Kapılar kapalıyken İsa geldi, ortalarında durdu ve onlara: "Üzerinize esenlik olsun!" dedi. Sonra Tomas'a şöyle dedi: "Parma-ğını buraya uzat ve ellerime bak, elini uzat ve böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol! "Tomas ona: "Rabbim ve Allah'ım!" diye cevap verdi. İsa ona şöyle dedi: "Beni gördüğün için iman ettin, görmeden iman edenlere ne mutlu!" İsa şakirtlerin gözleri önünde, bu kitapta yazılı olmayan daha birçok mucizeler yaptı. Fakat bunlar, İsa'nın Allah'ın Oğlu, Mesih olduğuna iman etmeniz ve iman ederek onun adıyla hayata kavuşmanız için yazılmıştır  (Yh. 20, l9-3l).

C YILI

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

İlk  hristiyanların imanı çok güçlü idi.

Havarilerin eliyle halk arasında birçok mucizeler ve harikalar gerçekleşiyordu. Hep birlikte Süley-man'ın sütunlu avlusunda toplanıyorlardı. Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışardan hiç kimse onlara katılmaya cesaret  edemiyordu. Birçok erkek ve kadın Rabbe iman ediyordu ve iman edenlerin sayısı gittikçe artıyordu. Öyle ki, halk  hastaları bile sokaklara getiriyordu ve yoldan geçen Petrus'un hiç değilse gölgesi bazıla-rının üzerine düşsün diye, onları yataklar ya da sedyeler üzerine yatırıyorlardı. Yeruşalem'e ya-kın kasabalardan da kalabalıklar geliyor, hastaları ve kötü ruhlardan acı çekenleri getiriyorlardı. Bunların hepsi iyileştirildi  (Hav. Kit. 5, l2-l6).

 

 

MEZMUR ( ll8[117] 2-4.  22-27)   

            Rab çok iyidir, onun sevgisi ebedidir.

Şimdi  desin İsrail halkı:

Rabbin sevgisi ebedidir.

Şimdi desin Rabden korkanlar:

Onun  sevgisi ebedidir.

Yapı ustalarının istemedikleri taş

köşe taşı oldu.

Rabbin işi budur.

Gözlerimizi kamaştıran bir harikadır.

İşte Rabbin yaptığı gün:

Neşe ve sevinç dolu olsun bu gün!

Ey Rab, kurtar bizi!

Ey Rab, başarı kazandır bize!

Rabbin adına gelen  kutlu olsun!

Hayır dua ediyoruz sizlere, Rabbin evinden.

Rab Allah'tır,  bizi aydınlatsın!

 

 

APOKALiPSİS  KİTABINDAN  SÖZLER

Sıkıntılı günlerde imanımız bize güç verir.

Mesih İsa'ya bağlı kalan, sıkıntıda, Allah'ın egemenliğinde ve sabırda ortağınız ve kardeşiniz olan ben Yuhanna, Allah'ın sözünü bildirdiğim ve İsa'ya tanıklık ettiğim için, Patmos denilen adada bulunuyordum. O  gün, Rabbin günü idi. Ruh'un kudreti beni sardı ve arkamda borazan sesine benzer büyük bir ses işittim. Ses şöyle di-yordu. "Gördüklerini kitaba yaz ve yedi kiliseye: yani Efes, İzmir, Bergama, Tiyatira, Sart, Filadelfiya ve Laodikya'ya gönder."

Bana seslenenin kim olduğunu görmek için, arkama döndüm ve döndüğümde yedi şamdan ve bunların ortasında, üzerinde giysileri ayağına kadar uzanan, göğsüne altın kuşak sarılmış insanoğluna benzer birini gördüm. Onu gördüğüm zaman, ayaklarının dibine ölü gibi yığıldım: ama O, sağ elini benim üzerime koyup şöyle dedi: "Korkma, İlk ve Son, Ben'im. Yaşa-yan, Ben'im. Ölmüştüm, ama şimdi ebediyen yaşamaktayım. Ölümün ve ölüler ülkesinin anahtarları bendedir. Bunun için, gördüklerini, şimdi olan  şeyleri ve bundan  sonra olacakları yaz" (Apok. l, 9- ll. l2- l3. l7- l9).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şakirtlerin ortasında durup şöyle dedi: "Esenlik üzerinize olsun! Ne mutlu görmeden iman edenlere!" (Yh. 20,29). ALLELUYA!

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Ne mutlu görmeden iman edenlere!

Mesih İsa'nın ölümünden sonra, haftanın ilk günü akşam olunca, şakirtlerin Yahudilerden korkusu nedeniyle bulundukları evin kapıları kapalıyken, İsa geldi, ortalarında durup onlara: "Üzerinize esenlik olsun!" dedi.

Bunu söyledikten sonra, onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Şakirtler Rabbi görünce sevindiler.  İsa yine onlara şöyle dedi: "Üzerinize esenlik olsun!. Peder beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum". Bunu söyledikten sonra, onların üzerine üfleyerek şöyle dedi: "Kutsal Ruh'u alın! Kimin günahlarını bağışlarsanız, onun günahları bağışlanmış olacak: kimin günahlarını bağışlamazsanız, onun günahları bağışlanmamış  olacaktır".

Onikilerden biri, Didimus diye çağırılan Tomas, İsa geldiği zaman, onlarla birlikte değildi. Öbür Şakirtler ona:  "Biz Rabbi gördük" dediler. Tomas ise onlara şöyle  dedi: "Onun ellerinde çivilerin izini görmedikçe, çivilerin yerine parmağımı koymadıkça ve elimi böğrüne sokmadıkça, inanmam".

Sekiz gün sonra şakirtler yine evde toplan-mışlardı. Tomas da onlarla birlikteydi. Kapılar kapalıyken İsa geldi, ortalarında durdu ve onlara: "Üzerinize esenlik olsun!" dedi. Sonra Tomas'a şöyle dedi: "Parmağını buraya uzat ve ellerime bak, elini uzat  ve böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!". Tomas ona: "Rabbim ve Allah'ım" diye cevap verdi. İsa ona şöyle dedi: "Beni gördüğün için iman ettin, görmeden iman edenlere ne mutlu!".

İsa şakirtlerin gözleri önünde, bu kitapta yazılı olmayan birçok mucizeler yaptı. Fakat bunlar, İsa'nın, Allah'ın Oğlu, Mesih olduğuna iman etmeniz ve iman ederek onun adıyla hayata kavuşmanız için yazılmıştır  (Yh. 20, l9-31).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Rabbim, sevinç içinde bulunan müminlerin adaklarını hoşnutlukla kabul et. Vaftiz ve imanla yeni bir hayat kazanmış olanların sonsuz mutluluğa kavuşmalarını sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. 

C. Amin.

 

KOMÜNYON

Mesih İsa Tomas'a şöyle dedi: "Parmağını buraya uzat ve ellerime bak. Elini uzat ve böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!" (Yh.  20, 27). Alleluya!

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Merhametli ve her şeye kadir Allah, sana yalvarıyoruz: Komünyon'la dirilişimizin  kaynağı olan Mesih İsa'ya kavuşan bizlerin daima Paskalya bayramının etkisi altında kalmasınıı sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 3.  PAZAR   GÜNÜ

GİRİŞ İLAHİSİ

Tüm yeryüzünde, Allah'a doğru sevinç çığlıkları atın! Onun adının yüceliğine ilahiler söyleyin. Övgülerle onu yüceltin. Alleluya! (Mezm. 65, 1-2)

 

 

DUA

Mesih İsa'nın dirilişiyle müminlerini güçlen-diren ve onlara yeni bir hayat kazandıran yüce Allah, her zaman neşe içinde yaşamamız için, bizlerden yardımını esirgeme. Madem ki bizlere Allah'ın evlatları olmayı nasip ettin, o halde diriliş ümidi içinde yaşamamızı sağla. Bunu seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte  şimdi ve ebediyen hük-meden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

 

A YILI

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Petrus Mesih İsa'nın dirildiğini açıkça bildirir.

O gün, Petrus  Onbirler'le birlikte ayağa kalktı ve yüksek sesle kalabalığa seslenmeye başladı: "Ey Yahuda bölgesinde ve Yeruşalem kentinde oturan tüm sizler, şunu iyi bilin ve sözlerime kulak verin! Nasıralı İsa konusudur. Bildiğiniz gibi Allah, onun aracılığıyla aranızda yaptığı mucize-ler, harikalar ve belirtilerle onun kişiliğini kanıt-lamıştır. Allah'ın önceden  belirlenmiş amacı ve önbilgisi uyarınca elinize teslim edilmiş olan bu adamı, yasa tanımaz insanların eliyle çarmıha çivileyerek öldürdünüz. Ama Allah, ölüm acıla-rına son vererek O'nu diriltti. Çünkü O'nun ölü-me tutsak kalması olanaksızdı. O'nunla ilgili olarak Davut şöyle der:

"Rabbi her zaman önümde görüyordum;

Sarsılmayayım diye O, benim sağımdadır.

Bu nedenle yüreğim mutludur, dilim sevinçten

                        coşar.

Bedenim de ümit içinde rahat yaşayacak.

Çünkü sen canımı ölüler diyarına terketmezsin

                        ve senin Kutsal'ını çürümeye bırakmazsın.

Yaşam yollarını bana öğrettin;

Huzurunda yüreğimi sevinçle doldurursun (Hav. Kit. 2, 14, 22-28). 

 

 

 

MEZMUR  (16[15]1-2, 5, 7-11)    

            Hayat yolunu bana göster, Rabbim!

Koru beni, ey Allah'ım, çünkü sana sığındım.

Rabbe dedim ki, Rabbim sensin!

Senden başka mutluluk yok benim için.

Rabbim, sen benim mirasım ve bana düşen               payımsın,

Kaderim senin ellerindedir.

Bana öğüt veren Rabbe şükrederim,

Gece bile, vicdanım beni uyarır.

Rabbi her zaman önümde görüyorum;

Sarsılmayayım diye O, benim sağımdadır.

Bu nedenle yüreğim mutludur,

Dilim sevinçten coşar.

Bedenim de güven içindedir.

Çünkü sen canımı ölüler ülkesinde

            terketmezsin.

Ve senin Kutsal'ını çürümeye bırakmazsın.

Yaşam yollarını bana gösterirsin,

Senin huzurunda yüreğimi sevinçle

                        doldurursun.

Ebedi neşe senin yanındadır.

 

 

 

 

AZİZ PETRUS'UN 1. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

Mesih İsa'nın dirilişi sayesinde hayatımız sonsuz değer kazanmıştır.

Kardeşlerim, hiç kimseyi ayrı tutmadan, herkesi yaptıklarına bakarak yargılayan Allah'ı, Peder diye çağırdığınıza göre, gurbeti andıran bu dünyada Allah korkusuyla yaşayın.

Biliyorsunuz ki, atalarınızdan kalma boş ve manasız yaşantınızdan, gümüş ya da altın gibi ge-çici şeylerle değil, ama kusursuz ve lekesiz kurban olan Mesih'in değerli kanıyla kurtuldunuz. Mesih, dünyanın kuruluşundan önce seçilmişti ve bu son günlerde sizin yararınıza ortaya çıktı. Onun aracılığıyla imana kavuştunuz. Çünkü Allah kendisine iman etmeniz ve ümit bağlamanız için Mesih İsa'yı ölüler arasından diriltti ve onu yüceltti (1. Petr. 1,17-21).

 

ALLELUYA ALLELUYA! Rabbimiz İsa, sözlerini bize açıkla ve bizimle konuşurken yüreklerimizi sevginle doldur. ALLELUYA!

 

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA' NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER.

Ümitsizliğe kapılan iki havari Mesih İsa'nın ekmeği bölmesi sırasında onu tanıdılar.

Haftanın ilk günü, şakirtlerden ikisi Ye-ruşalem'den altmış ok atımı uzakta bulunan ve Emayus denilen bir köye gidiyorlardı. Bütün olup bitenleri aralarında konuşuyorlardı. İşte bunları konuşup, tartışırlarken İsa'nın kendisi yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı. Ama onların gözleri O'nu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı. İsa onlara: "Yolda giderken birbirinizle ne tartışıp konuşuyor-sunuz?" diye sordu. Üzgün bir halde, oldukları yerde durdular. Onlardan Kleofas adını taşıyan O'na: "Yeruşalem'de bulunup da bu günlerde orada geçmiş olan olayları bilmeyen tek yabancı sen misin?" diye karşılık verdi. İsa onlara: "Neler oldu?" diye sordu. Onlar ise: "Nasıralı İsa'yla ilgili olaylar" dediler ve şöyle anlattılar: "O adam, Allah'ın ve bütün halkın önünde gerek sözle-rinde, gerek eylemlerinde güçlü bir peygamber idi. Başkahinlerimiz ve yöneticilerimiz O'nu, ölüm cezasına çarptırmak için valiye teslim ederek çarmıha gerdiler. Oysa biz O'nun İsrail'i kurtaracak olan kendisi olduğunu umuyorduk. Üstelik bu olaylar olalı üç gün oldu. Bununla beraber, aramızdan bazı kadınlar bizi şaşkına çevirdiler. Sabah erkenden mezara gittiler, ama O'nun cesedini bulamamışlar. Geri dönerek bize meleklerin kendilerine göründüğünü ve 'O yaşıyor' dediklerini söylediler. Bizlerden bazıla-rı da mezara gittiler ve herşeyi kadınların dedikleri gibi buldular, ama O'nu görmediler".

Bunun üzerine İsa şöyle dedi: "Ey akılsızlar! Peygamberlerin söylediklerine ne kadar zor inanan sizler! Mesih'in bu acıları çekmesi ve böylece yüceliğine kavuşması gerekli değil miydi?" Sonra Musa'nın ve tüm peygamberlerin yazıla-rından başlayarak, Kutsal Yazıların hepsinde kendisiyle ilgili olanları açıkladı. Gitmekte oldukları köye yaklaştıkları zaman, İsa yoluna devam edecekmiş gibi davrandı. Ama onlar, "Bizimle kal. Nerdeyse akşam olacak ve gün batmak üzere" diye ısrar ettiler. O da onlarla birlikte kalmak için içeri girdi.

Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükran  duasını yaptı, ekmeği böldü ve onlara verdi. O zaman onların gözleri açıldı ve kendisini tanıdılar. Ama O, gözlerinden birdenbire kayboldu. Onlar birbirlerine şöyle dediler: "Yolda kendisi bizimle konuşurken ve Kutsal Yazıları bize açıklarken, içimizde yüreğimiz yanmıyor muydu?" Hemen kalkıp Yeruşalem'e döndüler. Onbirleri ve onlarla birlikte olanları toplanmış buldular. Bunlar: "Rab gerçekten dirilmiş ve Simon'a görünmüş!" diyorlardı. Kendileri de yolda neler olduğunu ve ekmeği böldüğü zaman İsa'yı nasıl tanıdıklarını anlattılar (Lk. 24; 13-35).

 

 

 B YILI

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Mesih İsa hayatın kaynağıdır.

Petrus halka hitap ederek şöyle dedi: "Ey İsraililer, dinleyin! İbrahim'in, İshak'in ve Yakub'un Allah'ı, atalarımızın Allah'ı kulu İsa'yı yüceltti. Siz onu ele verdiniz ve onu serbest bı-rakmaya karar vermiş olan Pilatus'un önünde kendisini inkâr ettiniz. Kutsal ve Doğru Olan'ı inkâr ettiniz ve bir katilin salıverilmesini istediniz. Siz Yaşam Önder'ini öldürdünüz, ama Allah onu ölülerden diriltti. Biz bunun tanıklarıyız. Ey kardeşler, biliyorum ki, sizler, tıpkı yönetici-leriniz gibi, bilmeyerek böyle davrandınız. Allah, Mesih'in acı çekeceğini önceden peygamberlerin ağzından bildirmişti ve sözünü bu şekilde yerine getirmiştir. Öyleyse, günahlarınızdan affedilmesi için tövbe edin ve Allah'a dönün" (Hav. Kit. 3, l3-l5, l7-l9).

 

MEZMUR (4, 2, 4, 7-9)

            Rabbim, yüzünün nuru üzerimizde parlasın!

Sana seslendiğim zaman, bana cevap verirsin,

ey hakkımı koruyan Allah'ım!

Sıkıntılarımda, beni ferahlatan sen,

bana acı da duamı dinle.

Bilin ki, Rab sadık kulu için harikalar yaratır,

Rabbe seslendiğimde, O beni işittir.

Ey Rab, yüzünün nuru üzerimizde parlasın!

Sen, onların buğdayı ve şarabı bol olduğunda

duyduklarından, daha çok yüreğime sevinç                verdin.

Huzur içinde yatacağım ve uyuyacağım,

çünkü yalnız sen, ey Rab, beni güven içinde tutarsın.

 

 

AZİZ YUHANNA'NIN l. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

 

Mesih İsa bizlere barış ve sevgi sağladı.

Sevgili çocuklarım, günah işlemeyesiniz diye sizlere bunları yazıyorum. Eğer aramızdan biri günah işlemişse, Pederin huzurunda bir savunucumuz vardır; bu da günahsız olan Mesih İsa'dır. Kendisi, günahlarımızın ve yalnız gü-nahlarımızın değil, bütün dünyanın gü-nahlarının affı için kurban oldu.

Onun emirlerini yerine getirirsek, o zaman onu tanıdığımızı bileceğiz. Onu tanıyorum deyip de, onun emirlerini yerine getirmeyen, yalancıdır ve kendisinde gerçek yoktur. Onun sözlerine uyan kişide ise, Allah'ın sevgisi mükemmel bir şekilde gerçekleşmiş olur  (l Yh. 2, l-5).

 

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Rabbimiz İsa, söz-lerini anlamamız için, ruhlarımızı aydınlat ve bizlerle konuşurken, kalplerimizi sevginle doldur. ALLELUYA!

 

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa gerçekten dirildi.

Emayus denilen köyden dönen iki şakirt onbir Havariye, yolda neler olduğunu ve ekmeği böl-düğü zaman İsa'yı nasıl tanıdıklarını anlattılar. Onlar bunları anlatırken, İsa aralarında durdu ve onlara: "Size esenlik olsun!" dedi. Ama onlar, şaşkınlık ve korku içinde, bir hayalet gör-düklerini sanıyorlardı. İsa onlara şöyle dedi: "Neden şaşıyorsunuz? İçinizde neden böyle kuşkular doğuyor? Ellerime ve ayaklarıma ba-kın. İşte benim! Dokunun bana ve bakın. Bir hayalette beden ve kemik yoktur, ama gördü-ğünüz gibi bende var." Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve ayaklarını gösterdi. Sevinçten ve şaşkınlıktan bir türlü inanamıyorlardı. İsa onlara: "Sizde yiyecek bir şey var mı?" diye sordu. Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler, İsa onu aldı ve onların gözleri önünde yedi. Bundan sonra onlara şöyle dedi: "Ben daha sizlerle birlikteyken, şunu söylemiştim: Musa'nın Yasa-sında ilgili yazılmış olanların gerçekleşmesi gerekirdi." Bu sözlerden sonra İsa, Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için, zihinlerini açtı ve şunu de-di: "Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek, üçüncü gün ölüler arasından dirilecektir. Onun adıyla günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Yeruşalem'den başlayarak tüm uluslara duyurulacak. Sizler bunların tanıklarısınız. Ben de Peder'imin vaadettiğini göndereceğim. Siz de gökten güç alıncaya kadar, şehirde kalın" (Lk. 24, 35-49).

 

 

C YILI

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Havariler hiç korkmayarak, İsa'nın dirilişine imanlarını belirttiler.

O gün, Mabed'in  komutanıyla görevliler Havarileri getirip Yüksek Meclis'in önüne çıkarttılar. Başkâhin  onları sorguya çekerek şöyle dedi: "Bu adı kullanarak öğretmeyi size kesin bir şekilde yasaklamıştık.Ama siz, öğretinizi Yeru-şalem kentinin her tarafına yaydınız. İlle de, bizi bu adamın kanını dökmekten sorumlu tutmak istiyorsunuz". Petrus ve Havariler şöyle karşılık verdiler. "İnsanlardan daha çok Allah'a itaat etmek gerekir. Atalarımızın Allah'ı, sizin çarmıha gererek öldürttüğünüz İsa'yı diriltti. İsrail'e tövbe etmeyi ve günahların bağışlanmasını sağ-lamak için, Allah onu Önder ve Kurtarıcı olarak kendi sağ eliyle yükseltti. Biz Allah'ın kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruh'la birlikte bu olayların tanıklarıyız". Bunun üzerine Yüksek Meclis, Havarileri içeri çağırtıp kamçı-lattılar ve onlara artık İsa'nın adından söz etmemelerini emrettikten sonra onları salıverdiler. Onlar da İsa'nın adı uğruna hakaret görmeye layık bulunduklarına sevinip Yüksek Meclis'ten çıktılar. Her gün Mabed'te ve evlerde öğreti-yorlardı ve Mesih İsa'nın Müjdesini yaymaya devam ediyorlardı (Hav. Kit. 5, 27 - 32. 40).

 

MEZMUR  (30[29] 2. 4-6. ll-l3)

            Seni yüceltirim ey Rabbim,

            çünkü beni kurtardın.

Seni yüceltirim ey Rabbim, çünkü beni

                        kurtardın!.

Düşmanlarımın benimle alay etmesine izin

                        vermedin.

Ey Rab, ruhumu ölüler diyarından çıkardın,

mezara inmeyeyim diye beni yaşattın.

Rabbi övünüz, ey onu seven sizler,

onun kutsal adını anarak çalgılar çalın.

Çünkü öfkesi bir an sürer, lütfu ise bir ömür.

Gece gözyaşları gelir, sabah da neşe.

Dinle, ey Rab, bana acı!

Ey Rab, yardımcım ol!

Yasımı neşeye döndürdün,

Ruhum sana şükretsin ve artık hiç susmasın!

Ey Rab, Allah'ım benim, seni ebediyen

                         öveceğim.

 

 

APOKALiPSİS KİTABINDAN SÖZLER

Mesih İsa, kurban edilen bir kuzu gibi, ölümü kabul ettiği için, yüce kudrete erişmeye layık oldu.

Ben Yuhanna, Taht'ın önünde, yaratıkların ve Ataların çevresinde sayısız melekleri gördüm ve seslerini işittim. Sayıları milyarlarca  milyarlar, binlerce binler idiler. Yüksek sesle şöyle diyorlardı: "O, kurban edilmiş Kuzudur, gücü ve zenginliği, hikmeti ve kudreti, yüceliği ve övgüyü almaya layıktır." Ben, gökte, yeryüzünde, yer altında ve denizdeki bütün yaratıkların ve evrendeki tüm varlıkların şöyle dediğini işittim: "Ezelden ebede kadar şükran, övgü, yücelik ve kudret Taht üzerinde Oturan'ın ve Kuzu'nun olsun!"Dört yaratık: "Amin!" diyordu ve Atalar da yere kapanıp tapınıyorlardı (Apok. 5, ll - l4).

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa ölüler arasından dirilmiş olup artık ölmeyecek ve ölüm artık onun üzerinde egemenlik sürmeyecek (Rom.. 6, 9). ALLELUYA!

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER.

Gerçek sevgi sadık kalır.

O günlerde İsa, Taberiye gölünün kıyılarında şakirtlerine yine göründü. Bu da şöyle oldu. Simon Petrus, Didimus denilen Tomas, Celile'nin Kana köyünden Natanayel, Zebede'nin oğulları ve şakirtlerinden ikisi daha  bir arada bulunuyorlardı. Simon Petrus onlara: "Ben balık tutmaya gidiyorum" dedi. Onlar "Biz de seninle gidiyoruz" dediler. Dışarıya çıkıp kayığa bindiler. Ama o gece hiç bir şey tutamadılar. Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki, şakirtler onun İsa olduğunu bilmiyorlardı. İsa onlara: "Çocuklar, yiyeceğiniz yok mu?" diye sordu. Ona: "Yok" diye cevap verdiler. İsa onlara şöyle dedi: "Ağı kayığın sağ yanına atın, tutarsınız". Bunun üzerine ağı attılar, o kadar çok balık tuttular ki, artık ağı çekemez oldular. O zaman, İsa'nın sevdiği şakirt, Petrus'a: "Bu Rab'dir" dedi. Simon Petrus onun Rab olduğunu işitince, çıkarmış olduğu giysisini üstüne geçirip denize atladı. Öteki şakirtler balık dolu ağı çekerek kayıkla geldiler. Çünkü karadan ancak iki yüz arış (yüz metre) kadar uzakta idiler. Karaya çıkınca orada bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler. İsa  onlara: "Şimdi tuttuğunuz balıklardan getirin" dedi. Simon Petrus kayığa atladı ve tam yüz elli  üç iri balık dolu ağı karaya çekti. Bu kadar çok balık olduğu halde ağ yırtılmamıştı. İsa onlara: "Gelin, yemek yiyin" dedi. Şakirtlerden hiç biri ona: "Sen kimsin?" diye sormaya cesaret edemedi. Çünkü onun Rab olduğunu biliyorlardı. İsa geldi, ekmeği aldı ve onlara verdi. Aynı şekilde balıkları da verdi. İşte bu, İsa'nın ölüler arasından dirildikten sonra şakirtlerine üçüncü görünüşüydü. 

Yemekten sonra İsa Simon Petrus'a "Yuhanna'nın oğlu Simon, beni bunlardan daha çok seviyor musun?" diye sordu. Petrus: "Evet Rab, seni sevdiğimi biliyorsun" dedi. İsa ona: "Kuzularımı otlat" dedi. İkinci kez yine ona: "Yuhanna'nın oğlu Simon, beni seviyor musun?" diye sordu.   O da, "Evet Rab, seni sevdiğimi biliyorsun" dedi. İsa ona: "Koyunlarımı güt" dedi. İsa üçüncü kez ona: "Yuhanna'nın oğlu Simon, beni seviyor musun?" diye sordu. Petrus, İsa'nın kendisine üçüncü kez "Beni seviyor musun?" diye sormasına üzülerek ona: "Ya Rab, sen her şeyi biliyorsun, seni sevdiğimi de biliyorsun" dedi. O zaman İsa ona şöyle dedi: "Koyunlarımı otlat. Sana doğrusunu söylüyorum ki, genç iken kendi kuşağını kendin bağlar ve istediğin yere giderdin. Ama yaşlanınca ellerini uzatacaksın ve bir başkası kuşağını sana bağlayacak ve seni istemediğin yere götürecek". İsa, Petrus'un nasıl bir ölümle Allah'ı yücelteceğini belirlemek için bunu söylemişti. Daha sonra İsa ona: "Ardımdan gel" dedi  (Yh. 2l, l-l9).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Rabbim, sevinç içinde bulunan Kilise'nin adaklarını kabul et. Bu kadar büyük bir sevincin kaynağı olan sen, bizleri ebedi mutluluğa kavuştur. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

KOMÜNYON

Mesih İsa şakirtlerine şöyle dedi: "Gelin ve yemek yiyin." Bundan sonra ekmeği aldı ve onlara verdi. (Yh.2l, l2-l3) Alleluya!

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Allah'ım, ilahi sırlarınla yeni bir hayata kavuşturduğun bizlere merhametli bakışlarını çevir. Senin yüceliğini görmeye bizlere nasip ettiğin gibi, nurlu bir bedenle dirilerek, sonsuz hayata erişebilmemiz için de lûtfunu bizlerden esirgeme. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4.  PAZAR  GÜNÜ

 

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Ey dürüst olan sizler, Rab ile sevinin! Yeryüzü Rabbin sevgisiyle doludur. Sözü ile Rab gökleri yarattı. Alleluya! (Mezm. 33, 1. 5-6).

 

DUA

Ebedi ve her şeye kadir Allah, iyi bir çoban gibi kendi hayatını feda etmiş olan sevgili Oğlun Ki-lise'nin önderi oldu. Onun önderliğinde bizleri cennetin mutluluğuna eriştir ve hepimizin ölü-me karşı zafer kazanmış olan Kurtarıcı Mesih İsa'yla birlikte ebediyen yaşamamızı sağla. Bu-nu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'-nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

A YILI

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

 

Vaftiz olduktan sonra iyilik yolunda yürümemiz gerekir.

Pentekost gününde, Petrus Onbirler'le birlikte ayağa kalktı ve yüksek sesle kalabalığa şöyle seslendi: "Bütün İsrail halkı şunu kesinlikle bilsin: Allah, sizin çarmıha gerdiğiniz bu İsa'nın hem Rab, hem Mesih olmasını istemiştir".

Bu sözler, dinleyenlerin yüreklerini altüst etti. Petrus'a ve diğer Havarilere, "Kardeşler, ne yapmalıyız?" diye sordular. Petrus onlara şöyle cevap verdi: "Tövbe edin, her biriniz günahlarının bağışlanması için Mesih İsa'nın adıyla vaftiz olsun. Böylece Kutsal Ruh'un armağanını alacak-sınız. Bu armağan vaadi size, çocuklarınıza ve uzakta bulunanların hepsine, Allahımız olan Rabbin çağıracağı herkes için yapılmıştır". Pet-rus daha bir çok sözlerle tanıklık ediyor ve onları uyarıyordu: "Kendinizi bu sapık kuşaktan kurtarın!" diye yalvarıyordu. Onun sözlerini kabul edenler, vaftiz oldular ve o gün yaklaşık üç-bin kişi onların topluluğuna katıldı (Hav. Kit. 2, 14, 36-41).

 

MEZMUR     (23[22] 1-6)

 

            Allah bana yol gösterir,

            hiç bir eksiğim yok.

 

Rab, benim çobanımdır, hiç bir eksiğim yok.

Beni yeşil otlaklarda dinlendirir.

Beni serinletici suların yanına getirir

ve canımı güçlendirir.

Kendi adının yüceliği için, beni doğru yollara

            götürür.

Ölüm ve karanlıklar vadisinde gezsem bile,

hiçbir kötülükten korkmam,

çünkü sen benimle berabersin

ve senin çoban değneğin bana güven verir.

Düşmanlarımın gözü önünde bana sofra                    kurarsın;

başıma güzel kokular dökersin

kasem taşkındır.

Evet, lütuf ve mutluluk benimle olacak,

yaşamımın her gününde

uzun günler geçireceğim Rabbin evinde.

 

 

AZİZ PETRUS'UN 1. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

 

Kurtarıcımız Mesih'in izinde yürümemiz gerekir.

Kardeşlerim, iyilik yaparsanız ve buna rağmen elem çektiğinizde sabırla dayanırsanız, Allah'ı hoşnut edeceksiniz. Nitekim bunun için çağrıl-dınız.

Mesih , kendi izinden gidesiniz diye uğrunuza elem çekerek size örnek oldu. O, günah işle-medi, ağzından hileli bir söz çıkmadı. Kendisine sövüldüğü zaman, sövmekle karşılık vermezdi. Elem çektiğinde, kimseyi tehdit etmedi, ama davasını, adaletle yargılayan Allah'a bıraktı. Bizler günah karşısında ölü gibi doğruluk uğruna ya-şayalım diye, günahlarımızı çarmıhta, kendi be-deninde yüklendi. Onun yaralarıyla şifa buldunuz. Yolunu şaşırmış koyunlar gibiydiniz, şim-diyse canlarınızın Koruyucusu olan Çoban'a geri döndünüz (1. Petr. 2, 20-25).

 

ALLELUYA, ALLELUYA! Mesih İsa şöyle diyor: "Ben iyi çobanım. koyunlarımı tanırım, koyunlarım da beni tanırlar" (Yh. 10, 27). ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih İsa, insanların kurtarıcısı ve cennetin kapısıdır.

O günlerde, Mesih İsa Ferisilere şöyle dedi: "Size doğrusunu söylüyorum: Koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur. Kapıdan giren ise koyunların çobanıdır. Kapı bekçisi ona kapıyı açar; koyunlar çobanın sesini işitirler, o da kendisine ait koyunları adla-rıyla çağırır ve onları dışarı götürür. Kendi ko-yunlarının hepsini dışarı çıkardıktan sonra önlerinden gider; koyunlar da onun ardından gelir. Çünkü onun sesini tanırlar. Bir yabancının ardından gitmezler, tam tersine ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar".

İsa Ferisilere bu örneği anlattıysa da, ne demek istediğini anlamadılar. Bu nedenle İsa yine onlara şöyle dedi: "Size doğrusunu söylüyorum: ben koyunların kapısıyım. Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemediler. Kapı, ben'im. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur. Hırsız ancak çalmak, öldürmek ve yok etmek için gelir. Ben ise, insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim" (Yh. 10, 1-10).

 

 

B YIL

 

 

 

HAVARİLER'İN KİTABINDAN SÖZLER

Mesih İsa'dan başka Kurtarıcımız yoktur.

O gün, Petrus İsrail'in Büyük Meclisi tarafından çağrıldı ve Kutsal Ruh'la dolu olarak onlara şöyle dedi: "Ey halkın başkanları ve siz yaşlılar! Bugün bir hastaya yapılan iyilik yüzünden sorguya çekiliyoruz ve bu adamın nasıl iyileşmiş olduğu soruluyor. Hepiniz ve tüm İsrail halkı şunu biliniz: sizin çarmıha gerdiğiniz, ama Allah'ın ölüler arasından dirilttiği Nasıralı Mesih İsa'nın adıyla ve yalnız onun sayesinde bu adam burada sizin önünüzde sapasağlam duruyor. İsa, siz yapı ustaları tarafından hiçe sayılmış, ama köşenin temel taşı olmuştur. Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Çünkü göğün altında insanlara verilmiş ve bizi kurtarabilecek başka hiç bir ad yoktur" (Hav. Kit. 4, 8-l2).

 

MEZMUR  (ll8[117] l, 8-9, 2l-23, 26-29)

            Yüce Allah, yapı ustalarının istemedikleri

            taş  üzerine eserini  kurdu.

Şükredin Rabbe, çünkü O iyidir,

onun sevgisi ebedîdir.

Yeğdir Rabbe sığınmak, insanlara güvenmekten!

Yeğdir Rabbe sığınmak, güçlülere güvenmekten!

Sana şükrederim, çünkü sesimi dinledin

ve beni kurtardın.

Yapı ustalarının istemedikleri taş

köşe taşı oldu.

Rabbin işi budur,

Gözlerimizi kamaştıran harikadır.

Rabbin adına gelen kutlu olsun!

Allah'ım sensin, sana şükrederim,

Allah'ım,seni yüceltirim.

Rabbe şükredin, çünkü o iyidir,

onun sevgisi ebedîdir.

 

 

AZİZ YUHANNA'NIN l. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

 

Allah'ın evlâtlarıyız.

 

Sevgili kardeşlerim, bakın, Allah'ın evlatları olarak çağrılan bizlere Peder Allah ne büyük bir sevgi gösterdi. Gerçekten de öyleyiz. Dünya Pe-der'i tanımadığı için, bizi de tanımıyor. Sevgili kardeşlerim, daha şimdiden Allah'ın evlât-larıyız, ama ne olacağımız henüz bize göste-rilmedi. Ancak, Mesih göründüğü zaman, ona benzer olacağımızı biliyoruz, çünkü onu olduğu gibi göreceğiz (l. Yh. 3, l-2).

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şöyle dedi: "Ben iyi Çoban'ım, benim koyunlarımı tanırım; benim koyunlarım da beni tanırlar." ALLELUYA.

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Kurtarıcımız İsa bizleri tanır ve sever.

 

O gün, Mesih İsa halka şöyle dedi: Ben iyi Çoban'ım. İyi çoban koyunları için canını verir. Parayla tutulan, çoban olmayan ve koyunların sahibi olmayan adam, kurdun geldiğini görünce, koyunları bırakıp kaçar, çünkü ücretlidir ve ko-yunlar için kaygı duymaz. Ben iyi Çoban'ım, Benim koyunlarımı tanırım ve benim koyunlarım da beni tanırlar, tıpkı Pederim beni tanıdığı, benim de Peder'i tanıdığım gibi: ben koyunlarım için canımı veririm. Bu ağıldan olmayan başka koyunlarım da var. Onları da getirmeliyim. Sesimi işitecekler ve tek sürü, tek çoban olacaktır. Bunun için Peder beni sever, çünkü canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Canımı kimse benden alamaz. Ben onu kendiliğimden veririm. Onu vermeye ve tekrar geri almaya da yetkim var. Bu buyruğu Pederimden aldım" (Yh. l0, ll-l8).

 

 

C YILI

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Aziz Pavlus İncil'i bütün insanlara bildirmeye çalışmış.

Pavlus ve Barnabas, Perge'den ayrılıp yollarına devam ettiler ve Pisidyadaki Antakya'ya geldi-ler. Şabat günü havraya girip oturdular. Havradaki topluluk dağıldıktan sonra, birçok Yahudi ve Yahudiliğe dönmüş olup Allah'a inanan yabancılar Pavlus ve Barnabas'ın ardından gittiler. Pavlus ve Barnabas onlarla konuşarak onları Allah'ın lûtfuna bağlı kalmaya çağırdılar.

Ertesi şabat günü, kent halkının hemen tümü Rabbin sözünü dinlemek için toplanmıştı. Ama Yahudiler bu kalabalığı görünce, büyük bir kıskançlık içinde küfrederek Pavlus'un sözlerine karşı koydular. O zaman Pavlus ve Barnabas cesaretle şöyle dediler: "Allah'ın sözünü ilk önce size bildirmek gerekiyordu. Mademki siz onu reddediyorsunuz ve kendinizi ebedi hayata lâyık görmüyorsunuz, biz şimdi putperest milletlere gidiyoruz. Çünkü Rab bize şöyle buyurdu: Dünyanın dört bir bucağına kurtuluşu götüresin diye seni milletlerin ışığı olman için atadım." Putperest milletlerden olanlar bunu işitince sevindiler ve Rabbin sözünü yücelttiler. Sonsuz hayata kavuşmaya çağırılmış olanların hepsi iman ettiler. Böylece Rabbin sözü bütün yörede yayıldı. Fakat Yahudiler, dindar ve saygıdeğer kadınları ve kentin ileri gelenlerini kışkırttılar. Pavlus ve Barnabas'a karşı bir baskı hareketi başlatıp, onları bölgenin sınırlarının dışına attı-lar. Bunun üzerine Pavlus ve Barnabas onlara karşı ayaklarının tozunu silkerek, Konya'ya gittiler. Şakirtler ise sevinç ve Kutsal Ruh'la dolu idiler (Hav. Kit.13,14. 43-52).

 

 

MEZMUR  (100[99]1-3.5)

            Biz Rabbin milletiyiz,

            onun önderliğinde yürüyoruz.

Alkış tutun Rabbe, ey tüm yeryüzü;

hepiniz neşe içinde hizmet edin Rabbe.

İlâhiler söyleyerek gelin onun önüne.

Bilin ki, Rab Allah'tır :

bizi yaratan O'dur; bizler de onunuz !

Biz onun milletiyiz ve onun güttüğü

            koyunlarıyız.

Evet, Rab iyidir,

onun sevgisi ebedidir,

onun sadakati uzanır nesilden nesile.

 

 

APOKALİPSİS KİTABINDAN SÖZLER

Gerçek hayatı bize veren, Mesih İsa'dır.

Ben Yuhanna, her milletten, her aşiretten, her ulustan ve dilden oluşan, kimsenin sayamayacağı kadar büyük bir kalabalık gördüm. Onlar Taht'ın önünde ve Kuzu'nun huzurunda duru-yorlardı. Hepsi de beyaz elbiseler giymişti ve ellerinde hurma dalları vardı. Yaşlılardan biri bana şöyle dedi: "Bunlar büyük sınavdan geçip gelmişler. Elbiselerini Kuzu'nun kanında yıka-yıp bembeyaz etmişlerdir. Bunun için Allah'ın Taht'ının önünde duruyorlar ve gece gündüz onun Mabed'inde ona hizmet ediyorlar. Taht üzerinde oturan, çadırını onların üzerine gerecektir. Artık onlar acıkmayacak, artık onlar susamayacaklar. Ne güneş, ne de kavurucu bir sıcaklık onları çarpacak. Taht'ın ortasında bulunan Kuzu, onları güdecek ve yaşam sularının kaynaklarına götürecektir. Allah onların gözle-rinden bütün gözyaşlarını silecektir" (Apok. 7,9.14-17).

 

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şöyle diyor: "Ben iyi çobanım. Koyunlarımı tanırım, koyunlarım da beni tanırlar"  (Yh. 10, 27). ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa herbirimizi tanır,

bizi gerçek ve ebedi hayata kavuşturmak ister.

Mesih İsa şöyle dedi: "Ben iyi çobanım, Koyunlarım sesimi işitirler. Ben onları tanırım, onlar da benim arkamdan gelirler. Ben onlara ebedi hayatı veriyorum; asla mahvolmayacaklar ve hiç kimse onları elimden alamaz. Onları bana vermiş olan Pederim her şeyden üstündür ve Pederin elinden onları almaya kimsenin gücü yetmez. Ben ve Peder biriz" (Yh. 10, 27-30).

 

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, Paskalya bayramıyla her zaman sana şükretmek istiyoruz ve sonsuz merhametinden diliyoruz ki, bizi yeni bir hayata kavuşturan, kurtuluşumuzun eserini devam ettiren ve bayramda kutladığımız bu sırlar bizim için tüken-meyen mutluluk kaynağı olsunlar. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

KOMÜNYON

Gerçek ve iyi "Çoban" olan Kurtarıcımız İsa dirildi. Koyunları için canını verdi ve bizleri kurtarmak için kurban oldu. Alleluya!

 

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Allah'ım, sen kudretli ve şefkatli Peder'sin, bizleri koru. Oğlunun kanıyla bizleri kurtardığın gibi, cennette de ebedi mutluluğa bizleri kavuş-tur. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

5.  PAZAR  GÜNÜ

GİRİŞ İLAHİSİ

Yeni bir ilahi okuyun Rabbe, çünkü o harikalar yaptı. Rab bildirdi selametini; gösterdi adaletini ulusların gözlerine. Alleluya! (Mezm. 97, 1-2).

 

DUA

Bizi kurtarmak için Oğlu'nu dünyaya gönderen ve onun sayesinde bizleri evlatları olarak kabul eden yüce Allah, sana yalvarıyoruz: Bir baba gibi sevdiklerine merhametle bak ve Mesih İsa'ya iman eden bizlere gerçek özgürlüğü ve ebedi hayatı sağla. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

A YILI

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Havariler İncil'i daha iyi bir şekilde yayabilmek için yardımcılar seçmişlerdir.

O günlerde, şakirtlerin sayısı artıyordu. Yunanca konuşan Yahudiler, günlük yardım dağıtı-mında kendi dullarına gereken ilginin göste-rilmediğini ileri sürerek, İbranice konuşan Yahudilerden yakınmaya başladılar. Bunun üzerine Onikiler, bütün şakirtleri bir araya toplayıp şöyle dediler: "Tanrı sözünü yayma işini bıra-kıp, maddi işlerle uğraşmamız doğru değil. Bu nedenle, ey kardeşler, aranızdan Ruh'la ve bilgelikle dolu, yedi saygın kişi seçin. Onları bu iş için görevlendirelim. Biz ise, kendimizi  duaya ve Tanrı sözünü yayma işine adayalım".

Bu öneri bütün topluluğu hoşnut etti. Böylece, iman ve Kutsal Ruh'la dolu biri olan İstefanus'un yanısıra Filipus, Prokorus, Nikanor, Timon, Parmenas ve Yahudilerin inancını benimsemiş Antakya'lı Nikolas'ı seçip, Havarilerin önüne götür-düler. Havariler de dua ederek ellerini onların üzerine koydular.

Böylece Allah'ın sözü gittikçe yayılıyor ve Yeru-şalem'deki şakirtlerin sayısı arttıkça artıyordu. Kahinlerin birçoğu da iman çağrısına uyuyordu (Hav. Kit. 6, 1-7).

 

 

 

MEZMUR (33[32] 1-2, 4-5, 18-19)

            Bizim umudumuz sende olduğu gibi,

            sevgin üzerimizde olsun, Rabbim!

Ey dürüst olan sizler, Rab ile sevinin!

Doğru insanlara Rabbi övmek yaraşır.

Harp çalarak Rabbe şükredin,

on telli sazla onu övün!

Çünkü Rabbin sözü doğrudur

ve tüm işleri güvene layıktır.

O, adaleti ve doğruluğu sever;

yeryüzü, Rabbin sevgisiyle doludur.

Rabbin gözü kendisinden korkanların üzerinde,

O'nun sevgisine umut bağlayanların                 üzerindedir.

Rab, onların ruhlarını ölümden korur

ve kıtlık zamanlarında onları yaşatır.

 

 

AZİZ PETRUS'UN 1. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

Mesih İsa Kilise'nin temel taşıdır.

Kardeşlerim, insanlar tarafından reddedilmiş, ama Allah tarafından seçilmiş ve onurlan-dırılmış olan diri Taş'a, Rabbe gelin. Sizler de diri taşlar gibi  ruhsal konutu oluşturun. Böylelikle, Mesih İsa aracılığıyla  Allah'ın hoş-nutluğunu kazanan ruhsal kurbanlar sunmak üzere,  kutsal bir kahinler topluluğu olursunuz. Çünkü Kutsal Yazı'da şöyle deniyor :"İşte, Siyon'da bir taş, seçkin, değerli bir köşe taşı koyuyorum. O'na iman eden hiç utandırılmaya-caktır. İman eden sizler için bu Taş değerlidir. Ama iman etmeyenler için, 'Yapıcıların reddettiği taş, işte köşe taş, sürçme taşı ve tökezleme taşı oldu." İman etmeyenler, Allah'ın sözünü dinlemedikleri için sürçerler. Nitekim sürçmek üzere belirlenmişlerdir.

Ama siz, seçkin bir soy, Kral'ın kahinleri, kutsal bir ulus, Allah'ın benimsediği öz halkısınız. Karanlıktan göz kamaştırıcı ışığa çağırılan sizler Allah'ın harikalarını duyurmak için seçildiniz  (1.Petr.2,4-9).

 

ALLELUYA, ALLELUYA! Mesih İsa şöyle di-yor:" Yol, Hakikat ve Hayat Ben'im. Benim ara-cılığım olmadan kimse Peder'e  gidemez" (Yh. 14, 6). ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa, yol, hakikat ve hayat'tır.

 

Mesih İsa, bu dünyadan Pederine gideceği saatin geldiğini bilerek şakirtlerine şöyle dedi: "Yüre-ğiniz sıkılmasın! Allah'a iman ediyorsunuz, ba-na da  iman edin. Pederimin evinde yaşanacak çok yer vardır. Öyle olmasaydı, 'size yer hazır-lamaya gidiyorum' der miydim ? Gidip size yer hazırlamış olursam, yine gelip sizi yanıma alacağım, öyle ki, benim bulunduğum yerde siz de olasınız. Gideceğim yerin yolunu biliyorsunuz". Tomas ona: "Rab, senin nereye gideceğini bilmi-yoruz, yolu nasıl bileceğiz?" dedi. İsa ona şöyle dedi: "Yol, Hakikat ve Hayat ben'im. Benim aracılığım olmadan kimse Pedere gidemez. Beni tanımış olsaydınız, Pederimi de tanıyacaktınız. Artık O'nu tanıyorsunuz, hem de O'nu gördü-nüz". Filipus ona: "Ey Rab! Pederi bize göster, bu bize yeter" dedi. İsa ona şu cevabı verdi: "Ey Filipus! Bu kadar zamandır sizinle beraberim. Beni daha tanımadın mı? Beni görmüş olan, Pederi görmüş olur. Sen nasıl, 'Bize Pederi göster' di-yorsun? Benim Peder'de, Pederin de bende oldu-ğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşa-yan Peder kendi işlerini yapıyor. Bana iman edin; ben Peder'deyim, Peder de bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin. Doğru-sunu size söylüyorum: bana iman eden, yaptı-ğım işleri kendisi de yapacaktır; hatta daha bü-yüklerini yapacaktır. Çünkü ben Pedere gidiyo-rum. Benim adımla her ne dilerseniz, onu yapacağım, öyle ki Peder Oğul'da yüceltilsin. Benim adımla bir şey dilerseniz, onu yapacağım" (Yh. 14, 1-14).

 

 

 

B YILI

 

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Pavlus Mesih İsa'ya tanıklık eder.

Saul, Şam yolunda Mesih İsa'yı görüp, ona iman ettikten sonra, Yeruşalem'e geldi. Şakirtlere ka-tılmaya çalıştı, ama hepsi ondan korkuyor, ger-çekten onun, İsa'nın bir şakirdi olduğuna inana-mıyorlardı. O zaman, Barnabas onu alıp Ha-varilerin yanına götürdü. Kendilerine Saul'un Şam yolunda Rabbi nasıl gördüğünü, Rabbin de onunla konuştuğunu, Şam'da ise onun İsa adına nasıl cesaretle vâzettiğini anlattı. Artık Saul Yeruşalem'de şakirtlerle birlikte gidip geliyor ve çekinmeksizin Rabbin adını yayıyordu. Yunanca konuşan Yahudilerle de konuşuyor ve onlarla tartışıyordu. Ama onu öldürmeye çalışıyorlar-dı. Bu nedenle kardeşler bunu öğrenince, onu Kayseriye'ye götürdüler, oradan da Tarsus'a gönderdiler. O günlerde, Kilise topluluğu tüm Yahudiye'de ve Samariye'de barış içinde yaşı-yordu. Rab korkusu içinde gelişiyor ve ilerliyordu. Kutsal Ruh'un yardımıyla sayısı çoğalıyordu (Hav. Kit. 9, 26-3l).

 

 

MEZMUR (22, 27, 28, 3O-32)

           

            Tüm insanlar huzurunda sana şükrederim,

            Rabbim.

Yoksullar yiyecekler ve doyacaklardır;

Rabbi arayanlar, onu öveceklerdir.

Tüm yeryüzü bunu anımsayacak ve Rabbe

                        dönecek.

Tüm milletler onun önünde secde edecekler.

Yeryüzünün tüm güçlü olanları

eğiliyor onun yüzü önünde.

Ölüm döşeğindekilerin hepsi secde ediyor!

Ruhum ise, ebediyen yaşayacaktır.

Soyum ona kulluk edecek,

gelecek kuşaklara Rab'den söz edecektir.

Bunlar gelip onun adaletini duyuracaklar,

Gelecek olan halka, Rabbin yaptıklarını

                        anlatacaklar.

 

AZİZ YUHANNA'NIN l. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

Gerçek sevgi!

Sevgili çocuklarım, sözle ve dille değil, eylemle  ve içtenlikle sevelim. Böylelikle gerçeğin yanın-da olduğumuzu bileceğiz, ve Allah'ın katında yüreklerimiz huzura kavuşacaktır. Yüreğimiz bizi suçlasa da, Allah yüreğimizden daha büyüktür ve her şeyi bilir. Ey sevgili kardeş-lerim, yüreğimiz bizi suçlamazsa, Allah'ın önün-de güvenimiz olur ve ondan ne dilersek, alırız. Çünkü onun buyruklarını yerine getiriyoruz ve onu hoşnut eden işleri yapıyoruz. Allah'ın buyruğu: Oğlu Mesih İsa'nın adına iman etmemiz ve tıpkı İsa'nın buyurduğu gibi, birbirimizi sevmemizdir. Allah'ın buyruklarını yerine getiren, Allah'ta yaşar; Allah da onda yaşar. Allah'ın içi-mizde yaşadığını bize verdiği Ruh sayesinde biliriz (l. Yh. 3, l8-24).

 

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şöyle dedi: "Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir." ALLELUYA!

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa'ya bağlı kalmamız gerekir.

Bu dünyadan Pederine dönmeden önce, Mesih İsa şakirtlerine şöyle dedi: "Ben gerçek asma-yım, Pederim de bağcıdır. Peder, bende olup da,  meyve vermeyen her çubuğu kesip atar. Meyve veren her çubuğu, daha çok meyve versin diye budar ve temizler. Zaten, size söylediğim söz sayesinde, siz temizsiniz. Benim sizde kaldığım gibi, siz de bende kalın. Çubuk asmada kalmazsa, kendiliğinden meyve veremediği gibi, siz de bende kalmazsanız, meyve veremezsiniz. Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir, çün-kü bensiz hiç bir şey yapamazsınız. Kim bende kalmazsa, asma çubuğu gibi dışarı atılır ve kurur. Sonra onları toplayıp ateşe atar, yakarlar. Siz bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir. Pederim çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle şakirtle-rim olursunuz" (Yh. l5, l-8).

 

 

C YILI

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Pavlus ve Barnabas kardeşlerine putperest ulusların nasıl imana kavuştuklarını anlatıyorlardı.

Pavlus ve Barnabas Derbe kentinde İncil'i duyu-rup birçok şakirt edindikten sonra, Listra, Konya ve Antakya'ya döndüler. Orada şakirtlerin yüre-ğini güçlendiriyor ve imana bağlı kalmaları için onlara cesaret veriyorlardı. "Çünkü Allah'ın ül-kesine girmek için birçok sıkıntılardan geçme-miz gerekir" diyorlardı.

Pavlus ve Barnabas her cemaatte, onlar için yaş-lılar seçtiler ve oruç tutarak dua ettikten sonra, onları, iman etmiş oldukları Rabbe emanet etti-ler.

Pisidya bölgesinden geçip Pamfilya'ya geldiler. Perge'de Allah'ın sözlerini bildirdikten sonra, Antalya'ya gittiler. Oradan, artık tamamlamış bulundukları görev için Allah'ın lütfuna emanet edilmiş oldukları yer olan Antakya'ya gemiyle döndüler. Oraya vardıklarında, cemaati topladı-lar ve Allah'ın kendileri aracılığıyla neler yaptı-ğını ve putperest uluslara iman kapısını nasıl aç-tığını anlattılar. Orada, oldukça uzun bir süre şakirtlerin yanında kaldılar (Hav. Kit. 14, 21-28).

 

 

MEZMUR (145[144] 8-13)

           

            Ey Rabbimiz, evrenin Tanrı'sı,

            daima seni yücelteceğiz.

Rab şefkatli ve merhametlidir,

geç öfkelenir ve iyilikle doludur.

Rab herkese karşı iyidir,

onun sevgisi tüm yaratıkları sarar.

Tüm yapıtların sana şükretsin, ey Rab,

ve seni övsün, sana bağlı olanlar!

Anlatsınlar krallığının yüceliğini,

övsünler senin kudretini!

İnsanlara tanıtsınlar senin harikalarını,

ve krallığının yüce görkemini.

Ebedidir senin krallığın,

çağlar boyunca sürer senin egemenliğin.

 

 

APOKALİPSİS KİTABINDAN SÖZLER

Yüce Allah bizim için yeni bir dünya hazırlaya-caktır.

Ben Yuhanna, yeni bir gök ve yeni bir yeryüzü gördüm, çünkü önceki gök ve önceki yeryüzü ortadan kalkmıştı; deniz de yok olmuştu. Gökten, Allah'ın yanından kutsal kentin, yani Yeruşa-lem'in indiğini gördüm. O, güveyi için süslen-miş bir gelin gibi hazırlanmış idi.

Taht'tan  yükselen kudretli bir ses işittim. O şöy-

le diyordu: "İşte, Allah'ın evi insanlar arasında-dır. Allah, onların arasında yaşayacak ve onlar da kendisinin halkı olacaktır. Allah'ın kendisi onların arasında bulunacak ve onların gözlerin-den bütün gözyaşlarını silecektir.

Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne ağlama, ne de ıstırap olacak, çünkü önceki dünya ortadan kalkmıştır." O zaman, Taht'ın üzerinde oturan dedi ki: "İşte, her şeyi yeniden yapıyorum" (Apok. 21, 1-5).

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şöyle diyor: "Size yeni bir emir veriyorum; sizi sevdiğim gibi, siz de birbirinizi seviniz" (Yh. 13, 34). ALLELUYA!

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Mesih İsa'nın emri, sevgidir.

Mesih İsa, Havarileriyle yediği son yemek sıra-sında, Yahuda dışarı çıktıktan sonra, şöyle dedi: "İnsanoğlu şimdi yüceltilmiştir. Allah da, onda yüceltilmiş oluyor. Allah onda yüceltilirse, Allah da kendisinde onu yüceltecek ve yakında yücel-tecektir.

Çocuklar! kısa bir süre daha sizinle beraberim. Beni arayacaksınız, ama Yahudilere söylediğim gibi şimdi size de söylüyorum: benim gideceğim yere sizler gelemezsiniz. Size yeni bir emir veri-yorum: birbirinizi seviniz. Sizi sevdiğim gibi, siz de birbirinizi seviniz. Birbirinize sevginiz olursa, herkes bunu görerek, benim şakirtlerim olduğu-nuzu anlayacaktır" (Yh.13, 31-35).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Rabbimiz Allah, bu kutsal kurbanla bize harikulade bir şekilde kendi ilahi hayatını paylaşma-mızı lütfediyorsun. Sana iman eden bizlerin emirlerine uygun bir hayat sürmesini sağla. Bu-nu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

KOMÜNYON

Mesih İsa şöyle diyor: "Ben gerçek asmayım. Siz çubuklarsınız. Bende kalan ve kendisinde kaldı-ğım kişi çok meyve verir"  Alleluya(Yh. 15,5).

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Merhametli Allah, bizimle beraber kal, çünkü sensiz hayatımız boş ve manasızdır. Kötü alış-kanlıklarımızdan vazgeçip iyilikle dolu yeni bir yaşama başlayabilmemiz için, bizlerden yardı-mını esirgeme. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

6.  PAZAR  GÜNÜ

 

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Neşeli seslerle şu müjdeyi yayınız ve onu dün-yanın dört bucağına götürünüz: yüce Allah hal-kını kurtardı. Alleluya! (İşaya 48; 20).

 

 

DUA

 

Herşeye kadir Allah, sana yalvarıyoruz: bu bayram günlerinde, Oğlunun dirilişini neşe ve i-manla kutlayabilmemiz için bizlerden lütfunu esirgeme. Bu Paskalya sırrı, yaşamımızı etkile-yerek bizi her zaman aydınlatsın. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hük-meden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

A YILI

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Havariler, vaftiz olanlar Kutsal Ruh'un nimetlerine kavuşsun diye onların üzerine ellerini uzatarak dua ettiler.

Filipus, Samariye'nin başkentine gidip, oradakilere Mesih'i tanıtmaya başladı. Kalabalıklar hep birlikte Filipus'un söylediklerine kulak verdiler. Çünkü herkes onun sözlerini dinliyor ve yaptığı mucizeleri görüyordu. Cine çarpılmış birçokla-rından kötü ruhlar büyük çığlıklar atarak çıkı-yordu. Bir sürü felçli ve kötürüm de iyileştirildi. Böylece o kentte büyük bir sevinç oldu.

Yeruşalem'de bulunan Havariler, Samariye hal-kının Allah'ın sözünü kabul ettiğini duyunca, Petrus'u ve Yuhanna'yı onlara gönderdiler. Pet-rus ve Yuhanna oraya varınca, Samariyeliler Kutsal Ruh'u alsınlar diye onlar için dua ettiler. Çünkü Kutsal Ruh daha hiçbirinin üzerine inmemişti. Onlar yalnız Rab İsa'nın adıyla vaftiz ol-muşlardı. O zaman Petrus ve Yuhanna onların üzerine ellerini koydular ve onlar da Kutsal Ruh'u aldılar (Hav. Kit. 8, 5-8; 14-17).

 

 

MEZMUR (66[65]2-7,16, 20)

            Rabbi yüceltelim ve onun eserlerini övelim!

Tüm yeryüzü, Allah'ı sevinçle alkışlasın!

O'nun adının yüceliğine ilahiler söyleyin.

Övgülerle O'nu yüceltin.

Allah'a: "Eserlerin ne yücedir!" deyin.

Tüm yeryüzü, senin önünde secde eder.

Seni över ve senin adını yüceltir.

Gelin ve görün Allah'ın yaptıklarını:

Korkunç harikaları gerçekleştirdi,

İnsanoğulları arasında.

O, denizi kuru toprağa çevirdi.

O zaman ırmağı yaya geçtiler.

Bu nedenle sevinç duyduk.

Kudretiyle O ebediyen hüküm sürer.

            Gelin, dinleyin, ey siz, tüm Allah'tan                  korkanlar,

            Size anlatayım, benim için O'nun ne yaptığını.

            Allah yüceltilsin,

            Çünkü duamı geri çevirmedi

            ve sevgisini benden esirgemedi.

 

 

AZİZ PETRUS'UN 1. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

İçimizdeki ümidin nedenini soranlara uygun bir cevap vermeye her zaman hazır olma-lıyız.

Kardeşlerim, Mesih İsa'yı Rab olarak yürek-lerinizde yüceltin. İçinizdeki ümit konusunda sizlerden hesap soran herkese, uygun bir cevap vermeye her zaman hazır olun. Ama bunu tatlılıkla ve saygıyla yapın.

Vicdanınızı temiz tutun. Öyle ki, Mesih'e bağlı olarak sürdürdüğünüz dürüst yaşamı kötüle-yenler size ettikleri iftiradan utansınlar. Eğer Allah'ın isteği bu ise, iyilik yapmaktan ötürü acı çekmekten daha iyidir.

Nitekim, Mesih de bizleri Allah'a kavuşturmak amacıyla, doğru kişi olarak, doğru olmayanlar uğruna, günahların affı için kurban olarak bir kez öldü. Bedence öldürülmüş, ama ruhça diriltilmiştir (1. Pet. 3; 15-18).

ALLELUYA, ALLELUYA! Mesih İsa şöyle diyor: "Beni seven sözüme uyar; Pederim de onu sever. Biz ona geleceğiz ve onunla birlikte yaşaya-cağız" (Yuh. 14; 23). ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih İsa bizleri öksüz bırakmadı.

 

Mesih İsa, bu dünyadan Pederinin yanına dön-meden önce Havarilerine şöyle dedi: "Beni sevi-yorsanız, emirlerimi yerine getirirsiniz. Ben de Pedere yalvaracağım ve O, ebediyen sizinle birlikte kalsın diye size başka bir Yardımcı verecektir. O, Hakikat Ruh'udur. Dünya onu kabul edemez. Çünkü O'nu ne görür, ne de tanır. Ama siz O'nu tanıyorsunuz. Çünkü sizinle birlikte kalı-yor ve içinizde olacaktır.

Sizleri öksüz bırakmayacağım, sizlere yeniden geleceğim. Az sonra dünya artık beni görme-yecek, ama siz beni göreceksiniz ve ben yaşa-dığım için siz de yaşayacaksınız. O gün anlayacaksınız ki, ben Peder'deyim, siz bendesiniz, ben de sizdeyim.

Kim emirlerimi bilir ve yerine getirirse, işte beni seven odur. Beni seven ise, Pederim tarafından sevilecektir. Ben de onu seveceğim ve kendimi belirtip ona göstereceğim" (Yuh. 14; 15-21).

B YILI

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Yüce Allah bütün insanları kurtarmak ister.

Petrus Kayseriye'ye varınca, Roma ordusunda subay olan Kornelyus'un evine gitti. Kornelyus Petrus'u karşıladı ve ayaklarına kapanıp secde etti. Petrus ise onu ayağa kaldırarak, "Kalk, ben de bir insanım" dedi. Petrus,  Kornelyus'la konu-şa konuşa içeri girdiğinde birçok insanın top-lanmış olduğunu gördü ve onlara şöyle dedi: "Allah'ın insanlar arasında ayrım yapmadığını, ama kendisinden korkan ve doğrulukla yaşayan kişiyi, hangi ulustan olursa olsun, kabul ettiğini gerçekten anlıyorum." Petrus daha bu sözleri söylerken, Kutsal Ruh dinleyenlerin tümünün üzerine indi. Petrus'la birlikte gelmiş olan ve iman etmiş Yahudiler, Kutsal Ruh armağanının diğer uluslardan olanların da üzerine dökül-mesini görünce, şaşkınlık içinde kaldılar. Çün-kü onların bilmedikleri dillerde konuşup, Allah'ı yücelttiklerini işitiyorlardı. Bunun üzerine Pet-rus şöyle dedi: "Bunlar, tıpkı bizim gibi Kutsal Ruh'u almışlardır. Onların suyla vaftiz edilmesini kim önleyebilir? "O zaman Petrus onların Mesih İsa'nın adına vaftiz edilmesini buyurdu. Onlar ise, Petrus'a birkaç gün kendileriyle beraber kalması için ricada bulundular (Hav. Kit. lO,25-26, 34-35, 44-48).

MEZMUR   (98[97] l-4)

            Rab bütün milletlere zaferini gösterir.

 

Yeni bir ilâhi okuyun Rabbe,

çünkü harikalar yaptı.

Sağ eli ve kutsal koluyla zaferler kazandı.

Rab bildirdi zaferini;

gösterdi adaletini ulusların gözlerine.

Hatırladı, İsrail evine olan sevgisini

                        ve sadakatini,

Tüm yeryüzü gördü

Allah'ımızın sağladığı kurtuluşu.

Neşe çığlıkları atın Rabbe doğru,

Siz, ey tüm yeryüzünde oturanlar!

Saçın sevincinizi sazlarınızın sesiyle!

 

 

AZİZ YUHANNA'NIN l. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

Allah sevgidir.

 

 

Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim, çünkü sevgi Allah'tandır. Seven her kişi Allah'tan doğ-muştur ve Allah'ı tanır. Sevmeyen kişi Allah'ı tanımaz, çünkü Allah sevgidir. Allah bize olan sevgisini şununla gösterdi: Biricik Oğlunun aracılığıyla yaşayalım diye onu dünyaya gön-derdi. Oğlunu, günahlarımızın affını sağlayan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur (l. Yh. 4, 7-l0).

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şöyle diyor: "Beni seven sözüme uyar. Pederim de onu sever. Biz de ona geleceğiz ve onunla birlikte yaşa-yacağız"  (Yh. l4, 23). ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Sizi sevdiğim gibi, birbirinizi seviniz.

Mesih İsa, bu dünyadan Pederine dönmeden önce şakirtlerine şöyle dedi: "Pederim beni sevdiği gibi, ben de sizi sevdim. Benim sevgimde kalın. Eğer emirlerimi yerine getirirseniz, sevgimde kalırsınız, tıpkı benim de Pederimin emirlerini yerine getirdiğim ve onun sevgisinde kal-dığım gibi.

Sevincim sizde olsun ve sevinciniz tam olsun diye sizlere bunları söyledim. Benim buyruğum şudur: sizi sevdiğim gibi, birbirinizi seviniz.

Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük sevgi yoktur. Eğer size buyurduklarımı yaparsanız, benim dostlarım olursunuz. Artık size kul demiyorum, çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez. Size dost dedim, çünkü Pederimden bütün işittiklerimi size bildirdim. Siz beni seçmediniz, ben sizi seçtim. Gi-dip meyve vermeniz ve meyvenizin de kalıcı olması için sizi ben seçtim. Öyle ki, benim adımla Peder'den ne dilerseniz size versin. Size buyurduğum şudur: "Birbirinizi seviniz!" (Yh. l5, 9-l7).

C YILI

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

 

Havariler Yeruşalem'de toplanarak önemli kararlar aldılar.

Yahudiye'den gelen bazı kişiler Antakya'daki kardeşlere: "Eğer Musa'nın yasası uyarınca sün-net olmazsanız, kurtulamazsınız" diye öğreti-yorlardı. Bu adamlarla Pavlus ve Barnabas ara-sında bir hayli çekişme ve tartışmalar oldu. O zaman Pavlus'la Barnabas'ın, kardeşlerden birkaç kişi ile birlikte, Yeruşalem'e gidip bu sorunu görüşmek üzere, Havariler ve Yaşlıların yanına gitmeleri kararlaştırıldı. Bunun üzerine Havari-ler ve Yaşlılar tüm cemaatiyle birlikte anlaşarak, kendi aralarından seçilmiş olan kişileri, Pavlus ve Barnabas'la birlikte Antakya'ya göndermeye karar verdiler. Kardeşlerin önde gelenlerinden Barsaba denilen Yahuda ve Silas'ı seçtiler. Onla-rın eliyle yazılan şu mektubu yolladılar:

"Kardeşleriniz olan biz Havariler ve Yaşlılar-dan, Antakya'da, Suriye'de ve Kilikya'da bulunan ve putperestlikten dönen siz kardeşlere se-lam! Bizden bazı kişilerin yanınıza geldiğini, sözleriyle sizleri rahatsız edip aklınızı karış-tırdığını öğrendik. Oysa onlara biz yetki vermedik.

Bu nedenle, aramızdan seçtiğimiz bazı kişileri, sevgili kardeşlerimiz Pavlus ve Barnabas'la birlikte size göndermeye oybirliğiyle karar verdik. Bu adamlar Rabbimiz Mesih İsa'nın adı uğruna canlarını ortaya atmışlardır. Onlar, bu yazdık-larımızın aynısını sözlü olarak da aktaracaklar-dır.

Kutsal Ruh ve bizler, gerekli olan şu kuralların dışında herhangi bir şey yüklememeye uygun gördük: putlara sunulan kurbanların etinden, kandan, boğularak öldürülen hayvanların etinden ve cinsel ahlaksızlıktan sakınmanız gerekir. Bunlardan sakınıp kaçınırsanız, iyi edersiniz. Esen kalın!" (Hav. Kit. 15,1-2.22-29).

 

 

MEZMUR  ( 67[66] 2-3, 5-6.8)

            Uluslar seni övsün, ey Allah'ım,

            tüm uluslar seni övsün!

 

Allah bize acısın ve bizi mutlu kılsın!

Yüzünün ışığı aramızda parlasın!

Tanıyacağız onun yolunu yeryüzünde,

ve selametini tüm uluslar arasında.

Milletler sevinsin ve ilahiler söylesin,

çünkü sen toplumları doğrulukla yargılarsın

ve yeryüzünde milletlere yol gösterirsin.

Uluslar seni övsün, ey Allah'ım,

tüm uluslar hep birlikte seni övsün!

Allah, bizim Allah'ımız, bizi mutlu kılsın!

Tüm insanlar onun önünde saygıyla eğilsin!

APOKALİPSİS KİTABINDAN SÖZLER

 

Kutsal Şehir.

 

Ben Yuhanna, bir meleğin beni Ruh'un etkisi altında büyük ve yüksek bir dağa götürdüğünü gördüm. Orada, gökten Allah'ın yanından inen ve Allah'ın görkemiyle parıldayan kutsal şehri, Yeruşalem'i gösterdi. Şehrin ışığı, çok değerli bir taşın, billur gibi ışıldayan yeşim taşının parlaklığına benziyordu. Şehrin büyük ve yük-sek surları ve oniki kapısı vardı. Kapılar üstün-de oniki melek duruyordu. Kapıların üzerine, İsrail oğullarının oniki aşiretinin adları yazıl-mıştı. Doğuda üç kapı, kuzeyde üç kapı, güney-de üç kapı ve batıda üç kapı vardı. Şehrin surla-rının oniki temeli vardı ve bunların üzerinde Kuzu'nun oniki Havarinin adları yazılıydı. Şehir içinde tapınak görmedim, çünkü onun tapınağı, Rab, gücü herşeye yeten Allah ve Kuzu'dur. Şehrin, aydınlatılması için ne güneşe, ne de aya ihtiyacı vardır, çünkü onu aydınlatan, Allah'ın şanı ve onun ışık kaynağı da, Kuzu'dur (Apok. 21,10-14.22-23).

 

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şöyle diyor: "Beni seven sözüme uyar, Pederim de onu sever. Biz de geleceğiz ve onunla birlikte yaşayacağız" (Yh. 14, 23) ALLELUYA!

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih İsa, dünyanın veremediği gerçek barış ve huzuru bize verir.

 

Mesih İsa, bu dünyadan Pederinin yanına dön-meden önce Havarilerine şöyle dedi: "Beni seven sözüme uyar, Pederim de onu sever. Biz ona geleceğiz ve onunla birlikte yaşayacağız. Beni sevmeyen, sözlerime uymaz. Oysa işittiğiniz söz benim değil, beni gönderen Pederindir.

Ben daha aranızdayken, size bunları söyledim. Ama Pederin benim adımla göndereceği yar-dımcı, Kutsal Ruh size her şeyi öğretecek ve bütün söylediklerimi size hatırlatacaktır.

Size huzur bırakıyorum; size benim huzurumu veriyorum. Onu size, dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın. Size, "Gidiyorum, ama yine geleceğim" dediğimi işittiniz. Eğer beni sevseydiniz, Pedere gide-ceğim için sevinirdiniz, çünkü Peder benden daha büyüktür. Bunları size şimdiden, herşey olup bitmeden önce söyledim, öyle ki, bunlar olunca iman edesiniz" (Yh. 14, 23-29).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, sunduğumuz bu adaklarla dualarımızı kabul et.  Sevgine daha uygun bir şekilde yaşa-yabilmemiz için, yüreklerimizi her kötülükten arıt ve koru. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

KOMÜNYON

Mesih İsa şöyle diyor: "Beni seviyorsanız, emirlerimi yerine getiriniz. Ben de Pedere yalvaracağım; O size, ebediyen sizinle birlikte kalacak olan başka bir yardımcı verecektir" (Yh. 14, 15-16). Alleluya!

 

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Ebedi ve her şeye kadir Allah, Kurtarıcımız Mesih İsa'nın dirilişi sayesinde, bizleri yeni bir yaşama kavuşturdun. Kurtuluşumuzun kayna-ğı olan bu ilahi ekmekle daha gayretli ve güçlü olmamızı sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

MESİH   İSA'NIN   GÖĞE   YÜKSELİŞİ 

BAYRAMI

 

 

GİRİŞ İLAHİSİ

"Ey Celileliler, neden böyle göğe bakıp duruyorsunuz? Sizlerin arasından göğe yükselmiş olan bu İsa , göğe çıktığını nasıl gördünüzse, aynı şekilde yine gelecektir" Alleluya! (Hav. Kit. 1,11)

 

DUA

Ebedi ve herşeye kadir Allah, kalbimiz neşe ve şükranla doludur. Çünkü Oğlunun göğe yük-selişi ile bizleri de yükseltmiş oldun. Kurtarı-cımız Mesih İsa'nın eriştiği ilahi haşmete, onun manevi bedeni olan bizlerin de, bu dünyada iman ve ümitle yaşayarak erişeceğine olan gü-venimizi kuvvetlendir. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğ-lun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

A. B. C  YILI

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Mesih İsa göğe çıktı, şanla tekrar gelecektir.

Ey Teofilos, ilk kitabımda İsa'nın yaptığı ve öğ-rettiği her şeyi anlatmıştım. Başlangıçtan seç-miş olduğu Havarilere Kutsal Ruh aracılığıyla buyrukları verip göğe alındığı güne dek geçmiş olan olayları yazmıştım. İsa, ölüm acısını çek-tikten sonra birçok kanıtlarla şakirtlere dirilmiş olduğunu göstermişti. Kırk gün süreyle onlara görünmüş ve Allah'ın hükümranlığı hakkında konuşmuştu.

Kendileriyle bir arada bulunurken, onlara Yeru-şalem'den ayrılmamayı, orada Peder'in vaadini beklemeyi buyurdu. Onlara şöyle dedi: "Sizler, bu vaadi benden duydunuz. Yahya su ile vaftiz etti, ama sizler birkaç gün içinde Kutsal Ruh ile vaftiz edileceksiniz".

Havariler bir araya geldiklerinde İsa'ya şunu sordular: "Ya Rab, İsrail hükümdarlığını şimdi mi kuracaksın?" İsa onlara şu cevabı verdi: "Pe-der'in kendi yetkisiyle belirlemiş olduğu zamanları ve tarihleri bilmek size düşmez. Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Yeruşa-lem'de ve Samariye'de, dünyanın dört bir buca-ğında benim tanıklarım olacaksınız".

İsa bunları söyledikten sonra gözleri önünde yukarı yükseldi ve bir bulut onu alıp, gözlerinin önünden götürdü. İsa giderken, onlar gözleri gö-ğe dikilmiş orada durdukları sırada, birden be-yaz giysiler içinde iki adam yanlarında göründü ve onlara şöyle dedi: "Ey Celileliler, neden böyle göğe bakıyorsunuz? Sizlerin arasından göğe yükselmiş olan bu İsa, göğe çıktığını nasıl gör-dünüzse, aynı şekilde yine gelecektir" (Hav. Kit. 1, 1-11).

MEZMUR (47 [46] 2- 3; 6- 9)

           

            Mesih İsa göğe yükselir, gök ve yeryüzü sevinir.

 

Tüm milletler, Rabbi alkışlayın!

Ona doğru neşe çığlıkları yükseltin!

Çünkü Rab yücedir, kudreti korkunçtur.

O, tüm yeryüzünün Kralıdır.

Allah, zafer çığlıkları arasında çıkıyor.

Rab, boru sesiyle ilerliyor.

Şarkılar söyleyin, Allahımız için;

şarkılar söyleyin Kralımız için.

Tüm yeryüzünün Kralı, Allah'tır;

şarkılar söyleyin bunu bildirmek için!

Allah ulusların üzerinde hükmeder.

Allah kutsal tahtının üzerinde oturmuştur.

 

 

AZİZ PAVLUS'UN EFESLİLERE

MEKTUBUNDAN SÖZLER

 

Mesih İsa, Peder Allah'ın haşmeti içindedir.

Kardeşlerim, Rabbimiz Mesih İsa'nın Allah'ı, yüceliğe bürünen Peder, kendisini tanımanız için size hikmet ve ilahi esin Ruhunu versin diye dua ediyorum. O'nun çağrısı üzerine sizlere verdiği ümidin ne olduğunu, azizlerle birlikte size paylaştırdığı mirasın yüce zenginliğini ve iman eden bizler için etkin olan kudretinin sonsuz büyüklüğünü anlamanız için  yüreklerinizi ve gözlerinizi aydınlatsın diye dua ediyorum.

Allah, bu olağanüstü kudreti, Mesih'i ölüler ara-sından dirilterek ve göklerde kendi sağında oturtarak göstermiştir. Allah, Mesih'i her yetkinin, kudretin, hükümranlığın ve egemenliğin, yalnız bu dünyada değil, gelecek dünyada da anılacak tüm adların çok üstüne yükseltti. Her-şeyi onun ayakları altına serdi ve onu herşeyin üzerinde yüceltip, Kilise topluluğuna baş olarak verdi. Kilise topluluğu, O'nun bedenidir, her yönden herşeye hükmeden Mesih'in bütünlü-ğüdür. (Ef. 1; 17-23)

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şöyle diyor: "Gidin, bütün uluslara İncil'i müjdeleyin. İşte, ben dünyanın sonuna kadar sizinle beraberim" ALLELUYA! (Mt. 28;19-20).

 

 

A YILI

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih İsa, dünyanın sonuna kadar her an bizimle beraberdir.

Onbir şakirt Celile'ye, İsa'nın onlara buyurduğu dağa gittiler. İsa'yı gördükleri zaman ona secde ettiler. Ama bazıları kuşku içindeydi. İsa onlara yaklaşarak şöyle dedi: "Gökte ve yeryüzünde tüm yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları eğitin. Onları Peder, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin. Size buyurduğum herşeye uymayı, onlara öğretin. İşte ben, dün-yanın sonuna kadar hergün sizinle beraberim" (Mt. 28; 16-20).

 

 

B YILI

 

AZİZ MARKOS TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Kilisenin görevi, tüm insanlara kurtuluş müjdesini bildirmektir.

 

Mesih İsa dirildikten sonra Onbirlere görünüp şöyle dedi: "'Bütün dünyaya gidin ve İncil'i tüm yaratıklara duyurun. İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise yargılanacaktır. İman edenler adımla  cinleri kovacaklar, yeni dillerde konuşacaklar, yılanları elleriyle tutacaklar, öldü-rücü bir zehir içseler de, bundan zarar görme-yecekler. Hastalar üzerine ellerini koyacaklar ve hastalar iyileşecekler." Rab İsa onlarla konuş-tuktan sonra, göge yükseldi ve Allah'ın sağında oturdu. Havariler de gidip her yerde İncil'i yaydılar. Rab onlara yardımda bulunuyor, görü-len belirtilerle Söz'ü onaylıyordu (Mk. l6, l5-2O).

 

C YILI

 

AZİZ LUKA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Kilisenin görevi, tüm insanlara kurtuluş müjdesini bildirmektir.

Mesih İsa dirildikten sonra Havarilerine görü-nüp şöyle dedi: "Ben daha sizinle beraberken size şu sözleri söylemiştim: Musa'nın Yasa'-sında, Peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlarda benimle ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi gerektir."

Bundan sonra İsa, Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için akıllarını aydınlattı ve onlara şunu dedi: "Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölüler arasından dirilecektir. Günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Yeruşalem'-den başlayarak tüm uluslara onun adıyla duyurulacaktır. Sizler bu olayların tanıklarısınız. Ben de Pederimin vaadettiğini size göndereceğim. Ama siz, gökten gelecek olan gücü alıncaya kadar kentte kalın."

Bundan sonra İsa onları kentin dışına, Beytanya'nın yakınlarına kadar götürdü ve ellerini kaldırarak onları takdis etti. Ve onları takdis ederken, onlardan ayrıldı ve göğe yükseldi. Havariler ona secde edip büyük sevinç içinde Yeruşalem'e döndüler. Sürekli olarak Mabet'te bulunuyor ve Allah'ı övüyorlardı (Lk. 24, 44- 53).

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, Oğlunun şanla göğe yükselişi dola-yısıyla sunduğumuz bu adakları kabul et ve bu adaklar sayesinde dünya endişesinden uzakla-şıp bizlerin, cennetin nimetlerini ve gerçek ha-yatı düşünmesini sağla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin. 

 

 

KOMÜNYON

Mesih İsa şöyle diyor: "İşte ben, dünyanın sonuna kadar sizinle beraberim." Alleluya! (Mt. 28,20).

 

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Halen bu dünyada yaşayan bizlere cennetin nimetlerini bağışlayan Allah, sana yalvarıyoruz: sayesinde beşeri tabiatımızın şimdiden senin yanında bulunduğu Mesih İsa ile birlikte yaşa-mak arzusunu yüreğimizde uyandır ve kuvvetlendir. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

7.  PAZAR  GÜNÜ

 

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Ey Rab, seni çağırıyorum! Sesimi dinle. "Yüzü-mü arayın" dedin. Aradım, ey Rab, senin yüzü-nü. Alleluya! (Mezm. 27; 7-9).

 

 

DUA

Allah'ım, Kurtarıcımız Mesih İsa'nın yüce haşmeti içinde seninle bulunduğuna inanan bizlerin dualarını kabul et. Bizlere vaadettiğin gibi, O'nun dünyanın sonuna kadar bizimle birlikte olacağına imanımızı kuvvetlendir. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

A YILI

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

 

Mesih İsa göğe çıktıktan sonra, Havariler Yeruşalem'e gidip Meryem Ana ile birlikte dua ettiler.

Mesih İsa göğe çıktıktan sonra, Havariler "Zeytinlik Tepesi" denilen dağdan inip, Yeruşalem'e döndüler. Bu dağ Yeruşalem'den bir Şabat günü yolculuğu uzaklıktadır. Kente varınca kalmakta oldukları eve gidip, üst kattaki odaya çıktılar.

Petrus, Yuhanna, Yakup, Andreas, Filipus, Tomas, Bartolomeos, Matta, Alfeus'un oğlu Yakup, Gayretli Simon ve Yakub'un oğlu Yahuda oradaydı. Bunların hepsi, kadınlar, İsa'nın annesi Meryem ve kardeşleriyle tam bir birlik içinde sürekli dua ediyorlardı (Hav. Kit. 1; 12-14).

 

 

 

MEZMUR (27[26] 1, 4, 7-8)

           

            Hayat ülkesinde Rabbin sevgisini bulacağım,

            bundan eminim.

Işığım ve kurtuluşum Rab'dir,

kimden korkayım?

Rab hayatımın koruyucusudur,

kimin önünde titreyeyim?

Rab'den birşey diledim,

onu çok arzu ettim.

Rabbin yüceliğini görüp

onun kutsal Mabed'inde hayran olmak için

hayatımın tüm günlerini Rabbin evinde

            yaşayayım.

Ey Rab, seni çağırıyorum, sesimi dinle.

Bana acı ve cevap ver!

"Yüzümü ara" dedin,

Yüreğim bunu dediğini hatırlar.

 

AZİZ PETRUS'UN 1. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

 

Mesih için acı çekenlere ne mutlu!

 

Kardeşlerim, Mesih'in çektiği acıları paylaş-tığınız için sevinin. Öyle ki, O'nun yüceliği görüldüğünde de sevinçle coşasınız.

Mesih'in adı yüzünden hakarete uğrarsanız, size ne mutlu! Çünkü Yüceliğin Ruh'u, Allah'ın Ruh'u üzerinizde bulunuyor.

Hiçbiriniz katil, hırsız, kötülük yapan ya da baş-kalarının işine karışan biri olarak acı çekmesin. Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çekerse, utanç duymasın. Tersine, taşıdığı hıristiyan adıyla Allah'ı yüceltsin (1. Petr. 4, 13-16).

 

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şöyle diyor: "Sizleri öksüz bırakmayacağım, sizlere yeniden geleceğim" (Yuh. 14, 18). ALLELUYA!

 

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih İsa tüm insanlar için dua eder.

 

Mesih İsa, bu dünyadan Peder'in yanına dön-meden önce, gözlerini göğe doğru çevirerek şöyle dua etti: "Ey Peder, saat geldi. Oğlunu yücelt ki, Oğul da seni yüceltsin. Sen O'na tüm insanlar üzerinde yetki verdin. Öyle ki, O'na verdiklerinin hepsine ebedi hayatı versin. Ebedi hayat, tek gerçek Allah olan seni ve gönderdiğin Mesih İsa'yı tanımalarıdır.

Yeryüzünde seni yücelttim. Yapmam için bana verdiğin işi tamamladım. Şimdi, ey Peder, dün-ya varolmadan önce, ben senin yanındayken sahip olduğum yücelikle beni yanında yücelt.

Dünyadan ayırıp, bana verdiğin insanlara senin adını açıkladım. Onlar senindiler, onları bana verdin ve onlar senin sözüne uydular. Şimdi ba-na verdiğin herşeyin senden olduğunu ve onlara verdiğim sözlerin senin bana verdiğin sözler olduğunu biliyorlar. Sözlerimi kabul ettiler. Senden çıkıp geldiğimi gerçekten anladılar ve beni senin gönderdiğine iman ettiler.

Onlar için yalvarıyorum, dünya için değil, bana verdiğin kimseler için yalvarıyorum. Çünkü onlar senindir.

Benim olan herşey senindir, senin olan herşey de benimdir. Ben onlarda yüceltildim. Artık dünyada değilim, ama onlar dünyadadırlar. Ben sana geliyorum. Ey kutsal Peder, onları bana verdiğin adınla koru ki, bizim gibi bir olsunlar (Yuh. 17; 1-11).

 

 

B YILI

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

 

Yahuda yerine Matias seçildi.

O günlerde, Petrus, yaklaşık yüz yirmi kar-deşten oluşan topluluğun ortasından ayağa kal-kıp şöyle dedi: "Kardeşlerim, Kutsal Ruh'un, İsa'yı tutuklayanlara rehberlik eden Yahuda ile ilgili olarak Davud'un ağızıyla önceden bildirdi-ği Kutsal Yazı'nın yerine gelmesi gerekiyordu. Yahuda bizden biri sayılmış ve o da bu hizmette yerini almıştı. Mezmurlar kitabından şöyle ya-zılıdır: Onun görevini bir başkası üstlensin. Bu-na göre, Yahya'nın vaftiz döneminden başlaya-rak, Rab İsa'nın aramızdan yukarı alındığı güne dek bizimle birlikte geçirdiği bütün süre boyunca yanımızda bulunmuş olan adamlardan birinin, İsa'nın dirilişine tanıklık etmek üzere bize katılması gerekir." Bunun üzerine iki adayı gös-terdiler: Barsaba denilen ve Yustus adıyla da bilinen Yusuf ile Matias'ı. Bundan sonra şöyle dua ettiler: Ya Rab, sen herkesin yüreğini bilirsin. Yahuda'nın, kendisine ait olan yere gitmek için bıraktığı bu hizmeti ve havarilik görevini üst-lenmek üzere bu iki kişiden hangisini seçtiğini bize göster. Bundan sonra bu iki kişi arasında kura çektiler; kura Matias'a çıktı. Böylece Matias on bir Havariye katıldı (Hav. Kit. l, l5-l7, 20-26).

MEZMUR ( l03[102] l-2, ll-l2, l9-20)

            Rabbimiz İsa, sana şan ve övgüler olsun!

Yücelt Rabbi, ey ruhum,

yüceltsin onun kutsal adını tüm kalbim!

Gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse,

o kadar büyüktür kendisinden korkanlar için               sevgisi.

Doğu batıdan ne kadar uzaksa,

o kadar uzaklaştırır o, bizden günahlarımızı.

Rab göklere kurmuştur tahtını,

tüm evreni kaplar, onun krallığı.

Yüceltin Rabbi, ey siz, onun melekleri,

güçlü olan ve onun buyruklarını yerine getiren                      sizler.

 

AZİZ YUHANNA'NIN l. MEKTUBUNDAN

SÖZLER

Allah sevgidir. Sevgi ile yaşayan, Allah'tadır ve Allah ondadır.

Sevgili kardeşlerim, Allah bizi bu kadar çok sevdiğine göre, bizim de birbirimizi sevmemiz gerekir. Hiç kimse hiç bir zaman Allah'ı görmemiş, ama birbirimizi seversek, Allah içimizde yaşar ve onun sevgisi içimizde tam olarak gerçekleş-miş olur. Allah'ta yaşadığımızı ve onun bizde yaşadığını, bize kendi Ruh'undan vermiş olma-sıyla biliyoruz. Biz gördük ve tanıklık ediyoruz ki, Peder Oğlu'nu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdi. Her kim İsa'nın Allah'ın Oğlu olduğu-nu açıkça kabul ederse, Allah onda yaşar, o da Allah'ta yaşar. Allah'ın bize olan sevgisini anla-dık ve ona inandık. Allah sevgidir. Sevgide ya-şayan, Allah'ta yaşar, Allah da onda yaşar (l. Yh. 4, ll-l6).

 

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şöyle diyor: "Sizi öksüz bırakmayacağım. Gidiyorum ve size yeniden geleceğim. O zaman yüreğiniz sevinecektir" (Yh. 14, 18). ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER.

Mesih İsa şakirtleri için dua eder.

Mesih İsa bu dünyadan Pederin yanına dön-meden önce gözlerini göğe doğru kaldırarak şöyle dedi: "Kutsal Peder, bana verdiğin onları adınla koru da, bizim gibi bir olsunlar. Onlarla birlikte iken ben, bana verdiğin adının gücüyle onları korudum ve kayırdım. Kutsal Yazı yerine gelsin diye, mahvolan oğuldan başka, onlardan hiçbiri kaybolmadı. İşte, şimdi sana geliyorum. Sevincim tümüyle onlarda olsun diye, dünya-dayken bunları söylüyorum. Sözünü onlara bildirdim, ama dünya onlara karşı kin duydu, çünkü ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değildirler. Onları dünyadan uzaklaştırmanı değil, kötü Olan'dan korumanı dili-yorum. Ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da bu dünyadan değildirler. Onları gerçekle kutsal kıl; sözün gerçektir. Sen beni dünyaya gönder-diğin gibi, ben de onları dünyaya gönderiyorum. Kendimi onların uğruna adıyorum ki, onlar da gerçekle kutsallığa erişsinler" (Yh. 17, 11-19).

 

 

 

C YILI

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

 

İstefanus Mesih İsa'ya iman etti ve kendisini taşlayanlar için dua ederek ruhunu teslim etti.

 

Kutsal Ruh'la dolu olan İstefanus, gözlerini göğe dikip Allah'ın yüceliğini ve Allah'ın sağında duran İsa'yı gördü. "İşte, dedi, göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Allah'ın sağında durmakta ol-duğunu görüyorum." Bunun üzerine orada bulunanlar kulaklarını tıkayarak, büyük çığlıklar at-tılar ve hep birlikte İstefanus'a saldırdılar. Onu kentten dışarı sürükleyip taşladılar. Tanıklar, giyisilerini Saul adlı bir gencin ayakları önüne koymuşlardı. Onlar İstefanus'u taşlarken, o dua ederek şöyle diyordu: "Rab İsa! ruhumu al!" Sonra diz çöküp yüksek sesle şöyle dedi: "Ey Rab! bu günahı onlara yükleme!" Bunu söyledikten sonra ruhunu teslim etti (Hav. Kit. 7, 55-60).

 

MEZMUR   (97 [96] l-2.  6-7.9)

 

                       

           

            Rab kralımızdır ve tüm evrenin hükümdarıdır.

Rab kraldır. Coşsun yeryüzü sevinçten.

Sevinsin tüm adalar!

Adalet ve hak, tahtının temelidir.

Gökler duyurdu onun adaletini

ve tüm uluslar gördü, onun yüceliğini.

Secde edin onun önünde siz, ey tüm ilâhlar!

Çünkü sensin, ey Rab, tüm yeryüzünün kralı,

çok üstünsün bütün ilâhlardan.

 

 

APOKALİPSİS KİTABINDAN SÖZLER

 

Yuhanna, kitabına son verirken, Mesih İsa'nın yeniden geleceğini ve bütün evrene hükmedeceğini açıklar. İsa'nın geleceği ümidiyle yaşayarak, her gün Onun istediği sevgi ve barışı gerçekleştirmeye çalışalım.

Ben Yuhanna, bana gelen bir ses işittim ve ses şöyle dedi: "İşte yakında geliyorum. Vereceğim ödüller yanımdadır. Herkese, yapmış olduğu-nun karşılığını vereceğim. Alfa ve Omega, Birinci ve Sonuncu, Başlangıç ve Son, ben'im. Giysilerini yıkan ve böylelikle hayat ağacından ye-meye hak kazanarak kapılardan geçip kente girenlere ne mutlu! Ben İsa, kiliselerle ilgili olan bu tanıklığı sizlere iletsin diye meleğimi gönderi-yorum. Ben Davud'un kökünden ve soyundan geliyorum. Parlak sabah yıldızı ben'im.

            Ruh ve Gelin, "Gel" diyorlar.

            Her işiten "Gel" desin. Susamış olan gelsin!

            İsteyen, hayat suyundan karşılıksız alıp içsin!

Bütün bunlara tanıklık eden şöyle diyor: "Evet, yakında geliyorum! Amin! Gel, ya Rab İsa!" (Apok. 22, 12-14. 16-17. 20).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Mesih İsa şöyle diyor: "Ben sizleri öksüz bırakmayacağım, size yeniden geleceğim ve sevineceksiniz"  (Yh.14, 18). ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih İsa hayatımızı yüce Allah'la birleştirerek sevgi ve birlik içinde yaşamımızı sağlamıştır.

Mesih İsa, bu dünyadan Pederin yanına dön-meden önce, gözlerini göğe doğru kaldırarak, şöyle dua etti: "Yalnız burada bulunanlar için değil, onların sözleri sayesinde bana iman edenler için de yalvarıyorum ki, hepsi bir olsunlar. Nasıl ki, ey Peder, sen bende ve ben sendeysem, onlar da bizde bir olsunlar, öyle ki dünya beni gönderdiğine iman etsin.

Bana verdiğin yüceliği onlara verdim ki, bizim bir olduğumuz gibi, onlar da bir olsunlar; ben onlarda, sen bende olmak üzere tam birlik içinde bulunsunlar ki, dünya senin beni gönderdiğini ve beni sevdiğin gibi, onları da sevdiğini anlasın.

Ey adil Peder, dünya seni tanımadı, ama ben seni tanıdım. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar. Bana olan sevgin onlarda olsun ve ben de onlarda olayım diye senin adını onlara bildirdim ve daha bildireceğim" (Yh. 17,20-26).

 

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, dualarımızı ve adaklarımızı kabul et. İman ve sevgiyle kutladığımız bu kurban sırrı sayesinde cennette sonsuz hayata kavuşmamızı sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

KOMÜNYON

Mesih İsa şöyle diyor: "Peder, yalvarıyorum ki, bizim bir olduğumuz gibi, onlar da bir olsunlar"  (Yh.17, 22). Alleluya!

 

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Allah'ım, dualarımızı dinle ve imanımızı kuvvetlendir. Özellikle Kilise'nin bütün üyelerinin, onun başı olan Mesih İsa'nın içinde bulunduğu ilâhi ihtişama erişeceklerine olan imanımızı kuvvetlendir. Bunu, Rabbimiz Mesih  İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

PENTEKOST  BAYRAMI

 

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Allah'ın sevgisi içimizde bulunan Kutsal Ruh'la kalplerimize yerleşmişti. (Rom. 5, 5).

 

 

DUA

Allah'ım, bu gün kutladığımız Kutsal Ruh'la Ki-lise'nin kutsallığını bütün ülkelerde gerçekleş-tiriyorsun. Yeryüzünü Kutsal Ruh'un nimetleriyle doldur ve Kilise'nin ilk günlerinde gerçek-leştirmiş olduğun kurtuluş eserini, sana iman edenlerin kalplerinde devam ettir. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hük-meden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin

 

 

 

HAVARİLERİN KİTABINDAN SÖZLER

Havariler Kutsal Ruh'tan güç alarak Mesih İsa'ya tanıklık ettiler.

Pentekost günü geldiğinde, iman edenlerin hepsi bir arada bulunuyorlardı. Ansızın gökten, güçlü bir rüzgârın gürültüsüne benzer bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu. Dillere ben-zer alevlerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler. Hepsi Kutsal Ruh'la doldular ve Ruh'un kendilerine verdiği sözlere göre, ayrı dillerde konuşmaya başladılar.

O sırada, Yeruşalem'de dünyanın bütün ülke-lerinden gelmiş olan dindar Yahudiler vardı. Bu gürültü üzerine, büyük bir kalabalık toplandı ve şaşkınlık içinde kaldı, çünkü her biri onların kendi dilinde konuştuklarını işitiyordu. Hayret ve şaşkınlık içinde şöyle diyorlardı: " Bu konu-şan adamların hepsi Celileli değil mi? Nasıl oluyor da her birimiz onların kendi ana dilimizde konuştuklarını işitiyoruz? Aramızda Partlar, Medler, Elamlılar var. Mezopotamya'da, Yahudiye ve Kapadokya'da, Pontus ve Asya'da, Frikya ve Pamfilya'da, Mısır ve Libya'nın Kirene'ye yakın bölgelerinde yaşayanlar var. Burada Romalı konuklar, Yahudiler ve Yahudilerin inancı-nı benimsemiş olanlar, Giritliler ve Araplar var. Ama her birimiz onların kendi dilimizde Allah'ın harikalarını anlattıklarını işitiyoruz" (Hav. Kit. 2, 1-11).

 

 

MEZMUR     (104[103] 1,24,29,30-31,34)

           

            Rabbim, içimizde yeni bir kalp yaratan

            Kutsal Ruh'u bize gönder!

 

Yücelt Rabbi, ey ruhum!

Ey Rab, benim Allah'ım, sen ne yücesin!

Yapıtların ne kadar çok, ey Rab!

Yeryüzü canlarla doludur!

Alırsın soluklarını,

ölürler ve toprağa dönerler.

Soluğunu yollarsın, canlanırlar.

Tazelersin toprağın yüzünü.

Sürsün Rabbin yüceliği ebediyen!

Sevinsin Rab, eserleriyle!

Ben yaşadıkça, Rabbi öveceğim;

Ben oldukça, Allah'ımı yücelteceğim.

 

 

 

AZİZ PAVLUS'UN KORİNTOSLULARA

1. MEKTUBUNDAN SÖZLER

 

Kutsal Ruh Kilise içinde birliği sağlar.

Kardeşlerim, hiç kimse Kutsal Ruh'un etkisi altında olmadan "İsa Rabdir" diyemez. Kuş-kusuz, çeşitli yetenekler vardır, ama Ruh birdir. Çeşitli görevler vardır, ama Ruh birdir, Çeşitli aktif güçler vardır, ama herkeste her şeyi etkinleştiren aynı Allah'tır. Nasıl ki beden bir olmakla birlikte birçok organdan oluşuyorsa ve bedenin tüm organları çok oldukları halde, tek bir beden oluşturuyorlarsa, Mesih de böyledir. Ger-çekten, ister Yahudi, ister Yunanlı, ister köle, ister özgür olalım, hepimiz tek bir beden olmak üzere aynı Ruh'ta vaftiz olduk ve hepimiz aynı Ruh'tan yaşayıp doyacağız (1.Kor,12,3,12-13).

 

AYET

  

 

Gel, Kutsal Ruh, yüce göklerden,

nurunla doldur kalplerimizi.

Gel bize, düşkünlerin Babası,

Gel, nimetlerin kaynağı,

Gel kalplerimizin nuru.

Sen, bizi avutursun,

ruhumuzun aziz misafirisin,

kalplerimizin tatlı serinliğisin.

Yorgunlukta istirahat,

Ateşte serinlik,

Yaşlı gözlerde ümitsin.

Ey mutluluğun nuru,

müminlerin ruhu,

kalplerimiz seninle dolu.

Senin gücün olmayınca,

iyilik kalmaz insanda,

kötülük kaplar ruhunu.

Lekeli kalpleri yıka

kuru olanları sula

yaralı kalpleri sar.

Sert kalpleri yumuşat,

soğuk kalpleri ısıt,

Düzensiz ruhlara düzen ver.

Sana güvenlere,

sana iman edenlere

yedi armağanını bağışla.

Fazilet ve nimet,

ölümden sonra selamet,

ebedî mutluluk temin et. Amin.

 

 

ALLELUYA! ALLELUYA!  Ey Kutsal Ruh, gel. Kalplerimizi nimetlerinle doldur ve içinmizde sevginin ateşini alevlendir. ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

İnsanları Allah'la barıştıran ve günahları affeden dirilmiş olan Mesih Havarilerini bütün dünyada İncil'i yaymaya gönderdi.

 

Mesih İsa'nın ölümünden sonra, haftanın ilk günü akşam olunca, şakirtlerin Yahudilerden korkusu nedeniyle bulundukları evin kapıları kapalıyken, İsa geldi ortalarında durup onlara: "Üzerinize esenlik olsun!" dedi. Bunu söyle-dikten sonra, onlara ellerini gösterdi. Şakirtler Rabbi görünce, sevindiler. İsa yine onlara şöyle dedi: "Üzerinize esenlik olsun! Peder beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum." Bu-nu söyledikten sonra, onların üzerine üfleyerek şöyle dedi: "Kutsal Ruh'u alın! Kimin günah-larını bağışlarsanız, onun günahları bağışlan-mış olacak; kimin günahlarını bağışlamazsanız, onun günahları bağışlanmamış olacaktır" (Yh.20,19-23).

ADAKLAR ÜZERİNE DUA

Allah'ım, merhametinle Oğlunun vaatlerini gerçekleştir. Kutsal Ruh, katıldığımız bu âyinin gerçek manasını daha iyi anlamamızı sağlasın ve kalplerimizi hakikat ışığıyla aydınlatsın. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

KOMÜNYON

Havariler Kutsal Ruh'la dolu olarak yüce Allah'ın yaptığı harikaları anlatmaya başladılar. Alleluya! (Hav.Kit. 2,4).

 

 

KOMÜNYON'DAN SONRA DUA

Her zaman Kilise'ye nimetlerini bağaşlayan yüce Allah, sana yalvarıyoruz: Lûtfunu ondan esirgeme. Bugün kavuşmuş olduğumuz Kutsal Ruh daima bize güç versin ve katıldığımız bu kutsal sofra bizi sonsuz hayata eriştirsin. Bunu Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

KUTSAL  ÜÇLÜK  BAYRAMI

 

 

GİRİŞ İLAHİSİ

Peder, Oğul ve Kutsal Ruh olan yüce Allah yüceltilsin, çünkü O bize sonsuz sevgi gösterdi.

 

 

DUA

Pederimiz Allah, ilahi hayatının sırrını insanlara duyurmak için, Kelamını ve Kutsal Ruhunu dünyaya gönderdin. Sana yalvarıyoruz: ebedi Kutsal Üçlü-Birlik'in yüceliğine gerçek imanı-mızı belirtmemizi ve herşeye kadir tek Allah'a ibadet etmemizi sağla. Bunu seninle ve Kutsal Ruh'la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz.

C. Amin.

 

 

A YILI

 

 

ÇIKIŞ KİTABINDAN SÖZLER

Yüce Allah sevgi ve merhametle doludur.

Peygamber Musa, Rabbin kendisine buyurmuş olduğu gibi, sabahleyin erkenden kalkıp yanına iki taş levha alarak Sina dağına çıktı. Rab bir bulut içinde indi ve Musa'nın yanına geldi. Adını söyledi ve Musa'nın önünden geçerek şöyle dedi: "Ben, varolan Rab'im; lütufkar ve merhametli, geç öfkelenen, sevgisi ve inayeti büyük olan Allah'ım".

Musa hemen yere eğildi ve secde ederek şöyle dedi: "Eğer senin gözünde lütuf bulduysam, ey Rabbim, bizimle beraber yürü; çünkü bu halk, dik kafalı bir halktır. Sen günahlarımızı ve suç-larımızı bağışla. Bizi kendi mirasın olarak kabul et" (Çıkış 34, 4-9).

 

 

 

DANİEL (3, 52-56)

 

            Allah'ım, sana ebediyen yücelik ve övgüler olsun!

Atalarımızın Allah'ı, Rabbimiz yüceltilsin!

            Allah'ım, sana ebediyen yücelik ve övgüler olsun!

Kutsal ve görkemle dolu adın yüceltilsin!

            Allah'ım, sana ebediyen yücelik ve övgüler olsun!

Kutsal görkemli mabedinde, Sen yücelikle

 dolusun!

            Allah'ım, sana ebediyen yücelik ve övgüler olsun!

Krallık tahtında hükmeden Sen, yücelikle

 dolusun!

            Allah'ım, sana ebediyen yücelik ve övgüler olsun!

Dipsiz derinlikleri gören Sen, yücelikle dolusun!

            Allah'ım, sana ebediyen yücelik ve övgüler olsun!

Meleklerin üstünde olan Sen, yücelikle dolusun!

            Allah'ım, sana ebediyen yücelik ve övgüler olsun!

Gökte ve yeryüzünde, yücelikle dolusun!

            Allah'ım, sana ebediyen yücelik ve övgüler olsun!

 

AZİZ PAVLUS'UN KORİNTOSLULARA

2.  MEKTUBUNDAN SÖZLER

Her zaman Allah'ın sevgisiyle yaşayalım.

Kardeşlerim, sevinin, yetkin bir yaşama eriş-meye çalışın, birbirinizi uyarıp cesur olun, ara-nızda düşünce birliği olsun, esenlik içinde yaşa-yın. Böylece sevgi ve esenlik kaynağı olan Allah sizinle birlikte olacaktır.

Birbirinizi kucaklayarak, selamlayın. Bütün kutsallar size selam ederler.

Rab İsa Mesih'in lütfu, Allah'ın sevgisi ve birlik sağlayan Kutsal Ruh hepinizle birlikte olsun (2. Kor. 13; 11-13).

 

 

ALLELUYA, ALLELUYA! Peder'e, Oğul'a ve Kutsal Ruh'a yücelik ve övgüler olsun! Ezelden beri, şimdi ve ebediyen var olan, yüce ve tek olan Allah'a yücelik ve övgüler olsun! ALLELUYA!

 

 

AZİZ YUHANNA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

Allah, bizi sevdiği için Oğlunu dünyaya gönderdi.

Allah dünyayı o kadar sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, her kimse Ona iman ederse mahvolmasın, ebedi hayata kavuşsun.

Allah, Oğlunu dünyayı yargılamak için gön-dermedi. Dünya Onun aracılığıyla kurtulsun diye Onu gönderdi. Ona iman eden yargılan-maz, iman etmeyen ise zaten yargılanmıştır. Çünkü Allah'ın biricik Oğlunun adına iman etmemiştir (Yuh. 3; 16-18).

 

 

B YILI

 

 

TESNİYE KİTABINDAN SÖZLER

Evrenin Yaratıcısı olan Allah insanların yanıba-şındadır.

Musa, İsrail halkına şöyle diyordu: "Senden önce geçmiş olan günleri düşün. Allah'ın yeryüzünde insanı yarattığı günden bu güne kadar geçmiş tarihi araştır. Dünyanın bir ucundan öbür ucuna kadar bak. Acaba buna benzer bir şey duyuldu mu? Ateşin içinden konuşan Allah'ın sesini, senin gibi işitip de sağ kalmış olan bir halk daha var mı? Ya da Rabbiniz olan Allah'ın gözleri-nizin önünde sizin için Mısır'da yaptığı gibi, hiç bir tanrı, bir ulusu seçip, onu sınavlar, harikalar ve mucizelerle, savaşlarla, güçlü eli ve koluyla, dehşet verici olaylarla diğer bir milletin içinden çekip almış mıdır? Bugün şunu iyi bil ve bütün kalbinle düşün ki, göklerde olduğu gibi yeryü-zünde de tek Rab, Allah'tır ve ondan başka tanrı yoktur. Senin oğullarının, Rabbin olan Allah'ın ebediyetten beri sana bağışladığı ülkede mutlu olması ve uzun ömür sürmesi için, bugün sana bildirdiğim Allah'ın Yasa ve emirlerine uyman gerekir (Tesniye 4, 32-34, 39-2O).

 

 

MEZMUR  (33[32] 4-6, 9, l8, 22)

            Allah'a bağlı millete ne mutlu!

Rabbin sözü doğrudur,

ve gerçek, tüm işlerinde kendini gösterir.

Rab, adaleti ve doğruluğu sever,

yeryüzü, Rabbin sevgisiyle doludur.

Rab konuştu, her şey oldu;

O buyurdu, her şey var oldu.

Rabbin gözü, kendisinden korkanların

             üzerinde,

onun sevgisine umut bağlayanların

             üzerindedir.

Ruhlarını ölümden korur,

ve kıtlık zamanında onları yaşatır.

Ruhumuz güvenle Rabbi bekler,

Yardımcımız ve kalkanımız, odur!

Bizim umudumuz sende olduğu gibi,

sevgin üzerimizde olsun, ey Rab.

 

 

 

AZİZ PAVLUS'UN ROMALILARA

MEKTUBUNDAN SÖZLER

Kutsal Ruh sayesinde hepimiz Allah'ın evlâtlarıyız.

Kardeşlerim, Allah'ın Ruh'uyla yönetilenlerin hepsi Allah'ın evlâtlarıdır. Sizleri yeniden korkuya götüren kölelik ruhunu almadınız, evlâtlık ruhunu  aldınız. Bu Ruh'la, "Abba, Peder" diye sesleniriz. Ruh'un kendisi, bizim ruhumuzla Allah'ın evlâtları olduğumuza tanıklık eder. Ger-çekten, eğer evlâtları isek, aynı zamanda mirasçılarız, evet Allah'ın mirasçıları ve Mesih'in ortaklarıyız, çünkü Mesih'le birlikte acı çekiyo-ruz, onunla birlikte de yüceltileceğiz (Rom, 8, l4-l7).

 

ALLELUYA! ALLELUYA! Peder'e, Oğul'a ve Kutsal Ruh'a şan ve övgüler olsun! Ezelden beri, şimdi ve ebediyen var olan, yüce ve tek olan Allah'a şan ve övgüler olsun! ALLELUYA!

 

 

AZİZ MATTA TARAFINDAN YAZILAN

MESİH İSA'NIN İNCİL'İNDEN SÖZLER

 

Mesih İsa, dünyanın sonuna kadar, her an, bizimle beraberdir.

Onbir şakirt Celile'ye, İsa'nın onlara buyurduğu dağa gittiler. İsa'yı gördükleri zaman, ona secde ettiler. Ama bazıları kuşku içindeydi. İsa onlara yaklaşarak şöyle dedi: "Gökte ve yeryüzünde tüm yetki bana verildi. Bu nedenle, gidin, bütün ulusları eğitin. Onları Peder, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin. Size buyurduğum her şeye uymayı, onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna kadar her gün sizinle beraberim" (Mt. 28, l6-2O).

 

C YILI

 

 

SÜLEYMAN'IN KİTABINDAN SÖZLER

 

Yüce Allah hikmet ve sevgiyle dünyanın güzel-liklerini yarattı.

 

Yüce Allah'ın Hikmetinin sözlerini dinleyiniz:

Rab, başlangıçta yaptığı eserlerinden ilk olarak beni yarattı.

Asırlardan önce, daha başlangıçta dünya var olmadan önce ben vardım.

Deniz, dipsiz derinlikler varolmadan, fışkıran kaynaklar daha yokken, henüz dağlar ve tepeler oluşmamışken, ben vardım.

Rab dünyayı ve kırları, toprağın esaslarını daha yaratmamıştı. O, gökleri hazırlarken, ben oradaydım. O, denizin dipsiz derinliklerinin üstüne ufuk çizerken, yağmur taşayan bulutları kurar-ken, denizin dalgalarına hükmederken ve sular kıyıları aşmasın diye onlara sınırlar çizerken, dünyanın temellerini atarken, ben onunla birlikte her şeyi düşünerek onun yanındaydım ve her gün onun sevinciydim.

Her an onun huzurunda sevinirdim ve yeryü-zünde neşe bulup insanoğullarıyla birlikte bulunduğumdan dolayı mutluluk bulurdum (Süleyman Kit. 8,22-31).

 

 

 

MEZMUR  (8[7] 4-9)

 

            Ey Rabbimiz, bütün evrende adın ne kadar